Türkiye

Saray'da ilk kabine toplantısı

Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla Bakanlar Kurulu’na başkanlık ettiği ilk toplantı yapıldı.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 10 Ağustos 2014’ten bu yana kamuoyunu yavaş yavaş hazırladığı Bakanlar Kurulu'na başkanlık etme fikri bugün hayata geçirildi. Erdoğan'ın başkanlığındaki ilk Bakanlar Kurulu toplantısı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapıldı. Toplantı Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) yapıldığı salonda gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı'nın internet sitesine konan fotoğraflarda, salonda MGK toplantısında olmadığı için polemik konusu yapılan Atatürk tablosunun duvarda yer aldığı dikkat çekti. Saat 11'de yapılması planlanan toplantı 12:20'de başladı. Salona Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu birlikte geldi. Erdoğan tüm bakanlarla tokalaştıktan sonra Bakanlar Kurulu toplantısını başlattı. 

Toplantıya 15.45'te, bir saatlik yemek arası verildi. 

"Anayasal yetkilerimi kullanırım" 

Recep Tayyip Erdoğan’ın daha cumhurbaşkanlığı adaylığı için nabız yokladığı dönemde, ‘Anayasa’dan kaynaklanan tüm yetkileri kullanırım’ sözü basına yansıdığında neyi kastettiği belliydi. Erdoğan Bakanlar Kurulu’na da başkanlık edebileceğinin mesajını vermişti.

Erdoğan, 21 Temmuz 2014’te Ordu mitinginden dönerken gazetelerin genel yayın yönetmenlerinin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamaları için Milliyet gazetesi ‘MGK tipi başkanlık’ ifadesini kullandı. Erdoğan o gün şunları söyledi:

“Başbakanın yetkilerini elinden alacak değiliz. Bu söz konusu olmaz. Seçilmiş cumhurbaşkanı, seçilmiş başbakan, Bakanlar Kurulu ele ele verip, görüşüp, konuşup, çalışırız; hep birlikte Türkiye’yi uçururuz. Cumhurbaşkanının yürütmenin başı olması her hafta Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceği anlamına gelmez. Herhalde gelip başbakanın yerine oturacak halimiz yok. Oturur konuşuruz. Cumhurbaşkanı, Milli Güvenlik Kurulu’nu belli aralıklarla toplamıyor mu? Topluyor, başkanlık ediyor. Bakanlar Kurulu’yla da belli aralıklarla böyle toplanılır. Başbakanla, Bakanlar Kurulu’yla konuşur, görüşürüz; belli aralıklarla toplanılır. Bu da Anayasa’ya aykırı olmaz.”

Erdoğan, 4 Ağustos'ta TV 24'te katıldığı "Cumhurbaşkanlığı Seçimi Özel" programında ise seçilmesi halinde Bakanlar Kurulu'nu toplayacağını açıkça ifade etti. Erdoğan şöyle konuştu:

 "... Kabine diyelim ki, haftada bir, 15'te bir toplanır da siz de böyle ayda bir böyle bir toplantıya katılırsınız. Şimdi mesela Milli Güvenlik Kurulu ne oluyor, iki ayda bir Cumhurbaşkanımız başkanlığında toplanıyor. Burada ülkenin sorunlarını, meselelerini çok daha farklı bir şekilde görüşme imkânımız oluyor. Yani cumhurbaşkanı, devletin başı o kadar rahat olamaz.."

Tarih 29 Aralık'ta netleşti

Cumhurbaşkanı Erdoğan 22 Kasım 2014 günü Afrika-Türkiye Zirvesi’nin yapıldığı Ekvator Ginesi’nden dönerken, “Bakanlar Kurulu yetkisini kullanacağız. İnşallah 2015’e de öyle gireriz” ifadesini kullandı. Bu sözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yakınındaki isimlerden AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım'a soruldu. Yıldırım Meclis'te sohbet ettiği bazı gazetecilere "Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’na başkanlık edecek" dedi.

Yıldırım'ın bu sözleri için Başbakan Ahmet Davutoğlu 10 gün sonra katıldığı bir televizyon programında "Cumhurbaşkanımızla beni ilgilendiren konular sadece Cumhurbaşkanımızın zatı ve benim tarafımdan açıklanır. Dolayısıyla 5 Ocak’ta böyle bir toplantı yok” değerlendirmesini yaptı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise 27 Aralık’ta Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanı veya sözcüsü olmadığını, kendisine böyle bir görev de verilmediğini belirterek, “İzmir Milletvekili olmasının dışında başka bir pozisyonu yoktur” tepkisini gösterdi.

Önce yeni yıla yani 2015'e işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih tartışmasını da 29 Aralık’ta yaptığı açıklama ile sona erdirdi.

"Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak Anayasa'nın verdiği yetkileri kullanırım' demiştim. Seçimden bu yana dört ay geçti ve bu konularda da 2014’ü ve 2015 ve geleceğin bir Cumhurbaşkanı olarak Bakanlar Kurulu'nu toplar diye hüküm vardır. Başbakan ile de görüştük (…) Ayın 19’unda Beştepe’de Bakanlar Kurulu'nu toplayacağım. Bunun dışındaki konularda da kimse Cumhurbaşkanı üzerinde vesayet kurmaya kalkmasın. Ben vesayetlerle hareket eden birisi değilim. Seçim öncesi de söyledim, farklı bir Cumhurbaşkanı olacağımı. Hükümetimizin başarısı şahsımın değil tam tersine ülkenin yükselişi olur. Bu kimseyi rahatsız etmesin. Yani hükümet ile Beştepe’nin kopuk olması bize farklı bakış sergileyenleri sevindirebilir."

Turgut Özal cumhurbaşkanları arasında Bakanlar Kurulu'nu en çok toplayan isimdi.

Erdoğan’ın en yakın örneği Özal

Erdoğan Bakanlar Kurulu'na başkanlık edecek altıncı cumhurbaşkanı olacak. Daha önce 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal yedi kez, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren dört kez, 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ikişer kez Bakanlar Kurulu'nu kendi başkanlığında topladı. 

Bu isimler arasında Erdoğan'a en yakın örnek ise Turgut Özal. 9 Kasım 1989 – 17 Nisan 1993 döneminde görev yapan Özal, Türkiye’nin sıra dışı cumhurbaşkanıydı. Hemen her konuda teamüllerin dışına çıkmasıyla bilinen Özal, Bakanlar Kurulu toplantılarına katılırken de farklı değildi.

Özal, Yıldırım Akbulut’un başbakanlığını yaptığı Anavatan Partisi (ANAP) ve Süleyman Demirel’in başbakanlığı üstlendiği DYP – SHP koalisyon hükümetleri döneminde cumhurbaşkanlığı yaptı. Her iki hükümet döneminde de düzenli şekilde olmasa da Bakanlar Kurulu’nu topladı ya da toplantılarına katıldı. Bu toplantıların bazıları Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantılarının hemen ardından yapıldı.

Özal, Birinci Körfez Savaşı öncesinde ve sırasında, hükümetin önüne geçen bir rol üstlendi. Özal, Irak’a müdahale etmeye hazırlanan Amerika Birleşik Devletleri’ne açık destek verdi. Muhalefetin Özal’ı Türkiye’yi savaşa sürüklemekle suçladığı bir dönemdi. 

Milliyet Gazetesi 8 Ağustos 1991'de Özal'ın başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu'nda alınan kararı böyle duyurdu.
[[Fotoğraf: Milliyet Gazetesi]]

Özal’ın cumhurbaşkanı sıfatıyla Bakanlar Kurulu’na başkanlık ettiği toplantılardan biri 7 Ağustos 1990’da Çankaya Köşkü’nde gerçekleşti. 6 Ağustos’ta Irak’a karşı ekonomik yaptırım kararı alan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısından bir gün sonra gerçekleştirilen toplantıdan BM kararlarına uyum çıktı. Kerkük – Yumurtalık petrol boru hattı kapatıldı.

Başbakanlıkta bir cumhurbaşkanı

Özal, ABD’nin Irak harekâtı öncesinde, Türkiye’deki üslerin kullandırılması ve asker gönderme konularında Meclis kararına gerek olmadığını savunuyordu. Akbulut ise buna karşıydı. Özal düşüncesinde o karar ısrarlıydı ki, ANAP’ın bazı milletvekilleriyle görüşmeler yaptı, onları ikna etmeye çabaladı. Özal savaşın başlamasından birkaç gün önce, 12 Ocak 1991’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısına da görüşünü anlatmak için geldi.

13 Ocak 1991 tarihli Milliyet gazetesinde Özal’ın toplantıya katılımı şöyle anlatıldı:

“Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken Cumhurbaşkanı Turgut Özal da Başbakanlığa geldi. Gazetecilerin ‘Tehlikeli bir durum mu var, siz de geldiniz?’ sorusuna ‘Yok, hayır’ yanıtını verdi”

Özal savaşın başlamasından birkaç gün sonra Bakanlar Kurulu’nu bu kez Çankaya Köşkü’nde topladı. Önce MGK toplantısı yapıldı, ardından Özal’ın üç buçuk saat başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu’na geçildi. Bu toplantıdan çıkan kararların ikisi dikkat çekiciydi.

Birincisi, güvenlik nedeniyle ülke genelindeki grevler bir ay süreyle ertelendi. Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz’in, Dışişleri Bakanı Ahmet Kurtcebe Alptemoçin’e gönderdiği ve “Türk hükümetini saldırgan ve düşmanca bir tutumda olmakla” suçladığı mektubuna verilecek yanıtın çerçevesi de bu toplantıda çizildi.

Diyarbakır’da Bakanlar Kurulu’nu topladı

Cumhurbaşkanı Özal, hükümeti bir kez de 1992 yılında Diyarbakır’da olağanüstü MGK ve Bakanlar Kurulu için topladı. Bu kez başbakanlık koltuğunda oturan isim Süleyman Demirel’di. DYP – SHP koalisyon hükümeti görevdeydi. Yaz aylarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki PKK saldırılarının artması ve ‘Şırnak Olayı’ olarak anılan PKK ile güvenlik güçleri arasında 36 saate varan çatışmanın yaşanmasından sonra Cumhurbaşkanı Özal sürpriz bir şekilde Diyarbakır’a gitti. Üstelik giderken hükümeti de oraya çağırdı.

Özal, Bakanlar Kurulu'nun ilk kez Diyarbakır'da yapılmasını sağladı.
[[Fotoğraf: Milliyet Gazetesi]]

Özal’ın kararı için “şok yarattı” yorumları yapıldı. Gazetelerde Özal’ın ağzından şu sözler aktarıldı: 

“'Durum karanlık görünüyor. Tırmanma eğilimi var’ dedi ve MGK kararlarının Bakanlar Kurulu’nda görüşüleceğini söyledi.”

Özal 27 Ağustos 1992’de önce Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı Subay Gazinosu’nda MGK’ya, ardından da Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti. Ertesi gün toplantı “ Devlet Diyarbakır’daydı” başlığı ile haberleştirildi.

By–pass’a karşı kurul

Turgut Özal’ın DYP – SHP koalisyonunda katıldığı ikinci Bakanlar Kurulu toplantısı 4 Mart 1993’de yapıldı. Bu katılım o dönemde bazılarına göre ‘rest’, bazılarına göre ‘barış’ çabasıydı.

Özal ve Demirel çok eskiden tanışan, ezeli rakiplerdi. Araları o denli açıktı ki; Özal bir ilke imza attı ve Başbakan’ı ilk kez tazminata mahkûm eden Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti.

Özal’ın Demirel hükümetinin onlarca kararnamesini bekletmesi, imzalamaması ya da geri çevirmesi üzerine, hükümet Özal’ı ‘by–pass’ etmek için harekete geçti. Önce cumhurbaşkanını atamalarda devre dışı bırakan bir yasayı Meclis’ten geçirdi. Ardından Bakanlar Kurulu kararnamelerinde Özal’ın imza yetkisini kaldıran bir yasa hazırlığına başladı. Gazetelerde “By–pass ile kumpas bıktırdı” başlıklarının atıldığı dönemdi. Özal 4 Mart 1993’te deyim yerindeyse soluğu Bakanlar Kurulu toplantısında aldı. 

Özal bazen Bakanlar Kurulu toplantısı için Başbakanlığa gitti, bazen de bakanları Köşk'te topladı.
[[Fotoğraf: Milliyet Gazetesi]]

5 Mart 1993 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan habere göre, Demirel gazetecilerin toplantıya Özal’ın başkanlık etmesi teklifinin kimden geldiği sorusuna “bunun teklifle alâkası yok” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bitlis’te olağanüstü hal ilanına MGK karar verdi. Hükümetin bu kararı benimseyip TBMM’ye göndermesi lazım. Anayasa’nın 119. maddesinde de kayıt var. Olağanüstü hal ilanı Bakanlar Kurulu’nun cumhurbaşkanının başkanlığında yapacağı toplantıda alınır. Bu onun gereğidir.”

Demirel gazetecilerin “gerginlik son buldu mu?” sorusunu ise habere göre şöyle yanıtladı:

“Ne gerginliği olsun kardeşim? Niye olsun gerginlik? Devleti daha iyi işletmeye çalışırken kim, niye gerilsin, anlamıyorum ki. Her gün sabahleyin bir savaş icat etmeyin.”

Demirel'e 'jest'

Özal’ın ardından Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel ise iki kez Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti. Bunlardan biri 24 Mayıs 1993'de gerçekleşti. İkincisi ise  aslında bir jestti. Görevde bulunan 57. hükümetin başbakanı Bülent Ecevit ile uyum içinde çalışmışlardı. Ecevit 16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000 arasında görev yapan Demirel’i Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etmesi için davet etti. Demirel Ecevit’e veda ziyaretinde bulunduktan sonra 35 dakika da kurula başkanlık etti. Kabine Demirel’i Başbakanlık'tan birlikte uğurladı.

Demirel’in Kurul’u toplama şartı

Aslında cumhurbaşkanlığı sürecinde Demirel’den bir de Bakanlar Kurulu’nu toplamasının beklendiği bir dönem oldu. 28 Şubat sürecinde Bakanlar Kurulu uzun bir süre toplanamadı. Gazeteci Yavuz Donat, Demirel’in kabineyi toplaması teklifini reddettiğini 24 Mayıs 1997’de Vitrin adlı köşesinde soru cevap şeklinde şöyle anlattı:

-Efendim Bakanlar Kurulu’nu neden toplamıyorsunuz?

-Farz et ki topladım… Ne yapacağım?

-Konuşacaksınız.

-Neyi? Gündemim ne olacak?

-Sayın Cumhurbaşkanı, neredeyse iki ay dolacak… Toplanamıyorlar.

-Tamam da ben toplamış olmak için toplayamam ki. Bazı mecburiyet halleri var. Öyle bir durumda toplarım.

-Örneğin?

-Güvenlik gibi… Olağanüstü hal gibi.. Sıkıyönetim gibi..

Donat, yazısının sonunda Bakanlar Kurulu’nu toplaması için Demirel’e ısrar edildiğini ama Demirel’in kendilerine, “Hangi gündemle? Devletin makamlarını, kurumlarını bir şey yapmıyormuş gibi göstermenin anlamı yok” dediğini aktardı.

Sezer ve Gül hiç yapmadı

Türkiye’nin 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bakanlar Kurulu’nu hiç toplamadılar.

16 Mayıs 2000 – 28 Ağustos 2007 arasında cumhurbaşkanlığı yapan Sezer, zaman zaman onayına sunulan yasalar ya da kritik konularda bakanlardan bilgi aldı. Çankaya Köşkü’nde hükümet ile de, muhalefet partileriyle de zirveler yaptı ama kendi döneminde ciddi bir ekonomik kriz sürecinden geçilmiş olmasına, ABD bir kez daha Irak’a müdahale etmesine karşın Bakanlar Kurulu’nu toplamadı.

28 Ağustos 2007’de Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olan ve görevini 28 Ağustos 2014’de devretmeye hazırlanan Abdullah Gül de Sezer’e benzer bir yöntem izledi. O da hiçbir Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etmedi. Gerekli gördüğü durumlarda bakanlardan bilgi aldı. Sezer’den farklı olarak muhalefet liderleriyle zirve yerine tek tek davet ederek görüşmeyi tercih etti.

Kaynak: Al Jazeera – Milliyet Gazetesi - A.A

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;