Türkiye-Irak ilişkileri

"Başika'dan çekilme Musul'dan sonra"

Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hisham El Alawi, Başika Kampı'ndaki Türk askerlerinin Musul operasyonu sonrası çekilmesi konusunda uzlaşıldığını söyledi.

[Fotoğraf: Reuters]

Başbakan Yıldırım’ın Bağdat ziyaretinde uzlaşılan mutabakat metniyle ilgili, Irak’ın Ankara Büyükelçisi Hisham Ali Akbar İbrahim El Alawi gazetecilere detaylı bilgi verdi. Metinde yer alan “Başika, Irak kampıdır” ifadesinin altında yatan uzlaşmayı anlattı. Musul operasyonu sonrasında Türk askerinin Başika’dan çıkması ve öncesinde de kampın Iraklı yetkililere devredilmesi konusunda sözlü olarak mutabakata varıldığını söyledi.

Bunun için Binali Yıldırım Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşecek ve ardından heyetler oluşturulacak. Heyetler, karşılıklı ziyaretler gerçekleştirerek teknik detayları belirleyecek ve takvim ortaya çıkacak.

Ankara’dan ziyaret öncesinde gelen açıklamalar da, kampın en önemli hedefinin IŞİD’le mücadele olduğunu ve Musul operasyonu sonrasında ihtiyaç kalmaması halinde yeniden değerlendirileceğini ortaya koyuyordu.

Büyükelçi El Alawi, Erbil ziyareti sırasında Sağlık ve Savunma Bakanları’nın Başika Kampı’na yaptığı ziyaretin ise Iraklılar için sürpriz olduğunu ve bir açıklama bekledikleri bilgisini verdi.

Türkiye’nin hassasiyeti olan Sincar’daki PKK varlığıyla ilgili ise Irak Başbakanı İbadi, Irak Anayasası’nı ve Musul operasyonu öncesinde Erbil ve Bağdat arasında imzalanan anlaşmayı bir garanti olarak ortaya koydu. Iraklı Büyükelçi, Musul operasyonu öncelik olsa da, sonrasında Sincar’daki ve uzlaşma sağlanabilirse Kandil’deki PKK varlığı için de Peşmerge ile işbirliği yapılabileceğini belirtti.

“Musul operasyonundan sonra çekilme konusunda anlaşıldı”

İki yıl sonra Başbakan düzeyinde gerçekleşen ilk Bağdat ziyaretinin çok olumlu geçtiğini ve iki tarafın ‘uzlaşma konusunda uzlaştığı’ bilgisini veren El Alawi, şunları söyledi:

“İki Başbakan, Başika konusunun bir an önce çözülmesi konusunda uzlaştı. Türk yetkililerin Irak’ın egemenliğine duyduğu saygıyı teyit etmesi ve Başika’daki güçlerini çekmesi için düzenlemelerin yapılmasını umduğumuzu tekrar söyledi Başbakanımız.

İkinci konu bunun nasıl ve ne zaman yapılacağı. Ne zaman yapılacağı konusuna gelirsek... İki taraf, Musul’u özgürleştirmek için yapılan askeri operasyonun bitişinin ardından bu güçlerin çekilmesi konusunda anlaştı.

Başbakanımız birkaç gün önce bu operasyonun, hatta tüm Ninova’nın özgürleştirilmesinin üç ay içinde sonuçlanmasını beklediğini söyledi. Böyle bir çerçeveden bahsediyoruz. İki taraf, ilgili kurumlar ve bakanlıklar tarafından görüşmelerin yapılması ve geri çekilme sürecinin detaylarının belirlenmesi konusunda da anlaştı.”

Erdoğan bilgilendirildikten sonra takvim belirlenecek

“Irak Başika kampının Irak kampı olduğunu ve Iraklı yetkililer tarafından idare edilmesi gerektiğini açıkça söyledi. Bunun için net bir tarih belirlenmedi. Şu an kampta bir Iraklı yetkili yok.

Başbakan Yıldırım, İbadi’ye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendireceğini ve ardından bununla ilgili bize diplomatik kanallardan dönüş yapılacağını söyledi. Diplomatik kanallardan bize haber iletilmesini bekliyoruz. Sonra oluşturulan heyetler detayları konuşacak. Bununla ilgili bir anlaşma var.

Bu heyetlerin görüşeceği bir başka konu da gelecekte yapılacak askeri işbirliği. Türkiye, terörle mücadele kapsamında bize destek vermek istediğini, eğitim, danışma, lojistik destek ve techizat sağlama konusuyla, bir de IŞİD’in tahrip ettiği şehirlerin yeniden inşasıyla ilgilendiğini belirtti. Bunların hepsi mümkün. Eğer Başika krizini çözebilirsek, tümünün gerçekleşmesi buna bağlı.”

“Başika Kampı ziyaretiyle ilgili açıklama bekliyoruz”

Büyükelçi, Başika Kampı’na bakanların yaptığı ziyaret için de ‘akıllıca değildi’ ifadesini kullandı:

“Başika Kampı’na Sağlık ve Savunma Bakanları’nın Başika Kampı’na yaptığı ziyaret programın bir parçası değildi. Irak hükümeti için bu bir sürpriz oldu.

Türk yetkililerin bize yaptığı açıklama şöyle oldu: Başbakan Erbil’den Barzani’yle birlikte Peşmerge üssünü ziyarete gittiğinde Başika’daki Türk askerlerinden bir telefon aldı, Başika’da kendilerini de ziyaret etmesi için çağrıldı. Buna yanıt vermedi, beraberindeki bakanlardan gitmelerini rica etti. Bunu, üzerinde anlaştığımız bir sonraki adıma hazırlık olarak yaptıklarını belirttiler. Buna bizim yanıtımız, durumun hassasiyeti de göz önünde bulundurularak, “Irak hükümetine danışmadan böyle bir şey yapmak akıllıca değildi. Eğer anlatılan şekilde olduysa, ziyareti duyurmak da akıllıca değildi” oldu. Türk yetkililerden bununla ilgili daha detaylı bir açıklama bekliyoruz.

Ziyaretle ilgili önceden bilgilendirilmemiştik. Irak hükümeti, eğer ziyaretin amacının anlaştığımız konu hakkında hazırlık yapmak olduğu bize bildirilseydi, bu ziyarete itiraz etmezdi. İlgili bakanın kampı ziyaret etmesinden rahatsız olmazdık.”

“Türkiye’nin operasyon yapmasını beklemiyoruz”

PKK’nın Sincar’daki varlığı, Türkiye için en hassas konulardan. Başbakan Yıldırım, PKK’nın burada daha fazla güçlenmemesi ve yeni bir Kandil oluşmaması konusunu Bağdat ziyaretinde bir kez daha dile getirdi.

El Alawi, Peşmerge’yle birlikte hareket edileceğini, Türk askerinin müdahalesini beklemediklerini belirtti:

“Başbakanımız çok açıkça söyledi: Irak merkezi hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti konusunda Sincar’ı özgürleştirmek için yapılmış bir anlaşma var. Anlaşma, ortak askeri operasyonlar yapılması ve sonrasında barış ve istikrarı korumak üzerine... Aynı zamanda Irak Anayasası’na göre Irak hükümeti, komşularımıza tehdit oluşturabilecek herhangi bir yabancı askeri grubun ülkede bulunmasına izin veremez. Bu Anayasa’da yazan çok açık bir maddedir.

Iraklı yetkililer Türkiye’nin Irak topraklarında herhangi bir askeri operasyon yapmasını beklemiyor. Açıkça söyledik, merkezi hükümet Kürdistan bölgesel hükümetiyle birlikte sadece Sincar değil tüm Kuzey’deki bölgeleri özgürleştirmek ve istikrarı korumak için çalışacak. Türkiye’nin endişelerini gidermeye yönelik sözümüze de sadığız.

Sincar’ı özgürleştirme konusunda bir sorun çıkacağını öngörmüyoruz. Asıl soru, ne zaman olacağı. Şu an Musul operasyonunu sonuçlandırmaya odaklandık. 3 ay içinde bitmesi gerçekçi bir tahmin. Irak hükümetinin tutumu çok açık, Sincar’da herhangi bir askeri varlığa izin vermeyeceğiz, buna PKK da dâhil.”

“PKK’nın varlığına son vermek için askeri seçenek de değerlendirilecek mi?” sorusuna ise Büyükelçi, “Bu söylediğimi istediğiniz şekilde değerlendirebilirsiniz” yanıtını verdi.

Ezidilere desteğe devam

Iraklı Büyükelçi, Sincar bölgesindeki yerel savaşçılara verilen yardımın, bu grupların PKK’ya yakınlığı gerekçesiyle Türkiye’nin duyduğu endişenin aksine devam edeceğini de söyledi.

“Irak hükümeti, Sincar’daki Ezidi toplumunun bir parçası olan Iraklıları destekliyor. Onlar en korkunç insan hakları ihlâllerine maruz kalmışlardı. Yaklaşık bin kadar erkek bir araya gelerek Haşdi Şâbi’yle birlikte hareket ederek DAEŞ’le mücadeleye katıldı. Bu durumda onlara kendilerini savunmalarını için destek olması ve hak ettiği maaşın verilmesi Irak hükümetinin sorumluluğudur. Peşmerge ve PKK’lılarla yerel savaşçılar olması ve DAEŞ’e karşı bazı alanlarda işbirliği yapılması, Irak hükümetinin, bazı Türk medya organlarında yer aldığı şekilde PKK’ya yardım ettiği anlamına gelmez. Biz Iraklı vatandaşlarımız destekledik ve bu da hakkımız. Nihai hedef Peşmerge ve yerel halkla birlikte çalışarak Sincar’ı özgürleştirmek ve bu da PKK’nın oradaki varlığına olan ihtiyacı ortadan kaldıracaktır. Ben, bu grupların PKK’yla bağlantısını doğrulayan güvenilir bir kanıt görmedim.”

“Kandil için işbirliği ihtiyacı doğdu”

Kandil’deki PKK varlığıyla ilgili Türkiye’nin rahatsızlığı olduğunu, bu sebeple Türk yetkililerin merkezi hükümet ve Peşmerge’yle işbirliğine ihtiyaç duyduğunu belirten Alawi, çözüm sürecinde PKK’lıların Kandil’e Türkiye tarafından gönderilmek istediğini de hatırlattı:

“Bildiğiniz gibi daha önce de açıklamıştı, PKK’nın Kuzey Irak’a yerleşmesi yıllar önce oldu. Türk yetkililerle PKK arasında Mart 2013’te yapılan anlaşma da PKK’lıları Irak topraklarına gitmeye teşvik ediyordu. O dönem Irak hükümeti bundan memnun olmadığını belirtmişti. Bizim onayımız olmadığı halde bu anlaşma gerçekleşti.

Yakın zamanda Irak merkezi hükümetinin Kürdistan Bölgesel Hükümeti ve ayrıca Türkiye ile, PKK’nın buradaki varlığıyla ilgili Türkiye’nin endişeleri doğrultusunda bir işbirliği yapma ihtiyacı doğdu.”

Iraklı Büyükelçi, Kandil’e bir askeri operasyon gerçekleştirilebilir mi sorusuna, PKK’nın bulunduğu yerlerin Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarında olduğunu hatırlatarak yanıt verdi. Ancak böyle bir plan için işbirliğinin mümkün olduğunu söyledi:

“Eskiden Kürdistan Bölgesel hükümeti, merkezi yönetimin bölgeye asker göndermesi ve içeride operasyon yapması konusunda çok hassastı. İlk defa merkezi hükümet ve bölgesel hükümet birlikte ciddi bir işbirliği gördük. Umut ediyoruz ki bu durum gelecekteki işbirliği için zemin oluşturur. Sincar’ı özgürleştirme konusundaki anlaşma da olumlu bir gelişme. Bunu yapabilirsek, güvenlik güçlerimiz arasında gelecekte bir işbirliği yapma ihtimalini de artırır.”

“DEAŞ temizliğinden sonra konuyu dostane şekilde çözeceğiz”

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Silah Fabrikası'nda, Milli Piyade Tüfeği'nin teslim töreninde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Başika Kampı hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Başika Kampı'nın amacı öncelikle DEAŞ'ın bölgeden tamamen temizlenmesi, arkasından da bölgede hiçbir terör örgütünün barınmaması için, başta PKK/PYD olmak üzere, burada gerekli çalışmaların yapılması. Bütün bölge terör örgütlerinden arındırıldıktan sonra Türk tarafı ile Irak tarafı Başika Kampı konusunu tekrar oturacak ve değerlendirecek.

Bu DEAŞ temizliğinden sonra oturacağız, bu konuyu dostane şekilde çözeceğiz. Bu konuda Türkiye'nin de hiçbir ön yargısı yok. Irak'ın da bu noktada hiçbir şekilde endişesinin tereddüdünün olmaması gerekiyor.

Başika'da, Gedu Üs Bölgesi'nde Türk askerinin varlığı, Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi bir keyfiyet değildir, bir zorunluluktur. Bölgeden DEAŞ'ın temizlenmesi, sökülüp atılması, Musul'un tekrar güvenli bir şehir haline gelmesi, Irak'ın güvenliği kadar Türkiye'nin güvenliği açışından da önemlidir.”

Kaynak: Al Jazeera ve AA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;