Kültür-Sanat

Sahte eser istifa getirdi

Türkiye’nin en eski sanat kurumlarından biri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi. Bünyesindeki Tophane-i Amire binasında açılan Miro sergisindeki parçaların sahte çıkması ile sıkıntılı günler yaşadı. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız, süreci, rektör yardımcısının istifasını ve bundan sonra ne yapılacağını Al Jazeera’ya anlattı.

Konular: Kültür-Sanat
Rektör Yalçın Karayağız, sergi öncesinde olumsuz görüş bildirdiğini söylüyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ), sahte eser skandalı ile gündeme gelen Arete Sanat ve Kült Reklamcılık firmaları hakkında kısa süre önce suç duyurusunda bulundu. Üniversite, Arete Sanat’a Türkiye’de böyle bir manipülasyona sebep olduğu için, Kült Reklamcılık’a ise üniversiteyi böyle bir duruma düşürdüğü için maddi manevi tazminat davası açtı. Eğer fark edilmeseydi, bu sergi üç yıl boyunca tüm Türkiye’yi gezecek ve bilet satışı ile üzerinden bir gelir elde edilecekti. İzmir ve Gaziantep’de sergilendi. Şu an tamamı tedbir altında ve ancak savcılığın izni ile görülebiliyor.

Türkiye’de emsal teşkil eden ve büyük yankı uyandıran bu olay, ABD ve Avrupa’da örneklerine rastlanan bir durum. Bilhassa 2013 dünyada sahte eser ticaretinin yılı oldu adeta. Geçtiğimiz Eylül ayında Amerika’da sanat simsarlığı yapan Glafira Rosales, sahipleri arasında çok tanınmış kişilerin ve kurumlarının da bulunduğu birçok koleksiyona 15 yıl içerisinde 80 milyon dolarlık sahte eser sattığını itiraf etmişti. Üstelik sattıkları arasında Mark Rothko ve Jackson Pollock da bulunuyordu. Sonrasında, Aralık ayında ise dünyanın en büyük müzayede kurumlarından Sotheby’s ile ilgili olarak sahte eser skandalı ile gündeme geldi. 8.2 milyon dolara satılan Çinli bir ressama ait olduğu iddia edilen tablo, sanat tarihçilere göre sahte. Sotheby’s hala kendini aklama süreci içerisinde. Bu Sotheby’s için ortaya atılan ilk iddia değil, daha önce de benzeri konularla gündeme gelmişti. Örnekler listesi uzadıkça uzuyor.

Prof. Dr. Yalçın Karayağız bu güne dek neden sessiz kaldığından, neler hissettiğine, sergiyi ilk gördüğü an ne yaptığından üniversitede bu olay sonrası yaşanan istifalara kadar sorularımızı yanıtladı.

Miro sergisi ile ilgili size danışıldı mı ve siz ne yanıt verdiniz?

Miro sergisi öncesinde, normal etkinlik prosedürünün uygulanıp uygulanmadığı yönünde farklı ifadeler var. Kültür sanat işlerinden sorumlu o günün rektör yardımcısı birçok aşamadan geçirmesi gerekiyordu bu sergi sürecini. Bize görüşüldüğü bilgisi geldiyse de sonrasında bunun pek de öyle olmadığını anladık. Yani Miro sergisi öncesi, bu kurullara danışıp danışılmadığı hala bir soru işareti. Ancak rektörlüğümüze soruldu ve fikrimiz alınmak istendi. Rektörlük bu serginin açılması konusunda olumsuz görüş verdi. Ben bu üniversitenin rektörü olarak bu serginin açılması konusunda olumsuz görüş bildirdim. Ancak burada bir görev dağılımı var. Ben tek başıma bir kararla bu serginin yapılmayacağına karar veremezdim. Çünkü rektörlük çatısı altında yapılan görevlendirmeleri hiçe saymak olurdu. Ancak ilgili arkadaşımızın, bu işle görevlendirilen kişinin yine de nihai kararı verebileceğini de belittik, o kişiye verilen sorumluluğa saygı duymamızdan ötürü.

Peki siz olumsuz görüş bildirdikten sonra süreç nasıl ilerledi?

Protokoller yapıldı. Rektör yardımcısı ve birlikte çalıştığı ekibi öyle zannediyorumki bizim olumsuz görüşümüzden de hareketle, bu sergide yer alacak işlerin orijinalliği veya tutarlılığı konusunda hukuki bir sorun yaşanmamasına dair belgeler talep etti.  Kanadalı ‘Art Brokers West’ adlı şirketten orijinallik belgesi alınmış. Aynı zamanda Ankara’daki Arete sanat galerisi de bir ‘otantiklik’ yani ‘orijinallik’ belgesi sundu. Arete bunun böyle olduğunu kabul etmiyor ancak sunulan sertifikada ‘Arete Sanat’ ibaresi ve iletişim bilgisi olarak da Arete Sanat’ın e-mail adresi bulunuyor. Dolayısıyla galerinin de bu anlamda bir vaadi var.

Miro sergisine dair Kanada'dan gelen sertifika.

Siz bu belgeleri gördükten sonra onayladınız mı sergiyi?

Rektörlük bu belgelere rağmen olumsuz görüşünden asla dönmedi. Belgeler geldiğinde de serginin yapılmasını istemedik.

İstemediğinize dair açık bir beyanınız oldu mu?

Görüş bildirmenin dışında, rektör olarak da benim başından itibaren bu sergiye tavrım netti. Şu açıdan düşünün, bugün hangi kurum ya da hangi üniversite gerçek bir Joan Miro sergisinin parçası olmak istemez? Ben olumsuz görüşümü bu serginin açılışına gitmeyerek, alışılmışın dışında bir şekilde serginin kataloğuna tek bir cümle bile yazmayarak da bir kez daha belirtmiş oldum.

Sonrasında olaylar nasıl gelişti, İspanya’daki vakıf nasıl devreye girdi?

Sergiyi gezen birinin, bu vakfa bir ihbarda bulunmasıyla başlıyor süreç. Vakfı ilgilendiren kısımlardan biri uluslararası telif yasalarına göre isim hakkının ihlal edilmesi. Sadece Miro ismini kullanmak bile bir telif kapsamına giriyor ancak Ankara’da bulunan Arete sanat galerisi bu kurallara uymamış. Vakıf ve Arete Sanat bu telif sorunlarını halledemedikleri için bize bir ay sonra bir mektup geldi.

Miro sergisine dair aracı sanat galerisinin belgesi.


Siz bu mektubu gördüğünüzde ne tepki verdiniz?

Ben bu mektubu aldığımda bir eğitim semineri için Japonya’daydım. 19 Aralık gecesi bu mektubu okur okumaz da serginin kapatılması için talimat verdim. Aracı kurumlardan bir diğeri Kült Reklamcılık Organizasyon Hizmetleri Limited Şirketi’dir. Bizim protokol imzaladığımız kurum Kült’tür. Onlar sergiyi kendilerinin kapattığını söyleyerek buradan bir pay çıkarmaya çalışıyorlar. Oysa sergi onların değil, rektörlük olarak bizim ve rektör olarak da benim talimatımla kapatıldı.

REKTÖR YARDIMCISI PROF. DR. CANER KARAVİT İSTİFA ETTİ

Kült Reklamcılık ile imzalanan protokolde imzası bulunan Prof. Dr. Caner Karavit, üniversitenin kültür ve sanat etkinliklerinden sorumlu rektör yardımcılığı görevini yürütüyordu. Rektör Karayağız görüşmemiz boyunca Karavit’in ismini vermedi, vermek istemedi. Ancak Karavit, önce rektör yardımcılığından istifa etti ardından da idari diğer görevlerine rektörlük tarafından son verildi.


İlgili rektör yardımcısı ne zaman istifa etti?

Serginin kapanmasını takip eden günlerde rektör yardımcılığı görevinden istifa etti. Aynı rektör yardımcısı, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nin de müdürüdür. Bu merkez resmi gazetede yayımlanan bir tür özerk bir merkezdir. Dolayısıyla müdürün yetkilerini kullanmasına da müdahale etmiş olacaktık. Ancak istifanın ardından buradaki görevi de sona erdi.
 

Siz neden bu süreçte sessiz kalmayı tercih ettiniz?

Yetki ve sorumluluklar dahilinde, bu serginin sorumluluğunu üstlenmesi gereken insanların ortaya çıkıp konuşmasını bekledim. Olayların nasıl geliştiğini, rektörlüğün ne görüş bildirdiğini, neden bu sergiyi açma konusunda ısrarcı olduklarını anlatsınlar istedim.

Yeni rektör yardımcısı belli oldu mu?
 

Henüz bir görevlendirme yapılmadı. Bu Miro süreci tamamlandıktan sonra düşüneceğiz çünkü şu an bir rektör yardımcısı belirlersek tüm süreçle o yüz yüze kalacak, kendi kabahati olmadığı halde. O yüzden biraz beklemek gerekiyor.


Kült firması ile daha önce çalışıldı mı?

Daha önce yine Tophane-i Amire binasına Salvador Dali sergisi getirilmişti ve zannediyorum bu da o kuruma güvenilmesi yönünde bir intiba bırakmış oldu.

İspanya’daki vakıf eserleri yerinde incelemek istedi ve İstanbul’a geldiler. Neler yaptılar burada?

Onları İstanbul’a bizzat biz davet ettik ve tespitlerini uygun ve rahat koşullarda yapabilmeleri için ben de yanlarındaydım. Sergi zaten kapanmıştı, aracı kurumların avukatları da onlarla birlikte gezmek istediler ancak ben manipüle edilmemeleri için onların girmesini istemedim. İspanya’dan bir avukat ve Miro uzmanı birlikte geldi, incelemelerini yaptı ve sonunda bir rapor hazırladı.

İspanya’daki Joan Miro Vakfı, Kanada’dan sertifika yollayan Art Brokers West firmasına dava açacak mı?

Henüz açacaklarına dair net bir şey söylemediler, görüşmelerinin devam ettiğini bildirdiler. Onlar eğer açmazsa, biz yine de bunun peşini bırakmayacağız. Çünkü o sertifikaları basmak ve kullanmak bu kadar kolay olmamalı. Muhtemelen bu serginin geldiği ilk yer Türkiye değil.

TAMAMI SAHTE

Rapora göre yaklaşık 60 işin kaç tanesi sahteydi?

Tamamının imzalarının sahte olduğu yönünde bir rapor hazırlandı. Ancak hala incelenmeye devam ediliyor.

Açıldıktan sonra ziyaret ettiniz mi sergiyi?


Bana beş dakikalık bir mesafede ancak sergiye uzun bir müddet gitmedim. Açıldıktan 10 gün sonra gittiğimde ise o güne tanık olanlar bilirler nasıl bir tepki verdiğimi. Sergi öncesi görüşmelerde verdiğim olumsuz görüşte ne kadar haklı olduğumu görmek beni oldukça üzdü açıkçası.

Joan Miro, 20. yüzyılın en önemli ressamlarından biri.

Neden o anda bitirmediniz sergiyi?
 

O anda kapatamazdım çünkü karşılıklı imzalanmış bir protokol vardı ve benim keyfi kararım gibi görünecekti. Rektör geldi burayı kapattı gibi olacaktı.

Üniversiteye yönelik eleştiriler hakkında ne diyeceksiniz?
 

Bu üniversitenin yapısını bilenler bilir. Benim üzerimden üniversiteye laf etmeye çalışan birileri olabilir. Bunun da çok farklı sebepleri vardır. Mesela bu üniversitenin resim heykel koleksiyonu daha önce açılışlarda bile kullanılmış. Danışman olarak bu üniversitenin hiç de ihtiyacı olmayan insanlar seçilmiş. Bu tip durumlara ben mahal vermiyorum. Bu nedenle de birilerinin beni eleştirmesi doğaldır. Ancak bu üniversitenin ismine, tarihine leke sürülmeye kalkışılmasın. Buna kimsenin gücü yetmez.

 

Üniversitenin resim heykel koleksiyonundan sergi yapılacak mı yakında?

Bunun için iklimsel, güvenlik açısından, eserlerin sağlığıyla ilgili birçok önlemin alınması gerekir. Bu koşulların önce oluşturulması lazım, sonrasında elbette sergilenecektir bunlar. Biz bir müze binası hazırlıyoruz. Ben o eserlerin iki yıl içerisinde on kez sayımını yaptım. Bakımı, onarımı yapılarak şu an sergiler için hazırlanıyor bu koleksiyonlar. Hatta çok yakında, o eserleri yerinde görebileceğimiz bir ön sergi düzenleyeceğiz.

İsmi ne olacak bu serginin?

‘Elvah-ı Nakşiyye’den Günümüze’ adını taşıyacak ve Şubat sonuna doğru açılacak.
 


TOPHANE-İ AMİRE’DE NASIL SERGİ YAPILIR?

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde üç rektör yardımcısı bulunuyor. Bunlardan biri eğitimden sorumlu, diğeri yapı işlerinden sorumlu, bir diğeri ise kültür ve sanat işlerinden mesul. Üniversitede yapılan her türlü etkinliğin sorumluluğu ve kararları bu rektör yardımcısına ait. Bu kararlarda tereddütlü oldukları anlarda rektörün görüşü isteniyor, ne dersiniz diye soruluyor. Bu tereddütlü durumlar da daha çok uluslararası etkinliklerde gerçekleşiyor. Ayrıca kültür sanat işlerinden sorumlu rektör yardımcısına bağlı bir koordinatörlük de mevcut. Bu koordinatörlük üç kişilik bir ekip ve gelen müracaatları ilgili rektör yardımcısına sunuyorlar. Ayrıca üniversitenin yapacağı etkinlikleri değerlendiren bir sanat değerlendirme kurulu da var. Önce üniversiteye bir müracaat yapılıyor bir etkinlikle ilgili ve arkasından bahsettiğim bu birimler değerlendirmeye alıyor. Miro sergisi sürecinde bu kurullara danışılıp danışılmadığı, tek tek onay alınıp alınmadığı ise bir muamma.
 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;