Türkiye-AB ilişkileri

Vizesiz Avrupa’da kritik dönemeç

Vizesiz Avrupa için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken 72 kriterin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin AB raporu bu hafta çıkıyor. Türkiye'ye göre kriterler tamam. Eğer AB de raporunda bu fikirde olduğunu ifade ederse, başka bir süreç başlayacak.

Türk vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilmesini öngören süreçte bu hafta kritik bir aşamaya giriliyor. Avrupa Birliği Komisyonu, vizesiz Avrupa için Türkiye’nin yerine getirmesi gereken 72 kriteri tamamlayıp tamamlandığına ilişkin raporunu 4 Mayıs Çarşamba günü yayınlayacak.

Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır geçen hafta yaptığı açıklamada kriterlerden biri olan Kolluk Gözetim Yasası’nın 2 Mayıs Pazartesi günü TBMM’de kabul edilmesini beklediklerini, bu yasanın da çıkartılmasıyla Türkiye’nin bütün kriterleri yerine getirmiş olacağını söyledi. Bozkır, “Ondan sonra bizim bakımımızdan 72 beklenti karşılanmış oluyor” demişti.

Ancak AB bakımından 72 beklentinin karşılanıp karşılanmadığını AB Komisyonu’nun 4 Mayıs’ta açıklayacağı rapor ortaya koyacak.

Vizesiz Avrupa süreci, geri kabul süreciyle paralel

AB’ye vizesiz seyahat etme hakkı diğer aday ülkelere vatandaşlarına, adaylık statüsü kazandıklarında tanınan bir hak olarak uygulandı. Ancak Türkiye ile ilişkilerinde ahde vefa sorunu yaşayan AB, Türkiye için bu süreci işletmedi. Türkiye 1999 yılında AB’ye aday ülke kabul edilmesine rağmen, Türk vatandaşları için vize serbestisi ancak 2013 yılında gündeme geldi.

16 Aralık 2013’te imzalanan anlaşmayla vize muafiyeti diyaloğu başlatıldı. Bu anlaşma geri kabul süreciyle, vize serbestliğinin paralel yürümesi üzerine kuruldu.

Geri kabul süreci, Avrupa’ya Türkiye üzerinden gittiği ispatlanan ancak iltica talebi kabul görmemiş üçüncü ülke vatandaşlarının kendi ülkelerine geri gönderilmek üzere Türkiye’ye iadesini öngörüyor.

Vizesiz Avrupa sürecinde sorun çıkması durumunda Türkiye’nin geri kabul anlaşmasını feshetme hakkı da bulunuyor.

Karşı karşıya olduğu göç sorunu nedeniyle hem birlik olarak hem de tek tek iç siyasetlerinde ağır sorunlar yaşayan Avrupa ülkelerine Ankara başından beri kendi vatandaşlarına vize serbesti tanınmazsa, geri kabul anlaşmasını feshedeceğini defalarca söyledi.

2013’te başlayan sürecin 2016 Ekim ayında tamamlanması öngörülüyordu. Süreç başladığında Suriyeli göçmenler sorunu henüz Avrupa’yı rahatsız edecek düzeyde değildi. 2015 yılında yaklaşık bir milyon Suriyeli göçmenin Avrupa’ya geçmesinden sonra AB, Türkiye ile yürüttüğü süreci hızlandırmaya karar verdi ve vize serbestisinin eğer yükümlülükler tamamlanırsa 2016 yaz aylarında uygulamaya konulmasına karar verildi.

Komisyon raporu son dönemeç değil

AB Komisyonu 4 Mayıs’ta açıklayacağı raporda Türkiye’nin kriterleri yerine getirdiğini ifade ederse, bu sefer de AB Kurumları içinde bir süreç başlayacak.

Rapor olumlu görüş belirtirse, AB Komisyonu tüzük değişikliği önerisi hazırlayacak. Bu öneri Avrupa Parlamentosu Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komisyonu’nda ele alınacak. Sonra da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda ele alınacak. Burada kabulü için salt çoğunluk yeterli.

Hiçbir ülkenin veto yetkisi yok

Avrupa Parlamentosu, Türklere vizesiz Avrupa’yı onaylarsa, konu Avrupa Konseyi’nde ele alınacak. Burada da nitelikli çoğunluk gerekiyor. Nitelikli çoğunluk oylamaya katılan ülkelerin yüzde 55’nin evet demesini gerektiriyor. Bu da AB’ye üye 28 ülkenin 16’sının evet demesi anlamına geliyor. Ayrıca evet diyecek ülkelerin nüfusunun AB toplam nüfusunun yüzde 65’ni temsil etmesi gerekiyor.

AB’nin en etkili ve en kalabalık ülkelerinden Almanya, süreci desteklediği için Türkiye, onay süreci aşamasına gelindiğinde sorun çıkmayacağını düşünüyor.

Bütün bu onay sürecinin AB Kurumlarında iki ay alabileceği tahmin ediliyor.

Süreç, öngörüldüğü gibi tamamlanırsa, yaz aylarından itibaren Türk vatandaşlarının İngiltere ve İrlanda hariç AB üyesi ülkelere vizesiz seyahat etmesi mümkün olacak.

İngiltere ve İrlanda’nın bunun dışında kalması Türkiye ile ilgili bir durum değil. Zira bu iki ülke ortak vize uygulamaları politikalarının dışında. 

Kaynak: Al Jazeera

Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;