Görüş

'Bu fırsat kaçmasın'

Spor yazarı Bağış Erten soruyor: Bu ülkenin en büyük spor karşılaşmasının profilini değiştirmenin artık vakti gelmedi mi? Bununla mı övüneceğiz? Hazır ortada lig için bir iddia, belirgin bir öfke duygusu yokken bunu fırsat bilip değiştirmek gerekmez mi? Hele de bugün 23 Nisan’ken. Neşe dolmak için bundan iyi fırsat mı olur?

Konular: Spor, Türkiye Süper Ligi, Fenerbahçe, Galatasaray

Direkt soralım: En son ne zaman bir zevkli, olaysız ama heyecanlı, yani dört başı mamur bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı seyrettiniz? Mükemmeliyetçi olmayalım, soruyu basitleştirelim. Son yıllarda fena olmayan derbi hatırlıyor musunuz? İyi oyun? Olaysız geçen bir doksan dakika? Zevkli bir maç? Bunların en az ikisi olabildi mi hiç?

Üstelik, sadece futboldan da bahsetmiyoruz; herhangi bir spor olur. Belki çok sıkı takip etmediğiniz için bilmiyorsunuzdur. Hafızalarda kalanlar listesinde şunlar var: Oynanamayan basketbol finalinin son maçı, kavga yüzünden ceza alan kürekçiler, salon boşaltılan kadınlar voleybol maçı… Hatırlarsınız, 2010’da 17 Yaşaltı maçında bile kavga çıkmıştı ve cezalar yağmıştı. Peki ya tersi desem? Olaysız ya da zevksiz derbiler? Ondan koleksiyonumuz var! Oysa teorik olarak bu ülkenin en büyük sportif etkinliğinden bahsediyoruz, değil mi? O meşhur uzaylı Türkiye’ye gelse, bir maçla sporunuzu tanımak istiyorum dese onu başka neye götürürsünüz ki?

Bir yanılsamayı düzeltelim önce. Hakikaten gergin rekabet bu derbinin genetiğinde var. Yani rekabet ve şiddetin ‘nişanlılığı’ yeni bir şey de değil. Tamsaha dergisinde Mehmet Yüce’nin çığır açan kitabından alıntılanan o bölümü hatırlayalım. Yıl 1924. Son dakikasında penaltı kararı verildikten sonra bakın neler oluyor: “ İşte bundan sonra kızılca kıyamet koptu. Binlerce Fenerbahçeli taraftar sahaya doluştu ve penaltı atılması mümkün olmayarak, mıntıka jandarması tarafından oyun tatil edildi. Neticesi alınamayan müsabakayı tetkik etmek üzere ertesi gün fevkalâde surette toplanan İstanbul Futbol Mıntıkası, mezkûr müsabakayı görüştü ve oynanmayan yarım dakikanın Ağustos’un on dokuzunda oynanmasına ve müsabakanın Fenerbahçe kalesine bir penaltı vuruşuyla başlamasına karar verdi. Bu hükmü dinlemeyen ve protesto eden Fenerbahçe ise hem Mıntıka Futbol Birliği hem de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'ndan ayrıldı. Önümüzdeki sene oynanacak lige de katılmayacağını beyan etti.”

Ama şiddet var, şiddet var. Dönem var, dönem var. Bu örnekler yanılsama yaratmasın, eskiyle yeni arasında temel bir fark söz konusu. Eskiden asıl olan güzellikler, unutulmaz maçlarmış; istisna olan kavga dövüş. Olay çıktığında haber olurmuş, olmadığında değil. Oysa her geçen yıl bir kez daha deneyimliyoruz ki artık durum tam tersi. Hepsinde vasati bir tatsızlık zaten var, kalite yerlerde sürünüyor. Bütün bunların üzerine, arada sırada felaket senaryosu sayılabilecek ölçüde büyük vukuatlar çıkıyor. Bu öylesine abartılı bir hal aldı ki; bu mücadelenin uluslararası kimliği oldu. Derbiler üzerine ne kadar belgesel varsa bunu öne çıkarıyorlar. Sis bombaları, polis kalkanları arasında açılıyor görüntüler. Sonra başlıyor küfür kıyamet ve kavga dövüş. “İki yaka”nın bir araya gelemezliği çekiyor ilgiyi. Öfke ve şiddetin dayanılmaz cazibesi... Özetle bu derbi aslında “anarşik derbi.” Abartıyorum diye düşününler, yazının sonundaki derbileri şöyle bir hatırlasınlar.

O zaman doğru soruyu sormak lazım: Bu ülkenin en büyük spor karşılaşmasının profilini değiştirmenin artık vakti gelmedi mi? Bununla mı övüneceğiz? Hazır ortada lig için bir iddia, belirgin bir öfke duygusu yokken bunu fırsat bilip değiştirmek gerekmez mi? Hele de bugün 23 Nisan’ken. Neşe dolmak için bundan iyi fırsat mı olur? Bu anlamlı günde biraz olsun umut kapısı aralamak geleceğimize de ışık tutmaz mı? En son böyle umutlar beslendiğinde, gene anlamlı bir gündü üstelik, 19 Mayıs 2007’de sahaya atılmadık su şişesi kalmamıştı hatırlarsınız. O gün dedik ki “Türkiye buna hazır değil.” Ama bugün olmalı. Daha anlamlı bir günü, böyle sakin bir ortamı bir daha nasıl bulacağız? Bu fırsat kaçmasın ne olur!


SON 10 YILDA OLAYLI FENERBAHÇE-GALATASARAY KARŞILAŞMALARI (Hazırlayan: Ali Cem Menteş)

19 Mayıs 2007 Galatasaray-Fenerbahçe

Fenerbahçe, bu maç öncesinde ligin bitimine 2 hafta kala 100. yıl şampiyonluğunu garantilemiştir. Ali Sami Yen’e şampiyon olarak gelen Fenerbahçe’yi “Acaba Galatasaraylı taraftarlar ve futbolcular alkışlar mı” diye tartışılırken, tarihe geçen sulu derbi yaşanmış, sahaya sadece su değil, koltuklar da atılmıştır. Galatasaray’a maç sonra 5 maç seyircisiz oynama cezası verilmiştir. Pek çok Sarı-Kırmızılı taraftar bu maç sonrası ceza almıştır.

27 Şubat 2008 Galatasaray-Fenerbahçe (Türkiye Kupası Rövanş Maçı)

Çeyrek finalin ilk karşılaşması 0-0 biterken ikinci maçta Galatasaray maçın başında Hakan Şükür ile öne geçti. Lugano maçın hakemi Cüneyt Çakır'a gözlük işareti yapması yüzünden kırmızı kart gördü. İkinci yarıda Gökhan Gönül ikinci sarı karttan oyun dışında kaldı. Son dakikada Ümit Karan'ın golü ile Galatasaray tur atlarken, bu golden sonra saha adeta savaş alanına döndü. Volkan Demirel'in Lincoln'ü uzun bir süre kovalaması ve kasıklarına dizi ile vurması olaylara damga vurdu. Sonuçta bu iki oyuncu da kırmızı kart görerek oyun dışı kaldılar.

12 Nisan 2009 Galatasaray-Fenerbahçe

Ali Sami Yen'de oynanan karşılaşmada beraberlik iki takım için de ligin zirvesinden kopmak demekti. 0-0 devam eden karşılaşmanın ikinci yarısı ise çıkan olaylardan dolayı uzun bir süre oynanamadı. Lugano'nun Emre Aşık'a kafa atması ile başlayan olaylar kısa sürede büyüdü ve her iki takımın oyuncuları birbirlerine vurmaya başladı. İki takım futbolcuları arasında büyük kavga çıkarken Lincoln ve Roberto Carlos kol kola girip olayları uzaktan izlediler. Maç 0- 0 sona erdi. Beşiktaş şampiyon oldu.

25 Ekim 2009 Fenerbahçe-Galatasaray

Henüz maç başlamadan iki takım oyuncuları birbirine girdi. Isınma hareketleri sırasında Fenerbahçeli Baroni kendi seyircisine selam vermek için onların yarı sahasına geçen Galatasaraylı Arda'yı itti. Yaşanan kargaşadan sonra sahaya yabancı maddeler de atıldı ve yan hakemin alnı yarıldı.

12 Mayıs 2012 Fenerbahçe-Galatasaray

Maç içinde ve sonunda futbolcular arasında herhangi bir gerginlik yaşanmazken, maçın bitiş düdüğünden sonra olaylar patladı. Polisin maç öncesi ve sonrası aşırı güç kullanımıyla çığırından çıkan Fenerbahçe taraftarları son düdüğün ardından sahaya girdi. Galatasaraylı oyuncular polis kordonuyla çıkış tüneline ve soyunma odasına kaçtı. Stat çevresinde çatışmalar çıktı. Kadıköy gaza boğuldu.

12 Mayıs 2013 Fenerbahçe-Galatasaray

Galatasaray, ligin bitimine iki hafta kala şampiyon bir şekilde Kadıköy’e gitti. Maç içinde iki takım oyuncuları arasında uzun bir süre gerginlik yaşanmadı. Tam olaysız kapanacak derken, maçın sonlarına doğru auta giden bir top sonrası iki takımında kaptanlarından Volkan Demirel ve Sabri Sarıoğlu birbirine girdi. Hakem iki oyuncuyu da kırmızı kartla oyundan attı.

25 Ağustos 2014 Fenerbahçe-Galatasaray (Süper Kupa Finali)

Geliri, tüm Türkiye'yi yasa boğan Soma faciasında hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına bağışlanan 2014 Süper Kupa maçı öncesi iki takımdan da son dönemlerde özlediğimiz centilmence açıklamalar gelmişti. Ama penaltılara giden maçta Felipe Melo penaltıyı kaçırınca, Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, onun üzerine doğru atladı. Ortam gerildi, iki oyuncu da sarı kart gördü. Maç sonunda Volkan, FB TV'ye yapmış olduğu açıklamalardan dolayı 3 maç ceza alırken, Felipe Melo da Twitter’daki paylaşımdan dolayı 2 maç ceza aldı.

1973 Ankara doğumlu. 1998’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi’nde Yakın Tarih yüksek lisansını tamamladı. İletişim Yayınları’nda editörlük yaptı. İlk yazısı 1994 yılında yayımlandı. Son on yıldır spor yazarlığı ve yorumculuğu yapıyor. Önce CNN Türk sonra da NTV Spor’da görev aldı. Radikal’de başladı, Cumhuriyet’te devam ediyor. Eurosport Türkiye’nin Genel Yayın Yönetmeni.

Twitter'dan takip edin: @abagis

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;