Dosya

Kürtlerin ana talepleri

Barış sürecinin işlediği bir dönemde yerel yönetimlere genişletilmiş yetkiler, anadilde eğitim ve siyasi tutukluların serbest bırakılması ön plana çıkan istekler.

Konular: Türkiye
Kürtlerin talepleri yeni anayasa çalışmaları açısından da büyük önem taşıyor. [Hüseyin Narin, Al Jazeera]

Kürtlerin ve 'Kürt siyasi hareketinin' talepleri, Cumhuriyet tarihi boyunca oluşan konjonktür ve farklı siyasi iklimler nedeniyle değişiklik gösterdi.

Uzun yıllar boyunca devamlılık arz etseler de, siyasi ve sosyal konularla ilgili talepler özellikle Ankara’nın Kürt Sorunu'na yaklaşımıyla paralel olarak ılımlı ya da radikal bir yola girdi.

Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren Kürtlerin asimilasyon ve inkar olarak nitelendirdiği politikalara karşı tepkileri ve talepleri farklı kesimlerce dillendirildi.

Özellikle 12 Eylül askeri darbesinin ardından sertleşen güvenlik politikaları ve buna paralel PKK’nın da güçlenmesiyle beraber talepler, 'bağımsızlık mücadelesi ve bağımsız devlet kurulmasına' kadar giden bir söyleme büründü.

Kürtlerin uzun yıllar elde edemediği temel ve anayasal hakların yanı sıra, çatışmaların da etkisiyle yıkıma uğrayan bölge ekonomisinin de kalkındırılması önemli istekler olarak ön plana çıktı.

Kürtlerin beklentileriyle ilgili radikal söylemlerin azalması, özellikle son 10 yılda belirli sebeplerle kesintiye uğrasa da, önemli bir zaman diliminde devrede olan açılım dönemlerine denk geliyor.

Devletin Kürt hareketiyle temas kurması, bölgede şartların değişmesi ve uzun yıllar çözülemeyen sorunun artık bölge halkında da bıkkınlık yaratması gibi gelişmeler taleplerin yeniden masaya koyulması ve tartışılmasına sebep oldu.

Hükümetin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) aracılığı ile İmralı’da hapis yatan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeleri yeniden başlatması ise, Kürt Sorunu'yla ilgili Ankara’nın atacağı adımlar konusunda yeni bir çerçeve ortaya koydu.

Yeni anayasa çalışmaları Kürtler açısından da büyük önem taşıyor. Kürt siyasi hareketinin temel amacı, taleplerin oluşturulacak yeni anayasada garanti altına alınabilmesi.

Kürtler için bir tek seslilikten bahsedememekle birlikte, bugüne kadar gündeme gelen talepler yelpazesinde hemfikir olunan bazı belli başlı maddeler mevcut. Bu noktada gelişmekte olan barış süreci ve bölgedeki kritik gelişmelerin ışığında Kürtlerin talepleri şu ana başlıklarla ortaya çıkıyor:

Yerel yönetim talebi

Çatışmaların en şiddetli döneminde 'Bağımsız Kürdistan' ve 'Demokratik Özerklik' olarak seslendirilen talepler, özellikle son barış süreciyle beraber yumuşayarak yerini 'yerel yönetimlerin güçlendirilmesi' talebine bıraktı.

Öcalan’ın 21 Mart’taki Nevruz Bayramı’nda okunan mektubunda, birlik beraberlik ve bölünmemenin yanı sıra 'Misak-ı Milli' vurgusu yapması, kamuoyunda Kürtlerin demokratik özerklikten vazgeçmesi olarak yorumlandı.


Yerel yönetim isteği önemli taleplerden biri.
[Hüseyin Narin, Al Jazeera]

Kürtler yeni anayasayla güçlendirilecek yerel yönetimlerin, eğitim, güvenlik ve bütçe konularında yetkilerinin arttırılması gerektiğini vurguluyor.

Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) parti programında, merkeziyetçi yönetim yapısının halkın katılımına ve denetimine kapalı olduğu kaydediliyor.

Parti, bölgesel idarelere, merkezi yasalarla çelişmemek üzere görev alanlarıyla ilgili konularda yasama ve bütçe yapma yetkisi talep ediyor.

Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, konut ve çevre gibi alanlarda merkezi hükümetin hedef ve standartları belirleyerek, kamu hizmetlerinin sunulmasını bölgesel idarelere bırakması da vurgulanan taleplerden.

Uluslararası Kriz Grubu, 'Türkiye’nin Kürt Çıkmazı: Diyarbakır’dan görünüm' adlı raporda, hem ülke genelinde, hem de Diyarbakır gibi Kürtçe konuşulan şehirlerde 'yerinden yönetim' prensibine uyulmasını tavsiye ediyor. (raporun orijinal İngilizce metni)

Bu noktada, bölgesel yönetimlerin oluşturulması konusunun tüm Türkiye'de tartışılması ve konunun detaylarıyla kamuoyuyla paylaşılması isteniyor.

Uluslararası modellerin incelenmesi çağrısı yapan grup; seçilen yerel yönetimlerin, eğitim, güvenlik ve bütçe konularında yetkilerinin arttırılması gerektiğini vurguladı.

BDP ise son günlerde bu konuda Türkiye’ye bir model dayatılmamasını, Türkiye’nin kendine uygun modeli belirlemesini dillendiriyor.

Anadilde eğitim ve kamuda anadil

Eğitimde ve kamuda anadil hakkı Kürt hareketinin başlangıcından beri ısrarcı olduğu ve uluslararası toplumun Kürtlere sağlanmadığı gerekçesiyle en sert eleştirilerde bulunduğu taleplerin başında geliyor.

Kürtler, ilkokuldan üniversite sonuna kadar okullarda Kürtçe eğitim görme ve kamu hizmetlerinde anadili kullanma talebinde bulunuyor.

BDP'nin parti programında; "Tüm yurttaşların, ülkenin bütünlüğü içinde kendilerini özgürce ifade edebilme, kültürlerini geliştirme, anadillerini konuşma ve geliştirme, anadillerinde eğitim yapma, görsel, işitsel ve yazılı medya araçlarını kullanma hakları temel insan haklarıdır ve dolayısıyla anayasal güvence altına alınacaktır" ifadeleri yer alıyor.

Partinin konuyla ilgili talepleri, "dillerin ve kültürel hakların yasal güvenceye kavuşturulması, radyo, TV ve basın üzerinde hiç bir kısıtlama olmaması, Türkçe radyo, TV hangi hukuki kurala bağlıysa, Kürtçe ve diğer dillerdeki yayınların da aynı prosedüre bağlı olarak faaliyet yürütebilmesi, kültürel faaliyetler için de aynı hukuki kurallar ve prosedürün işletilmesi" olarak sıralanıyor. Eğitim için, "Kürtçe, eğitim ve öğretim dili olarak kullanılacaktır" ifadesi kullanılıyor.


'TRT 6' Kürtçe yayın yapan ilk devlet televizyonu oldu. [AA]

Mevcut Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun’un 3. maddesinde düzenlendiği şekliyle, "Verilecek tapu kayıtları ve senetleri ve nüfus ve evlenme cüzdanları ve kayıtları ve askeri hüviyet ve terhis cüzdanları 1929 Haziranı iptidasından itibaren Türk harfleriyle yazılacaktır" ifadesiyle özel isim ve yer adlarında Kürtçenin kullanılmasına izin verilmiyordu. Ekim 2013'te açıklanan 'Demokratikleşme Paketi'yle bu yasak kaldırıldı.

Anayasada Kürtçe'nin kullanımını sınırlayan maddeler ise, 2. madddede belirtilen 'Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe' olduğuna yönelik ifade ve 42. maddede 'Türkçe'den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına anadilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez' ifadesi olarak ön plana çıkıyor.

Kürtçenin kullanımına kısıtlı da olsa imkan veren son dönemdeki düzenlemeler ise, Kürtçe dil kursları açılmasına izin veren yasanın çıkması; TRT’nin, 'TRT 6' adıyla 24 saat Kürtçe ve lehçelerinde bir televizyon kanalı yayınına başlaması; üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri açılması ile Kürtçe'nin, okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması ve son olarak mahkemelerde anadilde savunmayı sağlayan düzenlemenin hayata geçirilmesi oldu. Gene 'Demokratikleşme Paketi'nin kapsamında özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin verilmesine yönelik bir düzenleme yapılacağı ilan edildi.

Uluslararası Kriz Grubu'nun raporunda yer verdiği anadil konusunda, AKP hükümetinin, Kürtçe’nin Diyarbakır ve ülke genelinde kullanımı konusunda bazı önemli adımlar atsa da Kürtlerin büyük çoğunluğunun anadillerinde eğitim hakkından azına razı olmak istemediği belirtiliyor. Söz konusu hakkın engellenmesinin de, bölgedeki öğrencilerin sınavlarda beklenen başarıyı yakalamasını engellediği savunuluyor.

Diyarbakır ve çevresindeki bölgelerde park ve farklı alanlara Kürtçe isim verilememesi eleştirilirken, Kürtlerin çoğunun Kürtçe yayın yapan devlet kanalı TRT 6'yı 'sıkıcı ve yetersiz' bulduğu aktarılıyor.

Anayasada Kürt tanımı ve siyasi talepler

Kürtlerin yeni anayasadan en büyük beklentileri de, etnik temele dayanmayan vatandaşlık tanımı olarak görülüyor.

Kürtler, mevcut anayasada vatandaşlığı tanımlayan 66. maddede, "Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür" ifadesine itiraz ediyor.

Talep, Kürtlerin varlığının anayasa metninde teminat altına alınması, Kürt kimliğinin gerekli maddelerle güvenceye tâbi olması ve anayasadan ayrımcılık içeren her türlü maddenin çıkarılması olarak şekilleniyor.


KCK davalarında Kürt siyasetçiler tutuklandı. [DHA]

BDP, yeni anayasa komisyonundaki çalışmalarda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kazanılmasında ve kaybedilmesinde dil, din, ırk, mezhep ve cinsiyet farkı gözetilemeyeceğini vurguluyor.

Parti programında "Tek ırk, tek dil, tek din, tek kültür ve erkek egemen anlayış yerine toplumdaki bütün etnik, kültürel, inançsal ve cinsiyet farklılıklarını kapsayacak şekilde, "'Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı' esas alınacak ve anayasal yurttaşlık olarak bu üst kimlikle tanımlanacaktır" ifadeleri yer alıyor.

Partinin idareyle ilgili talepleri ise, milletvekili sayısının 600’e çıkarılması, seçim döneminin 4 yıl olması, seçim barajının tamamen kaldırılması veya ille de olması gerekiyorsa yüzde 3-5 civarında olması, bölge meclislerinin kurulması, seçmenlerin yasa ve anayasa değişikliği teklifi verebilmesi olarak sıralanıyor.

KCK tutuklularının serbest kalması

Hükümetin İmralı ile görüşmelerinde konuşulan ve Kürtlerin uzun süredir talepte bulunduğu konulardan biri de Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) davalarının sonlanması.

PKK’nın çatı yapılanması olarak bilinen örgüte yönelik olarak 14 Nisan 2009’da başlayan soruşturmada, farklı illerde gözaltına alınarak yargılananlar arasında BDP’li belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ve dernek yöneticileri bulunuyor.

Kürt siyasi hareketi, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve yargı paketlerinin devreye sokulmasıyla sayılarının binlerce olduğunu öne sürdüğü tutukluların serbest bırakılmasını istiyor.

DOSYA: KÜRT SORUNU


Son olarak TBMM’de kabul edilen 4. yargı paketi ile KCK sanıklarının serbest kalmasının sağlanacağı öne sürüldüğü halde, bu sanıkların yargı süreci paket kapsamı dışında bırakıldı. BDP yönetimi paketten duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi.

Parti, örgüt kurma ve yönetme suçuna verilen cezaların da azaltılmasını talep etmişti.

Pakete göre, Türk Ceza Kanunu’ndaki "terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarını basmak ve yayımlamak, terör örgütünün propagandasını yapmak ve yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak" suçlarını işleyenler, ayrıca örgüt üyesi olmadıkları takdirde örgüt üyesi gibi cezalandırılmayacak.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;