Kobani

Tepeden Kobani’deki savaşı izliyorlar

Naile Halil'in iki oğlu, bir ay önce terk ettikleri Kobani’de IŞİD’e karşı savaşıyor. Kentteki çatışmaları her gün Türkiye tarafındaki tepeye çıkarak izliyor. IŞİD’in attığı bir havan topu Kobani'ye düştüğünde “Evimize düştü” diyor.

Kobani'den gelip Suruç'a sığınan Suriyeli Kürtler her gün Türkiye tarafındaki tepeden savaşı izliyor. [Fotoğraf: Abdurrahim Aydın / Al Jazeera Türk]

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Kobani’ye (Aynul Arab) yönelik saldırıları başlayalı bir aydan uzun bir zaman geçti. Kentte PYD’nin silahlı gücü YPG ile IŞİD arasında çatışmalar sürüyor. Kobani’deki çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli Kürtlerin bazıları ise, her gün kentin karşısında bulunan sınırın sıfır noktasındaki tepelerden savaşı izliyor. Birçoğu evini tepeden rahatlıkla görebiliyor. Hatta bize evinin nerede olduğunu gösteriyor. IŞİD’in her saldırısında hüzünle kente bakarken, koalisyon güçlerinin IŞİD’e yönelik bombardımanlarını ise alkışlıyorlar.

“Her havan yüreğime düşüyor’

Naile Halil, 52 yaşında. Sekiz çocuk annesi. O da her gün tepeye gelip Kobani’yi izleyenlerden biri. İki oğlu YPG saflarında IŞİD’e karşı savaşıyor. Halil, her gün iki oğlunu telefonla aradığını ama doya doya konuşamadığını hatırlatarak, “Bazen açıyor, hemen ‘müsait değiliz’ diyerek kapatıyorlar” diyor.

Kentten 30 gün önce Suruç’a gelmişler. Al Jazeera Türk’ün Kobani’nin karşısındaki tepede konuştuğu Halil, “Kobani’ye her baktığımda içim rahatlıyor. Bir taraftan da düşen her havan topu yüreğime düşüyor” diyor. 

Kobanili aile torunlarıyla birlikte tepeden bombalanan evlerini izliyor.
[[Fotoğraf:Abdurrahim Aydın/Al Jazeera Türk]]

Kobanili anne ile sohbet ederken, IŞİD’in kente yönelik havan saldırıları yoğun bir şekilde sürüyordu. O esnada Naile Halil “Bomba evimize düştü” diyerek bize kentin Güney’indeki Halep Yolu üzerinde bulunan evini gösteriyor. Gösterdiği yerden dumanlar yükseliyor.

Eşi Halil Muhammed 70 yaşında. Eşini yalnız bırakmıyor. Birlikte tepedeler. “Ne diyeyim oğul” diyerek söze başlıyor ve konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Savaşan evlatlarıma mı yanayım, yıkılan evimize mi, yoksa burada perişan oluşumuza mı.” Araya anne Naile Halil girerek, “Allah bu ateşe bir su döksün” diyor.

Kobanili çift tek başlarına gelmemişler. Yanlarında gelini, büyük oğlu ve üç de küçük torunu var. Gün boyu gözlerini bir an Kobani’den ayırmadılar. Akşam olunca, hüzünlü bir şekilde tepeden son bir kez daha Kobani’ye bakarak ayrılıyorlar.

‘İki katlı villam bombalandı’

Al Jazeera Türk muhabiri Burhan Ekinci Necmettin Asman ile sınırın sıfır noktasında konuştu.[Fotoğraf:Abdurrahim Aydın/Al Jazeera Türk]

Kobani’de çocukları savaşan ve tepeden yıkılan evlerine bakan sadece bu aile değil. Başka aileler de var. Bunlardan biri de Necmettin Asman. Onun da iki oğlu kentte kalarak savaşmaya karar verdi. O ise ailesiyle birlikte 8 Ekim’de Suruç’a sığınmaya karar verdi. Her gün sınırın sıfır noktasına gelip Kobani’yi izliyor. Bir taraftan da aklı çocuklarında. Bize kentteki evini gösteriyor:

Camiyi görüyorsunuz. Onun hemen yanında. Ama şu an yıkıldı. İki katlı villaydı. IŞİD evimi işgal etti. Koalisyon uçakları bombaladı. Evim yıkıldı. Üzülmüyorum. Şükürler olsun ki, evdeki IŞİD'liler de havaya uçtu.”

Necmettin Asman, koalisyon uçakların bombardımanından memnun olduğunu dile getirerek, bir gün memleketine dönme hayali kuruyor: “Evimiz yıkılsa da bir gün kısmet olursa kentime döneceğim. Kerpiç ve çamurdan da olsa başımızı sokacak bir yer yaparız. Enkaz da olsa evimize dönmeyi isteriz.”

'Bir çadır kurar yaşarız'

İdo Abdo, "Burada kendimi evime daha yakın hissediyorum" diyor. [Fotoğraf:Abdurrahim Aydın/Al Jazeera Türk]

58 yaşındaki İdo Abdo’yu tepede tek başına Kobani’ye bakarken buluyoruz. Kobani'ye bağlı Zirik Köyü’nden. Sekiz çocuğu var. 10 aile bir evde yaşadıklarını anlatıyor. Her gün gelip tepeden savaşı izlediğini söyleyen Abdo “Biliyorum, bir gün bu savaş bitecek ve köyümüze döneceğiz. Gittiğimizde biliyorum ki köyde bir evimiz artık kalmamış olacak. Olsun, bir çadır kurar çocuklarımla yine de yaşarım topraklarımda. Yeter ki bu savaş bitsin ve döneyim” diyor.

Abdo’ya neden her gün buraya geldiğini sorduğumuzda “Çünkü ben burada kendimi evime daha yakın hissediyorum. Tam 58 yıl orada yaşadım. Şimdi ise uzaktan yıkıldığını görüyorum” cevabını veriyor.

Kaynak: Al Jazeera Türk

Burhan Ekinci

Gazeteciliğe 2002 yılında Dicle Haber Ajansı’nda başladı. Beş yıl Taraf Gazetesi'nde bir yıl da IMC TV’de çalıştı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden 2010 Araştırma Dalı’nda ödül aldı. Al Jazeera'de muhabir olarak çalışıyor.  Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;