Görüş

AK Parti, koalisyon ve dış politika

Dış politikada bir ince ayar, intibak ve yeni araçsallaştırma halihazırda gündemde. Koalisyon hükümeti bu sürecin siyasi liderliğini üstlenecek. Dış politikanın toplumsallaşması, demokratikleşmesi devam eden bir süreç. Koalisyon bu açıdan fırsatlar ve meydan okumalar sunuyor.

Bülent Aras'a göre koalisyon görüşmelerinin başladığı şu süreçte Türk dış politikasında da bir ince ayar gündemde. [Fotoğraf: Reuters]

AK Parti açısından 7 Haziran seçimlerinin en önemli sorunu, yönetişim perspektifini koalisyonun fiili durumuna göre yenileme ihtiyacı. Her partinin aslında bir seçmen koalisyonu, AK Parti’nin ise en geniş anlamda uzun süredir Türkiye’de bu realiteyi hayata geçiren parti olduğu unutulmamalı. Hal böyle iken 7 Haziran seçimlerinin nasıl bir uyandırma çağrısı olduğu sorusu akla gelebilir. Siyasi partilerin seçmen desteğini tahkim ettikleri algısı bu koalisyonun homojenleştiği, parti etrafında kenetlendiği kanısını oluşturur. Üst üste seçim kazanan egemen bir parti olan AK Parti’nin karşılaştığı realite, bu algının gerçek olmadığı şeklinde.

Koalisyonun “devlet meselesi” olan dış politikada ciddi bir değişikliğe yol açabileceğini söylemek zorlama bir tahmin olur.

by Bülent Aras


AK Parti’nin ufku, seçmen koalisyonundan kopan kitleler ya da yenileri ile desteği genişletmek veya başka bir parti ile siyasi koalisyon tesisi aracılığıyla iktidarını sürdürmek yönünde. Olası bir erken seçimin AK Parti’yi tek başına iktidara getirmesi muhtemel ancak AK Parti’yi iktidardan uzak tutması mümkün gözükmüyor. Dış politika açısından bakıldığında gerek partinin tabanını genişletmesi, gerekse yönetimi paylaşması anlamında koalisyon realitesi belirleyici bir unsur olacak.

Ancak muhtemel bir koalisyonun dış politikada kritik bir değişime yol açmayacağını baştan söylemek lazım. Değişim, dış politika yapımı açısından alışılmış bir durumdur. Dış politikada değişim yeni bir duruma intibak etmekten yeni istikamet arayışına uzanan bir ölçekte yaşanabilir. İlkinde ortaya konan çaba ve muhataplar açısından değişim gözlenirken, diğer uçta topyekûn eksen değişikliği arayışını temsil eder. Arada bir yerde ise dış politika araçları ve metotlarında yaşanan farklılaşma yani program değişikliği olabilir. Türkiye’nin koalisyon ufku, dış politikada bir ince ayar ve program değişikliği arasında gidip gelecek bir değişikliğe yol açacak gibi gözüküyor.

Hakan Fidan en güçlü aday

AK Parti’nin içinde yer alacağı bir koalisyonda dış politikanın direksiyonunu bırakması uzak ihtimal. Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturacak isim dış politikanın etkinliği açısından belirleyici olacak. Düşük profilli bir Dışişleri Bakanı hükümeti dış politika hedefleri açısından zora sokar. AK Parti’den en güçlü aday şu anda milletvekili olmamasına rağmen MİT Müsteşarı Hakan Fidan. Koalisyon hükümetine dışarıdan Dışişleri Bakanı atamanın görüntü açısından oluşturacağı sorun, Fidan’ın önündeki en önemli engel. Muhtemel koalisyon ortağının Fidan’ı MİT Müsteşarı yerine, Dışişleri Bakanı koltuğunda görmek isteyebileceklerini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun dış politika arka planları, tecrübeleri ve ilgilerine rağmen, Dışişleri Bakanı olacak isim, yönelim ve gidişatı anlamak için belirleyici olacak.

Koalisyon ortağı olacak partinin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ya da Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) biri olması, Halkın Demokrasi Partisi’nin (HDP) koalisyon içinde olması ya da dışarıdan destek vermesinin dış politika üzerinde muhtemel etkileri söz konusu. Ancak koalisyonun “devlet meselesi” olan dış politikada ciddi bir değişikliğe yol açabileceğini söylemek zorlama bir tahmin olur.

Dış politikanın ana ekseni Transatlantik dünya ile ilişkiler, Batı ve özelde AB süreci. Yeni çerçevesi ise komşularla sorunları minimize etme, onların ötesindeki yakın havzalarla etkileşime geçme ve Asya, Afrika ve Latin Amerika ile küresel açılımlar gerçekleştirme amacını taşıyor. Bu amaçla uluslararası örgütlerde ve Birleşmiş Milletler’de (BM) aktif pozisyon alma, kalkınma, insani yardım ve arabuluculuk girişimleri gibi araçlarla destek sağlanmaya çalışılıyor. Etkinliği artan bir işadamı ve sivil toplum kuruluşu (STK) sınır tanımayan bir coğrafi yaygınlıkta insani yardım faaliyetleri yürütüp, bir anlamda diplomatik ilişkilerin altyapısını oluşturuyor.

Öte yandan muhtemel bir koalisyondan bağımsız olarak AK Parti ve dış politika yönetimi bir ince ayar sürecini hâlihazırda tatbik ediyor. Koalisyon bu arayışa meşruiyet kazandıracak, makul bir sebep oluşturabilir. Dış politikada ince ayarın nasıl yapılması gerektiği, mekanizmaları ve politikaları ayrı bir tartışma konusu. Ancak neden böyle bir ihtiyacın ortaya çıktığının anlaşılması, dış politikanın nasıl şekilleneceği konusunda ipuçları verecektir. Sorunun temelinde Türkiye’nin yakın coğrafyasında ve özellikle Arap Baharı sonrası mevzi kaybetmesi ve bununla ilişkili olarak BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği oylamasında gözlenen uluslararası prestij kaybı var.

Dış politikada Batı ile ilişkileri derinleştirme, yeni açılımları genişletme ihtiyacı kaçınılmaz. İlkinde CHP ile koalisyonun, ikincisinde MHP ile koalisyonun kolaylaştırıcı rol oynayacağı öngörülebilir.

by Bülent Aras


Dış politikada ince ayar

Aynı Türkiye Somali’de bir insani yardım-kalkınma modeli oluşturuyor, Filipinler barış sürecine katkı sağlıyor. Sorunun giderilmesi için tadilata yakın coğrafyadan başlanması doğru bir tespit ve yerinde bir girişim. Bu açıdan dış politikada ince ayarın Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır üzerinden konuşulmaya başlanması bir tesadüf değil. Bu girişimlerin nasıl sonuçlanacağı zamanla görülecek. Ancak muhtemel bir koalisyon bu arayışı destekleyecektir.

Özellikle Suriye üzerinden dış politikada, Dışişleri Bakanlığı’nda Genelkurmay, MİT ve Dışişleri üst düzey görüşmelerinin sızması, Adana’da tır baskını gibi gelişmelerle artan bir gri alan baskısı oluşuyor. Bu baskı içeride siyasi tartışmalara, dışarıda ciddi spekülasyonlara yol açıyor. Bu gri alan konusu, koalisyon hükümetinde tarafları zor durumda bırakabilecek bir mesele. Bu tarz durumlardan kaçınılacağı, Türkiye’nin Arap Baharı ülkelerine yönelik politikasının insani yardım, kalkınma yardımı ve kurumların gelişimine katkı sağlama yönünde şekilleneceğini söylemek mümkün. Hem içeride, hem dışarıda Arap Baharı politikasında yeni araçsallaştırma olumlu sonuçlar doğuracak ve çıkış noktası olan onur, hak, özgürlük taleplerine destek olma yaklaşımı ile örtüşecektir.

Batı ile ilişkileri derinleştirme, yeni açılımları genişletme ihtiyacı kaçınılmaz. İlkinde CHP ile koalisyonun, ikincisinde MHP ile koalisyonun kolaylaştırıcı rol oynayacağı öngörülebilir. Ancak bu katkının AK Parti’nin sürükleyici bir başat rol oynamadan ortaya çıkmayacağı düşüncesindeyim. Bu ihtiyaç doğrudan AK Parti tarafından görülüp, harekete geçilmesi durumunda sahada karşılığı olacak.

Özetle dış politikada bir ince ayar, intibak ve yeni araçsallaştırma halihazırda gündemde. Sahada pratik yansıması gözleniyor. Koalisyon hükümeti bu sürecin siyasi liderliğini üstlenecek. Dış politikanın toplumsallaşması, demokratikleşmesi devam eden bir süreç. Koalisyon bu açıdan fırsatlar ve meydan okumalar sunuyor. Sınır ötesi aktivizmin tabanının genişletilmesi ihtiyacı var. Çoğulcu bir sivil toplum hataların minimize edilmesi ve doğru temsil açısından önemli. AK Parti’nin içinde yer alacağı koalisyon hükümetinde değişimden ziyade süreklilik, makro değişimler yerine intibak çabaları, dış politika araç ve metotlarında değişiklik gözlenecek. Dış politika performansını ise büyük oranda AK Parti’nin siyasi liderliği belirleyecek.

Prof. Dr. Bülent Aras, Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Öğretim Üyesi ve aynı kuruma bağlı İstanbul Politikalar Merkezi'nde Çatışma Çözümü ve Arabuluculuk Projesi Koordinatörü. Aras aynı zamanda Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Wilson Center bünyesinde kıdemli üye.

Twitter'dan takip edin: @arasbulent

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bülent Aras

Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde Öğretim Üyesi ve aynı kuruma bağlı İstanbul Politikalar Merkezi'nde Çatışma Çözümü ve Arabuluculuk Projesi Koordinatörü. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;