Bilim-Teknoloji

Mardin Savur'dan Nobel'e

Nobel Kimya Ödülü ilk kez bir Türk'ün. Mardin doğumlu Prof. Aziz Sancar "Yıllarca yaptığım çalışmaların bir ödülüdür. Büyük kısmını Türkiye’ye borçluyum çünkü Türkiye bana üstün dereceli bir eğitim verdi" dedi.

Konular: Bilim-Teknoloji
Prof. Dr. Aziz Sancar [Fotoğraf: Reuters]

Bu yıl Nobel Kimya Ödülü, DNA onarımı konusunda çalışmalar yapan  Prof. Aziz Sancar, Thomas Lindahl ve  Paul Modrich'e verildi. Çalışmalarını ABD’de Kuzey Carolina Üniversitesi’nde devam ettiren Sancar, Orhan Pamuk’tan sonra Nobel ödülü alan ikinci Türk oldu.

Al Jazeera Türk’e konuşan Prof. Aziz Sancar, ödülü kazanmaktan onur duyduğunu söyledi. 69 yaşındaki Sancar , "Yıllarca yaptığım çalışmaların bir ödülüdür. Büyük kısmını Türkiye’ye borçluyum çünkü Türkiye bana üstün dereceli bir eğitim verdi. O dönemin koşullarında ilk ve ortaokulda, lisede olağanüstü bir eğitim aldım" diye konuştu.

Savur’da iki yıl doktorluk yaptı

Sancar okuma yazma bilmeyen ancak eğitime önem veren 10 çocuklu bir anne babanın çocuğu olarak 1946'da doğdu. Kendi deyişiyle orta halli bir çiftçi ailesinin çocuğuydu. Mardin’den Nobel’e uzanan hikâyesi azmin göstergesi. İlk ve ortaöğrenimini Savur ve Mardin'de tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Sancar, Savur'da iki yıl doktor olarak çalıştı.

Doktorluk yaptıktan sonra araştırma yapmak için yurtdışına gitmek istedi. O dönemde Türkiye’deki imkânlarla  yüksek seviyede bilim yapmanın mümkün olmadığını söyleyen Sancar, "1974’te… O zaman imkânlar yoktu ama çok şükür şimdi var. Türkiye’de bilime çok yatırım yapılıyor. Bilim adamları teşvik ediliyor. 10-15 yıl içinde Türkiye’den de ödül alacaklar çıkacaktır" diye konuştu. 

"Haftada 6,5 gün, günde 12 saat çalışıyorum"

10 kişilik ekibi ile çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Sancar,  “Haftanın altı buçuk günü, günde 12 saat çalışıyoruz” diyor. Çalışmalarına Türkiye’de devam etmeyi düşünmediğini söylüyor:
"Çok oturmuş bir ekibim var. Onu Türkiye’ye taşımak mümkün değil. Elimden geldiği kadar Türkiye’deki çalışmalara bilimsel katkı sağlamaya devam ederim."

Sancar genç bilim insanlarına çok çalışmalarını tavsiye ediyor: "Türkiye’de güzel imkânlar var. Çok çalışmak lazım."
 

Nobel ödülllerinde ABD'nin egemenliği azalıyor

Sancar ve meslektaşları hücrenin DNA'sını nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu ortaya koyan araştırmalarıyla ödüle layık görüldü. 

Dr. Sancar hücrenin DNA üzerinde oluşan morötesi zararı onarmasını sağlayan mekanizmayı haritalandırması sayesinde ödüle ortak oldu. Londra Francis Crick Enstitüsü'nden Dr. Lindahl, hücre döngüsü esnasında DNA'nın onarılmasını üstlenen hücresel mekanizma hakkındaki keşifleri, Howard Hughes Medikal Enstitüsü'nde araştırmalar yapan Dr. Modrich ise hücre bölünmesi esnasında DNA üzerinde oluşan hataları düzelten mekanizma üzerindeki analizleriyle ödülde pay sahibi oldu. 

İsveç Kraliyet Bilim Akademisi'nden yapılan açıklamada, "Üç bilim insanının sistematik çalışmaları canlı hücrelerin nasıl çalıştığının yanı sıra kalıtımsal hastalıklarla kanserle yaşlanmanın arkasındaki faktörleri anlamakta büyük rol oynadı" ifadesi kullanıldı. Dr. Sancar ve meslektaşları 960 bin dolarlık ödülü aralarında paylaşacak. 

Dr. Sancar kazandığı ödülle 1901 yılından bu yana Nobel ödülüne layık görülen 169 isimden biri oldu. Sancar aynı zamanda son yıllara kadar ABD'li bilim insanlarının öne çıktığı Nobel ödüllerinde, uluslararası alandaki bilim insanlarını öne çıkaran isimler arasında yer aldı. İsveç asıllı Tomas Lindahl, Nobel'e layık görülen 29'uncu İsveç vatandaşı oldu.

Sancar’ın geçmişte kullandığı kitapların bir kısmı halen eskiden yaşadığı evde duruyor.
[[Fotoğraf: AA]]

Sancar’ın bilimsel geçmişi

Tıp fakültesini Türkiye’de okuyup, iki yıl doktorluk yaptıktan sonra Sancar, ABD’ye gitti. 1977'de Dallas'taki Teksas Üniversitesi'nde doktorasını moleküler biyoloji dalında, DNA onarımı üzerinde tamamladı. Yale Üniversitesi'nde de yine DNA onarımı dalında doçentlik tezini verdi. Sancar biyokimya ve biyofizik alanlarında çalıştı. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerine araştırmalar yaptı. Kanser tedavisinde 'ritmik saat' buluşuna imza atarak, dünya çapında üne kavuştu. Şu anda ABD'deki Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi. Yaklaşık 300 makale ve 33 kitap yayımladı. Yayımlanan makalelerine 12 binden den fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza attı.

Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'ne kabul edilen Sancar, buraya kabul edilen üç Türk'ten biri oldu. Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi ile Türk Bilimler Akademisi üyesi ve Vehbi Koç Vakfı'nda 2007 yılında ödül aldı. Aziz Sancar, HDP Mardin Milletvekili Prof. Mithat Sancar ile de akraba.

Yazar Orhan Pamuk, 12 Ekim 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel ödülü kazanan ilk Türk olarak tarihe geçmişti.

Sancar’ın akrabalarından Abdulgani Sincar grur duyduklarını söyledi.
[[Fotoğraf: AA]]

'Gurur duyduk'

Sancar'ın doğduğu Mehmet Sait Erdem Caddesi'ndeki üç katlı tarihi evi, şu anda boş dururken, evde geçmişte kullandığı kitapların halen olduğu görüldü. Eve dev bir Türk bayrağı asılırken, profesörün doğup büyüdüğü evde yaşayan yeğeni Abdulgani Sancar, amcasının çok çalışkan olduğunu ve ortaokuldan sonra Savur'dan ayrıldığını söyledi. Amcasının Nobel aldığını internetten öğrendiklerini anlatan yeğen Sancar, amcasının bu başarısıyla gurur duyduklarını ifade etti. 

'Bu ödülü tıpçı olmasına rağmen kimya alanında aldı'

Aziz Sancar'ın İzmir'de danışma kurulu üyeliğini yaptığı Dokuz Eylül Üniversitesi Bio Tıp ve Genom Merkezi ile onun kurucusu olan arkadaşı Prof. Dr. Mehmet Öztürk de  bu ödülün Türkiye'deki en büyük eksiklik olan temel araştırmalar için karar alıcılar üzerinde etkili olmasını beklediklerini söyledi.

Öztürk, Sancar'ın çalışmasının önemini ise, "Kendisi bu ödülü tıpçı olmasına rağmen kimya alanında aldı. Bu bir bilimsel araştırma ödülü. Bütün canlılar için en önemli sorunlardan birisi DNA'ların bozulmadan saklanmasıdır. Çünkü vücudumuzdaki kodların hiçbirinin bozulmaması lazım ve o kodlar da DNA'larda yazılı. İşte Aziz Hoca'nın yaptığı iş bu kodların nasıl saklandığının ortaya çıkması. Çünkü hücrelerdeki DNA moleküllerinde yaralar oluşur, tamir edilmezse o hücreler ya ölüyor ya da kanser hücresi oluyor. İşte Aziz Hoca burada önemli üst tamire uğramış mekanizmasından birisini 40 yıla yayılan süreç içerisinde bütün ayrıntılarıyla ortaya koymasıdır" sözleriyle yorumladı. 

Kaynak: Al Jazeera

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;