Türkiye

Zamanın durduğu köy

"Köyün boş, sen kimin muhtarısın?” diyorlar. Bu soru Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Sığınak Köyü muhtarına soruluyor. Çünkü muhtarı olduğu köy bomboş. Ama köy öyle bir haldeki sanki yaşam her an yeniden başlayabilir. Pencere ve kapılar açık. Yataklar yerde hazır. Elbiseler askıda.

Haberin Öne Çıkanları

Güneydoğu'nun sona ermek bilmeyen kan davaları.

Licede_boşalan_köy
Köylüler yakmak için çalı toplamıştı ancak yakamadan köyü terkettiler. [Fotoğraf:Faruk Yüce/Al Jazeera Türk]

Diyarbakır’ın 90 kilomerte uzağındaki Sığınak köyünde zaman durmuş gibi. Bazı evlerin pencereleri açık, bazısının kapısı. Bazı binalar da hâlâ inşaat halinde. Birilerinin gelip inşaata devam etmesini bekler gibi.  Evlerin askılarındaki elbiseler bırakıldığı andaki gibi duruyor. Kimi evlerde yorgan ve döşekler de öyle. Takvimler ise çok eski tarihleri gösteriyor.

Licede_boşalan_köy
Köyün camisini nadiren de olsa mezralarda yaşayanlar kullanıyor.
[[Fotoğraf:Faruk Yüce/Al Jazeera Türk]]

 

1986’da yapılan cami köyü son terkedenlerin bıraktığı gibi duruyor. İmamın cübbesi, sarığı, tespihleri bırakıldığı şekliyle kalmış. Yerdeki seccadelerde en son kimin namaz kıldığı bilinmiyor. Köydeki bazı yapılar bakımsızlıktan harabeye dönse de, büyük bölümü hâlâ ayakta. Bazı evlerin pencerelerindeki yangın izleri dikkatlerden kaçmıyor. İzler köyün viraneye dönmesine neden olan olaylardan kalma. Merkezi 60 hane, mezralarıyla birlikte yaklaşık 100 hanenin bulunduğu Sığınak köyünün bu hale gelmesine neden olan olaylar, aynı zamanda akraba olan, iki aile arasındaki muhtarlık seçimi çekişmesiyle başladı.

Licede_boşalan_köy
Bir evin duvarındaki takvime 27 Ekim 2012’den beri kimse karışmamış.[Fotoğraf:Faruk Yüce/Al Jazeera Türk]

Seçimle gelen kan davası

1999 yılındaki yerel seçimlerde Aslan ve Yalçın aileleri arasındaki gerilim, kavgayla sonuçlandı. Sandık başındaki ilk kavga köylülerin araya girmesiyle yatıştırıldı. Ancak taraflar ikinci kez karşı karşıya gelince kan döküldü. Adnan Yalçın öldürüldü, onlarca kişi yaralandı. Kavganın tanığı şimdiki muhtar Tahsin Polat, kavgaya kimsenin müdahale edemediğini söyledi.

“İlk kavgayı ayırdık, tarafları sakinleştirdik ve yeniden sandık başına gittiler. Oy kullanmaya başladılar. Ancak biraz sonra yeniden kavga başladı. İkinci kavgaları ağır oldu. 300’e yakın insan toplandı. Kimse müdahale etmedi. Ben ve iki oğlum ayırmaya çalıştık. Budak köyünden ve bir mezradan gelenlerle beraber 6-7 kişi ayırmaya çalıştık. Taş, sopa ,bıçakla kavga ediyorlardı. Sonunda silahlar çıktı. Adnan Yalçın öldü. Biri kurşunla, 30’a yakın kişi de taş sopalarla yaralandı.  Karakolun bile müdahale edecek gücü yoktu. 60-70 kişi kavga ediyordu  sadece beş altı asker vardı. Havaya ateş açınca duruyorlardı, ateş kesilince yine başlıyorlardı. Sonunda yorulup kendileri ayrıldı.”

Köyden ilk kaçış bu olaydan sonra oldu. Kavganın bir tarafı olan Aslan ailesi, eşyalarını bile alamadan köyü terk etti. Aslanlara ait bazı evler ateşe verildi. Köyde sadece Yalçın ailesi  kaldı. Aslan ailesinin mensupları köye bir daha dönemedi. Daha sonra yörenin ileri gelenlerinin girişimleriyle ailenin geride kalan mallarını almasına izin verildi.Ancak bir tarafın köyü terk etmesine ragmen husumet sona ermedi. Zaman zaman karşılaşan taraflar arasında kavgalar sürüp gitti. Hasan Yalçın’ın öldürülmesi üzerine tansiyon yineden yükseldi. Bu olaydan kısa süre sonra Yalçın ailesi de, Diyarbakır’da Şeref Aslan'ı öldürdü. Muhtarlık seçimiyle başlayan gerilim geride üç ölü bırakmıştı.

Birincisi çözülmeden ikincisi geldi

Bu sırada Sığınak Köyünde yaşamaya devam eden Yalçın ailesi mensupları, Budak köylüleri arasında başka bir husumet başgösterdi. Kız kaçırma iddiasıyla başlayan husumet sonucu Budak Köyünden Hüsnü Narin öldürüldü. Narin’in ölümü, Sığınak köyünün de tamamen boşalmasına neden oldu. Köyde kalan Yalçınlar, Narin ailesinin intikam almasından korktuğu için köye terketti. Son köylülerin de geçen yıl gitmesiyle Sığınak hayalet köye döndü. Her iki kan davası nedeniyle 60’ı aşkın hane köyü terk etti.

Licede_boşalan_köy
Muhtar Tahsin Polat, köye 4 km.uzaklıktaki mezrada yaşıyor.
[[Fotoğraf:Faruk Yüce/Al Jazeera Türk]]

'Gerekirse ayaklarına kapanırım'

Mezralarda yaşalan 17 hanenin oylarıyla seçilen Muhtar Tahsin Polat, barış sağlanamamasından dolayı üzgün olduğunu belirtti.

“Ben iki tarafın da barışmasını istiyorum. Herkes araya girmeye çalışıyor. Geçenlerde toplantı oldu Ziyaret köyünde, milletvekilleriyle biraraya geldik. Orada söyledim, ‘bizim köylüleri barıştırın’ dedim, rica ettim. Arabulucuların aracılık ettiklerini söylediler. Parti de (HDP) arabuluculuk yapıyor. Arayı bulmaya çalışan çok kişi var ama hala gelişme yok. Söylenene göre, taraflar barışmak üzere ama henüz bir gelişme yok.  Beni dinleyeceklerlerini bilsem, benim sözümü dinleyip barışacaklarını bilsem gidip iki tarafın da ayaklarına kapanırım. Kim köyünün yıkılmasını ister ki?”

Umut seçimlerde

Yaklaşan seçimleri barış için fırsat olarak değerlendirmeyi planlayan Polat, köyün boşalmasının bir çok kişiyi mağdur ettiği görüşünde

“Yakında seçim var, eğer adaylar buraya gelirse, onlardan bu işi çözemlerini isteyeceğim. Önce çözsünler sonra seçime bakarız. Bu iş beni çok yordu. Köyden geçerken ağlamaklı oluyorum. Karakola gidiyorum, ‘Köyün boş, sen kimin muhtarısın?” diyorlar. Tamamen barışıp gelmelerini, istiyorum. Yeniden kavga edeceklerse gelmesinler. Gidenlerin çoğu geçim sıkıntısı çekiyor. Mağdur olanlar var. Burada dört tavuk beslerse, geçimini sağlar. Diyarbakır’da nasıl geçinir insan? Mağdur olan çok oldu. Kaç aile var benim bildiğim, geçimini sağlayamıyor. “

Kan davası nedeniyle köyü terk eden ve isminin yazılmasını istemeyen köylülerden biri, fırsat buldukça köyünü ziyaret ettiğini ifade ederek, tarafların kısa sürede barışmasını umut ettiğini söyledi.

Licede_boşalan_köy
Evlerini terkeden köylüler, yeşil kartlarını bile bıraktılar.
[[Fotoğraf:Faruk Yüce/Al Jazeera Türk]]

Altı yılda yüzlerce insanın terkettiği köyde 10 bin dönümü aşkın tarım arazisi bulunuyor. Araziler uzun yıllardır ekilmiyor. Sığınak köyü 1990’lı yıllarda güvenlik güçleri ve PKK arasındaki çatışmalar nedeniyle kısmen boşaltılmıştı.

Kaynak:Al Jazeera

Mahmut Bozarslan

Diyarbakır muhabiri Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;