Bilim-Teknoloji

‘Asteroit tehdidi çok büyük’

Türkiye’de meteorların hızları ve yörüngelerinin tespit edilmesi için kurulan ilk sistem olan Türkiye Göktaşı Ağı’nda yer alan Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Dünya’nın büyük bir göktaşı tehdidine henüz hazırlıklı olmadığını belirtti.

Konular: Bilim-Teknoloji

Haberin Öne Çıkanları

Türkiye meteor tespitine başladı

'Meteor takip sistemleri geliştirilmeli'

'Meteorları önlemeye hazır değiliz'

Rusya’nın Çelyabinsk kenti üzerinde 15 Şubat 2013 sabahı patlayan ve binden fazla kişinin yaralanmasına neden olan meteor, Dünya’yı tehdit eden sayısız gök cismine karşı uluslararası bilinci önemli ölçüde artırdı. Türkiye’nin ilk meteor takip sistemi Türkiye Göktaşı Ağı projesinde yer alan İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Doçent Doktor Ozan Ünsalan, ‘büyük bir çarpışma tehdidine karşı Dünya’nın henüz hazırlıklı olmadığını’ belirtti.

Meteorların yörüngelerinin ve hızlarının tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması çalışmalarına Türkiye’nin de dahil olduğunu belirten Ünsalan, Türkiye genelinde meteor tespiti için gökyüzü taramalarına başlandığını belirtti.

Al Jazeera Türk’e özel açıklamalarda bulunan Ünsalan; NASA, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Avrupa Güney Gözlemevi (ESO) ve B612 gibi kurumlarla temasta olduklarını belirterek, meteor tespiti çalışmalarında Türkiye’nin öne çıkan ülkelerden biri olacağını ifade etti.

Türkiye Göktaşı Ağı Projesi'nin çıkış noktası nedir?

Bu projede, meteorların hızlarının ve yörüngelerinin saptanabilmesi için gerekli olan ve dünyada birçok ülkede uzun yıllardır bulunan, ‘Meteor Takip Sistemleri ve Ağları’nın Türkiye’de ilk defa kurulması ve bu sayede meteoritlerin izlenerek düştükleri koordinatların hassas bir biçimde tespit edilerek analiz için toplanması ve sınıflandırılması amaçlandı. Kurulacak olan bu ağların ise ‘Uluslararası Astronomi Birliği (IAU)’ tarafından da resmen tanınmasını sağlamak başlıca hedeflerimiz arasında.

TÜBİTAK desteğiyle başlatılan projenin altyapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Projemizde, ilk etapta 3 istasyon yer alacaktır. Birbirlerine yaklaşık 200 km’lik mesafelerde yer alan 3 il için üçgen şekilli bir ağ ile işe başlanacak. (Antalya TUG-Konya-Mersin gibi) Her bir istasyonda, uzaktaki hareketleri algılayan ve oldukça düşük ışık şiddetine duyarlı 6 kamera olacak. Bu kameralar 60 ar derecelik açılarla, gökyüzüne ortalama 40ar derecelik yükseltme açılarıyla bakacak şekilde dizilerek tüm gökyüzü taranacak. Bu istasyonların ve kameraların zaman ve bütçe dahilinde her ilimizde kurulması planlandı. Hareketleri algılayan yazılım ve yörünge, hız, konum gibi fiziksel parametreleri tanımlamamıza yarayan diğer yazılımımız sayesinde meteorların geldikleri ve gittikleri yerler bilinebilecek.

İlk istasyonumuzun ilk kamerası deneme aşamasında. TUG da 18 Temmuz'da görüntü almaya başladı ve şu ana kadar onlarca meteoru kayıt etti. Bunların yörünge analizleri devam ediyor ve ileride bilimsel makalelerle duyurulacaklar. Öte yandan projemizde, yeryüzüne düşmüş olan meteoritlerden özellikle metalik içerikli olanlarını toplamaya yarayan kuvvetli Neodimyum mıknatısların yanı sıra, yüzey taramalarında kullanılan hassas detektörlerimiz de mevcut.

Bu çalışmalar kapsamında tüm TUG yönetimi ve çalışanlarına, İÜ Fen Fakültesi ve Fizik Bölümü ile tüm proje ekibimize teşekkür ediyorum.

Dünya'yı tehdit eden asteroit tehdidi giderek artarken, Türkiye'nin bu alandaki çalışmalara ne kadar katkısı olabilir?

Dünyayı tehdit eden asteroidlerin sayısı oldukça fazladır. Bu konuda NASA çalışmaların başını çekiyor. ‘Dünyaya yakın cisimler’ (Near Earth Objects) adı altında uzun yıllardır envanteri çıkarılan asteroidler ve potansiyel tehlikeleri biliniyor. Sadece bu tehlikeye dikkat çekmek amacıyla bir ortak bülten yayınlandı. Meteorların da, bu asteroidlerin bulundukları bölgelerden parçalanarak geldikleri bilindiğinden, takiplerinin yapılması ve tehlikenin boyutlarının belirlenmesi açısından önemi ortaya çıkıyor.

Roscosmos, NASA, ESA veya ESO gibi kurumlarla bu alanda ortak çalışmalar düşünülüyor mu?

Sanıldığının aksine ülkemizde de bu konu ve konularda çalışmakta olan belli başlı gruplar zaten mevcut. Bu konuda onlarca öğrencimiz de derinlemesine araştırmalara başlamış durumdalar. Özellikle, asteroidlerin yörüngelerinin değişmesine ve dolayısıyla dünya yörüngesine girme ihtimallerini oldukça artıran ‘yüzeysel sıcaklık farklarının sonucunda yörüngelerinde sapmaya yol açan YORP (Yarkovsky-O'Keefe-Radzievskii-Paddack) etkisi’ ile ilgili çalışmalar ülkemizde de yapılıyor. Bu bağlamda proje yürütücüsü olarak projemizi tanıtan bir sunum ile Helsinki'de Temmuz ayında düzenlenen ‘Asteroidler, Kuyrukluyıldızlar ve Meteorlar’ başlıklı bir kongrede yer aldım. Burada bahsettiğiniz tüm kurumların en üst düzey yetkilileri ve bilim insanları ile yakından temaslarda bulunma fırsatım oldu. Kendileriyle de bu konularda işbirliği içerisinde olmak istediğimizi ve buna ülke olarak büyük potansiyelimiz olduğunu belirttim.

Örneğin, Özellikle YORP etkisi konusunda çalışan ileri gelen bir araştırmacıyla, bu etkinin deneysel olarak tasarlanıp laboratuvar ortamında gözlenmesi için işbirliği yapma konusunda anlaştık. Öte yandan, bu saygın uluslararası toplantının bir sonraki ayağının 2017'de Uruguay'da yapılması kararlaştırıldı ve sıradakinin ise Türkiye'de yapılması için sıkı temaslarda bulunduk ve bu fikre oldukça sıcak bakıldı. Özetle NASA,ESA,ESO ve diğer kurumlarla zaten sıkı iletişim halinde olduğumuzun ‘bilinmesi şart!’

Dünya küresel ısınma ve asteroit tehdidi gibi risklere karşı yeterince iyi işbirliği yapabiliyor mu? 

Bu konularda Amerika'nın başı çektiği akla gelse de diğer ülkelerden de büyük katkıların geldiğini göz ardı etmememiz gerekmekte. Örneğin, bir astronot olan Ed Lu tarafından oluşturulan B612 isimli bir girişimin başlattığı ‘Sentinel Görevi’ güncel bir örnektir. Sentinel uzay teleskobu, güneşin yörüngesinde dolanan 150 metreden büyük yüzbinlerce yakın dünya cisminin haritasını çıkarmak ve güneş sistemimizin özelliklerini daha derinlemesine anlamamızı sağlayacak bir görevi yapacak.

Sonuçta bu gibi tehditlere karşı neler yapılabileceği ne tür önlemler alınabileceği konularında tüm dünya ülkeleri birlikte daha çok adım atmalıdır diye düşünmekteyiz. Öte yandan bu işbirliklerinin daha çok yankı bulması gerekmektedir. Dolayısıyla bizler bilim insanları olarak bu konuları ve araştırmalarımızın sonuçlarını daha da fazla gündemde tutarak ve halka duyurarak daha da ileriye gidebileceğimizden eminiz.

Türkiye Göktaşı Ağı projesinin web sayfasını ziyaret etmek için: http://turk-met.net/

Kaynak: Al Jazeera

Müfit Yılmaz Gökmen

Bilim-Teknoloji yazarı Devamını oku

Özgür Çetin

Bilim-Teknoloji yazarı Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;