Futbol

'Yurtdışında hakeme saygı daha çok'

40 yıl aradan sonra Dünya Kupası'nda maç yöneten ilk Türk hakem Cüneyt Çakır, yurtdışındaki futbolcuların hakeme karşı çok saygılı olduğunu, Türkiye'de ise bunun yeni yeni yerleştiğini söyledi.

Dünya Kupası'nda yarı final yöneterek Türk hakemliğinin en üst noktasına ulaşan Cüneyt Çakır, Al Jazeera'nin sorularını yanıtladı.

Çakır, Sapanca'da devam eden Merkez Hakem Kurulu Yaz Semineri'nde Dünya Kupası tecrübesi, Türk hakemliğinin dünyadaki yeri, Türkiye'de futbolun gelişimi ve pek çok konuda açıklamalar yaptı.

Dünya Kupası'ndaki başarınızı anlatırken ekibinizin katkısını vurguluyorsunuz her seferinde. Siz ve ekibiniz arasında başarıya götüren en önemli ortak payda neydi?

Kesinlikle bu bir ekip işi. Bu başarıda en büyük pay, o sahada ter döken yardımcı hakem arkadaşlarım Bahattin Duran ve Tarık Ongun'a aittir. Ekip olarak gerçekçi hedefler koyduk. Sistemli bir şekilde çalıştık, hatalarımızdan ders çıkarttık. Hiçbir zaman "olduk" demedik. Hep "Yolun başındayız" dedik. Bizim için hâlâ da öyle. Bundan sonra da yapılacak çok işimiz var

Yardımcılarınızla aranızda bizim görebildiğimiz dışında nasıl bir paylaşım var?

Şöyle bir şey var. Bizler saha dışında çok iyi arkadaşız, dostuz. Ama saha içinde birer takım arkadaşıyız. Hepimiz sorumluluk alan kişileriz. Orada takımın faydası adına elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Çok sıkı bir program, iyi ve sabırlı çalışmayla buralara kadar geldik.

Brezilya'da 45 günden fazla kaldınız. Sizi en çok etkileyen şey ne oldu?

Bir kere oradaki futbol aşkı beni çok etkiledi. Futbolu orada iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Oynanan maçlarda tüm statlar tamamen doluydu. Bu da onların futbolu ne kadar sevdiğini gösteriyor. Gerçekten çok etkileyici bir ülkeydi.

Yarı final bekliyor muydunuz?

Hakemlikte beklentiye girmek çok yanlıştır. Ben her zaman bir sonraki maçımı, önümdeki maçımı en iyi şekilde yönetmek isterim. Biz oraya da o hedefle gittik. Dedik ki: Grup maçlarında, ilk yöneteceğimiz karşılaşmayı çok iyi yönetmeliyiz. Daha sonra ikinci maçı alabilelim. İkinci maç geldiği zaman da, eğer onu da iyi yönetirseniz zaten gerisi kendiliğinden geliyor. O yüzden Dünya Kupası'nda yarı final, çok büyük bir başarıdır. Bundan sonra da çıkacağımız maçlarda hiçbir zaman gerçekçi olmayan hedefler koymayacağız. Hep önümüzdeki ilk maçın, en önemli maç olduğunu düşüneceğiz. Bu şekilde devam edeceğiz. Bizim için artık her maç bir final.

Dünya Kupası'nda çok önemli futbol yıldızlarının maçlarını yönettiniz. Orada maçlarını yönettiğiniz dünya yıldızlarıyla Türk futbolcular arasında hakeme olan yaklaşımları açısından  nasıl bir fark var veya bir fark var mı size göre?

Biz o kadroda yer alan tek amatör hakemlerdik. Bunu sadece maddi anlamda düşünmeyin. Bir maça çıktıktan sonra dinlenemiyorsunuz, maçı analiz edemiyorsunuz

Tabii ki fark var. Bunu söylememek yanlış olur. Bunu herkes görüyor ve biliyor. Bunu saklayamayız. Ama ben bizim ülkemizde de, son yıllarda bunun ilerlediğini düşünüyorum. Saygı bizim ülkemizde de oturmaya başlıyor. İleriki yıllarda da tam anlamıyla oturacak diye düşünüyorum. Çünkü o zaman bizim futbol kalitemiz de artacak ve bu her şeye yansıyacak. Takımların başarısına yansıyacak. Hakemlerin başarısına yansıyacak. 

Dünya Kupası'nda oyuncuların hakemlere olan saygısı çok farklıydı. Farklı bir futbol algısı vardı. Güzel maçlar izledik, hızlı maçlar izledik. Futbolun oynanmasına izin verilen bir yönetim tarzı vardı. Çünkü oyuncular oynamak istiyordu. Oyuncuların birbirlerine ve hakeme olan saygısı çok üst düzeydeydi. Özellikle bizim ligimizde oynayan bazı oyuncularımızla da maçta bir araya geldik. Orada onlar da çok farklıydılar. Çok güzel diyaloglar geçirdik.

Oynanan futbolun kalitesi, hakemin yönetiminde ne derece etkili?

Bence çok etkili. Futbolcular topla oynamayı düşündükleri zaman, sadece topla oynamak istedikleri zaman, bu, hakemin işini kolaylaştırıyor ve onların oynamasına müsaade ediyor. Zaten oyunu hızlandıran en önemli etkenlerden bir tanesi de bu. Siz maça çıktığınız zaman zaten ilk 10 dakikada maçı analiz edebiliyorsunuz. Bugün bu takımlar oynamak istiyorlar. Siz de buna yardımcı oluyorsunuz. Ne zaman oynamak istemiyorlarsa o zaman hakem devreye giriyor zaten.

Dünya Kupası'nda maç yöneten ekiplerle sizin ekip arasındaki en önemli fark neydi size göre?

Dünya hakemliği şu anda sözleşmeli hakemliğe gitti. Tüm elit kategorideki hakemlere baktığınızda hepsi öyle. Biz o kadroda yer alan tek amatör hakemlerdik. Bunu sadece maddi anlamda düşünmeyin. Bir maça çıktıktan sonra dinlenemiyorsunuz, maçı analiz edemiyorsunuz. Sadece kendi adıma konuşmuyorum. Bütün hakemler adına konuşuyorum. Çünkü ben tüm bunları zaten yapıyorum ama bunları yaparken işimden ve ailemden fedakarlık yapıyorum. Ama genel olarak baktığımızda bence, hakemlik artık bu seviyeye geldi. Ben yöneticilerimizin, büyüklerimizin bu konuda adımlar attığını da biliyorum. İnşallah yakın zamanda güzel neticeler alacağız.

Profesyonel hakemliğe geçişin en önemli katkısı ne olur?

Performansı arttıracaktır. Örneğin bir hakem yaz aylarında saat 21:45'te başlayan bir maçı yönetiyor. Eve dönmesi saat üçü buluyor sabaha karşı. Sonra  sabah sekizde işte olması gerekiyor. Uykusunu alamıyor, dinlenemiyor. Antrenmanını yapamıyor, maçı analiz edemiyor. Doğrudan işine gidiyor. Nasıl bir geri dönüş bekleyebilirsiniz.

Türkiye'de hakemlere ödenen ücret yeterli mi sizce?

Bu ülkede 4500'e yakın hakem var. Amatör liglerde görev yapan genç kardeşlerimiz var. O arkadaşlar gerçek birer kahramandır. O arkadaşlar ceplerinden harcayarak maçlara çıkıyorlar.

Şu anda yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bunu sadece Süper Lig olarak düşünmeyin. Bu ülkede 4500'e yakın hakem var. Amatör liglerde görev yapan genç kardeşlerimiz var. O arkadaşlar gerçek birer kahramandır. O arkadaşlar ceplerinden harcayarak maçlara çıkıyorlar. Türk futbolunun ilerlemesi için bu koşulların bir önce düzeltilmesi lazım. Şanslıyız. Bu konuda çok iyi bir çalışma yapan Zekeriya Alp gibi bir başkanımız var. Bunu düzelteceğine eminim. 

Türkiye'deki maç yönetiminizle, yurtdışındaki maçlardaki performansınız arasında fark görüyor musunuz?

Ben her maça aynı şekilde hazırlanıyorum. Her maça aynı saygıyı duyuyorum. Bu PTT Birinci Lig maçı da olabilir, Şampiyonlar Ligi maçı da olur. Çünkü ben yaptığım işe saygı duyuyorum. Orada oynayan oyuncu arkadaşlarıma saygı duyuyorum. Sonuçta Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçlar son dört yıldır UEFA ve FIFA tarafından izleniyor. Dünya Kupası'nda sadece Şampiyonlar Ligi'nde ya da Avrupa kupalarında yönettiğiniz maçlarla seçilmiyorsunuz.

Futbol dünyasında çözülmesi gereken çok sorun var. Size göre en önemlisi hangisi?

Tabii ki şiddet. Şiddeti önlemek istiyoruz. Futboldan uzaklaşması gerek. Bunun için de çok ağır cezai yaptırımlar gerekiyor. Birileri üzülecek diye bu cezaları azaltmamak gerekiyor. Bence en önemli problem bu. 

İkisinden biri tercih etmeniz gerekse, Galatasaray-Fenerbahçe derbisini mi, yoksa Dünya Kupası yarı finalini mi yönetmek isterdiniz?

Ben ikisini de yönettiğim için benim için çok bir fark ifade etmiyor. Her maçın ayrı bir güzelliği, özelliği var. Ülkemizdeki derbi maçlar çok özel maçlardır, ülkemizde futbol bayramıdır. Dünya Kupası'nda ve Avrupa Şampiyonası'nda yönettiğiniz zaman da, o da FIFA’nın ve UEFA’nın futbol festivalidir.

Kaynak: Al Jazeera

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;