Türkiye

Sanata dönüşen yapraklar

İsmail Erdem, aslında bir kimya mühendisi. Çocukluktan bu yana sanata olan merakı hiç eksilmedi. Üniversitede okurken gittiği kurslar, onu sanatın farklı alanlarına yöneltti. 1,5 sene hat kursu aldı. Şimdi, pirinç üzerinde geleneksel motifleri kesiyor, sedef ve yaprak oymacılığı yapıyor. Onu özel kılan, yaprak oymacılığı yapan ender sanatçılardan olması. Bazen aylarca aynı eser üzerinde çalışan Erdem'in bir gününe eşlik ettik.

Konular: İnsan, Kültür-Sanat, Türkiye

Bir evin, küçük bir odasındayız... Cam kenarında bir masa, masanın etrafında da çeşitli boyda el aletleri var. Farklı tekniklerle işlenen yapraklar, kağıtlar, sedefler evin duvarlarını süslüyor. Bu eserler, İsmail Erdem'e ait. Aslında, kimya mühendisi. Aydın'da yaşıyor. Sanata olan ilgisinin, çocukluğunda başladığını anlatıyor:

"İlkokul yıllarında, 'İleride evim nasıl olmalı?' düşüncesiyle kuru boyalardan evimin resmini yapardım. Resmi görenler çok beğenirdi. Daha sonra pastel boyayla, doğa resimleri tasvirlerine başladım. Lise ve ortaokul yıllarımda karakalem resimler çalışmaya başladım. Bunlar da çok ilgi görünce 'Daha iyi neler yapabilirim?' düşüncesiyle bugünlere geldim." 


İsmail Erdem, evinin en küçük odasında saatlerce çalışıyor.
[[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

 Hat dersleri aldı

Erdem, üniversitede kimya mühendisliği bölümünde okuduğu yıllarda tezhip, minyatür ve seramikle ilgili kurs aldı. Zamanla, sanata olan ilgisi daha da artan Erdem, farklı sanat dallarına ilgi duymaya başladığını söylüyor:

"Kağıt oyma sanatına, kaat'ı sanatı deniyor. Ben, ince kağıt oymacılığıyla başladım. Daha çok yalın kaat'ı yapıyordum. Ayrıca geleneksel olarak çalıştığım kaat'ı eserlerim de var. Bir süre sonra 'Neden kendi yazdığım hatları oymuyorum?' düşüncesiyle Mesut Dikel hocamla tanıştım. Kendisiyle 1,5 sene kadar meşk ettik. Hat anatomisini ondan öğrendim."


Yaprak oyma sanatının çok ince detayları olduğunu söyleyen Erdem, bunları kendisinin tecrübe ettiğini anlatıyor.
[[Fotoğraf: Al Jazeera Türk]]

"Yaprak oymayı kendi tecrübelerimle öğrendim"

Hat yazmayı öğrenen Erdem, geleneksel desenlerle pirinç, sedef kesmeye başladı. Üniversitede okuduğu yıllarda kısa süre uğraştığı yaprak oyma sanatı ise hep aklındaydı. İsmail Erdem, yaprak oymacılığı konusunda ders alabileceği kimseyi bulamadığını, kendi kendine tecrübe kazandığını anlatıyor:

"İspanyol sanatçı Lourenzo Duran Silva, bu sanatın piri. Onun eserlerini inceledim. Kendisiyle irtibat kurdum, yaptığım çalışmaları gönderdim. Duran, eserlerimi çok beğendini söyledi. Araştırmalarım esnasında Türkiye'de başka bir yaprak oyma sanatçısını bulamadım." 


Sedef üzerine de çalışmaları bulunan İsmail Erdem, bunun için Arap harflerinin anatomisini öğrendi.
[[Fotoğraf: Al Jazeera Türk]]

"20 saat kalkmadan çalıştığım oldu"

Erdem, yaprak üzerine geleneksel motiflerin yanında, doğadan esinlendiği desenleri de işliyor. Her ağaç yaprağının işlenmeye uygun olmadığını söylüyor:

"Kesilecek yaprağın lifli olması lâzım ki kesilen yer ince olduğu için birbirini tutması gerekiyor. Yaprak, lifli olmazsa kurutulduğunda kırılıyor. Ayrıca ne tam kurumuş ne de tam olarak yaş olması gerekli. İlk önce çalışacağım deseni belirleyip, yaprağın üzerine aktarıyorum sonra da saatlerce kalkmadan kesiyorum. 20 saat kalkmadan çalıştığım zamanlar oldu. El, kesmeye başladıktan sonra ısınıp, desene alışıyor. Bunun için de bir zaman gerekiyor. Çalışmalarımda, difenbahya ve patoz yapraklarını kullanıyorum." 


Erdem, eşinin kendisine büyük desteğinin olduğunu söylüyor.
[[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

45 bin kesim, 10 bin parça, 3 ay

İsmail Erdem, yaprak oymacılığının yanı sıra, ajur tarzı pirinç kesimler de yapıyor. Bunun için malzemelerinin bir kısmını yurt dışından getiriyor. Kıl testere ucunu İsveç'ten alıyor. Akik taşı Güney Amerika'dan, sedeflerin de Avustralya'dan geldiğini söylüyor. Yaklaşık 3 ay emek vererek, yalın kaat'ı tekniğiyle yaptığı motife ise gözü gibi baktığını söylüyor. Bu eser için günde 5-6 saat ortalamayla 3 ay çalıştığını, 45 bin kesim yaptığını ve 10 bin parça çıkardığını anlatıyor. Erdem, geçen yıl Mayıs ayında bir sergi açtı, bazı eserlerini de sattı. 


Erdem, eserlerini hazırlarken, çok emek ve zaman harcadığını söylüyor.
[[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

"Ailemin büyük katkısı var"

İnsanların, camilerde gördükleri motifleri, bir yaprağın üzerinde görünce etkilendiklerini söyleyen İsmail Erdem, birbirine benzemeyen farklı eserler üretmeye devam edeceğini söyledi:

"Zaman, boşa harcanmayacak kadar değerli. İnsanlar bir şeyler yapmalı, paylaşmalı. Bu yola baş koyarken amacım, farklı eserler üretmek ve insanların gönlüne hitap etmekti. Eserlerimi oluştururken, çok zaman ve emek harcıyorum. Eserlerimin insanları nasıl etkilediğini görünce bütün yorgunluğum gidiyor. Güzel yorumlar alıyorum. Ailemin de bana büyük katkısı var. Eğer eşimin desteği olmasaydı, buralara gelemezdim."

Muhabirimize ulaşmak için: guray.ervin@aljazeera.net

Muhabirimizi twitter'dan takip etmek için: @gurayervin

Sibel Denizmen

Video - Promo Editör Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;