Dosya

Yerel yönetimlere ilişkin talep ve adımlar

Kürtler, iktidar partisi AKP tarafından başlatılan çözüm süreci kapsamında bölgesel idarelerin güçlendirilmesini ve Ankara'nın uluslararası metinlere koyduğu çekinceleri kaldırmasını istiyor.

Konular: Avrupa, Türkiye
BDP, Ankara'nın Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın bazı maddelerindeki çekinceleri kaldırmasını bekliyor. [Reuters]

Dört basamaklı plan

Hükümet tarafından yalanlanmayan Kürt Sorunu'nun çözümüne ilişkin yol haritası, ilk aşamada PKK lideri Öcalan'ın 'çatışmasızlık' çağrısı yapmasını, ikinci aşamada ise demokratikleşme yönünde atılacak adımları ve 4. Yargı Paketi'nin TBMM'de kabul edilmesini öngörüyordu. Bu aşamaların sonunda, PKK Türkiye sınırları dışına çıkıyor. Üçüncü ve son aşamalarda ise PKK ile yapılacak görüşmelerin ardından örgüt silah bırakacak.

Türkiye'de Osmanlı İmparatorluğu'ndan devralınan ve cumhuriyetin kurulmasından bu yana kendini gösteren Kürt Sorunu, bugüne kadar devletin güvenlikçi yaklaşımıyla çözüme ulaşamadı.

Bugün, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve silahlı örgüt PKK'nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan arasında çözüm için başlatılan süreçte anayasada ve kanunlarda yapılması planlanan bazı değişikliklerle vatandaşlık tanımının tekrar yapılması için çeşitli öneriler tartışılıyor. Bu süreçte izlenecek yolda tarafların birbirlerinin taleplerini karşılamak için karşılıklı adımlar atması öngörülüyor.

Bu bağlamda Kürtlerin en önemli taleplerinden biri yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın (AKYYÖŞ) bazı maddelerine koyduğu çekinceyi kaldırması.

Kürtler, barış sürecinde tam bağımsızlık gibi bir seçeneği dile getirmezken demokratik özerklik taleplerinden de geri adım atmış görünüyorlar. AKYYÖŞ'deki çekincelerin kaldırılmasıyla bölgesel idarelerin güçlendirilmesi, Kürtlerin kendi kaynaklarını tedarik ederek temel kamu hizmetleri alanında kendi kendilerini idare etmelerini sağlayacak. 

Yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde iktidar partisi AKP ve Kürtleri temsil eden Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) 'idare ve kamu hizmetleri' önerilerini birbirleriyle paylaştı. BDP'nin taleplerinin başında AKYYÖŞ'nin maddelerine konulan çekincenin kaldırılması yer alırken, AKP hükümeti bu konuda BDP'nin beklentilerini karşılayacak detaylı bir çalışma henüz sunmadı.

Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı

Avrupa Konseyi üyesi 46 ülkenin, oluşturulduğu 1985 yılından bu yana altına imza attığı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı (AKYYÖŞ), Türkiye tarafından 1988’de imzalandı ve 3 Ekim 1992 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 1993’te yürürlüğe girdi.

Şart’ın amacı yerel yönetimlerin merkezden bağımsız olarak verimli şekilde işlemelerini garanti altına almak. Buna göre merkezin görevi halkın kendisine en yakın kurumlardan hizmet almasını sağlamak, bunun için gereki kaynakları tedarik etmek. Şart’a göre merkez, bu yerel yapılanmaya yalnızca koordinasyon boyutunda müdahil olmalı.

Bu amacın hayata geçirilmesi için Şart’a imza atan ülkelerin anayasalarında ve/veya ilgili kanunlarında gerekli değişiklikleri yapmaları gerekli. Yerel makamların sorumlulukları anayasadaki ve/veya ilgili kanunlardaki maddelerle belirlenmeli. Mekezi yönetimin yerel yönetimlerin yetki alanındaki konularda yapılacak düzenlemelerle ilgili kendilerine başvurması, karar aşamasında fikir alması, yerel yönetimlerin yetki alanlarını zayıflatmaması gerekli.

Metne imza atan ülkeler 10 adedi Şart’ın ilk 11 maddesinden olmak üzere, metnin asgari 20 fıkrasına kendini bağlı saymakla yükümlü.

Türkiye’nin uymayı taahhüt ettiği maddeler

Madde 2: Özerk yerel yönetimler için anayasal ve yasal zeminin oluşumu.

Bu maddeye göre yerel özerklik temelde ülkenin iç kanunlarıyla tanınmalı ve anayasada uygulanabilir hale getirilmelidir.

Madde 3: Özerk yerel yönetim kavramı.

Birinci fıkrada 'yerel özerk yönetim' kavramı açıklanır. Buna göre özerk yerel yönetim, kanunun izin vediği sınırlar içerisinde yerel yetkililerin kamu hizmetlerinde önemli pay sahibi olması, bu hizmetleri düzenleme ve yönetme hakkına sahip olmalarını ifade eder.

İkinci fıkra, yerel yetkililere verilen bu hakkın gizli oylama ve nisbi temsil yöntemiyle eşit ve özgür şekilde seçilen konsey veya meclisler aracılığıyla uygulanmasını düzenliyor. Madde, halk meclisleri ve referandum gibi halkın doğrudan katılım hakkının önüne geçilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Madde 4: Yerel özerk yönetimin kapsamı.

Bu madeye göre yerel otoritelerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ve/veya kanunlarla belirlenmelidir.

Bu maddenin birinci fıkrasına göre yerel yetkililer, kanunun sınırları çerçevesinde, kendi alanları dışında kalmayan ya da başka yetkililerin alanına girmeyen konularda inisiyatif kullanma hakkına sahip olmalılar.

İkinci fıkraya göre, kamu hizmetleri vatandaşlara en yakın yetkililer tarafından gerçekleştirilmeli. Görevin kapsamının gerektirdiği hallerde sorumluluk başkasına devredilmeli.

Üçüncü fıkraya göre yerel yetkililere verilen haklar tam olmalı. Bu yetkiler başka bir merkezi ya da bölgesel yetkili tarafından sınırlandırılmamalı.

Dördüncü fıkraya göre, yerel yetkililere sorumluluğun merkezden ya da bölge yetkilisinden verildiği hallerde de bu kişilerin yetkileri kendi koşulları kapsamında yine tam olmalı.

Madde 5: Yerel yetki sınırlarının belirlenmesi.

Bu maddede yerel yetki sınırlarındaki değişikliklerin, o bölgede yaşayan yerel topluluklara danışılmadan yapılamaması gerekliliğine vurgu yapar. Buna göre yetki sınırlarındaki değişiklik kanunda belirtildiği hallerde referandumla gerçekleştirilebilir.

Madde 6: Uygun yönetim yapıları ve yerel yetkililerin görevleri için kaynaklar.

Bu maddenin ikinci fıkrasına göre yerel hükümet çalışanlarının hizmet alanı yüksek kaliteli eleman alımını da içerir. Bu nedenle bu kişilere gerekli eğitim ve gelişim fırsatları ile kariyer olanakları sunulmalıdır.

Madde 7: Yerel düzeydeki sorumlulukların kullanıldığı koşullar.

Birinci fıkraya göre seçilmiş yerel temsilcilerin yetkilerini özgür şekilde kullanmaları sağlanmalıdır.

İkinci fıkraya göre ise yerel yetkililere görevlerini yerine getirirken yaptıkları harcalamalarla ilgili uygun mali destek sağlanmalıdır. Harcanan maddi birikimin yerine konması ve sosyal refahın korunmasıyla ilgili harcamalarının tanzim edilmesi gereklidir.

Madde 8: Yerel yetkililerin faaliyetlerinin yönetim tarafından denetlenmesi.

Birinci fıkrada denetimin yalnızca anayasa ve kanunla belirtilen durumlarda, yine yalnızca kanunda belirtilen şekilde yapılması gerektiği ifade edilir.

İkinci fıkrada ise denetimin yalnızca yerel yetkililinin ya da kurumun faaliyetlerinin kanunla uyumlu olup olmadığının anlaşılması için yapılması gerektiği belirtilir.

Madde 9: Yerel yetkililerin mali kaynakları.

Birinci fıkraya göre, yerel yetkililer ulusal ekonomik program çerçevesinde kendilerine ayrılan kaynakları kullanır. Yerel yetkililer bu kaynakları kendi yetkileri çerçevesinde serbestçe kullanabilir.

İkinci fıkraya göre yerel yetkililerin mali kaynakları anayasa ve kanunla belirlenmiş sorumluluklarıyla uyumlu olmalıdır.

Üçüncü fıkrada ise mali kaynakların bir kısmının yerel vergilerden gelmesi gerektiği belirtilir. Bunların miktarını anayasa kapsamında yerel yetkililer kendileri belirleyebilir.


BDP'ye göre mevcut yönetim yapısı halkın katılımına kapalı. [AA]

Beşinci fıkrada mali olarak daha zayıf durumdaki yerel yetkililerin korunması için mali eşitleme prosedürleri uygulayan kurumlara başvurulabileceği belirtilir. Bunun yanı sıra yerel yetkilier kendi bütçelerinde bazı kısıtlamalar uygulamak durumunda kalabilir.

Sekizinci fıkraya göre ise yerel yetkililerin hazineden sermaye yatırımı alabilmeleri için kanunun izin verdiği ölçüde ulusal serrmaye pazarına erişime sahip olmaları gerekir.

Madde 10: Yerel yetkililerin işbirilği hakkı.

Bu maddenin birinci fıkrasına göre yerel yetkililer, yetkilerinin uygulanmasında ortak çıkarları olduğu hallerde başka yetkililerle işbirliğine gitme ve kanunun çizdiği sınırlar içinde diğer yerel yetkililerle konsorsiyum oluşturma yetkisine sahip olmalıdır.

Şart’a taraf olan Avrupa Konseyi ülkelerinden aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 31’i Şart’ın bazı maddelerine çekince koymuşlardır.

Türkiye’nin çekince koyduğu maddeler

4. maddenin 6. fıkrası

Bu fıkrada, yerel yetkilileri ilgilendiren konularda karar alma ve planlama sürecinde mümkün olduğu ölçüde, uygun zaman ve biçimde kendilerine danışılması gerekliliği vurgulanır.

6. maddenin 1. fıkrası

Bu fıkraya göre yerel örgütlenmeler, kendi yerel ihtiyaçlarına göre kendi iç yönetim yapılarını oluşturabilmeli ve böylece kendi kendilerini etkin şekilde yönetebilmelidir.

7. maddenin 3. fıkrası

Metne göre, yerel yetkililerin görev ve etkinliklerinin seçimle geldikleri konumla uyum içinde olmaması halinde bu görev ve etkinlikleri yasayla ve temel tüzük ilkelerine göre belirlenir.

8. maddenin 3. fıkrası

Bu maddeye göre yerel yetkililere yönelik yönetsel denetime, ancak korunmak istenen yararlar ile orantılı olması durumunda izin verilmelidir.

9. maddenin 4. fıkrası

Bu madeye göre yerel yetkililerin kaynaklarının içinde bulunduğu finansal sistem, hizmet maliyetindeki artışa uyumlu biçimde olmalı.

9. maddenin 6. fıkrası

Bu fıkraya göre dağıtılan kaynakların kendilerine iletilmesi sürecinde yerel yönetimlere uygun şekilde danışılmalı.

9. maddenin 7. fıkrası

Yerel makamlara yapılan hibeler herhangi bir şarta bağlanmamalı ve bu makamların kendi projelerini uygulamalarına bir kısıtlama getirilmemeli.

10. maddenin 2. fıkrası

Devlet, yerel makamların ortak çıkarlarını koruma ve geliştirme adına birliklere üye olma ve yurtdışındaki benzer mahalli örgütlenmelere katılım hakkını tanımalı.

10. maddenin 3. fıkrası

Yerel makamlar, kanunun belirlediği çerçevede başka devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilmeli.

11. madde

Yerel yönetimlerin iç hukukta kendilerine tanınmış yetkilerin serbestçe kullanımı ve özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla yargı yoluna başvurabilmeli.

Çekincelerin kaldırılmasıyla ilgili öneriler

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin çekince koyduğu maddelerin, son yıllarda ilgili yasalarda yapılan değişikliklerle iç hukuk ile büyük ölçüde uyumlu hale getirildiğini, dolayısıyla çekincelerin kaldırılmasında bir sakınca olmadığını belirtiyor.

Özellikle Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu'nun ilgili maddeleri ile İl Özel İdareleri'ne ve Belediyelere Bütçe Vergi Gelirleri'nden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'un hükümleri doğrultusunda sözü geçen maddelerin halihazırda Türkiye için çekince oluşturacak niteliklerini kaybettiğine dikkat çekiyor. (Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü raporu)

BDP parti programında yer alan 'yerinden yönetim' talepleri

BDP, parti programında merkezi ve yerel yönetim anlayışını uzun uzadıya eleştiriyor. Parti, bu yönetim yapısının halkın katılımına ve denetimine kapalı olmasından şikayet ediyor.

İşçiler, emekçiler, 'ezilenler', kadınlar ve gençler diye tabir ettiği toplum kesimlerinin bu yönetim biçiminde yok sayıldıklarını belirten BDP, toplumun geleceği ile ilgili siyasi ve ekonomik kararların 'bir grup azınlık' tarafından alındığını söylüyor.

BDP, bu yönetim biçimi karşısında yerel ve yerinden yönetimlerin siyasal katılımı özendirdiğine dikkat çekiyor ve kadınların, çocukların ve gençlerin yerel süreçlerde daha çok yer almasını sağlayacağını belirtiyor.

DOSYA: KÜRT SORUNU

BDP, bu yolda AKYYÖŞ başta olmak üzere ulus-üstü sözleşme içeriklerinin dikkate alınarak mahalli yönetimlerin yeniden şekillendirilmesini talep ediyor.

BDP’nin yerel yönetimlerle ilgili yapılmasını istediği değişiklikler Türkiye’nin altına imza attığı AKYYÖŞ metnindeki bazı maddelere koyduğu çekinceyi kaldırmasından geçiyor.

Parti programındaki bazı temel talepler, halihazırdaki çekincelerin kaldırılmasıyla büyük ölçüde tatmin edilecek. Buna göre BDP:

Anayasada düzenlenecek geniş yetki devriyle bu idarelerin merkez karşısında özerk konum kazanması ve temel yönetim organlarına dönüştürülmesini,

Bu idarelerdeki bölge meclislerinin, kanuni düzenleme yapma ve karar alma yetkisine sahip olmasını,

Bölgesel idarelere, merkezi yasalarla çelişmemek üzere görev alanlarıyla ilgili konularda yasama yetkisi de verilmesini,

Bölgesel idarelerin mali açıdan merkezden bağımsız hale getirilmelerini ve merkezi bütçeden ayrılan kaynaklarla yerel mali kaynakların bütçesini yapma yetkisine sahip olmasını,

Genel güvenlik, ulaşım, gümrük ve dış ilişkiler dışındaki tüm hizmetlerin yetki devri ve paylaşımı yöntemi ile merkezi yapıdan bölgesel idarelere devredilmesini,

Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, konut ve çevre gibi alanlarda merkezi hükümetin hedef ve standartları belirleyerek, kamu hizmetlerinin sunulmasını bölgesel idarelere bırakmasını,

Hizmetlerin etkin ve verimli olması için yerel dillerde hizmet verilmesini talep etmektedir.

AKP’nin yeni anayasa için yaptığı '‘idare ve kamu hizmetleri' önerileri

AKP öneri paketinde anayasanın mahalli idareler başlıklı birinci maddesinde iller, belediyeler ve köyler olarak belirtilen üçlü yapıyı 'mahalli idareler' olarak teke indirgedi.

Ancak mahalli idarelerle ilgili detaylı betimlemelere girmedi ve somut öneride bulunmadı. Yalnızca bu idarelerin kuruluş, görev ve yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceğini ifade etti.

AKP’nin idare ve kamu hizmeti önerileri arasında öne çıkan diğer öneriler ise şöyle:

Memur yerine 'çalışan' kavramının getirilmesi.

Çalışanların nitelikleri, istihdam tipleri, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenmesi (böylece mevcut personel rejiminin baştan sona yenilenmesi).

Müsteşar, vali ve genel müdürlerin görev sürelerinin seçim dönemiyle aynı olması ve bu görevdekilerin iktidarla gelip iktidarla gitmesi.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;