Dosya

İnönü’den bugüne sancılı seçimler

10 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanı seçimiyle yeni bir dönem başladı. İlk kez halk doğrudan cumhurbaşkanını seçti. Geçmişte yapılan 10 cumhurbaşkanı seçiminde ise, siyaset dışı unsurlar ve yöntemler sık sık gerilime neden oldu.

Konular: Türkiye

 

Ana akım medya organları arasında yer alan bir gazete, 3 Kasım 2002 seçimlerinden iki gün önce, seçimlerin “tatsız” bir biçimde sonuçlanması durumunda beş yıl sonra ortaya çıkacak bir “tehlike”ye işaret ediyor, 2007'de yapılacak olan cumhurbaşkanı seçiminde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) parlamentodaki gücünü kullanarak kendi istediği birini Çankaya'ya çıkartabileceğini hatırlatıyordu.

Gazete, haberinin başlığını “Dikkat! Yeni cumhurbaşkanını yeni meclis seçecek” diye tasarlamıştı... Türkiye’de  cumhurbaşkanı seçimlerinin özel atmosferinden habersiz biri bu haberi yadırgayabilir, “Ne var bunda, daha önce de meclis seçmiyor muydu?” diyebilirdi. Oysa bu özel atmosferi bilenler, “haber”de neyin anlatılmak istendiğini daha başlıktan anlayabilirdi. Zaten gazete de haberinde bunu şöyle dile getirecekti:

“Cumhurbaşkanı Sezer'in görev süresi 16 Mayıs 2007'de bitiyor. Anayasaya göre Sezer'in ikinci kez seçilme şansı yok. Kasımda oluşacak yeni meclis, bir erken seçime gidilmezse 2007 Kasım'ına kadar görev yapacak... Bu durumda Mayıs 2007'de göreve gelecek cumhurbaşkanını da bu meclis seçecek. Cumhurbaşkanında milletvekili olma şartı aranmadığı için, yasakları kalkarsa Tayyip Erdoğan'ın da cumhurbaşkanı seçilme şansı var.”

Böylece gazete, Türkiye'de 2007'de kıyametin kopacağını ve bazı "irade"lerin hareketlerini 2007'ye endeksli olarak düzenleyeceklerini beş yıl öncesinden “öngörmüş” oluyordu. 2007 seçimlerinde gerçekten de “kıyamet koptu.”

Neredeyse tüm seçimler gerilimli oldu

Sadece 2007’deki değil, bütün cumhurbaşkanı seçimleri benzer gerilimlerle yüklü olarak idrak edildi Türkiye’de.

Örneğin; Atatürk’ten sonra Çankaya’ya çıkan İsmet İnönü’nün seçiminde Atatürk’ün yakın çevresi ikiye bölündü, silahlı kuvvetler arasında dışarıya pek yansımayan klikleşme oldu. Genelkurmayın tarafsız kalma kararı, kimi tarihçilere göre, Birinci Ordu’nun bastırmasıyla İnönü’ye desteğe dönüştü ve seçim günü meclis çevresindeki “askeri mevcudiyet” İnönü’nün oybirliğiyle seçimine “katkı” sağladı.

Celal Bayar cumhurbaşkanlığı makamının o dönemdeki “ilâhi” öneminin azalması nedeniyle aday olmak istemiyordu. Ancak partisinin ısrarına direnemedi. En gerilimsiz cumhurbaşkanı seçimi süreci Celal Bayar’ınki oldu.

Cemal Gürsel askeri cuntanın liderliğinden Çankaya’ya, rakip adayın iki general tarafından tehdit edilerek çekilmeye zorlanmasından sonra seçildi. 

Cevdet Sunay, hem 27 Mayıs 1960 darbesini yapanlar, hem de İnönü ve diğer siyasetçilerle ilişkisini iyi tutmuş bir genelkurmay başkanıydı. 27 Mayıs’ın etkisinin sürdüğü, cumhurbaşkanı seçilmek için asker kökenli olmanın bir gereklilik gibi görüldüğü dönemde seçildi.

Politikacıya tehdit ve alçaktan uçak uçurma

Fahri Korutürk askerlerle, siyasetçilerin sert geçen ”kavga”larının sonuç vermemesi üzerine bulunan son seçenekti. Fahri Korutürk’ün daha adı gündeme gelmeden, askerlerle siyasetçilerin “kavga”sı başlamıştı. Askerler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Faruk Gürler’in seçilmesi için politikacıları tehdit etmiş, gözdağı vermek için Çankaya Köşkü üzerinde alçaktan uçak uçurmuştu.

Kenan Evren 12 Eylül 1980 darbesinin lideriydi. 1982’de kabul edilen anayasaya koydurduğu geçici birinci maddeyle kendisini cumhurbaşkanı yaptı.

Turgut Özal, Celal Bayar’dan sonra seçilen ilk sivil cumhurbaşkanıydı. Muhalefet Özal’a şiddetle karşıydı, bu nedenle TBMM'deki oylamaya katılmamıştı. Özal üçüncü turda ancak seçilebildi.

Özal’ın 1993’te ani ölümüyle üçüncü turda cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirel birçok kez darbe girişimi ve darbe yaşamış, kendi ifadesiyle, “Altı defa gitmiş, yedi defa gelmişti.”

Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanlığını, Demirel’in görev süresini uzatacak anayasa değişikliğine meclisin karşı çıkmasına borçluydu. Dönemin koalisyon hükümetini oluşturan partiler uzun süre ortak bir aday üzerinde uzlaşamadılar. Sezer hükümetin üzerinde uzlaşabildiği tek aday olmuştu.

En gerilimli seçim

En gerilimli cumhurbaşkanı seçimi 2007’de yaşandı. Abdullah Gül’ün adaylığına  askerler ve laik kesim karşı çıkmıştı. “Yol arkadaşı”  Başbakan Erdoğan bile yeterince güçlü destekte bulunmamıştı. Hukuku zorlayan yorumlar, bazı siyasi partilerin şiddetli karşı çıkışı, cumhuriyet mitingleri, genelkurmay başkanının e-muhtırası gibi türbülanslar yaşandı. 

Bu gerilimlerin temel nedeni, cumhurbaşkanlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) seçmesi ilkesinin esasen kâğıt üzerinde bir ilke olmasıydı. Çünkü cumhurbaşkanı seçimi devlet içinde etkili asker-sivil güçlerce bir “devlet hakkı” olarak görülüyordu. Bu halin bir yansıması olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yedi cumhurbaşkanı asker ya da asker kökenli oldu, biri ise İttihatçı'ydı.

10 Ağustos yeni bir başlangıç

Türkiye 10 Ağustos 2014’te doğrudan halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanını Çankaya’ya gönderdi. Seçimin bu özelliği nedeniyle, önceki seçimlerde gözlenen “devlet baskısı” bu seçimde yaşanmadı, fakat yine de gerilim eksik olmadı. Çünkü, cumhurbaşkanlığı makamına hâlâ bir tür kutsallık atfediliyor ve herkes oraya layık görülmüyor.

Al Jazeera Türk, Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleştirilen cumhurbaşkanı seçimlerini ve onlara eşlik eden gerilimleri inceledi. Atatürk’ten sonra cumhurbaşkanı seçimlerinin hangi siyasi atmosferde ve hangi koşullarda yapıldığını mercek altına aldı.

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;