Eğitim

Üstünlere üstün eğitim

TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi, Türkiye'de üstün yeteneklilere eğitim veren tek lise. Mezun listesi Harvard, Yale, Standford ve MIT gibi üniversitelere burslu kabul edilen öğrencilerle dolu.

Konular: Türkiye
Üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren TEVİTÖL'de okuyan öğrenciler Al Jazeera Türk'e konuştu. [Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]

Lise kademesinde üstünlere özel eğitim veren tek okul Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi’nde (TEVİTÖL) eğitim gören çocukların, müfredat dışında müzikten siyasete, resimden tiyatroya kadar birden çok ilgi alanı var. Çok soru soruyorlar, eleştiriyorlar. Sorduklarında ‘sana öğretileni öğren, gerisine karışma’ gibi yanıtlar almıyorlar. Onları en çok mutlu eden, kendilerine benzeyen akranlarıyla bir arada olmak ve anlaşılmak.

1993 yılında kurulan TEVİTÖL, Anadolu Lisesi statüsünde. Hazırlık dahil beş yıllık bir lise eğitimi veriyor. Gebze’deki okul her yıl yaptığı sınavla Türkiye genelinden yatılı olarak öğrenci alıyor. Üstün yetenekli çocuklar üç aşamalı bir sınavdan geçtikten sonra TEVİTÖL'de eğitim almaya hak kazanıyor. 

2500 aday arasından 60 öğrenci seçiliyor

Okul her yıl Türkiye’deki tüm ortaokullara sınav yapacağını duyuruyor. 20 ilde sınav merkezi var. Her yıl matematik, fen, Türkçe ortalamaları 80’in üzerinde olan yaklaşık 2500 öğrenci müracaat ediyor. Bu öğrenciler önce yeteneklerini belirleyen yazılı bir sınava giriyor. Bu sınavı geçen 500 kişi zekâ testlerinden geçiriliyor. Son aşamada ise zekâ testini geçen 200 genç okulda bir haftalık bir kampa alınıyor. Hangi öğrencinin hangi alanda daha iyi gelişebileceği, uyum süreçleri tespit ediliyor. Bir hafta sonunda okula 60 öğrenci kabul ediliyor. 

Bu yılki sınava girmek için başvurular 20 Nisan’a kadar devam edecek.

Okul özel ama öğrencilerin yüzde 80’i burslu. Okulda eğitim gören 271 öğrenciye tam ya da kısmi burslarla destek olunuyor. 2000 yılından bu yana mezun veren okulun öğrencileri yurtdışında ve yurtiçinde en iyi üniversitelerde genellikle burslu olarak okuyor. Gençler yurtdışında Harvard, Yale, Standford, MIT gibi dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul alıyor.

[[Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]]

Lise değil üniversite gibi 

Kırklareli’nden Diyarbakır’a, Bolu’dan Şırnak’a kadar 41 ilden öğrencinin olduğu okul, liseden çok bir üniversiteye benziyor. Okulun koridorları öğrencilerin yaptığı seramik çalışmaları ve tablolarla dolu. Yabancı dilde eğitim yapılan okulun eğitim programı üstün yetenekli çocuklar için etkinliklerle zenginleştirilmiş bir içeriğe sahip. Okulda mekatronikten resme, münazaradan klasik müziğe, tiyatroya  kadar 60’ın üzerinde etkinlik var. Mekatronik kulübü atölyelerinde robot üretiyorlar. Öğrenciler bu alanda yarışmak ve eğitim almak için Amerika’ya gönderiliyor. 11 kişilik bir öğrenci grubu dünyaca ünlü piyanistler Güher- Süher Pekinel yönetiminde müzik eğitimi alıyor. Okulda uluslararası düzeyde üniversiteye giriş sağlayan Uluslarası Bakalorya programı da uygulanıyor. Ayrıca okul bu yıl TÜBİTAK yarışmalarına tam 12 proje ile katıldı.

"Burası hayata açılan pencerem oldu"

Okulun öğrencileri, TEVİTÖL’de olmaktan mutlu. "Burada bizim gibi düşünen arkadaşlarımız var. Birbirimizi anlıyoruz" diyor. Öğrencilerin anlattıkları, üstün yetenekli öğrenciler için zenginleştirilmiş bir eğitimin önemini de gözler önüne seriyor. 

Bu öğrencilerden biri 11. sınıf öğrencisi İbrahim Bozdemir. Burdur’dan gelmiş. Tam burslu olarak okuyor.  Kardeşi de üstün yetenekli. 

[[Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]]

6. sınıfta sosyal bilgiler öğretmeninin kendisini bu okula yönlendirdiğini söyleyen Bozdemir, "Bu okula gelmeseydim. Fen Lisesi'ne gider, başarılı bir eğitim hayatı sürerdim. Ancak bu okula gelmem özelliklerimi keşfetmemi sağladı. Hayata açılan pencerem oldu" diyor. Bozdemir okuldaki ders dışı etkinliklerin, birikimini ve vizyonunu geliştirdiğini söylüyor. Okula girdiğinden bu yana fizikten münazaraya pek çok etkinliğe katıldığını ve kendine olan güveninin geldiğini anlatan Bozdemir, "Matematik veya fen alanında bir şeyler yapacağımı düşünürdüm hep. Ancak dört yılda burada denediğim ve aldığım eğitimlerle aslında ekonomi ve politika alanında bir şeyler yapmak istediğimi fark ettim" diyor.

Bozdemir’in amacı üniversiteyi Amerika’da okumak.  

Kocaeli’nden gelen Deniz Turan’ın ise okulda ilk yılı. Hazırlık sınıfında olan Turan okula gelir gelmez flüt eğitimi almaya başladı. Daha önce hiçbir enstrüman çalmayan Turan yeteneği doğrultusunda bu alana yönlendirildi. Turan eğitim sistemini eleştiriyor. Öğrencileri geliştirecek konuların gözden çıkarıldığını anlatıyor:

"Ortaokul döneminde bazı konulara gereksizce önem verilip öğrenciyi geliştirecek alanların gözden çıkarıldığını düşünüyorum. 8. sınıfta test çözmektense sosyal açıdan kendimi geliştirecek konulara yönelmeyi tercih ederdim. Görsel sanatlara çok ilgiliydim ama haftada iki saat ile okulda yetinmek zorunda kalıyordum. Öğrenciden istenen, sınavlardan yüksek not almaları sadece."

Konuşurken konudan konuya atladığını söyleyen Turan’ı okulda en mutlu eden şey, arkadaşlarının bahsettiklerini yakalayabilmesi ve anlaması. Türkiye’nin pek çok ilinden öğrenci olduğu için de birbirlerine çok şey kattıklarını söylüyor.

[[Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]]

Turan da diğer üstün yetenekli öğrenciler gibi eğitim hayatı boyunca çok soru sormuş öğretmenlerine. Turan "Daha önceki okullarımda da öğretmenlerim sorduğum soruları cevaplamaya çalışıyorlardı. Ama burada en iyi şey, öğretmenlerimizin yanı sıra arkadaşlarımın da sorularıma cevap veriyor olması" diyor.

Sakarya’dan gelen ve dokuzuncu sınıfta okuyan Ece Öz ablasının izinden gidiyor. Ablası da TEVİTÖL’den mezun. Öz’ün okula gelir gelmez ilk işi SBS yüzünden bıraktığı basketbola geri dönmek olmuş. Almanca etkinliklerine de katılıyor.

"Herkes önüne konanı yiyor, ben içindekileri merak ediyordum"

Uşak'tan gelen Sevin Kaytan ilkokulda ve ortaokulda aldığı eğitimin kendini köreltmediğini ama tatmin de etmediğini söylüyor. Türkiye’deki eğitim sisteminin bu okulda olduğu gibi olması gerektiğini anlatan Sevin, liseye gelene kadar sosyal anlamda da sıkıntılar yaşamış:

[[Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]]

"Buradan önceki eğitim hayatımda hiç zorluk çekmiyordum. İlgimi de çekmiyordu. Okul sonrasında Bilim ve Sanat Merkezi’ne gidiyordum. İlgimi çeken daha üst düzey konular vardı. Yaşıtlarımla anlaşamıyordum. Neden farklıyım, niye onlar benim gibi soru sormuyor, diye düşünüyordum.  Onlar önündeki yemeği yiyor, ben o yemeğin içinde neler olduğunu merak ediyordum. Öğretmenlerin de ‘bu böyledir’ demesinden çok ‘neden bunun böyle olduğunu’ açıklamalarını bekliyordum. Okulu yapmam gereken bir iş olarak gördüm. Eğitim sisteminin altının boş olmasından sıkıntı duyuyordum. Burada insanlar bizim gibiler. Daha rahat iletişim kurabiliyoruz. Niye diğerleri merak etmiyor duygusu yok. Birbirimizi geliştirip sınırlarımızı zorluyoruz."

Kaytan 10. sınıfa gelene kadar çok fazla alanda çalışma yapmış. Böylece kendini tanıma fırsatına sahip olduğunu söylüyor. İki sene drama çalışmaları yapan, sosyal sorumluluk çalışmalarında görev alan, yazılar yazan Kaytan hukuk okumak istiyor.

Üniversiteye giriş sınavları YGS ve LYS'yi’yi ise büyük hayal kırıklığı olarak tanımlıyor. Kaytan’a göre burada aldıkları eğitim başka, YGS’de beklenenler çok başka:

"YGS’de soruların bir kısmı ezber. Elemeye yönelik bir sınav. Oysa bizim burada aldığımız eğitim dünyaya açılan bir pencere gibi. Türkiye eğitim sistemi de böyle olmalı."

TEVİTÖL'de öğrenciler, dört yıl lise bir yıl da yabancı dile eğitimi alıyor. [Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]

Okul Müdürü: Destek artmalı 

İlk fen lisesi olan Ankara Fen Lisesi'nde çalışan ve İstanbul Fen Lisesi'nin kurucularından olan TEVİTÖL Müdürü Bayram Sevgen, öğrencilerin çeşitli kurumlarca desteklenmesi gerektiğini, kimi zaman etkinlik için destek bile alamadıklarını söylüyor.

Sevgen üstün yeteneklilere zenginleştirilmiş bir müfredatla eğitim veren kurumların çoğalması gerektiği görüşünde. Üstün yetenekli çocukların eğitim alabileceği bir model olarak gösterilen fen liseleri ise Sevgen’e göre artık üniversiteye hazırlık merkezi gibi. Sevgen liselerine gelen desteklenmiş ve desteklenmemiş öğrenciler arasında büyük farklar olduğunun da altını çiziyor:

"Çocuğunun yeteneğini geliştirmeye çalışan anne babaların çocukları okulumuza geldiğinde daha üst seviyede ve daha sosyal oluyorlar. Diğer öğrenciler ise körelmiş oluyor. Okul ve öğretmen de çok önemli. Öğretmen o öğrenciyi keşfedebilmişse ve destek sağlamışsa o çocuk burada aldığı eğitimle çok daha yüksek düzeylere gelebiliyor. Bu çocuklara okul öncesinden itibaren ihtiyaçlarına uygun bir eğitim verirsek bir yere varabiliriz. "

"Liseye gelene kadar iş işten geçiyor"

37 yıllık matematik öğretmeni Güray Tunca, 19 yıldır TEVİTÖL’de çalışıyor. Okul’daki 48 öğretmenden biri. Tunca'ya göre lise, üstün yetenekli öğrencilerin kendilerine uygun eğitimi alabilmesi için geç bir kademe. Tunca’nın deyişiyle 'liseye gelene kadar iş işten geçmiş oluyor'. Sekiz yıllık eğitime geçilmeden önce, liseye öğrencileri 5. sınıfın ardından kabul ettiklerini hatırlatan Tunca, okula kayıt olduğunda piyanonun p’sini bile bilmeyen öğrencinin birkaç ay içinde resital verdiğine tanıklık ettiklerini anlatıyor.

[[Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]]

Tunca’nın işi da hiç kolay değil. Üstün yetenekli öğrencilerin öğretmeni olmanın zor ama çok doyurucu olduğunu  anlatıyor:

"Müfredata ek olarak, olimpiyatlar, matematik kulübü, sudoku gibi pek çok etkinlik ile çocukları desteklemek gerekiyor. Sordukları soruya ukalalıkları gibi bakmamalısınız. Sorma ortamını hazırlıyorsunuz. Bir kuralı anlatacaksınız, onun kanıtını da vermek zorundasınız. Kendilerini tatmin edilmiş bulmazlarsa sınıfın huzuru bozulabilir."

Tunca’yı sordukları sorularla kimi zaman şaşırtan, kimi zaman da gülümseten öğrencileri var. Bundan birkaç yıl önce kısa sürede soru çözmelerini istediği öğrencilerinin kendisine bir proje ile geldiğini şöyle anlatıyor:

"Öğrencilerine zaman kısıtlama çalışması yaptırırken bir kalemim vardı. Onu havaya atıp, tutana kadar cevap vermelerini istiyordum.  Zaman içinde alışıp kalemi daha çabuk tutmayı öğrendim. Sonunda bana bir proje ile geldiler; hafif alaşımdan bir kalem üretip zamanlarını artıracaklarını söylediler. "

YARIN:  Üstün yetenekli çocukları olan aileler ne yapmalı?

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;