Dosya

İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yerleşimleri

Sayıları yaklaşık 600 bini bulan Yahudi yerleşimciler, iki devletli çözümün önünde en büyük engellerden bir tanesini oluşturuyor.

Konular: Ortadoğu, İsrail, Filistin, Doğu Kudüs

Yerleşimci sayıları: Bölgelerdeki nüfus değişimini yıllara göre görmek için çizgiler üzerinde gezininiz.

İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri 1967’deki ‘Altı Gün Savaşı’nın ardından düzenli bir artış gösterdi.

Tel Aviv yönetiminin, yarısından fazlası Batı Şeria’da olmak üzere dört ana bölgede 600 bine yakın yerleşimcisi bulunuyor.

Yerleşim faaliyetleri kronolojisine bakıldığında, 1999’a kadar Doğu Kudüs, en fazla yerleşimciye sahip bölge olarak göze çarparken, bu tarihten sonra faaliyetlerin Batı Şeria’da daha da hızlandığı görülüyor.

Gazze Şeridi’nin 2005’te boşaltılmasının dışında, diğer ana bölgeler Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Doğu Kudüs’teki yerleşim sayısı, tüm uluslararası tepkiler ve alınan kararlara rağmen devam etti.

DOSYA: İSRAİL-FİLİSTİN SORUNU

Dört ana bölgenin dışında, İsrail’in Batı Şeria’da inşa ettiği Ayırıcı Duvar’ın içi ve dışındaki yerleşim faaliyetlerini ayrı başlıklarla incelemek mümkün.

Ana Bölgeler:

Batı Şeria

İsrail, Batı Şeria için kullanılan ‘işgal edilmiş bölge’ tabiri yerine, söz konusu toprakların yaradılıştan Yahudi halkına ait olduğunu belirten ‘Yehuda ve Samarya Bölgesi’ ifadesini kullanıyor.

Tel Aviv yönetimi, 1967’deki savaşın hemen ardından Batı Şeria’nın Beytüllahim kentinde ilk yerleşim birimi Kfar Etzion’u inşa etti.

Batı Şeria yerleşimci sayısında, 1999’a kadar Doğu Kudüs’ün gerisinde kaldı. Ancak bu tarihten itibaren günümüze kadar bölgedeki yerleşimci sayısı ikiye katlandı. 2011 itibariyle buradaki yerleşimci sayısı yaklaşık 300 bine ulaştı.

Bölgedeki en önemli birimler, 52 bin yerleşimcinin yaşadığı Modi'in İllit, 36 bin yerleşimcinin yer aldığı Ma'ale Adumim ve yaklaşık 18 bin yerleşimcinin bulunduğu Ariel olarak göze çarpıyor.

Batı Şeria’nın yerleşimci sayısında son 12 yılda çok büyük bir artış meydana geldi. 2000’de 197 bin olan sayı geçen süre içinde yaklaşık iki katına çıktı.

Doğu Kudüs

İsrail 1967’de Altı Gün Savaşı’nın ardından ele geçirdiği Doğu Kudüs ve çevre mahalleleri Kudüs Belediyesi adı altında birleştirdi. Savaşın hemen ardından, Ağlama Duvarı’nın önünde yer alan Fas Mahallesi buldozerlerle yıkıldı ve buraya büyük bir ticaret merkezi kuruldu. 1948’de yerle bir olan Yahudi Mahallesi ise, Altı Gün Savaşı’nın ardından Yahudi yerleşimcilerle doldurulmaya başlandı.

1972’nin sonlarına gelindiğinde Doğu Kudüs’teki yerleşimci sayısı 8 bin 600’e ulaştı. 1980’li yıllarda İsrail bölgedeki yerleşim faaliyetlerine büyük bir hız verdi ve 1990’a gelindiğinde yerleşimci sayısı 140 bine yaklaştı.

Doğu Kudüs’te toplam 14 yerleşim birimi yer alırken, en büyükleri 44 bin kişinin bulunduğu Pisgat Zeev, 41 bin kişinin yer aldığı Ramot Alon, ve 30 bin kişinin yaşadığı Gilo olarak göze çarpıyor.

İsrail İçişleri Bakanlığı 2011’de, Kudüs'ün güneydoğusundaki Gilo’da bin 100 yeni konutun yapılması için izin çıktığını açıkladı. Bakanlık, itirazların değerlendirileceği 60 günün ardından konutların yapılması için ihaleye çıkılacağını duyurdu.

Filistinliler, İsrail yönetimindeki Doğu Kudüs'ü gelecekteki devletlerinin başkenti olarak kabul ediyor. Bu nedenle Kudüs'ün doğu bölgesindeki her türlü yapılaşmaya karşı çıkıyorlar. Nitekim 2010’da tekrar başlayan barış sürecinde Filistin'in İsrail'e sunduğu ön şartlardan biri de Doğu Kudüs ile bitişiğindeki Batı Şeria'da yerleşim yeri inşaatlarının durdurulmasıydı.

İsrail’in Doğu Kudüs’teki yerleşimci sayısı bugün 200 bine ulaşmış durumda.

Golan Tepeleri

İsrail, 1967’de savaşın ardından Suriye topraklarındaki Golan Tepeleri’nin kontrolünü ele geçirdi. Diğer tüm bölgelerde olduğu gibi İsrail, burada da savaşın hemen ardından yerleşim politikasını hızla yürürlüğe koydu.

İlk olarak Merom Golan yerleşim birimi olarak kuruldu ve 1970’e kadar yerleşim sayısı 12’ye ulaştı.

Savaş sonrasında yaklaşık 100 bin kişi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. İsrail 1981’de Golan Tepeleri’nde işgal ettiği bölgeleri ilhak etti.

Uluslararası kamuoyundan büyük tepki gören bu kararın ardından Tel Aviv’in yerleşim faaliyetleri büyük oranda arttı. 1983’e gelindiğinde Golan Tepeleri’ndeki yerleşimci sayısı 6 bin 800’e ulaştı.

Bugün İsrail’in bölgede 33 yerleşim birimi bulunuyor. Söz konusu yerleşimlerde yaşayan kişi sayısı ise 20 binin üzerinde.

Gazze Şeridi

İsrail 1967’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, bölgede Mısır sınırındaki Refah Kapısı’nın yakınında Guş Katif yerleşim bloğunu kurdu. Tel Aviv yönetimi bu süreçte, bölgenin yüzde 20’sini kapsayacak şekilde 21 farklı yerleşim birimi oluşturdu.

İsrail Gazze Şeridi’ndeki askeri kontrolü 1994’e kadar sürdürdü. Bu tarihte Filistin tarafıyla yapılan Oslo görüşmelerinin ardından bölgenin büyük bölümünün yönetimi Filistinlilere verildi, ancak bu gelişme yerleşimlerin durumunu değiştirmedi.

İsrail’in, 2005’teki ‘Tek Taraflı Geri Çekilme’ planıyla Gazze Şeridi’ndeki yerleşim bölgelerini boşaltmasına kadar bu bölgedeki yerleşim faaliyetleri, diğer üç ana bölgeye göre daha yavaş ilerledi. Bu tarihe kadar Gazze’de yaklaşık 8 bin yerleşimci bulunuyordu.

Aynı dönemde yerleşim birimi sayısı da 17’ye düşmüştü. Bölgedeki en kalabalık yerleşim yaklaşık 2 bin 700 kişinin yaşadığı Neve Dekalim’di.

Ağustos 2005’te başlayan girişimle, bölgedeki tüm İsrail vatandaşları ve güvenlik güçleri geri çekilirken sürecin tamamlanması 12 Eylül 2005’te mümkün oldu.

Çekilme planı İsrail kamuoyunda büyük tepkilere yol açtı ve İsrail güvenlik güçleri, silah zoruyla bölgeyi terketmeye zorlanan yerleşimcilerin sert direnişiyle karşılaştı.

Ayırıcı duvar

İsrail’in Batı Şeria’da inşa ettiği duvar, dönemin İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un 21 Şubat 2002’de Filistin ile İsrail arasında ‘tampon bölge’ oluşturma yönünde alınan kabine kararını kamuoyuna açıklamasıyla gündeme gelmişti.

İsrail’in girişimi, ‘Filistinlilerin İsrail ordusu ve halkına yönelik saldırı ihtimalini’ kontrol altında tutmak niyetiyle açıklandı.

Tel Aviv yönetimi, 1948 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra İsrail ve komşu ülkelerin sınırını belirleyen  ‘Yeşil Hat’ üzerinde, 760 kilometrelik duvarın 110 km'lik kısmının inşasını onayladı.

Yapımı hâlâ devam eden duvar, 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal edilen toprakları içerdiği gerekçesiyle başta Filistinliler olmak üzere geniş bir kitlenin tepkisini çekerken, Tel Aviv’in bölgeye konuşlandırdığı bazı Yahudi yerleşimcileri de kızdırdı.

Bazı yerleşimciler, İsrail’in bölgede inşa ettiği duvarın arkasında kaldıkları gerekçesiyle söz konusu projeye tepki gösteriyor. Bu yerleşimcilere göre, Batı Şeria’nın tamamı İsrail’e ait ve buraya bir duvar çekmek bölgenin Filistinlilere verilmesinin kabulu anlamına geliyor.

Bu noktada duvarın ‘fiilen’ sınır haline gelmesi ihtimali de Yahudi yerleşimcileri kaygılandıran temel noktalardan bir tanesi.

Ayırıcı duvarın içinde ve dışında kalan yerleşimcilerin durumları ve yıllara göre söz konusu bölgelerdeki artış şu şekilde incelenebilir:

İç bölge

Ayrıcı duvarın inşa edilmeye başlanmasıyla, 51 yerleşim bölgesi duvarın İsrail tarafında kaldı. Duvarın iç kısmında kalan bölgelerde 240 binden fazla yerleşimci yaşıyor.

İsrail’in yerleşim  faaliyetlerini hızlandırdığı 1990’lı yılların başından bugüne kadar incelendiğinde, tüm yerleşim bölgelerinde istikrarlı bir artışın yaşandığı görülebiliyor. 2006’da bölgedeki yerleşimci sayısı ilk kez 200 binin üzerine çıktı.

Bölgedeki en ciddi nüfus artışı, 1994 ile 2000 yılları arasında gözüküyor. En kalabalık yerleşim birimleri ise, Modin İllit, Male Adumim ve Betar İllit olarak göze çarpıyor.

Dış Bölge

İsrail’in ayırıcı duvarı inşa etmesinin ardından, duvarın dışında iç bölgeye göre daha az yerleşimci kaldı. Duvarın dışında kalan 72 yerleşim bölgesinde yaklaşık 75 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor.

Bölgedeki en kalabalık yerleşim birimleri, Kiryat Arba, Kokhav Yaakov, Bet El ve Giva Binyamin.

Buradaki yerleşimci sayısı 2000’de ciddi bir artışla 45 bine yükselirken, söz konusu sayı aynı tarihten günümüze kadar 30 binlik bir artış gösterdi.

Kaynak: Al Jazeera, Orta Doğu Barışı Vakfı (Foundation for Middle East Peace), İsrail Merkezi İstatistik Bürosu

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;