Dosya

Türkiye'de büyük depremler

Son büyük yıkımın Van'da yaşandığı Anadolu toprakları, Cumhuriyet tarihi boyunca yıkıcı etkisi büyük olan beş depremle sarsıldı.

Konular: Türkiye, Van Depremi
Van'da son olarak meydana gelen 7,2 büyüklüğünde olan depremde 604 kişi yaşamını yitirdi. [Reuters]

Soğuk etkiledi

Deprem gecesi, hava sıcaklığı sıfırın altında 30 dereceydi. İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında Türkiye’nin üzerine çöken bu doğal afette, kış ve soğuk, ölü sayısının daha da artmasına yol açtı.

1939 Erzincan Depremi

Anadolu topraklarında yaşanan depremler arasında, 1939’daki Erzincan felaketinin özel bir yeri vardır. O yıl, 26 Aralık’ı 27 Aralık’a bağlayan gece yerle bir olan Erzincan’da, ölü sayısı 33 bine ulaştı. Richter ölçeğine göre 8 şiddetindeki deprem, gece saat 2:00’de, Erzincan’ı 52 saniye boyunca salladı. '20. yüzyılın depremleri' sıralamasında 15. olan 1939 depremi, halk arasında 'Büyük Erzincan Depremi' olarak anıldı.

Erzincan’ı tümüyle haritadan silen deprem, Amasya, Tokat, Sivas, Kırşehir, Ankara, Çankırı, Kayseri, Samsun, Ordu illerinde ve çevresinde de etkili oldu, toplam 116 bin 720 bina yıkıldı. Erzincan depremi basına, "Erzincan Zelzelesi Bütün Tahmin Hudutlarını Aşan Bir Felaket Oldu", "Feci Bilanço" gibi başlıklarla yansıdı.

Deprem sırasında, kentin demiryolu köprüsü de yıkılmış, telgraf hatları kopmuş, Erzincan’ın çevreyle bütün ilişkisi tamamen kesilmişti. Bu yüzden deprem haberi saatler sonra öğrenilebildi. Yardım ekipleri, yıkılan köprülerin onarılmasından sonra, ancak 28 Aralık günü kente girebildi.

1944 Bolu Gerede Depremi

1 Şubat 1944’te Bolu ve çevresinde, Richter ölçeğine göre 7,4 şiddetinde olan deprem sonucunda toplam 3 bin 959 kişi öldü, bin 182 kişi yaralandı ve 9 bin 422 bina yıkıldı.

Depremde Bolu’da en ağır yıkıma uğrayan yer, kentin ova bölgesinin güney kesimi oldu. Deprem sırasında, kentin dört kilometre güneyinde, Ilıca yolu üzerinde yolu kesen bir çatlak oluştu. Tepenin kuzeyinde uzanan ova bölgesi ile kentin yamaç ve tepe bölgeleri depremden daha az zarar gördü.

1983 Erzurum Depremi

1983 Erzurum Depremi, 30 Ekim 1983 tarihinde, Erzurum ve çevresinde büyük hasara ve önemli ölçüde can kaybına neden oldu. Büyüklüğü 6,9 olan bu depremde bin 155 kişi ölmüş, 537 kişi yaralanmış, 3 bin 241 konut ağır, 3 bin konut orta ve 4 bin konut hafif hasar görmüş, 30 bini aşkın hayvan telef olmuştu.

Makrosismik hasar değerlendirmelerine göre depremin dış merkezi, Murat Dağı Kırklareli Köyü çevresi olarak belirlendi. Horasan-Narman ilçeleri arasındaki alanı kapsayan deprem bölgesi, çoğunlukla genç kırıklarla belirlenen alüvyon düzlükleriyle parçalanmış, yüksekliği bin 750 ila 2 bin 500 metre arasında değişen engebeli bir topografyaya sahiptir. Genellikle ayrışmış olan volkanik kayaçlar ile zayıf tutturulmuş ya da hiç tutturulmamış kırıntılar, bölgede canlı yer kaymalarına elverişli zemini oluşturdu.

Bölgede depreme bağlı olarak boyları onlarca metreden birkaç kilometreye kadar değişen, genellikle kuzeydoğu-güneybatı gidişli, birbiriyle bağlantısız aralıklı ve basamaklı çok sayıda yarık ortaya çıktı.

1999 Gölcük Depremi - İzmit

Gölcük Depremi, İzmit Depremi ya da Marmara Depremi, 17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03:02'de gerçekleşti. Kocaeli Gölcük merkezli ve 7,5 büyüklüğünde gerçekleşen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına neden oldu. 17 Ağustos Depremi, tüm Marmara Bölgesi'nde, Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedildi. Resmi raporlara göre, 17 bin 840 kişi öldü, 43 bin 935 kişi yaralandı. 505 kişi sakat kaldı. 285 bin 211 konut, 42 bin 902 işyeri hasar gördü.

Milyonlar etkilendi

Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilendi. Bu nedenle, Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biri oldu. Deprem gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Depremin odak derinliğinin 10-15 km olduğu ve sağ atımlı 120 km civarında bir fay hareketi ortaya çıktığı belirlendi. Ana deprem dalgasının ardından, büyüklüğü 4,0- 5,0 değerlerinde olan çok sayıda artçı depremler meydana geldi. Yakın tarihte, bu bölgede Adapazarı merkez üssü olmak üzere; 1943, 1957, 1967 yıllarında şiddetli depremler oldu. 

Depremin bu kadar çok can kaybına yol açmasının sebebi olarak; kaçak yapılar, standartlara uygun olmayan binalar ve daha ucuza mal etmek için malzemeden çalan müteahhitler gösterildi. Depremden sonra tüm Türkiye'de geçerli olmak üzere deprem yönetmeliği çıkarılmış, zorunlu deprem sigortası gibi birtakım düzenlemeler getirilmiş olsa da, inşa edilen yeni binaların halen depreme karşı dayanıklı olarak inşa edildiklerini söylemek zor.

1999 Düzce Depremi – Bolu

Yaklaşık 30 saniye süren ve şiddeti 7,2 olan bu deprem, 17 Ağustos 1999 depremine neden olan Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolunu oluşturan segmentin üzerinde gerçekleşti. 12 Kasım 1999 depremi, 17 Ağustos'taki kırılmaların Düzce fayının doğu bölümünü tetiklemesi sonucu gelişti.

Marmara Depremi'nin üzerinden 87 gün geçtikten sonra, henüz depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, dünya tarihinde görülmemiş bir şekilde ikinci bir deprem meydana geldi. Bu kez depremin merkez üssü Düzce'ydi. Saatler 18:57'yi gösterdiğinde, Düzce kuvvetli bir darbe ile sarsıldı, 30 saniye içinde adeta yerle bir oldu. Deprem, Kaynaşlı'yı da yerle bir ederken, Bolu'nun da bir bölümünde can ve mal kayıplarına neden oldu.

2011 Van depremi

Türkiye’de bugüne kadar yaşanan ve çok sayıda kişinin hayatına mal olan büyük depremlerden biri de 23 Ekim tarihinde Van’da yaşandı. Merkez üssü Erciş ilçesi olan ve 7,2 büyüklüğünde olan depremde 604 kişi yaşamını yitirdi, 222 kişi ise enkazdan sağ kurtarıldı. Bu büyük depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, bu kez 9 Kasım’da Edremit merkezli ve 5,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Bu depremde de 32 kişi hayatını kaybederken, 30 kişi enkaz altından sağ olarak çıkarıldı.

Deprem nedeniyle kentte bulunan binaların yüzde 90’ı değişik ölçülerde hasar gördü. Bölgedeki 28 bin 500 bina kullanılamaz hale geldi. Depremlerin etkileri; Erzurum, Ağrı, Mardin, Diyarbakır, Muş, Bitlis, Iğdır, Kars, Batman, Siirt illeri ve ilçelerinde geniş bir alanda hissedildi.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;