Sağlık

Anneliği 'donduran'lar

Kariyer ve “hayatında çocuk yapmak isteyecek birinin olmaması” gibi nedenlerle çocuk yapmayı erteleyen kadınlar, yumurtalarını dondurarak ileride anne olma şansına sahip. Ancak, Türkiye’de bu işlem sadece yumurta rezervi azalmış ya da erken menopoz riski taşıyan kadınlara uygulanıyor. Doktorlar ise, yumurta sayısı ve kalitesi azalmadan, bu işlemi yapmanın hamilelik şansını artıracağını söylüyor.

Konular: Türkiye

E.A. 36 yaşındaydı. Doktoru, "Yumurta rezerviniz çok azalmış. Evlenin, çocuk yapın" dedi. Doktorun kolayca kurduğu bu cümle, E.A. için hiç de kolay değildi. Evlenmek ve çocuk yapmak isteyecek birini bulmak… Hayatında biri yoktu. E.A. kendi deyişiyle müthiş bir panik yaşadı. Aklındaki tek soru şuydu: "Ben anne olamayacak mıyım?" Kendi ifadesiyle, büyük bir ‘yetersizlik’ hissetti:

"O an kanser oldun deselerdi, daha katlanılırdı. Bunu aynen böyle düşündüm. O hastalığın üstesinden gelirdim, ama bunun 'hayır'. Bir eksiklik, yetersizlikti 'anne' olamamak. Bir kişilik sorunu oluvermişti benim için."  

Şu an 40 yaşında olan bankacı E.A. yumurtalarını dondurmaya karar vermesinin öyküsünü ve sonrasında hissettiklerini böyle anlatıyor.

E.A. tek örnek değil. Eğitim hayatının uzaması, iş hayatı, kariyer, “hayatında çocuk yapmak isteyecek birinin olmaması” gibi nedenlerle özellikle büyük şehirlerde kadınların çocuk sahibi olma yaşı yükseliyor. Bir yandan da kadınların 35 yaşından sonra yumurta sayısı ve kalitesi düşmeye başlıyor. Yani doğurganlığı azalıyor. Menopoz öncesinde yumurta sayısı iyice düşüyor, hatta bitiyor.  

Yaklaşık iki sene önce Sağlık Bakanlığı, üreme hücresi ve üreme organı dokularının saklanabilmesine olanak tanıyan düzenlemeyi genişletti. Daha önce, sadece kemoterapi görecek kadınlara tanınan yumurtalarını dondurma hakkı, düşük yumurtalık rezervi olan, erken menopoza girme riski olan kadınlara da tanındı. Yani, tıbbi sebepleri olan kadınlar yumurtaları bitse de eğer önceden yumurtalarını dondurduysalar, bu yumurtaları istedikleri zaman kullanıp hamile kalabilirler. 

Belirli şartlarda yasal, masraflar kişiye ait 

Yumurtalarını dondurmak isteyen kadınlarda evlilik şartı yok. Bekâr da olabilir, evli de. Ancak çocuğunun olmaması gerekiyor. Eğitim ve araştırma hastaneleri ya da üniversite hastanelerinden, yumurta rezervinin düşük olduğunu ya da erken menopoz riski bulunduğunu raporla belgelemeleri gerekiyor. Bu şartları taşıyanlar için bu işlem yasal olarak yapılabiliyor. Masraflar ise kişiye ait.

Hangi ülkelerde serbest?

Türkiye’deki tıbbi şartları taşımadığı için yumurtasını donduramayan kadınlardan bazıları bu işlemi, uygulamanın herkes için serbest olduğu ülkelerde yaptırıyor. Uygulamalar ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Memorial Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Başkanı Prof. Dr. Aygül Demirol’un verdiği bilgilere göre İran, Lübnan, ABD ve Avrupa ülkelerinde belirli tıbbi şartlara bağlı olmaksızın isteyen her kadın bu işlemi yaptırabiliyor. Yumurta dondurma işlemi Güney Asya ve Çin’de yasak.

Bu işlem öncesinde adet döngüsü içinde kadının yumurtaları ilaçlar, hormonlar yardımı ile uyarılıyor. Gelişimleri ve büyüklükleri istenilen düzeye gelen yumurtalar anestezi altında toplanıyor. Toplanan yumurtalar donduruluyor. Kadın, dondurulan yumurtalarını kullanmak istediğinde çözülmesi sağlanıp, erkekten alınan sperm ile döllendiriliyor. Döllenmesi sağlanan embriyolar, daha sonra kadının rahmine aktarılıyor.

Bekâr kadınların tercihi

Doktorlara göre bu yöntem hâlâ yeteri kadar bilinmiyor. Genelde 40 yaşında bekâr, kariyeri için ya da hayatında biri olmadığı için evliliği veya çocuk yapmayı erteleyen kadınlar yumurtalarını dondurmayı tercih ediyor.

Bu kadınlardan biri olan E.A. dört yıl önce yumurta rezervinin azaldığını öğrendiğinde, yumurta dondurma Türkiye'de yasal değildi. Psikolojik olarak yaşadığı zorluğun yanısıra, bir de yumurtalarını dondurmak için yurt dışına gitmesi gerektiği gerçeği, bunun için harcayacağı zaman ve para da çok sıkıntı yarattı. 

Kendi deyişiyle, “anne olamayacak olmak onun için bir eksiklikti.” Yumurtalarını dondurmak için KKTC’ye gitti: 

13 yumurta dondurdu

"Başka ülkede, kendi doktorum yanımda olmadan bir operasyon geçirmek, hiç tanımadığım bir yerde hastanede kalmak… Kıbrıs’a gittim. Çevreme baktım, etrafımdaki doktor ve hemşirelere. Kimseyi tanımıyorum. Her şey çok yabancı, çok soğuk, müthiş bir yalnızlık ve çaresizlik duygusu. Kendi kendime 'Sen ne yapıyorsun?' diye sordum o an. Ve o gün oradan 'Buraya bir daha gelmeyeceğim' diye çıktım. Gitmedim de. Sonra Türkiye’de yapabilme imkânının da tanınması ile çok rahatladım. Bir kere Kıbrıs'ta , üç kere de Türkiye'de yaptırdım. Toplamda 13 yumurtamı dondurdum. Sonuçta dondurduğunuz her yumurtanın embriyoya dönme durumu yok. Sonucu bilinmeyen bir durum ve 'Ne kadar çok yaptırırsan o kadar iyi, sürekli yumurtaları dondurmalıyım', aklımda hep bu vardı. Bir de, her şey, çıkacak olgun yumurta sayısına bağlıydı. Bir keresinde tek yumurta çıktı. Yeniden o yetersizlik hissi geri geldi. Doktorun tavsiyesi ile bir noktada durdum. Bazı esneklikler olmasını dilerim bu yasada. Yumurtalık rezervinde azalma yokken yapılabilse bu işlem, herhalde psikolojik olarak çok daha kolay atlatılır bu süreç. Yaşadığınız o, yeterli yumurta toplanabilecek mi baskısı ortadan kalkar. Kıbrıs’taki maliyetle birlikte yaklaşık 60 bin TL harcadım. En pahalısı Kıbrıs oldu. Bu dondurduğum yumurtaların nasıl sonuçlanacağını hâlâ bilemiyorum."

"40 yaşına nasıl geldiğimi anlamadım"

Yumurtasını donduran kadınlardan biri de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Evrim Aksoy. Aksoy 40 yaşında ve bekâr. Henüz çocuk sahibi olmayı da düşünmüyor. Yumurtalarının dondurma kararında bir hastasının yaşadıkları da çok etkili oldu:

 

Jinekolog Aksoy 40 yaşında. Henüz çocuk yapmayı düşünmüyor. Ancak ileride pişman olmamak için, yumurtalık rezervleri azalınca yumurtalarını dondurdu.
[[Fotoğraf: Umay Aktaş Salman/Al Jazeera]]

"Altı sene tıp fakültesi, dört sene uzmanlık derken hayatınızı planlayacak zamanınızın bile olmadığını bir zaman sonra fark ediyorsunuz. Mesleki olarak istediğim pozisyona geldim. Bebeğim olmasını her zaman istemiştim ama gerçekten de 40 yaşına nasıl geldiğimi anlamadım. Dolayısıyla 40 yaşına gelince insanın kafasına dank ediyor. Tamamen yumurtalarım bitmeden bir şeyler yapmak lâzım diye düşündüm. Yine de tembellik yapıyordum.” 

“Bir hastama denk geldim. 47 yaşındaydı. Bir sene önce evlenmişti. Çocuk sahibi olmak istiyorlardı. Ancak yumurtaları bitmişti. Başka bir kadının yumurtasını almak kaydıyla gebelik olabileceğini söyledim. Bu da Türkiye’de yasal değildi. Kıbrıs'a gittiler. Başkasının yumurtası ile hamile kalmak fikri onu üzdü. Bana, ‘Lütfen beni hatırla ve geç olmadan yumurtalarını dondur’ dedi. Daha sonra pişman olma duygusu beni tetikledi. Birkaç sene sonra yumurtalık kapasitem iyice düştüğünde ya da yumurtam kalmadığında çocuk sahibi olmak isteyebilirdim. Belki karşıma çıkan kişi çok bebek sahibi olmak isteyecekti. Belli bir zaman sonra bütün bunları düşünmek zorunda kalıyorsunuz."

"Artık çocuğum olmayacak paniği yaşamıyorum"

Aksoy, yumurtalık rezervini ölçtürdü. Azalmıştı. Yani bu işlemi yasal olarak Türkiye'de yaptırabilirdi artık. 13 yumurtasını dondurdu. Bu işlemi yaptırmanın ona güven verdiğini belirterek, "Belki de ileride o yumurtaları kullanmayacağım. Ancak çocuk sahibi olmak istediğimde onları kullanabileceğimi bilmek bana rahatlama hissi veriyor. İleride çocuğum olmayacak paniğini yaşamıyorum" diye konuşuyor. 

"Tuhaf bulunacak tarafı yok"

Doktor olarak genç yaşta, 40’ları bulmadan anne olmakta fayda olduğunu söyleyen Aksoy şöyle konuşuyor: 

"Çocuk yapmak ertelenmişse de böyle bir yöntem olduğunu bilmek önemli. Bu dışarıdan absürd bir şey gelebilir. Hiç değil. Çok basit bir durum. Ayıplayacak, tuhaf bulunacak bir tarafı yok."

Aksoy, Türkiye’de belirli şartlarda olsa da yumurta dondurmanın yasal olmasının önemli olduğunu söylüyor. "Türkiye’de yasal olmasaydı, yurt dışına gideyim yaptırayım demeyecektim. Kim, nerede, nasıl yapacak emin olamayacaktım. Kolay bir şey ve Türkiye’de yapılabildiği için yaptırdım. Yurt dışında maddi olarak da çok daha fazlaya mâl olacaktı belki" diyor. 

Doktor olarak 35-40 yaşında evlenmemiş ya da çocuk yapmamış pek çok kadına rastladığını anlatan Aksoy, kadınların yumurtalarını dondurmasının, belirli şartlara bağlı olması gerektiği görüşünde. Aksoy, "Hayat çok enteresan olasılıklara açık. Bu işlemi uygulayabilmenin yumurta rezervlerinin azalması ya da erken menopoz ile kısıtlanmaması daha mantıklı" diye konuşuyor.

"Gerçekçi bir doğum şansı için işlemi tekrar etmek zorunlu"

Kadınların yumurtalarının dondurabilme şartlarının esnetilmesi verimlilik açısından da önemli. Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Ata'ya göre yumurtaların rezervi sadece sayıca ölçülebiliyor. Kalitesini ölçmek mümkün değil. Bu yüzden yumurta rezervi fazla iken ve gençken bu işlem yapılabilse yumurtaların kalitesi, hamilelik şansı artar:

"Meselâ 25 yaşındaki bir kadın, yumurta dondurma işlemini yaptığında bir kerede 15-20 tane yumurta çıkabilir. Bu yaşta üç yumurtadan ikisinin sağlam olduğunu düşünün. 40 yaşında bu yumurtalara ihtiyaç duysa ve kullansa yüzde 80-90 oranında doğum yapma şansı olur. Ancak rezervi iyi olan bir kadının bunu yapmasına Türkiye'de izin yok. Buna karşılık bizim devletin izin verdiği şekilde yumurtalık rezervi azalmış bir kadın bu işlemi yaptığında, diyelim ki 39 yaşında, yumurtaların sayısını bırakın genetik olarak da yumurtalarının yarısından fazlası bozuk. İşlemi bir kere yaptığında belki iki, üç tane yumurtası çıkıyor. Gerçekçi doğurma şansı yok. Daha fazla yumurta dondurulması ve şansı artırması için işlemi defalarca yapması lâzım. Gençken ve rezerviniz azalmadan bu işlemi yaptırabilseniz yaklaşık 6 bin TL’ye bir kerede 20 yumurtanızı dondurabiliyorken, diğer türlü rezerv azken aynı masrafı yaptıktan sonra belki sadece iki üç tane yumurtanız oluyor. 20 yumurta dondurmak için o yaşta her seferinde iki üç tane çıkacaksa o zaman işlemi 8-10 kez yapmak gerekiyor. Yaklaşık 60 bin maliyet."

"Sosyal sebeplerle gebeliği ertelemeyin"

Ata, yapılan yumurta dondurma işleminin biyolojik olarak bir zararının olmadığını vurguluyor. "Yumurtalığa zarar vermiyor. Yumurta sayısını azaltmıyor. Normal yollarla hamile kalma şansını azaltmıyor" diye konuşuyor.

Yumurtalarını dondurmak için gelenlere ilk sorularının "Hayatınızda çocuk yapmak istediğiniz biri var mı?" olduğunu da anlatan Ata, yumurta dondurma işleminin yüzde 100 doğum yapma imkânı sağlayan bir şey olmadığını da vurguluyor:

"İleri yaşta gebelik tercih ettiğimiz bir şey değil. Kiminle çocuk yapacağınız yönünde bir kararınız var ise sosyal, sübjektif, hayata dair başka şeylerle ertelememenizi öneririz. Ev taksidi ödediği için erteleyenler olabiliyor meselâ. Ancak herkesin de hayatında çocuk yapmak isteyeceği biri olmuyor."

 "Demografik bir devrim olabilir"

Ata, yumurta dondurmanın erken menopoz, yumurta rezervlerinin azalması gibi tıbbi nedenlere bağlı olmadan yapılabilmesinin demografik bir devrim olabileceğini de söylüyor:

"Erkeklerin de üreme potansiyeli yaşla azalıyor ama kadınlar kadar dramatik değil. 60 -65 yaşında çocuk sahibi olan erkekler var. Kadın için menopozdan sonra böyle bir imkân yok. 40 yaşına geldiğinde bir erkeğin doğurtkanlığı diyelim neredeyse 30 yaşındaki bir erkek ile aynı iken, 40 yaşındaki bir kadının 30 yaşındaki kadının yarısı bile değil. Diyelim ki üniversiteyi bitirdi kadın, 25 yaşında. Yumurtalarını dondurdu. 40 yaşına kadar spontan gebe kalamadıysa, dondurduğu yumurtaları kullanırsa 25 yaşındaki kadının gebe kalma şansı ne ise onunla aynı olacak şansı."

Ata, bu yöntem tıbbi nedenlere bağlı olmadan yapılabildiğinde zamanın doğum üzerindeki olumsuz etkisini kaldırabileceğini söylüyor.

Bakanlık: Düzenlemenin genişletilmesi planlanmıyor

Sağlık Bakanlığı'na yumurta dondurma işleminin neden sadece tıbbi sebeplere dayalı yapıldığını ve düzenlemenin genişletilmesinin planlanıp planlanmadığını sorduk. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, yumurta dondurmanın herkes için yasal olması yönünde bir çalışma olmadığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:

"Yumurta dondurma işlemi tıbbi zorunluluk halleri olan ve ileride bu hallerden dolayı normal yollardan gebe kalma şansı düşebilecek kişilere sağlanan bir düzenlemedir. Dolayısıyla gerekçe tamamen tıbbidir."

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;