Futbol

"All-Star'daki Arda Turan bir projeydi"

Türkiye, ilk kez bir sporcu kariyer yönetimi ajansıyla tanıştı. Okan Can Yantır'ın kurduğu Possible, aralarında Arda Turan'ın da olduğu sporcuların saha dışı hayatlarını yönetiyor. Sporcuların iletişim becerisinden, genel kültürlerine, sosyal medya paylaşımlarından kriz yönetimi ve sponsorluk anlaşmalarına kadar her şeyle yakından ilgileniyor.

Konular: Spor
Possible'ın hedeflerinden biri de Avrupa'ya açılmak. [Al Jazeera]

“Sene 2004. David Beckham ile röportaj yapmak için Madrid’e gitmiştim. O sıralar dünyayı sallıyor Beckham. Röportaj hazırlığı yaparken etrafından hiç ayrılmayan dört kişi gördüm. Beckham’a sordum; ‘Menajerim, avukatım, stil danışmanım ve kariyer danışmanım’ diye tanıttı. Kariyer danışmanına ne iş yaptığını sordum. Saha dışında gördüğünüz Beckham markasını ben yönetirim. Menajeri kulüplerle olan süreci yürütür, sözleşmelerini yapar; ben onun dışındaki hayatını, markasını yönetirim. Yılda 100 milyon dolarlık bir ekonomi ancak ekip çalışmasıyla oluşturulur dedi.” O günden bu yana “o kariyer danışmanı”nın dedikleri aklımın bir yerinde dururdu”

Sporun endüstrileşmesiyle neredeyse her üst düzey sporcu bir marka oldu. Sporcunun bu yolda ilerlemesi için sadece sahadaki performansı artık yeterli değil. Dünya yıldızı olma veya komple bir sporcu olma yolunda artık iyi bir iletişim becerisi, yeterli bir genel kültür, pazarlama stratejisi, başarılı sponsorluk anlaşmaları, sosyal medya analizleri gerekiyor.

Okan Can Yantır, GQ Türkiye Dergisi’nin Eski Genel Yayın Yönetmeni. Yıllar önce bir Beckham röportajında aklına takılan bir fikir hayat buldu ve Türkiye'nin ilk sporcu kariyer yönetimi ajansını kurdu. Amacı da Türkiye'deki sporcuları bir marka haline getirmek. 


Possible'ın hedeflerinden biri de Avrupa'ya açılmak.

Türkiye'nin ilk sporcu kariyer yönetimi ajansı Possible'dayız. 5 kişilik bir ekip aralarında başta Arda Turan'ın olduğu üst düzey sporcuların, saha dışı hayatlarını yönetiyor. Örneğin yarın Anadolu Efes'in yıldız ismi Cedi Osman'ın bir röportajı var. Cedi'nin röportajda hangi kıyafeti giyeceğinden sorulara nasıl cevap vereceği fotoğraflarda nasıl duracağı şimdiden belli, çalışılmış.

Birkan Batuk kendini iyi ifade eden sporculardan biri. Yantır, onu 'çok okuyan, araştıran biri' olarak değerlendiriyor: "Onunla Türkçe'yi çok çalıştık. Instagram postlarının altına bakın, uzun uzun çok güzel kelimelerle, çok güzel şeyler yazıyor. Kendini çok iyi ifade ediyor. Röportajları hep dolu dolu"

Onlarınki bir menajerlik faaliyeti değil. Kulüplerle yapılan sözleşmelerle, sporcuların alacağı vereceğiyle bir ilgileri yok. Mesela Arda Turan'ın TBL All-Star'a konuk olup kısa bir süre oynaması onların bir projesi: 

"O operasyon sevimli bir sürprizdi. İşimizin tanımlarından biri. Baştan aşağı biz programladık Arda ile. Öncesinde bir video çekmişti All-Star için ekran başındayım diye. Bir gün bir boşluğu vardı. Ertesi gün de antrenman yok. Hemen Hidayet başkanla konuştum. O da izin verdi.  All-Star'da güzel bir sempati yakaladı. Hem Türk basketboluna katkı olsun diye güzel bir sürpriz yaptı. All-star sonrası basın yansımalarına baktım. Marca'da, De la Sera'da, hepsinde All-Star ana sayfadaydı"

'Eskiden markalar sporculara giderdi, şimdi sporcular da markalara gidiyor'

Türkiye'de daha önce bu tarz işleri yapan kişiler veya firmalar oldu ama Possible bu işlerin tamamını çatı altında toplayan ilk yer. Camiadaki ilk algı menajerlik yaptıkları yönünde.  Fakat onlar menajerin dışındaki işleri yürütüyorlar: 


"Biz zaten menajerlerle birlikte çalışarak imaj ve kariyer planı çiziyoruz sporcuya. Marka olmasını sağlıyoruz. Burası anaokul gibi bir yer. Sporcular buraya geliyor, yemeğini yiyor, maç izliyor, kitap okuyor. Onların bir ekonomisi var. Hayatının yüzde 90'lık bir bölüm var ve burası hiç destek olunmamış bir bölüm. Bu nedir? İletişimi, konuşması, kriz yönetimi, duruşu, pazarlaması, marka değeri, projeleri ,sosyal medyası. Mesela yatrım yapan markalara bakıyoruz. Elimizdeki sporcularla onları buluşturuyoruz. Biz gidiyoruz. Eskiden markalar giderdi, şimdi teklif sporcudan bizim aracılığımızla gidiyor. Önce marka analizi yapıyoruz yani sporcuyla konuşuyoruz, istediklerini mottolarını çıkarıyoruz. Onu hangi kelimelerle ifade edebiliriz. Her birinin giyinişi, konuşması, kullandığı kelimeleri onun duruşuyla paralel kurmaya çalışıyoruz. 

Onların işlerini yaparak kazandıkları var bir de bunun dışındakiler. Mesele Roger Federer tenis oynayarak 4.5 milyon dolar kazanıyor diyelim. Ama yıllık geliri 70 milyon dolar. İşte saha dışındaki gelire talip olan biziz. Çok krizli bir ülkedeyiz. Sadece ekonomi olarak değil sporcunun hayatlarında da çok kriz oluyor. Biz bu kriz yönetimiyle de ilgileniyoruz. Hayatının saha dışında kalan her şeyi biz yapıyoruz. Biz böylelikle sporcunun duruşuyla, kalitesiyle, davranışlarıyla onun değerini daha da artırıyoruz. Bu total bir paket. Temel durum sporcuyu marka yapmak"

Türkiye'deki sporcular için kariyer yönetim ajansı uzak bir kavram. Ama başta ABD ve sonrasında İngiltere olmak üzere üst düzey sporcuların olduğu her yerde sporcuların uzun yıllardır başvurduğu bir alan:

"Bu iş kolunun en fazla gelişmiş olduğu yer ABD. Mesela LeBron James'in web sitesini açıyorsunuz. Karşınıza 'The Team' diye bir bölüm çıkıyor. Menajeri, stil danışmanı, kariyer danışmanı, sosyal medya danışmanı var. Biz bu ekibin tamamıyız. Adam biliyor ki bu bütün işlerle kendisinin uğraşması mümkün değil. Mesela Arda Turan maça çıkacak akşam. Onun istatistiğinin hazırlanması, maç görselinin hazırlanması, Barcelona ekibiyle kontağa geçerek hemen maç fotoğraflarından en iyisinin seçilmesi var."

Peki Türkiye'de profesyonel destek almak isteyecek sporcu potansiyeli var mı? Okan Can Yantır'a göre var ve basketbolcular futbolculara oranla kısıtlı bütçelerine karşın bu desteğe daha ilgili:

"Bu niş bir iş. Sporcuların da bunu iyi anlamaları gerekiyor. Sonuçta bir bedel ödüyorlar profesyonel hizmet için. Biz ilk Arda Turan ile yola çıktık. 17-18 yıllık bir gazeteci olduğumdan sporcu çevrem geniş. Zaten zaman zaman bana 'ağabey' olarak danışırlardı, güvenirlerdi. Türk sporcular için güven çok önemli. Baktığınız zaman çevrelerinde hep aynı insanlar var. İlk önce size güven duyması gerekiyor. Sonuçta onu yönlendiriyoruz, krizlerini yönetiyorsunuz. Mesela Cedi NBA'e gidecek. Onu oraya hazırlıyoruz. Logosunu, kimliğini, fontunu hazırlıyoruz. ABD'ye hazır gitsin istiyoruz. Sporcular birbiriyle iletişim halinde. Birbirlerinden duyarak bu sistemi duyacaklar. Avantajımız birden çıkıp gelmememiz. Uzun zamandır bu sektördeyiz"

Possible'ın en büyük hedeflerinden biri de federasyonlarla birlikte çalışarak sporcuları genç yaşta eğitmek. Onlara 12-13 yaşlarında duruşu, eğitimi, yabancı dilini, kriz yönetimini, sosyal medya kullanımını da öğreterek 18'e geldiklerinde hazır bir sporcu olmalarını sağlamak. 


Arda Turan bu projeye nasıl girdi? 

Türkiye'nin en kariyerli futbolcusu Arda Turan bu profesyonel destek ağına nasıl dahil oldu? Okan Can Yantır anlatıyor: 

"2010'da Sabah'ta köşe yazarken ona 'Git lütfen' diye yazdım. Git ama büyümek için git diye yazdım. Arda bu yazıyı kesmiş ve saklamış. Bir röportaja gittiğimde bunu bana gösterdi ve arkadaşlığımız böyle başladı. Zaman zaman konuşur, birbirimizin fikirlenirden yararlanırdık. Ben dergi yöneticiliğini bıraktıktan sonra bu fikri ona açtım, o da 'ilk beni yaz' dedi. Çocukluk hayâli olduğunu ve zamanında Türkiye'de eksikliğini çok hissettiklerini ifade etti. Arda hayâl peşinde koşan bir adam. Ona parayla değil, hayâlle git, daha çabuk sahipleniyor. Aynı zamanda çok da zeki. Hiç ummadığınız konularda öyle şeyler söylüyor ki sizin ufkunuzu açabiliyor. Spora aşık bir adam; tenis, yüzme, bisiklet, güreş, atletizm, basketbol…Oturup saatlerce izliyor; merakı var. Bazen telefon açıyor Euroleague temsilcilerimizin rakiplerine karşı o akşam nasıl oynaması gerektiğini konuşuyoruz. Kilit oyuncularını, zayıf yönlerini söylüyor. Bu çalışılarak elde edilecek bir merak değil; içinden geliyor." 

Sosyal medya, sporcular için çok önemli. Hem taraftarlarıyla etkileşim sağlıyor hem de 'markası'na değer katıp veya değerini de aşağıya çekebiliyor. Daha anlık olduğundan dolayı Instagram hesaplarını sporcular yönetiyor. Ama Youtube, Facebook gibi kanallar sporcuyla ortak götürülüyor. Sporculara nasıl fotoğraf koyması, fotoğrafta hangi reklam algılarının olması ve hangi zamanda aktif olması gerektiği bilgileri veriliyor. Sosyal medya analiziyle sporcu yönlendiriliyor. Amaç hem sporcunun marka değeri hem de sporcuyu seyirciyle yakınlaştırmak. 

Kaynak: Al Jazeera
 

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;