Türkiye

Sur 'Tahir Ağabey'ine ağlıyor

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği çatışmanın ardından ilân edilen sokağa çıkma yasağı bu sabah 07.00’den itibaren kaldırıldı. Olayın yaşandığı Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu Yenikapı Sokak’taki bölge sakinleri yaşadıklarını Al Jazeera’ye anlattı.

Konular: Türkiye, PKK
sur
Tahir Elçi'nin öldürüldüğü sokak olay yeri inceleme ekiplerinin bıraktıkları işaretçilerle dolu. [Fotoğraf: Abdülkadir Konuksever / Al Jazeera Türk]

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Cumartesi günü düzenlediği basın açıklamasının hemen ardından tarihi Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu Sur ilçesindeki Yenikapı Sokak’ta çatışma yaşanmıştı. Tahir Elçi’nin ve iki polisin hayatını kaybettikleri olayın ardından başlayan sokağa çıkma yasağı bu sabah sona erdi.

Yenikapı Sokak'ta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın da aralarında olduğu olay yeri inceleme ekibine saldırı düzenlenmiş, beş polis yaralanmıştı. Olayın hemen ardından bölgede operasyon başlatılmış ve sokağa çıkma yasağı ilân edilmişti. 

Sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı pazartesi sabahı Sur ilçesinde delil toplamak için Yenikapı Sokak'a giden olay yeri ekibine ikinci bir saldırı oldu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, olay yeri inceleme ekipleri işlerini tamamladıktan hemen sonra saldırı gerçekleşti. Polislerin karşılık vermesiyle saldırıyı düzenleyenler kaçtı. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ve beraberindekiler yara almadan olay yerinden ayrıldı. 

sur
Burası Yenikapı sokağının girişi. Şüpheliler sokağın başında polise saldırdıktan sonra sokağa kaçtı.

Sur ilçesindeki esnaf yasak kalkar kalkmaz Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği sokağa koştu. Tahir Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’nin hemen yanındaki olay mahalli hâlâ saldırı anının izlerini taşıyor. 

sur-boskovan
Sokakta çatışmadan kalan boş kovanlar el arabasıyla toplandı.
[[Fotoğraf: Abdülkadir Konuksever / Al Jazeera Türk]]

Çevrede her yerde yüzlerce mermi kovanı var. Bazı çocuklar el arabasıyla kovanları topladılar. Sokakta çok sayıda delil işaretleme konisi de vardı. Cumartesi günü roketatarlı saldırı nedeniyle tamamlanamayan olay yeri inceleme işlemi ancak bu sabah tamamlanmıştı. Sokağın her tarafına yerleştirilmiş delil işaretleri esnaf ve meraklı kalabalık tarafından toplandı.

saim-elaltindag
Saim Elaltındağ, Tahir Elçi vurulduğunda on metre ötede dönerini kesiyordu.

'Tüpü kapatıp içeri kaçtım'

Tahir Elçi’nin vurulduğu Dört Ayaklı Minare’nin hemen yanındaki lokantada dönercilik yapan Saim Elaltındağ olay günü yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

gazeteciler
Gazetecilerin kaçarken bıraktığı tripod ve mikrofonlar hâlâ olay yerinde.

"Ben döner kesiyordum, Tahir Elçi de minarenin hemen yanında gazetecilere konuşuyordu. Bir yandan da onu dinliyordum. Çok güzel konuştu, ‘Çatışma istemiyoruz’ dedi. Derken toplantı bitti. Yaşlı bir kadın yanına geldi, Dört Ayaklı Minare ile ilgili sohbet ettiler. Tam o sırada silah sesi geldi, önce uzaktan sonra yakından. Hemen tüpü kapatıp içeri kaçtık. Otomatik kepenkler vardı, onları kapattık. Silah sesleri artmıştı ve her şey olabilirdi. Sonra aralardan baktığımızda bir kişinin yerde yattığını gördüm. Üzerindeki giysi Tahir Ağabeyinkine benziyordu, ‘İnşallah o değildir’ dedim, çok güzel insandı, çok üzüldüm.”

selcuk-tiryaki
Çatışmadan kaçanlar Selçuk Tiryaki'nin çalıştığı iş yerine sığındı.

'Ambulans ulaşamadı'

Selçuk Tiryaki, Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu yere on metre uzaklıktaki tarihi Diyarbakır Evi’nde kahvaltıcılık yapıyor. Saldırının başlamasıyla kaçanlar üzerine düşmüş.

mermi
Yerler mermi kovanları ile dolu.

“Sokakta kalabalık toplanınca ne olduğuna bakmaya gittim. Tahir Ağabey konuşuyordu. Sokakta böyle kalabalık toplanınca tedirgin olurduk. Çünkü olay çıkacağını düşünürdük. O sırada çalıştığım yerin bulunduğu sokağın başındaydım, müşteri gelince içeriye buyur edip arkamı dönmüştüm ki silahlar patlamaya başladı. Kalabalık bizim sokağa fırladı. Kaçanların altında kaldım. Avukatlar ve birkaç gazeteci kaçıp bizim işyerine sığındılar. Baktım Tahir Ağabey yerde yatıyor. Yüzü kan içindeydi ve boğazının olduğu taraftan kan sıçrıyordu. Polis bağırarak ‘İçeri girin, içeri girin’ dedi. Koşup içeriye girdim. Ambulansı aradık, 7-8 dakika sonra sesini duyduk ama sokağa giremedi. Bir gazeteci elinden vurulmuştu. Müşterilerden bir kişi doktordu hemen müdahale etti, çok kan kaybediyordu. Müdahale olmasaydı kan kaybından ölebilirdi. Saatler sonra çıkabildik, Tahir Elçi’nin öldüğünü söylediler çok üzüldüm, buralara sürekli gelirdi, beyefendi bir kişiydi, çok severdik.”

hadi-solmaz
Hadi Solmaz, Tahir Elçi'nin yaşlı kadına yanıt verirken öldüğünü söylüyor.

‘Hemen gitseydi ölmezdi’

Tahir Elçi’nin konuşmasını bitirmesinden sonra yaşlı bir kadının kendisiyle konuştuğunu söyleyen esnaf Hadi Solmaz, ‘Hemen gitseydi ölmemiş olurdu’ diyor:

“Tahir ağabeyi tüm esnaf tanır. Buralara sürekli gelir ve buradaki esnafla oturur çay içer sohbet ederdi. Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarının çatışmalarda hasar görmesine çok üzülmüştü. Çatışmaların bitmesini istiyordu. Bunun için açıklama yaptı. Gazeteciler çekiyordu konuşmasını. Biz de uzaktan dinliyorduk. Konuşması bitti, gazeteciler ve kalabalık dağılmak üzereyken yaşlı bir kadın gelip, ‘Niye bu minareye böyle yaptılar?’ diye serzenişte bulundu. Sohbet etmeye başladılar. Bir süre ayakta konuştular, o sırada silahlar patlamaya başladı. Koşup dükkâna girip kepenkleri kapattım. Sonra dama çıkıp ne olduğuna bakmaya gittim. Tahir abi yerde yatıyordu, ‘Allah’ın inşallah o değildir’ dedim içimden ama oymuş ne yazık ki.”

neriman-tas
Parçalanan zırhlı aracın bir parçası Neriman Taş'ın avlusuna düştü.

olay yeri
Bölgede bu sabah yeniden çatışma başlaması üzerine olay yeri inceleme ekipleri eşyalarını toplamadan ayrıldı.

“Panzer’in parçası avluma düştü”

Olay günü çatışma bölgesinde inceleme yapmak üzere gelen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ve beraberindekilere roketatarlı saldırı düzenlenmiş, ayrıca sokaktan gelecek saldırılara karşı kalkan görevi gören zırhlı polis araç da önceden yerleştirilmiş mayının hedefi olmuştu. Neriman Taş, Yenikapı sokakta, Dört Ayaklı Minare’ye elli metre uzakta oturuyor. Patlayan mayınla parçalanan zırhlı aracın bir parçası evinin avlusuna düşmüş:

panzer
Zırhlı aracın patlatıldığı yerde bir metre derinliğinde çukur oluştu.

“Silah sesleri başlayınca evimize koşup kapımızı kapattık. Çatışmalar uzun süre devam etti. Koşuşturma ve çığlık sesleri duyuyorduk. Saat 15:00’e yaklaşıyordu ki korkunç bir patlama oldu, evimiz sarsıldı, yıkılacak zannettim. Ardından bir şey avluya düştü gürültüyle. Gidip baktığımızda ne olduğunu anlamadım önce. Sonra sokağa patlayıcı koyup zırhlı araca saldırı yaptıklarını söylediler. Bir tekerleği de kopup dükkândan içeriye girmişti.”

panzer
Zırhlı aracın kopan tekerleği dükkâna girdi.

Tahir Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu sokaktaki esnaf ve bölge sakinlerinden, fotoğraf ve isim verip konuşanlardan daha çok, isim vermeden konuşanlar var. Genelde röportaj vermeyi kabul edenlere ‘Şunu da ekle, bunu da söyle’ gibi direktifler veriyorlar. O konuşmayanların görüşleri konuşanlarla aynı, ancak tedirginlik ve sonrasında zarar görme endişeleri çok belirgin. Sokaktaki hemen herkes çatışmaların durmasını ve insanların normal yaşamlarına dönmesini istiyor ve bunu sıklıkla dile getiriyorlar. Ancak tedirginler. 'Tahir Ağabeyleri'nin ölümünün ardından artık daha da tedirgin olduklarını söylüyorlar. 

Kaynak: Al Jazeera

Abdülkadir Konuksever

1971 yılında Diyarbakır'da doğdu. 1990 yılında gazeteciliğe başladı. Ulusal ve uluslararası yayın kuruluşlarında çalıştı. Basılı iki öykü kitabı bulunan Konuksever, Al Jazeera Türk Diyarbakır Ofisi Muhabiri olarak görev yapmaktadır.  Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;