Futbol

'Finansal Fair Play bir hayal'

Spor ekonomisti Stefan Szymanski, UEFA'nın futboldaki rekabete küçük takımları da katmak için hayata geçirdiği Finansal Fair Play uygulamasının başarıya ulaşmasının çok zor olduğunu söyledi.

Konular: Futbol
Stefan Szymanski'nin yazıları İngiltere'nin The Guardian gazetesinde de yayınlanıyor. [Fotoğraf: Enver Hasanoğlu / Al Jazeera Türk]
Spor ekonomisi ve yönetimi uzmanı Profesör Doktor Stefan Szymanski, spor yönetimi ve sporun ekonomik gerçekleriyle ilgili çalışmalarıyla tanınıyor. Simon Kuper ile birlikte yazdıkları 'Soccernomics - Futbolun Şifreleri' isimli kitap, yayınlandığı her ülkede büyük ilgi gördü.
Boğaziçi Üniversitesi'nin 150'nci yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen bir konferans için İstanbul'a gelen Michigan Üniversitesi Spor Yönetimi Bölümü Direktör Yardımcısı Szymanski, futboldaki rekabet ortamı ve fair play ile ilgili büyük bir ikiyüzlülük olduğu inancında. Szymanski, şike ve yasadışı bahis gibi sorunları önlemek için yasa oluşturmak yerine önce şeffaflığı oturtmak gerektiği görüşünde. 

Szymanski, UEFA'nın kulüplerin bütçelerini dengeleme ve aralarındaki mali uçurumu kapatmak için hayata geçirdiği Finansal Fair Play'i iyi niyetli ama istenen sonucu vermeyecek bir uygulama olarak görüyor, Manchester City ve Paris Saint Germain gibi takımlara gelmesi gündemde olan yüklü para cezalarının kalıcı bir etkisi olacağına inanmıyor. Stefan Szymanski, Al Jazeera'nin sorularını yanıtladı.

UEFA’nın Finansal Fair Play düzenlemesi sizce ne kadar uygulanabilir?
Düzenlemedeki maddelere baktığımızda iyi niyetli ve bir şeyleri çözmeye yönelik bir düzenleme olduğunu görüyoruz. En çok rastladığımız kelime disiplin. Bence işin adil olmayan bir tarafı var. Özellikle büyük yatırımlar yaparak, diğer büyük takımlarla rekabet edebilecek hale gelmek isteyen daha küçük takımlar için. Bu duruma en güzel örnek, Paris Saint Germain ve Manchester City takımları. Geleneksel olarak büyük olan bu iki takım, onlarla aynı seviyede diğer takımlarla yarışabilmek için çok büyük paralar ödemek zorundalar. Bu uygulama, oturmuş yapısı olan büyük takımların işine yarar. Real Madrid, Bayern Münih ve Manchester United gibi.
Finansal Fair Play yıllardır gücü elinde tutan takımların, güçlerini daha uzun yıllar sürdürmelerine yarayacak. 

by Stefan Szymanski

Bence bu uygulama yıllardır gücü elinde tutan bu tip takımların güçlerini daha uzun yıllar sürdürmelerine yarayacak. Onlarla mücadele etmeye çalışan daha küçük Avrupa takımları bundan yarar görmeyecek. Kapitalizme dönecek olursak, bu sistem rekabetin olduğu yerde işler. Rekabetin olmadığı, bir tarafın gücü elinde bulundurduğu yerde kapitalizmden söz edilemez. Futbol için en iyisi rekabeti artırmaktır. Bu durum rekabeti artırmıyor. Seyirci sayısını artırmak amacındalar ama rekabetin olmadığı yerde seyirci ilgisi de olmaz. 50 yıl önceye baktığımızda, kulüpler arasında daha büyük uçurumlar vardı. Yine de daha küçük takımlar gelip Şampiyonlar Ligi'ni ve diğer kupaları kazanabiliyordu ve herkes bu dünyaya geri dönmek istiyor. Ama ne yazık ki artık böyle bir dünya yok ve her şey çok farklı. Kulüpler arasında böyle bir eşitliği sağlamak imkansız. Avrupa'daki bütün takımları aynı seviyeye getirme düşüncesi tamamen gerçek dışı ve hayal.
Kapitalizmin futbola olan özel ilgisinin kaynağı nedir?
Futbol dünyadaki  küreselleşmeye en iyi örnek. Dünyanın her köşesine ulaşan ve etkileyen birkaç şeyden biri. Geleneksel olarak fazla ilginin olmadığı ABD'de bile. Günümüzde futbolda başarılı olabilmek için en iyi taktiklere ve en son teknolojiye sahip olmanız gerekiyor. Artık bağımsız bir ruhla ve ideolojilerle başarıya ulaşmak imkansız. Artık önemli olan tek şey banka hesapları. Futbol rekabet demektir. Rekabetçi sisteme dayalı kapitalizmle ilişkisi de böyle geliyor. Serbest piyasa ekonomisinin olmadığı, devletlerin katı kurallar koyduğu ülkelerde futbol gelişemiyor artık.
Kapitalizm ve küreselleşme beraberinde bazı olumsuzlukları da getiriyor mu sizce? Bunlardan en önemlisi hangisi?
Küresel kapitalizm insanlara bazı imkanlar sağladı. Paranız olduğu sürece, her türlü kolaylığa ulaşabilir ve hayat kalitenizi, sağlığınızı satın alabilirsiniz ve bu dünyanın her yerinde aynıdır. İstanbul'da da, Seattle'da da aynı kahveyi, aynı kalitede içebilirsiniz. Kapitalizm tüm bunları getirirken çeşitliliğimizi götürdü. Bence en büyük sorun bu. Futbol dünyasında da bu böyle. Geçmişte futbolda farklı tarzlar, ekoller vardı. İngiltere, İtalya, Brezilya, Almanya gibi. Ancak artık herkes bu rekabet ve standardizasyon doğrultusunda kazanmak için aynı tip futbolu oynuyor. 
Şike de bu sistemin ürünlerinden bir tanesi mi sizce?
Şike yeni bir şey değil. Artık iki çeşit şike var. Kazanmak için yapılan ve kaybetmek için yapılan. Şampiyon olabilmek için, sahipleri bedeli ne olursa olsun ödemeye hazır kulüpler var. Ama geçmişle kıyaslandığında yapmak daha zor. Çünkü geçmişe kıyasla her şey daha açık ve şeffaf. Bence futbol üzerinden oynanan yasadışı kumar daha büyük bir sorun. Üstelik dünyanın neresinde olduğu konusunda fikrinizin bile olmadığı ülkelerdeki maçlar için bile oynayabilirsiniz. Bahis ve şike iç içe girmiş iki kavram. Ortada şike varsa ve ortaya çıktıysa insanlar daha önceden sonucu belirlenmiş bir maça bahis yapmak istemezler, bu onlara bir şey kazandırmaz. Bahis, yasal olmalı ve kontrol altında olmalı. Bahis yasal olduğunda, yetkililer ortamın daha şeffaf ve açık olması için elinden geleni yapacaktır. Kimse sonucunun daha önce belirlendiğine inandığı bir maç için bahis yapmaz. Bu da yetkililer için para kaybı demektir. Bahsin yasal olduğu sistemde, hak sahipleri, her şeyin daha şeffaf ve açık olmasını talep edecektir.  
Tüm bunlar futbolun ruhunu götürüyor mu?
İnsanlar sürekli futbolun ruhundan bahsediyor ama herkes bir şekilde kazanmak istiyor. Bence bir ülkedeki futbol, o ülkedeki toplumun yansımasıdır. Ayna gibidir. Bence ortada rekabet ve fair play ile ilgili büyük bir ikiyüzlülük var. Artık hepimiz şike olan bir maçı anlayabiliyoruz. Bence bunu denetlerken yasa üstüne yasa oluşturmak yerine önce şeffaflığı oturtmak gerek. 
Olimpiyat düzenlemek, evinizde bir parti vermek gibidir. Parti biter, herkes ne kadar iyi ev sahipliği yaptığınızı anlatır. Ekonomik beklentiniz yoktur, size bu anlamda bir faydası da olmaz.

by Stefan Szymanski

Birçok ülkenin hayalinde bir gün olimpiyatlara ev sahipliği yapma hayali var. Olimpiyatlar o ülkenin ekonomisine katkı sağlıyor mu sizce?
Olimpiyat düzenlemek, evinizde bir parti vermek gibidir. Parti biter, herkes ne kadar eğlendiğini ve çok iyi bir ev sahipliği yaptığınızı anlatır. Ekonomik bir beklentiniz yoktur, size bu anlamda bir faydası da olmaz. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin yüksek seviyedeki kriterleri, daha sonra nasıl kullanılacağı belli olmayan birçok tesis için yüksek paralar harcanmasını gerektiriyor. Dünya Kupası için de aynı durum söz konusu. FIFA görkemli statlar istiyor. Aslında olayın tesisle bir ilgisi yok. İnsanlar sahadaki etkinliği izliyor. Stadın ya da tesisin hiçbir önemi yok. Almanya gibi oturmuş bir sisteminiz ve güçlü bir ekonominiz varsa, uğrayacağınız kayıplar sizi hiç etkilemez. Ama Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelerde bu harcamalar ciddi bir sorun.
Brezilya'da hemen hemen her gün Dünya Kupası karşıtı gösteriler izliyoruz. Sizce o insanlar neye karşı ya da ne istiyor?
Bu gösteriler artık insanların yavaş yavaş bilinçlendiğinin göstergesi. Kimse, kendi geleceği, sağlığı, eğitimi ve sosyal hakları için ayrılan paranın, görkemli tesisler için kullanılmasını istemiyor. Başka birçok sorun varken, FIFA’nın yüksek kriterlerine uygun statlar yapmayı gereksiz buluyor. Brezilyalılar buna karşı, futbola değil. Maçlar başlayınca göreceksiniz. Belki de en güzel seyirci kitlesi orada olacak. Onlar kupaya değil, kendi elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlarının yerine, görkemli statlara harcanan paralara karşı.
Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;