Dosya

Sahadakiler - Masadakiler

Barışçıl gösteriler Esed rejiminin tavizsiz tavrı yüzünden bir süre sonra silahlı isyana dönüştü. 3 yıllık savaş ardında 135 bin ölü ve evlerinden olmuş milyonlarca insan bıraktı.

Konular: Suriye, Arap Baharı

Arap Baharı hiçbir ülkede Suriye’de yaptığı yıkımı yapmadı. Demokrasi talebiyle sokağa dökülen kalabalıklara devletin cevabı ilk günden şiddet oldu. 

Suriye hep baskıcı bir devlet oldu. Beşşar Esed’in babası Hafız Esed iktidarını azınlıktaki Alevilerin çekirdeğini oluşturduğu otoriter Baasçı bir rejim üzerinden sağlamlaştırdı. Güçlü istihbarat örgütü Muhaberat ve Şebbiha denen paramiliter teşkilat, rejimin korku ve baskı araçlarıydı.  

2000’de babasının ölümünden sonra iktidara gelen Beşşar Esed, bir açılım umuduydu. Batıyla yakınlaşma işaretleri verdi, modern bir lider profili çizdi. 2005’deki Hariri suikastında Suriye’nin parmağı olduğu suçlaması bu imajı zedeledi. 

[[AFP]]

Ayaklanma silahlı hale geldiğinde haftalarla ömür biçilen Beşşar Esed dünyayı yanılttı. Baas rejiminin köklü yapısı ve kendisine açıkça destek veren İran, Rusya ve Çin’in yardımıyla ayakta kalmayı başardı. 

Esed’in muhalefetle ilgili duruşu net. Eline silah almış her grubu “terörist” olarak görüyor. Kendisini ülkedeki azınlıkların koruyucusu olarak tanımlıyor. Suriye’de bir İslam devleti kurmayı amaçlayan ve El Kaide bağlantılı grupların Alevi ve Hristiyanları hedef alacağını ve yok edeceğini savunuyor. 

Muhaliflerin ülkeyi mezhepçi bir bölünmeye götürdüğünü ileri süren Esed; Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’yi bu bölünmeye destek vermekle suçluyor. Esed, Suriye’ye yönelik her türlü uluslararası müdahaleye de karşı.

 

Suriye sivil muhalefeti

Suriye Muhalif ve Devrimciler Ulusal Koalisyonu
 

Muhalefetin daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması için oluşturuldu. Kasım 2012’de Doha’da kuruldu. Aralarında Türkiye’nin de olduğu 100’e yakın ülkeye göre Suriye halkının tek meşru temsilcisi. Koalisyona Ahmet Carba başkanlık ediyor. 

SMDK hedeflerini şöyle tanımlıyor:

Suriye’nin tam bağımsızlığı ve egemenliği; Suriye halkının ve topraklarının bütünlüğünün korunması; Suriye rejiminin devrilmesi ve güvenlik güçlerinin ilgası, Suriye halkına karşı suç işleyenlerin yargılanması.

Rejimle diyaloğa hep karşı çıktı ama Cenevre 2 konferansı ile durum değişti. Suriye rejimi ile ilk defa yüz yüze diyalog için biraraya geldiler. Gerçi bu karar da kolay olmadı. SMDK içinde bölünmeler oldu. 

 

Suriye Ulusal Konseyi SUK
 

Ülke dışında yaşayan Suriyeli muhalifler 2 Ekim 2011’de İstanbul’da kurdu. SMDK kuruluncaya kadar uluslararası arenada muhalefetin temsilcisi olarak kabul edildi. SUK’un ilk başkanı Burhan Galyun, silahlı mücadeleye ve yabancı müdahalesine karşı olduklarını söylemesine rağmen, bu tutum kısa bir sürede değişti. SUK, ordudan ayrılanların ve silahlı sivil unsurların oluşturduğu Hür Suriye Ordusu (HSO) ile ilişki kurdu.  

Ancak SUK, temsil kabiliyetinin yeterli olmadığı gerekçesiyle eleştirildi. SUK içinde Müslüman Kardeşler’in diğer bütün gruplardan daha etkin olduğu da yapılan eleştiriler arasındaydı. 

Başkanlığını 11 Kasım 2012'den bu yana Baas rejiminin önde gelen sol muhaliflerinden biri olan Hristiyan George Sabra yürütüyor. 

Önce SUK, daha sonra da SMDK içinde yer alan Suriye sivil muhalefetinin bileşenlerinden bazıları da şöyle:

 

Suriye Müslüman Kardeşler Cemaati
 

Suriye’deki en eski muhalif hareketlerden biri olan Müslüman Kardeşlerin, iktidarla ilişkisi 1963 darbesinin akabinde Baas Partisi’nin iktidara gelmesiyle gerginleşti. Çatışma 1982 başında Hama’da doruğa çıktı. Hama’daki bombardımanlar sonucu 30 binden fazla kişi öldü, İhvan’ın lider kadrosundan ve üyelerinden çoğu isim cezaevleri ile sürgün arasında dağıldı.

Cemaat, ileriki süreçte siyasi vizyonunu “azınlıklara saygılı sivil sisteme sahip demokratik bir Suriye devleti” olarak belirledi. 

2011 başında Suriye’de devrimin patlak vermesiyle birlikte Türkiye’de düzenlenen ilk muhalif toplantılara güçlü bir şekilde katıldı. Muhalefetin en önemli bloklarından sayılan Suriye Ulusal Konseyi’nin kurulmasına katkıda bulundular.

 

Yerel Koordinasyon Komiteleri (YKK)
 

Suriye’de ülke çapındaki protesto gösterilerini düzenleyen devrimci gençlik yapılanması. Sosyal medya üzerinden örgütlenen YKK üyeleri, Suriye içinde sahadaki en faal gruplardan biri. Genelde liberal eğilimli gençlerin örgütlendiği YKK, Müslüman Kardeşler’in SUK’taki ağırlığına karşı çıkıyor ve ona karşı denge oluşturmaya çalışıyor.

 

Demokratik Ulusal Değişim İçin Şam Deklarasyonu
 

Beşşar Esed’in 2000 yılında devletin başına geçmesiyle başlayan ve sonraları ‘Şam Baharı’ adı verilen kısa ömürlü açılım ortamında gündeme gelen bir demokratikleşme hareketi. 2005’te Suriye’nin içi ve dışındaki muhalif gruplar bir araya gelerek, talep ettikleri demokratik değişimin ana hatlarını çizen bir belge açıkladılar. Bu girişimi kabul etmeyen Baas rejimi, Şam Deklarasyonu üyelerinin bazılarını tutuklarken, bazılarını da sürgüne gönderdi. Şam Deklarasyonu, isyanla birlikte muhalif protestoları destekledi ve SUK’un kuruluşunda başat rol oynadı.

 

Demokratik Asuri Örgütü
 

Suriye Asurilerini temsil eden en eski ve büyük muhalif organizasyon olarak biliniyor. SUK'ta Abdulahat Steyfo tarafından temsil ediliyor.

 

Muhalefetin diğer çatı örgütü  UKK
 

Suriye muhalefetinin sivil kanadının en büyük ikinci grubu olan Demokratik Değişim İçin Ulusal Koordinasyon Komitesi (UKK), 30 Haziran 2011’de oluşturuldu.  Bağımsız yazar, akademisyen ve politik aktivistler ile devrimci gençlerin temsilcilerinden oluşuyor. Bazı sol eğilimli ve Arap milliyetçisi partiler ile aralarında PYD’nin de olduğu bazı Kürt partileri UKK şemsiyesi altında toplanıyor. UKK'nın duruşu, ‘üç hayır’ üzerine oturuyor: ‘Şiddete, askeri müdahaleye ve mezhepçiliğe hayır.’

 

SURİYE'DE SİLAHLI MUHALEFET
 

Küçük birlikler halinde örgütlenen silahlı muhalif gruplar, defalarca aynı çatı altında altında toplanmaya çalıştı.  Gruplar, bir çatı örgütünden diğer çatı örgütüne geçti. Ülkeye bir çok yabancı savaşı da girdi. 

 

HÜR SURİYE ORDUSU
 

Suriyeli göstericilere yönelik baskı ve şiddet ordu içinde bölünmelere yol açtı. Temmuz 2011’de ordudan ayrılıp muhaliflerin safına geçtiğini açıklayan Albay Riyad Esad ve bir grup subay arkadaşı Hür Suriye Ordusu’nu kurdu.

Hür Suriye Ordusu birbirinden bağımsız hareket eden çeşitli birlikler, tugaylar şeklinde örgütlenmişti. Bir yandan bu birimleri koordine etme çabası sürerken, bir yandan da tıpkı Suriye sivil muhalefetinde olduğu gibi silahlı muhalefet içinde de çekişmeler yaşandı. 

 

YÜKSEK ASKERİ KONSEY
 

SMDK’nın kurulmasından sonra, Aralık 2012’de 250’den fazla silahlı grubun liderinin katılmasıyla Hür Suriye Ordusu’nun yönetimini üstlenecek olan Yüksek Askeri konseyi oluşturdu. Yüksek Askeri Konsey’in başkanlığına Salim İdris seçildi. 

SMDK, kendi internet sitesinde Yüksek Askeri Konseyi, ülkedeki en yetkili askeri birim olarak tanımlıyor. Görevlerini de, rejimi yıkmak için askeri politikalar üretmek, silah ve mali kaynakların birimlere dağıtılmasını sağlamak, istihbarat toplamak olarak tanımlıyor. Ayrıca Yüksek Askeri Konsey’in, rejimin yıkılmasından da Suriye Ordusu’nu oluşturacak tek güç olduğu da vurgulanıyor. 

 

NUSRA CEPHESİ 
 

2011 yılı sonlarında kurulan ve cihatçı Selefi bir örgüt nitelikleri gösteren Nusra Cephesi, genel itibarıyla El Kaide’nin Suriye kolu olarak biliniyor. Halep ve Şam'da özellikle resmi birimleri hedef alan bir dizi intihar saldırısıyla adını duyuran grubun liderliğini Ebu Muhammed Colani yürütüyor. 

Nusra savaşçıları, Afgan tarzı kıyafetler giyiyor ve uzun sakal bırakıyorlar. Başkent Şam’ın hem merkezinde  hem de kırsalında aktif olan Nusra Cephesi'nde, Suriyelilerden ziyade Irak, Libya, Ürdün, Suudi Arabistan ve Yemen gibi Arap ülkelerinden gelen savaşçılar yer alıyor.

Aralık 2012’de ABD yönetimi Nusra Cephesi'ni El Kaide ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle terörist ülkeler listesine aldı.  

 

IRAK-ŞAM İSLAM DEVLETİ ÖRGÜTÜ 
 

Kısaca IŞİD olarak bilinen örgüt, 2006 yılında Irak’ta, El Kaide’nin bir kolu olarak kuruldu. Zamanla, Irak El Kaidesi’ni de yuttu. Şimdiki yöneticisi, daha doğrusu Emir’i, Ebu Ömer El Bağdadi. 

Suriye, Ürdün ve Filistin’i kapsayan bölgede hilafete dayalı bir devlet kurmak isteyen IŞİD’in lideri Bağdadi, 9 Nisan 2013’te Nusra Cephesi ile birleştiğini duyurdu. Nusra Cephesi liderliğiyse Bağdadi’ye değil, El Kaide lideri Ayman Al Zavahiri’ye bağlı olduğunu açıkladı. Zavahiri de, Nusra Cephesi'nden yana tavır takındı. IŞİD’in Suriye’den çekilmesini istedi. IŞİD, bu çağrıyı reddeti.  

Nusra ve IŞİD’in ayrışması, savaşçılarını da etkiledi. Nusra ile birlikte savaşanların bir kısmı özellikle Libya, Tunus ve Arap Körfez ülkelerinden gelen savaşcılar, IŞİD’in tarafına geçtiler. 

2013 Mayıs’ında da daha çok Orta Asya ve Kafkasya’dan gelen savaşcıların oluşturduğu Muhacirin ve Ensar ordusu, IŞİD ile birleştiğini açıkladı. Rakka ve Halep’te, otoritesizliğin doğurduğu durumdan kaçınmak isteyen bazı yerel aşiretler de IŞİD ile işbirliği yapmaya başladı. 

IŞİD, özellikle Rakka’da, neredeyse kendi mini devletini oluşturdu, insanlara temel ihtiyaç maddeleri dağıtmaya, ulaşım ağları kurmaya başladı. Fakat bu arada, diğer silahlı grupların oluşturduğu mahkemeleri tanımadı, kendi mahkemelerini kurdu. Başlangıçta işbirliği yaptığı diğer silahlı örgütlerin liderlerini de kaçırmaya başladı. 

2014 yılının başında, aralarında Nusra Cephesi’nin de olduğu diğer silahlı gruplar IŞİD’e karşı birleşerek, onunla savaşmaya başladı. 

 

İslami Cephe
 

Suriye’de şu anda savaşan en büyük silahlı grup. Savaşçı sayısının 50 bine yaklaştığı tahmin ediliyor. Suriye’de İslami bir devlet kurulmasından yana olan cephe, El Kaide ile bağlantılı diğer örgütlere göre daha ılımlı. İslami Cephe’nin Suudi Arabistan tarafından finanse edildiğine inanılıyor. 

İslami Cephe daha önce Selefi başka şemsiye örgütlerin çatısı altında ya da bağımsız olarak hareket eden yedi grubun birleşmesiyle 22 Kasım 2013’te oluştu. 

Bu gruplar, Suriye İslami Kurtuluş Cephesi şemsiyesi altındaki Tevhid Tugayları, İslam Ordusu ve Sugur Şam; Suriye İslami Cephesi altındaki Hak Tugayı, Ahrar Şam Tugayı ve Ensar Sam. İslami Cephe’ye daha önce bağımsız olan Kürt İslami Cephesi de katıldı. 

İslam Cephesi’nin kuruluşu özellikle HSO’yu ve Yüksek Askeri Konsey'i iyice etkisizleştirdi. Nusra Cephesi’nin ve Irak İslam Şam Devleti’nin (IŞİD) bazı savaşçıları da İslam Cephesi'ne katıldılar. 

İslam Cephesi'nin liderliğini Ahmet İsa Şeyh yapıyor. İslam Cephesi'nin askeri lideriyse Zehran Alluş. Siyasi işlerinden sorumlu olan kişi de Hasan Abboud. 

 

Suriye Devrimcileri Cephesi
 

Aralık 2013’te kurulan ve güçlü siyasi eğlimleri olmayan bu grubun temelini, İdlib merkezli Suriye Şehitleri Tugayı oluşturuyor. Başkanlığını, dışarıdan gelen yardımları kendi menfaatleri için kullandığı iddia edilen Cemal Maaruf yapıyor. 

Suriye Devrimci Cephesi, İslami Cephe ile bu iddialar yüzünden yakın ilişkide değil ancak HSO ve Yüksek Askeri Konsey ile işbirliği içinde. Suriye Devrimci Cephesi kurulur kurulmaz, IŞİD’e karşı geniş bir askeri kampanya başlattı.

 

Mücahid Ordusu
 

Suriye’de en son kurulan (Ocak 2014 ) örgüt. IŞİD'e karşı kurulduğu anlaşılıyor. 5 bin savaşcısı olduğu tahmin ediliyor. Özgür Suriye Ordusu'ndan ayrılan bazı birliklerce kuruldu.

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;