Türkiye-ABD ilişkileri

ABD istedi, Türkiye verdi

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2011 – 2016 yılları arasında ABD Türkiye’den 5 kişinin iadesini istedi. Türkiye biri terör suçlusu olmak üzere 2 kişiye ilişkin talebi kabul etti. 3 talebe ilişkin işlemler sürüyor. Türkiye ise aynı sürede 19 kişinin iadesini istedi ama 11’ini çeşitli nedenlerle sonlandırdı. 2 kişi Türkiye’ye iade edildi.

Polisler, grubun ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını söylüyor. [Getty]

“Bugüne kadar bizden hangi teröristi istediyse, kendine göre terörist kabul ettiğini istediyse biz vermişizdir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu sözü, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, CNN International’dan Becky Anderson'a verdiği mülâkatta ABD’ye söyledi..

Anderson’un sorusu, “Fethullah Gülen’in iadesi konusundaki talebinize ABD olumlu yanıt vermezse ne olur?” şeklindeydi. Erdoğan yukarıdaki sözü sarf etmeden önce cümlesine şöyle başladı:

“Bakın, şu anda biz yazılı talebimizi yapacağız, isteyeceğiz. Eğer yazılı talebimize olumlu bir cevap gelmediği takdirde Amerika, yarın bir gün Türkiye’de herhangi bir kendine göre suçlu telâkki ettiği birisini isteyecek olursa, ben cumhurbaşkanı olarak böyle bir talebe onay vermem.”

Erdoğan Türkiye – ABD arasında Suçluların İadesi Anlaşmasını hatırlattıktan sonra da sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“Sen benden istediğin zaman, benim stratejik ortağımsın, ben veriyorum; sen niye bana vermiyorsun? Sen de bana vereceksin. Vermediğin takdirde bundan sonra da burada bir mütekabiliyet vardır, dolayısıyla ben de onu vermem."

Türkiye, Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından Fethullah Gülen’in iadesini sağlamak için resmi talepte buldu ve 85 koli belgeyi ABD’ye gönderdi.

İstenilip verilenler

Al Jazeera, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in ziyaretinde de öncelikli gündem olacak iade konusunda Erdoğan’ın sözleri üzerinden bir araştırma yaptı.

*Diğer başlığı altında belirtilen dosyalar vazgeçme, sonuçsuz kalma, zamanaşımı, tahliye, firar gibi nedenlerle hitam olan dosyalardır.

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2011 – 2016 yılları arasında ABD, 5 kişi için iade talebinde bulundu. Bunlardan adi suç kapsamında iadesi kabul edilen 1 ve derdest yani hali hazırda işlemi devam eden 2 kişi var. Diğer 3’ü ise terör suçlusu. 3 terör suçlusundan 1’inin iadesi kabul edildi, 2’sinin ise işlemi devam ediyor. İadesi talep edilen kişiler bazen doğrudan ABD’ye, bazen de üçüncü ülkelere iade ediliyor.



Verilere göre iadesi talep edilenlerden 2’sinin işlemleri sürüyor.
Adalet Bakanlığı iadesi gerçekleşen ve süren isimlere ilişkin açıklama ise yapmadı.

Terör, cinayet, vergi ve insan kaçakçılığı

Bugüne kadar kamuoyuna yansıyan bilgilere bakıldığında, Türkiye’nin terörden, insan ve vergi kaçakçılığına, bilgisayar korsanlığından adam öldürmeye kadar bir dizi suçtan aranan isimleri ABD’ye iade ettiği ortaya çıkıyor.

Yuriy Zinchenko

İnsan kaçakçılığı, kara para aklama, çete oluşturma suçlarından aranan Ukrayna uyruklu Yuri Zinchenko 2009’da ABD’ye iade edildi.

İran uyruklu Sayed Hadi Mahdavi Mortazavi

Mortazavi kara para aklama ve bilişim sistemlerini kullanarak dolandırıcılıktan aranıyordu. 2009’da ABD'ye iade edildi.

[Kaynak: Google]

Diane Frederick Atari

Amerikalı emlakçı Diane Frederick Atari, ülkesinde 50 milyon dolarlık kredi dolandırıcılığı nedeniyle aranıyordu. ABD'de emlâk şirketi bulunan Atari hakkında, "Haraç alma, kara para aklama ve kredi alabilmek için yalan beyanda bulunma" suçlarından uluslararası arama kararı bulunuyordu.

Hakkındaki ilk suçlamalar 13 Temmuz 2009’da yapılan Atari’nin, bunun hemen öncesinde Türkiye'ye kaçtığı belirlendi. Ekim 2009'da Türkiye’de tutuklandı.

18 Şubat 2011'de ABD’ye iade edilene kadar bir seneden uzun süre Türkiye’de tutuklu kaldı.

ABD’de hakkındaki suçlamaları kabul eden Atari’nin, hapiste geçirdiği süre düşüldükten sonra cezası iki yıl dokuz aya indirildi.
 

Fahed Kutkut

Türkiye'nin 2009'da ABD'ye iade ettiği Ürdün uyruklu Fahed Kutkut, 26 Temmuz 2004'te ABD’de Jason Horvath adlı kişiyi öldürmek ve büyük miktarda hırsızlık suçlarından aranıyordu.

Kutkut, 2004 Temmuz sonunda Ürdün'e kaçmıştı.

21 Ağustos 2009'da federal hükümet Kutkut hakkında kırmızı bülten çıkardı. Türkiye'de yakalandı. 4 Şubat 2010'da iade duruşması yapıldı ve 31 Mart 2010'da Türkiye Kutkut'un ABD'ye iadesine karar verdi. Karar 19 Temmuz 2011'de Bakanlar Kurulu tarafından da kabul edildi. Kutkut ABD'ye iade edildi. Kutkut, taksirle adam öldürme ve ağır hırsızlık suçlarından 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Suriyeli Ahmad Ibrahim Al-Ahmad

2005-2010 yılları arasında Irak’ta uzaktan kumandalı patlayıcılar ile en az dört ABD askerinin ölümüne, birinin de yaralanmasına neden olduğu iddia edilen Suriyeli Ahmad İbrahim Al-Ahmad Türkiye tarafından ABD’ye iade edildi.

Hakkında ilk olarak Mayıs 2011'de terör suçlarından iddianame hazırlanan Al – Ahmad, 18 Mayıs 2011'de Interpol'ün hakkında çıkardığı Kırmızı Bültene istinaden Türkiye’de gözaltına alındı. İadesinin ardından ABD Arizona’da hâkim karşısına çıktı.


Büyükelçi’nin öldürülmesindeki şüpheli: Abd El Basset Azzouz

El Kaide’nin Libya’daki lideri Abd El Basset Azzouz’un, ABD Gizli Haber alma Teşkilatı CIA, MİT ve Türk Emniyeti’nin ortak operasyonu ile Yalova’da yakalandığı Milliyet Gazetesi’nin haberi ile ortaya çıktı.

Habere göre; CIA, Azzouz’un izini Türkiye’de buldu ve MİT’e iletti. 1966 doğumlu Azzouz’un, 1965 doğumlu ve Libya uyruklu Awad Abdalla S. Ahmida adına çıkartılmış sahte pasaportla İstanbul’dan Türkiye’ye giriş yaptığı belirlendi. Azzouz’un Yalova’da kaldığını tespit edildikten sonra da 13 Kasım 2014’te gözaltına aldı.

Azzouz 24 Kasım 2014’te havayoluyla Ürdün’e sınır dışı edildi. Azzouz Amman havalimanına iner inmez kendisini bekleyen ABD’li görevlilerce bu kez ABD’ye götürüldü. Azzouz, 2012’de Libya’da ABD Büyükelçisi Chris Stevens’in öldürülmesi olayının planlayıcısı konumunda olduğu gerekçesiyle aranıyordu.

Bulunan ara formüller: Ladin’in damadı Süleyman Ebu Geyt

Bin Ladin'in büyük kızı Fatima'yla evli olan vaiz Ebu Geyt, 2013 yılında CIA ve FBI tarafından Ürdün'de yakalandı ve ABD’ye teslim edildi. Ama Ürdün’de yakalanmadan sadece birkaç gün önce Türkiye’deydi. Sahte Suudi Arabistan pasaportuyla, Türkiye’ye İran sınırından yasa dışı yollarla girdiği tespit edilerek gözaltına alınmıştı.

Ancak o dönemde resmi olarak teyit edilmeyen bilgilere göre, ABD’ye Ebu Geyt’i iade etmeyen Türkiye, ondan kurtulmak için ara bir formül buldu. Ürdün üzerinden vatandaşlığından çıkarıldığı Kuveyt’e gönderilmesine karar verildi. Geyt, Kuveyt’e geçiş yaparken CIA ajanlarınca yakalandı.

Süleyman Ebu Geyt 2014 yılında, ABD'de terör suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemede müebbet hapse mahkûm edildi.
 


Somali eski Devlet Başkanı’nın torunu Ahmed Diini

Somali eski Devlet Başkanı Siad Barre’nin torunu olan Ahmed Diini, dedesinin ülkesindeki darbeden sonra 1990 yılında Hollanda’ya gitmesiyle bu ülkeden vatandaşlık elde etti. 2008’de Mısır’a Arapça eğitimi almaya gittiği belirtilen Diini, burada 19 Ağustos 2013 tarihinde tutuklandı. Ahmed Diini 7 ay Kahire’deki Tora cezaevinde tutuklu kaldı.

Amerika, Diini hakkında 27 Ağustos 2013’te El Şebab’a destek verdiği gerekçesiyle kırmızı bülten çıkardı. 23 Mart 2014’te Kahire’deki hapishaneden serbest bırakılan Ahmed Diini ve aynı gün THY uçağı ile İstanbul üzerinden Hollanda’ya giderken gözaltına alındı. Ancak Türkiye’deki mahkeme sürecinde ABD’nin iade talebi gerekçeleri Türk mahkemeleri tarafından kabul edilmedi. Diini, ABD’ye iade edilmedi ancak tsüre Kumkapı’daki Geri Gönderme Merkezi’nde tutuldu.

Al Jazeera’ye bilgi veren Diini’nin avukatları, ülkesi Hollanda’ya da "ABD’ye iade edilirim" endişesi ile gitmek istemeyen müvekkillerinin yaklaşık bir yıl önce üçüncü bir ülkeye gönderildiğini söyledi.

Hacker 2015’te gönderildi

İran asıllı bilgisayar korsanı Nima Golestaneh, Nisan 2012 – Mayıs 2013 arasında ABD’de Vermont merkezli bir aerodinamik şirketinin bilgisayar sistemine sızarak milyonlarca dolar değerinde yazılım çalmakla suçlandı. FBI tarafından aranan ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan Golestaneh, Aralık 2013'te Türk polisinin operasyonu ile İstanbul Sultanahmet'te tutuklandı.

Bilgisayar korsanı ABD'nin gönderdiği özel uçakla 12 Şubat 2015’de İstanbul'da teslim alınana kadar 1 yıldan uzun süre Türkiye’de tutuklu kaldı. Nima Golestaneh, 2016 ocak ayında ABD ve İran arasındaki tutuklu değişimi çerçevesinde İran’a gönderildi.

Domingos Neto Trofino

ABD ile Türkiye arasında bir başka iade süreci, "teşekkül halinde vergi kaçakçılığı ve dolandırıcılık" suçlarından aranan Brezilya kökenli Domingos Neto Trofino için işledi. Türkiye, bu sanığın iade talebini "suçun zamanaşımına uğramış olması" gerekçesiyle reddetti.

ABD’nin Türkiye’ye gönderdikleri

Adalet Bakanlığı verilerine göre 2011 – 2016 yılları arasında, Türkiye ABD’den 19 suçlunun iadesini talep etti. Ancak bunlardan 11’i dosyalardan vazgeçme, sonuçsuz kalma, zamanaşımı, tahliye, firar gibi nedenlerle sonlandırıldı. Türkiye’nin son 5 yıl içinde iadesini talep ettiği bir terör suçlusu var ve onun da işlemleri sürüyor. Bir adi suçlunun iadesi kabul edilirken, 6 adi suçlunun iadesine ilişkin işlemler ise sürüyor.



*Diğer başlığı altında belirtilen dosyalar vazgeçme, sonuçsuz kalma, zamanaşımı, tahliye, firar gibi nedenlerle hitam olan dosyalardır.



Hükümlülerin nakli konusunda ise Türkiye’nin 2 talebi kabul edildi, 5 talebi ise reddedildi.
2004 ve 2005 yıllarında Türkiye’ye iade edilen iki isim var. Kamuoyunda yankı uyandıran bu iadelerin ikisi de Türkiye’nin iadesini istediği isimler değil.



Bremenli Taliban: Murat Kurnaz

“Bremenli Taliban” olarak basında anılan Murat Kurnaz, 1999’da ABD’nin Afganistan operasyonunda Pakistan’da yakalandı. Kendi ifadesine göre ise İslam dini hakkında daha fazla bilgi edinmek için gittiği Pakistan’da fidyeciler tarafından kaçırılıp Amerikan güvenlik güçlerine para karşılığı satıldı. Önce Afganistan’a, Kandahar'daki askeri tutuklu kampına, 11 Ocak 2002’de de Taliban üyesi olduğu iddiasıyla Guantanamo Üssü’ne götürüldü. 3 yıl burada kaldıktan sonra, 2005 yılında Almanya yerine Adana İncirlik Üssü’ne getirilerek Türk makamlarına teslim edildi. Kurnaz 2006 yılında serbest kaldıktan sonra Almanya’ya gitti.

Casus 2004’te iade edildi

Soğuk Savaş sırasında Doğu Almanya için casusluk yaptığı gerekçesiyle ABD'de ömür boyu hapisle cezalandırılan Hüseyin Yıldırım, 16 yıl sonra Türkiye'ye iade edildi.

“Usta” lakabıyla tanınan Yıldırım, işçi olarak gittiği Batı Almanya'da Amerikalıların Doğu Avrupa'yı dinlemek amacıyla kurdukları ‘‘Şeytan Dağı’’ adı verilen bir merkezin tamirhanesinde çalışmaya başladı. Yıldırım, 80'li yıllardan itibaren bu tesislerle ilgili olarak Doğu Alman gizli servisi STASİ'ye bilgi aktardı. Amerika, 1987 yılında Hüseyin Yıldırım’ı tutuklayarak müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Louisina eyalet hapishanesinde kalan Yıldırım, ABD Adalet Bakanlığı'na başvurarak cezasının kalanını Türkiye'de çekme talebinde bulundu. Talebinin kabul edilmesi üzerine 2004 yılında Türkiye’ye gönderildi.

Kaynaklar:

Adalet Bakanlığı, ABD Adalet Bakanlığı, FBI

Milliyet, Sabah, Hürriyet Gazeteleri,

Washington Post, Newyork Times, USA Today, DW

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;