15 Temmuz darbe girişimi

“Sabıkamız askeri liseden gelmekti”

Barboros Ünlü, Gülen örgütünün askeri okullardaki yıldırma politikalarına maruz kalanlardan. Anılarını her ne kadar silmeye çalışsa da bunun kolay olmayacağının o da farkında. Hava Harp Okulu’nda parlak bir öğrenciyken sınıfta bırakılmasını bir türlü sindiremiyor. Zaten sonra da hayâllerine veda ediyor. Özellikle askeri liselerden gelenlere sistematik baskıların uygulandığını söylüyor. Ünlü, yaşadıklarını Al Jazeera’ya anlattı.

Konular: 15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye
Ünlü: Üst ranzamda yatan tutuklandı, darbe teşebbüsünden sorguda. İhraç edildi mi bilmiyorum.

Koyu lacivert üniforma... Barboros Ünlü'nün hayatında taşımaktan gurur duyduğu tek kıyafetti. TSK’da olmak, o ve ailesi için kutsaldı. Özellikle de annesi için. O üniformayı bir ömür taşımak için yola çıkmıştı ama eğitim süresinin ötesine geçemedi. Barboros Ünlü, Hava Harp Okulu’nun daha ilk yılında Fethullah Gülen örgütünün öğrencilere uyguladığı yıldırma politikalarını bizzat yaşadı. İkinci sınıfta da hayâllerine veda etmek zorunda kaldı.   

İntibak kampında baskılarla tanışma

Ünlü’nün en büyük ideali, pilot olmaktı. Henüz 14 yaşındayken ilk adımı attı ve 2006 yılında Maltepe Askeri Lisesi’ni kazandı. İlk üçteydi. 2008 yılında Işıklar Askeri Hava Lisesi’ne geçti. Diplomasını yine dereceyle aldı.

Lise anıları tertemiz. Barboros Ünlü, en ufak bir sıkıntı yaşamadığını anlatıyor. Hava Harp Okulu anılarıysa tam bir kâbus. Henüz intibak kampında yani, askerliğe uygun olup olunmadığının sınandığı süreçte baskılarla tanıştığını anlatıyor.

“Harp Okulu intibak kampı sürecinde baskılar başladı. Herkes uygun adımda yürürken biz ördek adımla arkadan geliyorduk. Herkes eğitim sahasında bir şekilde eğitim alırken biz, bir kenarda yerde sürünüyorduk. Bayılan çok arkadaşım oldu. Yat, kalk, sürünmelerden dolayı ben de nefes darlığı yaşadım. Eğitimler aralıksızdı. Geceleri de konferans salonunda toplarlardı bizi. Ortam sessiz; gözünü aşağı indirmemen gerekirdi. İndirdiğin anda bağırıp çağırıyorlardı. Bunu sadece bizlere yapıyorlardı. Hangimiz gözünü kaçıracak diye bakarlardı. Ama o kadar çok TSK’da olmak istiyordum ki direnerek intibak kampını tamamladım.”


Ünlü: Harp okulunda zarar görmediler bunlar. Yüksek yerlere getirildiler. F16'da tutuklandı bazıları.

Süreci tamamlamıştı ancak bir sonraki aşamalarda Ünlü, cezalar silsilesiyle karşılaştı.  

“Sorumluluklar sadece bizlere veriliyordu. Bir dönem kurutma odası, bir dönem ütü odası, bir dönem gazino sorumlusu oluyordum. Sürekli değiştiriliyordu ve cezaları hep bu sorumluluklardan dolayı alıyorduk. Hep endişeliydik. Bu sorumluluğu verenler de bunu biliyordu. Orada sıkıntı olursa görev ve sorumluluklarınız yerine getirmemekten ceza alıyordunuz. Televizyon odasında televizyonun prizi niye takılı diye ceza aldım, meselâ. Her şey bir anda gelişti. Daha önce gülen son sınıftakiler, bizlere bağırmaya başladı. Her gece kaldırıldım. Bir tek ben kaldırılıyordum. Niye hep ben kaldırılıyordum. O odada en başarılı, önü en açık olan bendim. Onların oluşturduğu o örgütte değildim. Kendime soruyordum: ‘Niye ben?’”

“Türkiye’yi NATO’da temsil edebilirdim”

Uçuş eğitimlerinde üstüste yaşadığı sorunlar, bir gerçeği önüne koydu. Pilot olması imkânsızdı ama yer görevlerinde de TSK’yı gururla temsil edebilirdi. Kendine belirlediği hedef  NATO idi. Derslerinde başarılı, ingilizcesi mükemmeldi. Gelecek plânları, Türkiye’yi NATO’da temsil etmeye evrildi. Odaklandığı tek şey de dersleri oldu. Her ne kadar komutanlarından, sınıf liderlerinden baskı görse de derslerini hiç ihmâl etmedi. 4 üzerinden 3,70 ortalaması hâlâ en büyük dayanağıydı.

“Hiçbir şekilde subay olarak devam etmemiz istenmedi. Ne olursa olsun ayrılmamız isteniyordu. Bariz durum buydu. Benim dolabım didik didik kontrol edilirken, bazılarının dolapları hiç kontrol edilmiyordu. İştima saati 6.30 ise ben 6.28’e kadar dolabımı temizliyorum. Yeter ki bir şey çıkmasın diye. Yine cezalandırılan hep ben oluyordum. Kaç savunma verdiğimi anımsamıyorum. Disiplin notum 35 falandı herhalde. Bizlere gözünün üstünde niye kaşın var muamelesi çekiliyordu.”

“Beni ders notlarımdan vurdular”

Ancak bu, karşı taraf için de sağlam bir dayanaktı. İkinci sınıfın ikinci yarısında hayatında ilk kez bütünlemeye kaldı. Bütünleme sonrası da tek dersten sınıfta bırakıldı.

“Ne kadar psikolojik olarak beni zorlasalar da derslerimi hiç ihmal etmedim. Notlarım yine de iyiydi. Ben ders çalışmayı seven biriyim zaten. Hep öyleydim. İkinci sınıf ikinci dönem notlarım düşmeye başladı. Üç dersten kaldığımı öğrendim. Elektronik mühendisliğine giriş, EMT, bir de malzeme dersi. Büt’e kaldım. O dönem başlayan derslerdi bunlar. Herkes sınav çıkışı dert yanarken ben şu cümleyi kurdum: ‘Ben yaptım beyler’. Sınav açıklandı; ben kalmışım. Sonra ‘Lanet olsun’ dedim. Beni bıraktıracakları konu buydu.. Beni ders notlarımdan vurdular. Sınıfta kalmasaydım, elimden geldiğince devam ederdim. Ama biliyorum, beni bir sonraki sene de bırakacaklardı. İki defa kalamazsanız. Kalırsan atılıyorsun zaten. Ayrıldım. Sınıfta kalıp, ayrılmak... Haksızlığa uğradım ben. Benim amacım vatana millete hizmet etmekti.”


[Fotoğraf: AA Arşiv]

Askeri liseden gelenlere baskı

Barboros Ünlü, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra eksik parçaları birleştirmeye çalışıyor. Vardığı nokta, sistematik baskıya maruz kalanların ortak özellikleri... Hepsi askeri liseden gelme ve parlak öğrencilerdi.

“Biz çok başarılıydık ama bizi barındırmadılar. Ayrılmak zorunda bırakılan arkadaşlarım ya ODTÜ, ya Bilkent, ya İTÜ, ya da Boğaziçi’ne girdiler. Ama dereceye girenler daha çok yüzde 90’ı askeri liseden gelenlerdi. Ama ayrılanlar da askeri liselerdendi. Sabıkamız askeri liseden gelmekti. Arkamızda bir güç yoktu. Sivilden gelenlerin arkalarında hep bir güç vardı. Bir grup, kendi istediği insanların mezun olmasını sağladı. Sonra da milleti bombaladılar, F16’larla. Bu okullardan ayrılan çocuklar o F16’ları uçurur muydu, uçurmazdı! Hiçbiri kalkmazdı. Kalksalar bile güvenli üsse iniş yapardı. Bu amaca hizmet etmezdik biz.”

“TSK sorgulamalıydı”

Ünlü’nün bugün aklına takılan soruysa askeri okullardaki bu kopuşların, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından neden sorgulanmadığı;

“Bakılsın, askeri liseden dereceyle mezun olan kaç kişi harp okulundan mezun? Ayrılanların hepsi başarılı öğrencilerdi. Bunlar benim düşünceme göre TSK’nın komuta kademesini oluşturacak isimlerdi. O zaman sorgulanmalıydı, bu durum. TSK bunu sorgulamalıydı. ‘Bu çocuklar nereye gitti? Neden ayrıldı?’ diye. Kimse sorgulamadı. Kime, neye yaradı? Bir grup, kendi istediği insanların mezun olmasını sağladı."

Barboros Ünlü, darbe girişiminden sonra gözaltına alınanlara baktığında Harp Okulu’ndan tanıdığı isimlerin de olduğunu söylüyor. Yalnız onlar, yıllarca Harp Okulu’nda baskıların dışında kalanlar.


Ünlü: Tıp, ilk tercihimdi. Derslerim yine çok iyi. Sınavlarım 80 üzerinde olduğundan final sınavından muafım.

Artık o bir tıbbiyeli

Barboros Ünlü, 92 doğumlu. Sağlıklı bir süreç işleseydi teğmenliğinin son senesinde, üstteğmenlik sırasındaydı. Ancak hiçbir şey ne umduğu gibi gitti; ne de hayallerine kavuşabildi. 2013 yılında veda etmek zorunda kaldığı Hava Harp Okulu’ndan sonra üniversite sınavına girdi. Şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi. 4.sınıfa geçti. ‘Hekimlik de kutsal; kendimi onarmam gerekiyordu.’ diyor.

Tazminat ipoteği

Okuldan ayrılmak ona ve ailesine pahalıya mâl oldu. Yaklaşık 30 bin liralık tazminata ödemekle yükümlü.  Şu ana kadar 10 bin liralık kısmını ödediler. Babası belediye işçisi, annesi memur. Yükün anne babanın omuzlarına yüklenmesi çok ağrına gidiyor.

“Biz bu tazminatı ödemeye mahkûm bırakıldık. Biz isteyerek ayrılmadık ki. Ayrılmaya zorlandık. Ayda 500 TL ödüyoruz. Borcun bitmesine 4 yıl var. 25 yaşına geldim. Bu yaşta babamdan harçlık istiyorum. 3 sene daha okuyacağım. Aileme yüküm şu anda. Her ne kadar arkamda olsalar da yük gibi görüyorum kendimi. Günde 3 öğrenciye ders veriyorum. Yazın da aynı şekilde. Krediye destek olayım diye babama yük olmayayım diye.”

Askeri okul yıllarından elde ettiği tek kazanım, kurduğu dostluklar. Ayrılmak zorunda kalan arkadaşlarıyla bağları bugüne kadar hiç kopmadı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da yakınlaştıkları söylenebilir.

Talepleri, kendilerine bu zulmü yaşatanların gerekli cezayı alması, iade-i itibar, tazminat ödememek ve geri kalan askerliği tamamlamak zorunda bırakılmamak. Artık tek istediği bu. O, sevdiği hayâlini üç yıl önce toprağa gömdü. 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;