Çocuk yaşta evlendirme

Çocuk istismarı: Zoraki evlilik

Kız çocukları berdel, beşik kertmesi ve görücü usulüyle zorla evlendiriliyor. Başlarına kötü bir olay gelmediği sürece bu evlilikler kayıtlara bile geçmiyor.

Konular: Türkiye
Dini nikahla yapılan erken evlilikler, kadın zor durumda kalmadığı sürece aileler arasında örtbas ediliyor [AJT-İlker Taş]
Sofradan bir kap eksilsin, toprak yabancıya gitmesin, kadının yeri kocasının yanı. Bu inanışlarla, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kız, çocuk yaşta evlendiriliyor. Kız çocukları aileler arası değiş tokuş ediliyor. Doğar doğmaz, daha beşikteyken satılıyor. Tercihleri sorulmuyor, kararları önemsenmiyor, eğitimleri sonlandırılıyor, birey olarak yok sayılıyorlar. Hazır olmadıkları halde anne olmaya zorlanıyorlar. 
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun "Çocuk Anneler: Ergenlerde Gebelik Sorunuyla Yüzleşmek" başlıklı raporu, gelişmekte olan toplumlarda çocuk yaşta evliliklerin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu ülkelerde 18 yaşın altında 20 bin kız çocuk doğum yapıyor ve bu kız çocuklarının sayısı yılda 7 milyon 300 bini buluyor.Yine Birleşmiş Milletler nüfus fonunun araştırmasına göre, dünyadaki genç kadın nüfusunun üçte biri 18 yaşından önce evlendiriliyor. Araştırma sonuçları, yaşları 20 ile 24 yaşları arasında 67 milyon kadının 18 yaşına basmadan evlendiğini gösteriyor. Bu kadınların yüzde 12 'si ise 15 yaşından önce evlendirildi
Çocuk evlilikleri yaygın olarak Batı ve Sahra-Altı Afrika ülkelerinde görülüyor. Nijerya yüzde 75 ve ve Çad yüzde 72 ile listenin en üst sırasında. Güney Asya ülkeleri de yine çocuk evliliklerinde üst sıralarda yer alıyor. Türkiye'de ise 18 yaşın altında evlendirilmiş kadınların oranını yüzde 14.
Veriler sağlıklı değil
Kızlarını zorla evledirdiklerini saklayan aileler varken rakamların gerçek tabloyu ortaya koyduğunu söylemek zor. Özellikle dini nikahla yapılan erken evlilikler, kız çocuğu doğum yapmadığı, bir sağlık merkezine başvurmadığı ya da şiddete maruz kalmadığı sürece örtbas ediliyor. 
Bu istismarın arkasında tek bir sebep yok. Çocuk evliliklerinin sıkça görüldüğü Van’da kadınlarla birebir görüşen sivil toplum kuruluşu gönüllüsü Gülmay Gümüşhan sebepleri şöyle sıralıyor: 
"Ekonomik olarak aileler kadınların bakımları, eğitimleri gibi giderlerden mümkün olduğunca kurtulmak istiyor. Başlık parası alarak aileye bir kaynak sağlanması ve aile içi evlilikler yapılarak mevcut malların, arazilerin aile dışına çıkmasını engellemek gibi nedenler var. Halkın dine bakışı çok muhafazakar olduğu için küçük yaştaki kadınların dini nikah yapılarak evlenme yolu açılmaktadır. Aile, aşiret ve etnik kimlik altında kadınların evlilikleri kendi sosyal çevreleri ile sınırlandırılıyor."
Yasalardaki çelişkiler
Türk Medeni Kanunu'na göre kadın ve erkek 18 yaşından gün almadan evlenemez. Aynı kanunun 12. Maddesine göre ise 15 yaşını dolduran, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. Kız çocuklarının zorla evlendirilmesine karşı mücadele veren Uçan Süpürge Derneği’nden Selen Doğan’a göre yasalar arası tutarsızlık çözümün ve caydırıcılığın önündeki engellerden biri.
"1990 yılından beri taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşını tamamlamamış bireyler çocuktur. Uluslararası sözleşmeler anayasamız gereği iç hukukun da üzerindedir. Dolayısıyla 18 yaşını doldurmadan evlendirilmek, evlenme izni için yasal zemin oluşturmak ve buna göz yummak Anayasal suçtur. Medeni Kanun 17 yaşını doldurmuş kişilere evlilik ehliyeti verir, ancak 16 yaşını dolduran her birey, eğer ailesi mahkemeye başvurup hakim kararı çıkartırsa evlenebilmektedir. Ceza Yasasında ise 15 yaşın altındaki çocuklara yönelik suçlar şikayete bağlı. 14 yaşında bir çocuğun evlendirilmesi böylece kolaylaşıyor. Çocuk Koruma Yasası, Ceza Yasası, Medeni Yasa arasındaki çelişkinin giderilmesi ve ulusal mevzuatın Çocuk Hakları Sözleşmesi ile uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Ceza Yasası'nın yine bu sözleşmeye dayanak göstererek, çocuğunu erken evlendiren ailelere verilecek cezayı yeniden tanımlaması caydırıcılık açısından çok önemli.” 

Sessiz Mutabakat 
Düzenlemelerdeki çelişkilerin yanında çocuk evliliklerini onaylayan, meşrulaştıran kültürel değer yargıları, yasalardan daha güçlü. Bu konuda toplumsal bir mutabakaat var sanki. Sivil toplum kuruluşlarında saha gönüllüsü olarak görev yapan Nurcan Çetinbaş ve Gülmay Gümüşhan bu sessiz mutabakatı şöyle anlatıyor:
Nurcan Çetinbaş: Mesela polise gittiklerinde, "Bir tokat attı diye boşayacak mısın? Her geleni boşayalım mı?" diyorlar. Mesela Muş küçük bir yer. Polise gidiyor, polis ailesinin kim olduğunu biliyor, kocasına telefon açıyor "Gel al karını" diyor.
Gülmay Gümüşhan: Mücadele alanında yaşanan zorluklar kamu görevlilerinin bu tür evliliklere göz yummasıdır. İmamların dini nikah yaparak bu evlilikleri toplum gözünde yasal hale getirmeleri söz konusu. Evlilik sonrası sağlık hizmeti veren personelin konuya karşı duyarsızlığı, özellikle köylerde muhtar, öğretmen gibi kamu görevi yapan kişilerin olayı görmezden gelmeleri ve bu tarz evlilikleri "Ne var? Biz de aynı şekilde evlenmedik mi?" diyerek olağan saymaları. Kolluk kuvvetlerinin ihbar olmadan harekete geçmemeleri, mahallede veya köylerde yaşayan insanların olayı içselleştirmiş olmaları ve olağan saymaları.
Veriler ürkütücü. 10 yıl içinde 142 milyon kız çocuğu 18 yaşın altında evlenmiş olacak. Yani  kız çocuklarının çığlıklarına kulak tıkanır, açıklanan sayılar hükümetleri harekete geçirmezse dünyada her yıl milyonlarca kız "çocukluğunu" kaybedecek.

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;