Irak Kürdistan Özerk Bölgesi

Kuzey Irak’ta güç paylaşımı sancısı

Kuzey Irak'ta uzun süredir "başkanlık" krizi yaşanıyor. Başkanlık krizinin arkasında partilerin güç paylaşımı için verdiği 'kavga' var. Taraflar birbirlerini yolsuzlukla, uzlaşmaz olmakla, pahalı saat kullanmakla, İran kuklası olmakla suçluyor. Ayşe Karabat, Erbil'de 'kavganın' taraflarıyla görüştü.

IKBY parlamentosunda başkanlık seçimi tartışması sürüyor. [Fotoğraf: AA-Arşiv]

Alaycı bir gülümseme…

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’de siyasetçi, gazeteci, halktan eski tanıdıklara, “geçen sene bu zamanlar bağımsızlığı tartışıyordunuz, ne oldu?” diye sorduğumda, aldığım ilk tepki hep bu alaycı gülümseme oluyor.

Hemen arkasından kötümserlerin verdiği tepki, “Ne bağımsızlığı, kardeş kavgası günlerine dönmezsek iyidir.”

Ama iyimserler de var: “Ekonomi bu kadar kötüyken, IŞİD kapıdayken bu siyasi kriz çözülür herhalde.”

Birçok kişi de beni Kürt Parlamentosu'na götüren taksi sürücüsü gibi öfkeli; “kimsede para yok, geçinemiyoruz. Savaş var ama tartışıp duruyorlar.”

Herkesin hemfikir olduğu konuysa, Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin görev süresi çerçevesinde dönen tartışmaların Kürt partilerinin güç paylaşımıyla ilgili olduğu.    

Barzani’nin görev süresi 19 Ağustos’ta bitiyor

Irak Kürtlerinin liderlerinden 68 yaşındaki Barzani, on seneden beri Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkanı. Bu göreve 2005’te parlamento tarafından, 2009’da halk tarafından seçildi. 2013’de ise parlamento kararıyla görev süresi iki yıllığına uzatıldı. Bu uzatma da 19 Ağustos 2015’te bitiyor.

Türkiye’yi ‘stratejik kapımız’ diye tanımlayan ve başkanlığını yaptığı Kürdistan Demokratik Partisi (KDP), Barzani’nin görev süresini bir kez daha iki yıllığına uzatmak istiyor. İran’a yakınlıklarıyla bilinen iki güçlü muhalefet partisi, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Gorran Hareketi ise böyle bir uzatmaya karşı. En azından KDP’nin etkisini kıracak tavizler almadan böyle bir uzatmaya karşılar.  

KDP’yi destekleyenler, muhalefet partilerinin siyasi yöneticilerini İran’ın kuklası olmakla itham ediyor. Muhalefet ise KDP'lilerin kullandığı pahalı kol saatlerini eleştiriyor.

Kuzey Irak KDP, KYB ve Gorran Hareketi’nin birlikte kurduğu bir koalisyonla yönetiliyor ama siyasal ve toplumsal kutuplaşma, IŞİD ve ekonomik krizle karşı karşıya kalan bölgede hayati kararların alınmasını bile engelliyor.

Hayat durdu evlilik hazırlıkları bile

Meclis'teki ikinci büyük güç olan Gorran Hareketi'ne danışmanlık eden ve partisi adına resmi görüş belirtmeye yetkili olmadığı için isminin yazılmasını istemeyen bir akademisyen, durumu “insanlar evlilik hazırlıklarını bile erteledi’ diye tarif ediyor. Ona göre sorunun temelinde siyasetçilerin ülke çıkarlarından çok, kendi çıkarlarını gözetmeleri var.

Kastettiği çıkarlarsa KDP’nin hemen her alandaki etkinliği. Ona göre, KDP yolsuzluklara batmış, hükümet pozisyonlarını kendi yandaşlarına dağıtmış, siyasal ve ekonomik gücü paylaşmak istemeyen bir yapı.

Kuzey Irak’ın yönetim şeklinin adını koymakta bile anlaşmazlık var  

KDP’nin Meclis Grubu sözcüsü Muhammed Ali Talha Al Jazeera'ye konuştu.

Muhalefet partileri, Barzani’nin görev süresi uzatılacaksa, karşılığında da bundan sonra başkanı halkın değil Meclis’in seçmesi gerektiğini söylüyorlar. Talepleri arasında başkanın yasalar gereği elinde tuttuğu güçleri kısıtlamak da var.  

Bu yetkiler arasında ihtiyaç gördüğünde Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek, peşmerge güçlerini yurtiçinde ve yurtdışında savaşa gönderme kararı almak, peşmerge güçlerinin komutanının yanı sıra yüksek mahkemelerin üyelerini, istihbarat ve güvenlik güçleri başkanını atamak da var.  

KDP’nin Meclis Grubu Sözcüsü Muhammed Ali Talha ise, ülkede parlamenter sistem olduğunu ve başkanın parlamento ya da hükümet onayı olmadan karar alamayacağını söylüyor. Özetle; partiler, bölgesel yönetimin başkanlıkla mı, parlamenter sistemle mi yönetildiği konusunda bile anlaşamıyor.

İki parçalı yönetim

Fakat bu yetkilere rağmen Barzani yine de Kürt Bölgesel Yönetimi altındaki bütün topraklara gerçek anlamda hâkim sayılmaz. Bazı konularda otoritesi, kendi partisi KDP’nin güçlü olduğu Erbil ve Duhok ile sınırlı. KYB ise İran sınırına yakın Süleymaniye ve Halepçe’yi bir şekilde yönetmeye devam ediyor. Gorran Hareketi de bu bölgelerde güçlü. Hem KDP’nin, hem de KYB’nin kendi peşmerge güçleri var. Peşmerge güçlerini birleştirmek için çalışmalar yapıldı ama bu ayrım bir şekilde hâlâ devam ediyor. Gorran Hareketi’nin ise peşmerge gücü yok. Ayrıca KDP ve KYB’nin kendi şirketleri, yayın organları, kendi iş bağlantıları var.   

Değişen dengeler ve yılan hikâyesi anayasa

Barzani’nin tekrar seçildiği ve görev süresinin uzatıldığı dönemde KYB ve KDP arasında, ‘siz bölgesel yönetimin başkanlığını alın, biz de Irak’ın cumhurbaşkanlığını’ uzlaşması vardı.  

Bu yıllar içinde de önce KYB lideri Celal Talabani, ondan sonra da aynı partiden Fuad Masum, Irak parlamentosunda KDP’nin desteğiyle cumhurbaşkanlığına seçildi.  

Ayrıca o dönemde Irak Kürt Bölgesi için anayasa yapma hazırlıkları da vardı. KDP ve KYB, Barzani’nin görev süresini uzatırken 'bu uzatmanın bir daha olmayacağı’ kararını da aldılar. Uzatma döneminde yeni bir anayasa yapılmasına ve referanduma sunulmasına da karar verdiler. Ama anayasa üzerinde çalışan komisyon bugüne kadar bu işi tamamlayamadı.

KDP ve KYB arasında 2013’de Barzani’nin görev süresini uzatan karar da parlamentodan o kadar kolay çıkmamıştı. 2009 yılında kurulan ve reform talep eden söylemiyle öne çıkan ama KYB ve KDP gibi tarihten gelen siyasal ve ekonomik gücü olmayan Gorran Hareketi uzatmaya karşı çıktı. O dönemdeki tartışmalarda Kürt parlamenterler yumruklaştı, su şişeleri havada uçtu. 

Muhalefetin pazarlığı

Barzani’nin görev süresinin 2013’te uzatılmasının hemen arkasından yapılan genel seçimler KDP ve KYB arasındaki uzlaşmayı bozan gelişmelere yol açtı. Seçimlerde KYB’yi geride bırakan Gorran Hareketi 111 sandalyeli parlamentoda 24 sandalye alırken, KYB yalnızca 18 milletvekili çıkarabildi. KDP de 38 sandalye kazandı.  Kürdistan İslam Birliği Partisi’nin de 10 milletvekili bulunuyor. Kürdistan İslami Cemaat'in 6 sandalyesi var. Geri kalanlar da azınlıklar arasında dağılıyor. Azınlıklar ve İslamcı partiler geleneksel olarak KDP ile hareket ediyor ama İslamcı partilerde parti disiplini yok. Başkanlık meselesinde bir kısmı KDP ile bir kısmı muhalefet ile birlikte. Üstelik bazı milletvekillerinin duruşları da her gün değişiyor.

KYB’nin endişesi

KYB genel seçimlerde yaşadığı oy düşüşünü ve Gorran’ın kendisinin önüne geçmesini, Barzani’nin görev süresinin uzatılmasına verdiği desteğe bağlıyor. Bu nedenle de Barzani’nin görev süresinin bir kez daha uzatılmasına sert muhalefet ediyor.

Sorunu çözmek için kurulan meclis komisyonlarının birinde KYB’nin bu tartışmadaki duruşunu sorduğumuz Dr. Hamus Omar, ‘En azından Başkanlık, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı aynı partide olmasın” diyerek, KYB’nin kırmızı çizgisini ortaya koyuyor.

Parlamentonun etkisi

Bugüne kadar birçok kararı partilerin kendi aralarındaki uzlaşmayla aldığı Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde, parlamentonun sandalye sayısının ilk kez bu kadar önemli bir araç haline geldiğine dikkat çekiyor yabancı bir gözlemci, “Herkes kendi çıkarına uygun enstrümanlar arama derdinde. Eh, buluyorlar da…” diye özetliyor durumu.

KDP’den Ali Talha da aynı noktaya dikkat çekiyor: “Partiler burada kararları dışarıda alırlar ve onların aldığı karara parlamento bir çerçeve bulur.”

KYB’den Dr. Hamus da, “Açıktan yapılan tartışmaların en az iki katını da dışarıda yapıyoruz” diyerek bugünlerde kıyasıya yürütülen pazarlıkların biçimine dikkat çekiyor.

Kurumsallaşma eksikliği tartışmayı zorlaştırıyor

Pazarlıkları zorlaştıran başka bir etmen de, öteden beri çok parçalı yönetilen Kuzey Irak’ta birçok konuda olduğu gibi, mevzuat konusunda da bir kurumsallaşma olmaması.

Burada, Erbil’de parlamenterlerle, komisyon uzmanlarıyla yaptığım görüşmelerde, “Peki yasalar ne diyor?” sorusuna ortak yanıt alamıyorum. Her grup kendi çıkarına uygun eski yasalar, parlamento kararları arayışı içinde. Herkes yeni bir anayasanın gerekliliği konusunda hemfikir ama taraflar anayasayı kimin yaptırmadığı konusunda da karşılıklı suçlamalar içinde.

Seçim yapmak mümkün mü?

Aslında yasalar başkanın halk tarafından seçilmesini öngörüyor. Fakat Barzani’nin görev süresi bitmeye yakınken seçim komitesi seçim yapacak parasının da, elemanının da olmadığını söyledi. Bu durum partilerin birbirini suçlaması için başka bir neden.

Parlamenterler, uzmanlar, siyasi parti temsilcileri teypler kapalıyken, bir şekilde Barzani’nin görev süresinin uzatılacağını ama bu uzatma süresinde bölgesel yönetimin geleceğine ve yönetim şekline yön veren yeni bir anayasa hazırlığı yapılacağını söylüyor. Pazarlıklar da aslında buraya yoğunlaşıyor ama partiler birbirlerine de güvenmiyorlar.

Bu tartışmalarda KDP, Barzani dışında güçlü bir başkan adayı olmamasına güveniyor. Diğer partiler de bunun farkında ama mümkün olduğu kadar taviz alma ve kendi seçmenlerine mesaj verme arayışında.

Peki ya uzlaşma olmazsa?

Gorran Hareketi'ne danışmanlık eden ancak ismini vermek istemeyen akademisyene göre, eninde sonunda ‘yumuşak inişli’ bir çözüm bulunacak. Çünkü ülkede başta IŞİD ve ekonomik kriz olmak üzere birçok sorun var ayrıca uzlaşmaz görünen parti de bir dahaki seçimlerde kaybetmeye mahkûm. Ama bir uzlaşmazsa olmazsa ne olacağı da çok belli değil. Çünkü partiler bu konuda da netlik olmadığını söylüyor. Mevcut yasalar gereği başkanın görev süresi dolduğunda, Başkanlık, Meclis Başkanı'na geçecek ama KDP’ye göre, bu yalnızca başkanın ölümü durumunda olabilecek bir durum. Şu andaki Başkan da Gorran Hareketi'nden ama Başkanlığı Meclis Başkanı üstlense bile, 60 gün içinde seçimlere gidilmesi gerekiyor. Oysa seçim komisyonu ülkede seçim yapılamayacağını söylüyor.

‘Soğuk iç savaş’

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki deneyimli bir siyasetçi, peşmerge güçlerinin IŞİD ile savaşmasalardı, tam da bu bölünmüşlük nedeniyle birbirleriyle savaşacaklarını düşündüğünü anlattı. Ona göre, başkanlık krizine bir çözüm bulunamazsa, İran’a yakın KYB ve Gorran, güçlü oldukları Süleymaniye ve çevresinde, KDP ise Erbil ve çevresinde fiili olarak iki ayrı yönetim kurabilir.

Barzani’nin ‘izin vermem’ dediği bu olasılık, neredeyse konuştuğumuz herkes tarafından dile getiriliyor; hatta KDP Sözcüsü Talha tarafından bile: “Bir an önce uzlaşmamız gerek çünkü zaten neredeyse soğuk bir iç savaş yaşıyoruz .”

Yarın: 'Kavga'da İran etkisi

Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;