Çözüm süreci

İstanbullular Nevruz'dan ne bekliyor?

Abdullah Öcalan'ın 21 Mart'ta PKK'ya "Türkiye'de silahı bırakın" mesajı vermesi beklenen açıklamasına ilişkin İstanbul Bakırköy'de sokağın nabzını tutmaya çalıştık. Sorularımıza yanıt verenlerin akıllarında mesajdan çok Abdullah Öcalan'ın gelecekteki durumuna ilişkin sorular var.

Konular: Çözüm süreci
Tülay Sarı çözüm sürecine karşı. Fotoğraf:Kemal Soğukdere/Al Jazeera Türk

Trabzonluyum, milliyetçi gelenekten geliyorum. Eğer bu sürecin sonunda insanların yüzü gerçekten gülerse, Abdullah Öcalan’ın da bu konuda desteği varsa, onun da bir katkısı varsa tabii ki bırakılır, niye bırakılmasın. Yıllarca Nelson Mandela Afrika’da hapislerde yattı. En sonunda çıkarttılar Nobel Barış Ödülü'nü aldı.

İstanbul Bakırköy’de takı satan bir dükkânı olan 38 yaşında Mustafa Salimoğlu’nun sözleri bunlar. Cumartesi günü yani Nevruz kutlamaları sırasında Abdullah Öcalan’ın PKK’ya “Türkiye’de silahları bırakın” içerikli mesajı öncesinde Salimoğlu teybimize bunları söyledi. Salimoğlu, Kürt sorununa çözüm bulmak için başlatılan süreçten son derece umutlu. Umudun ötesinde hiçbir endişe de taşımıyor.

Mustafa Salimoğlu, sürecin başarılı olması durumunda Öcalan'ın dışarı çıkabileceği görüşünde. Fotoğraf: Kemal Soğukdere/Al Jazeera Türk

Süreci destekliyorum. Türkler de, Kürtler de destekliyor. Hiçbir endişem yok. 1000 yıllık devlet geleneğimiz var. Biz düşerken bile kalkan bir milletiz. Benim kafamdaki tek sorun bu süreci kim sabote eder? Yoksa Türkiye’ye barışın geleceğine dair bir endişem yok.

Mustafa Salimoğlu Cumartesi günü Nevruz kutlamaları sırasında Öcalan’ın yapacağı çağrının daha çok Kürtler üzerinde etkili olacağını düşünüyor. “Türkiye genelinde pek etkisi olmaz şimdilik” diyor.

Salimoğlu’na göre önemli olan tek şey devletin ve İslam’ın birliği. Bu birliği sağlamak için her şey konuşulmalı, pazarlık yapılmalı. Salimoğlu kendisi için iki tane kırmızı çizgi olduğunu söylüyor:

Özerklik ve devlet olma seçeneği benim kırmızı çizgim. O talep artık bölücülüğe girer. Bunlar hak ve özgürlük talebi değil.

Süreci yakından takip ettiği her halinden belli olan 38 yaşındaki Mustafa Salimoğlu’nun sürece ilişkin yeterli bilgi sahibi olunmamasından yakınması da yok:

Öcalan ile ne konuşulduğu söylenir mi? Devletin gizli politikası açık açık konuşulmaz. Devletin makamları görüşmeleri yürütür. Halkın öğrenmesi gereken şeyleri devlet açıklar. AKP işi iyi yürütüyor. Aksamalar yok mu? Bence var ama benim tahminimden daha az sancılı geçiyor.

Salimoğlu’nun anadilde eğitim ve dağdan ineceklerin günlük hayata katılmalarına hiçbir itirazı da yok.

"Onlar Rusya’dan gelmedi ki, bizim çocuklarımız"

Barış olmasının ardından dağdaki PKK’lıların günlük hayata katılmaları konusunda itirazı olmayan bir diğer kişiyse Besim Civan:

Doğu’da Türkiye’nin çok boş yeri var. İnsinler dağdan, ver bu arazileri bu çocuklara, eksinler, biçsinler. Yap oralara fabrikalar, çalışsınlar. Onlar Rusya’dan gelmedi ki, bizim çocuklarımız. Ne diye Trakya’ya, benim memleketime, verimli topraklara fabrika yapıyorsun. Git oralara yap.    

Besim Civan hiç göstermese de tam 80 yaşında. Tekirdağ Şarköy’den 55 yıl önce İstanbul’a gelmiş. Emekli. Dağdaki PKK’lılar konusundaki ılımlı yaklaşımı Öcalan’ın durumu söz konusu olduğunda sertleşiyor:

Besim Civan barışın geleceği konusunda umutsuz. Fotoğraf:Kemal Soğukdere/Al Jazeera Türk

Öcalan dışarı çıkınca yer yerinden oynar. Dünyanın zararını açmış bize, dışarı çıkamaz o.

Besim Civan’ın, Öcalan’ın Nevruz kutlamalarında yapacağı çağrıdan haberi yok. Haberi yok ama çağrının karşılık bulmayacağı görüşünde:

Öcalan meydana çıksın der onlar, çıkmazsa devam ederiz diyecekler.

Sohbet ilerledikçe Besim Civan’ın süreçten pek de ümitli olmadığı ortaya çıkıyor.    

Ben barışın geleceğine de pek inanmıyorum.

Peki endişeli mi?

Yok, yok. Hiç endişem yok. Bölünmek falan olmaz. Halkımız buna izin vermez. Anadilde eğitim olsun. İtirazım yok ama bu insanları memnun edecek mi? Bitecek mi her şey?

Sohbet Besim Civan’ın sorusuyla sona eriyor.

"Soru işaretleri çok"

Bakırköy'ün ana caddesi yavaş yavaş kalabalıklaşıyor. Öğle yoğunluğuna hazırlanan dönerci ustası Murat Acar, Besim Civan’ın tersine süreçten umutlu ama o da soru sormaktan geri durmuyor:

Barış sürecinden haberdarım, olumlu şeyler oluyor. Artık şehitler gelmiyor. Oğlum askere gidince gözüm arkada kalmayacak ama kafamda soru işaretleri var.

51 yaşında Kastamonulu Murat Acar’a 'nedir bu işaretler' diye soruyoruz.

Murat Acar'a göre Öcalan'ın durumu hakkında soru işaretleri var. Fotoğraf: Kemal Soğukdere/Al Jazeera Türk

Öcalan “silahları bırakın” diyor, dinliyorlar. Öcalan’ın 21 Mart Nevruz mesajında "silahları bırakın" demesinin altında yatan ne? Ona ne vaat edildi? Ne yapıldı? Niçin söylüyor? Bir sürü soru işareti var. Mesaj vermesi iyi ama koca bir soru işareti orada duruyor. Öcalan çıkarsa bu ödündür. Çıkacağına dair söylentiler var. Yetkili bir ağız söylemiş değil. Söylemediği için de şimdilik “çıkacak” laflarına itibar etmiyorum. Suçlunun cezasını çekmesi gerekiyor. O, onlara bunu dedi diye affedilmesi yanlış olur.

Murat Acar, Öcalan dışında diğer konuların konuşulmasından rahatsız değil.

Öcalan’ın çıkması konusundaki her şey konuşulsun. Dağdakilerin inmesi de konuşulsun. Kürtçe eğitim verilmesine hiç itirazım yok. Anadilde eğitimini alsın. Bunlar bana göre ödün değildir.

"Öcalan'a çok koz verildi"

Bakırköy sokaklarında içinde, çözüm süreci, Nevruz mesajı kelimeleri bulunan soru sorulur sorulmaz gelen ilk yanıt cümlesinin içinde Öcalan kelimesinin geçmesi geleneğini Tülay Sarı da bozmuyor:

Barış süreci adı altında Abdullah Öcalan’a yol veriyorlar, ben öyle düşünüyorum, onun söylemleri ile hareket ediliyor. Ben olumlu bakmıyorum. Çok taviz veriliyor. Bu kadar taviz verilmemesi lazım. Öcalan’ın dışarı çıkması ihtimalinden endişe duyuyorum.

Ev Hanımı olan Tülay Sarı kendisini çözüm sürecinin tam karşısında konumlandırıyor. Şehit haberleri gelmemesini hatırlatıyoruz:

Tülay Sarı'ya göre çözüm süreci adı altında Öcalan'a yol veriliyor. Fotoğraf: Kemal Soğukdere/Al Jazeera Türk

Şehit haberleri gelmemesi çok iyi bir şey ama o “yapmayın” diyor, yapılmıyor; bütün kozları onun eline verdiler. İçerideki biri bu kadar söz sahibi nasıl olabilir? Bence bilerek yetkilendirildi. Ben Öcalan’a ne vaat edildiğini öğrenmek istiyorum.

Tülay Sarı anadilde eğitim talebine de karşı. Sarı’ya göre, Kürtler anadillerini konuşsunlar ama anadilde eğitim görmesinler. Tülay Sarı Cumartesi günü yapılacak çağrı için de karamsar:

Ben bu çağrıya da güvenmiyorum.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;