Görüş

HDP, PKK, güdüm ve vesayet

HDP’nin Kandil (PKK) yönetimi dışında hareket etmesi ve kararlar alması kesinlikle olanaksız. Bu yüzden Kandil’in AK Parti’ye ilişkin farklı bir siyaset ve strateji tespit etmesi halinde HDP de aynı yönde hareket edecektir.

Kandil'in AKP ile koalisyona yeşil ışık yakmasının ardından Demirtaş da AKP’nin CHP ile kuracağı koalisyona destek vereceklerini açıkladı. [Fotoğraf: AA/Getty Images]

Demokrasilerde siyasi partiler, vazgeçilmez, sivil ve hayati aktörlerdir. Kurucularının özgür iradeleriyle, program ve tüzüklerini yaparlar. Yöneticilerini, başkanlarını, eş başkanlarını, sözcülerini özgürce seçerler. Demokratik karar süreçlerini işleterek özgürce kararlarını alırlar, hayata geçirirler. Seçimlere girerler. Seçimi kazanırlarsa tek başına ya da koalisyon hükümeti kurarlar. Bu hükümetlerin ne yapacağı da önceden bilinir.

Türkiye’de siyasi parti çoğulculuğu 1946’dan sonra başladı. Devlet partisi olan CHP, her zaman asker ve sivil bürokrasinin vesayeti altında oldu. CHP dışındaki siyasi partilerde de dolaylı vesayet hep var oldu.

HDP’nin PKK vesayetinden çıkma diye bir derdi yok. Bu beklenti içinde olanlar, özgür ve demokratik siyaset yapmak istiyorlarsa, hayal kırıklığı içinde HDP’den ayrılırlar.

by İbrahim Güçlü


Partiler, biri yazılı olmayan gerçek program ve tüzüğe, diğeri ise kamuoyuna açıklanan ama uygulanmayan yazılı program ve tüzüğe sahiptirler.

HDP: Niteliği ve fonksiyonu, PKK ile ilişkileri

HDP ve öncelleri üzerindeki vesayet, kaba, doğrudan, kuralsızdır.

İran, Irak, Suriye, Kemalistler ve diğer uluslararası güçlerin vesayeti altındaki PKK da, DEP’i (Demokrasi Partisi) kendi vesayeti altında kurdu. DEP’le toplumda egemenlik alanını genişletti. Verili yasal konumdan yararlandı.

DEP’ten sonra kurulan tüm partiler de aynı vesayetle ve aynı misyonla kuruldular. HDP, bu vesayet sisteminin yeni koşullardaki yapılanmasıdır. Bu nedenle HDP, PKK’ya bağlı ve güdümlüdür.

HDP’ye oy verenlerin çoğunluğu Kürtlerdir. Kürdistan’da otonomiyi, federalizmi, bağımsızlığı savunmalarına rağmen, PKK vesayetinden dolayı HDP kendisine “Kürt Partisi” diyemiyor.

HDP, demokratik, özgür iradesiyle karar alabilen bir parti de değildir. Bundan sonra da bağımsız, özgür, vesayetsiz siyaset yapamaz.

Bu nedenle HDP’nin PKK ile uyumsuzluğu düşünülemez. HDP’nin PKK ile uyumu, geleceğin değil, şimdilerin bir sorunu. Tersi, eşyanın tabiatına aykırıdır. Kurucuları, yönetim organlarındaki kişiler, milletvekili adayları PKK’nın onayından geçmiştir.

HDP’nin gerçek program ve tüzüğü, PKK’nın emir ve talimatlarıdır.

HDP’nin 80 milletvekili çıkarmış olması da bu vesayetin, güdümün, bağımlılığın son bulması için yeterli değildir.

HDP’nin esas sorunu, demokrasinin geliştirilmesi, Kürtlerin grupsal haklarının kazanılması, AK Parti’nin yolsuzluklarının ortaya çıkarılması değildir. Sorunu, PKK için egemenlik alanını genişletmektir.

Bu nedenle HDP’nin PKK vesayetini aşma diye bir derdi de yoktur. Bu beklenti içinde olanlar, hayal peşindedirler.

HDP yöneticileri, seçim sonrasında bir koalisyon olduklarını ve emanet oylara sahip olduklarını açıkça ilan etti.

HDP ile doğrudan sözlü ya da yazılı ittifak eden liberaller, marjinal gruplar, sosyalistler, radikal ve liberal solcular, bazı dinci Kürtler, Kemalist devletin ana iktidar güçleri (Ergenekon vb.), emanet oy veren Gülen Cemaati, CHP’liler, hatta MHP’liler, Aydın Doğan medya grubu, liberal yazarlar ve gazeteciler de HDP’nin üzerindeki PKK vesayetini biliyorlardı.

Milletvekili adayları da bunu biliyorlardı. Kendi çıkarlarının peşinde koştular.

Hepsinin amacı, CHP ve MHP oyları ile AK Parti’yi hükümetten düşürmek olanaklı olmadığı için, HDP’ye barajı aştırarak bu işi yapmaktı. Bu nedenle de HDP operasyonel bir rol oynadı. Başarı da sağlandı.

Oysa MİT ve Öcalan birlikte, HDP üzerinden aynı operasyonu geliştirdiler. HDP baraj altında kalacak diye seçime soktular. Onlar da bu operasyonu, AK Parti’nin yeni bir anayasayı tek başına yapma ve başkanlık sistemini kurumlaştırması için yaptılar. Ama karşı darbe başarı kazandı.

Öcalan, kişisel özellikleri ve lider konumundan dolayı bunu hazmedecek durumda değildir. Bu nedenle, HDP yöneticilerini ve Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ı fırsatı kollayarak cezalandıracaktır.

Öcalan, narsist kişiliğinden dolayı kendisinden daha fazla popüler olmuş birine de izin vermeyecektir.

HDP ibresini AK Parti’ye döndürür mü?

HDP’nin PKK vesayetinden çıkma diye bir derdi yok. Bu beklenti içinde olanlar, özgür ve demokratik siyaset yapmak istiyorlarsa, hayal kırıklığı içinde HDP’den ayrılırlar.

Emanetçi oy sahipleri için büyük bir sorun yok. Birinci amaçlarına ulaştılar. İkinci amaçları da, CHP-MHP-HDP koalisyonunu oluşturmaktı. Bundan da başarılı olamayacakları anlaşılıyor. Erken bir seçimde yeni bir arayışa devam edecekler. CHP’nin en azından hükümet kuracak oylara kavuşması için çalışacaklar.

HDP’nin diğer müttefiklerinin de kendi grup ve kişisel çıkarları, ideolojik tercihleri nedeniyle HDP’den ayrılmaları düşünülemez.

Milletvekilleri şimdiden erken seçim hesabıyla, yeni milletvekilliği beklentisiyle seslerini çıkarmayacaklar, mevcut vesayet sistemine bağlılıklarını devam ettirecekler.

HDP, AK Parti ile de koalisyona hazır. Ama AK Parti kendisine karşı operasyonel bir güç olarak kullanıldığı için, buna şimdilik kapılarını kapatmış durumda.

by İbrahim Güçlü


Çok etik ve ilkesel davranan, verdikleri söze bağlı kalmayı düşünen bir iki milletvekili fire verir mi? Mevcut geleneksel siyaset ahlâkı ve tarzı içinde bu da zor görünüyor.

HDP’nin kesinlikle Kandil (PKK) yönetimi dışında hareket etmesi ve kararlar alması olanaklı olmadığı için, Kandil’in AK Parti’ye ilişkin farklı bir siyaset ve strateji tespit etmesi halinde HDP’nin ona uyması dışında yapacağı hiçbir şey yok.

HDP’nin CHP ve MHP ile koalisyon yapma isteği, CHP ve MHP azınlık hükümetine destek olacağını açıklaması, Devlet Bahçeli’nin Başbakanlık yapacağı azınlık hükümetine karşı sessiz olması, zaten HDP’nin söylediklerine aykırı. Çaresizliği ifade ediyor. HDP‘deki Kürtlerin kolaylıkla kabul ve hazım edecekleri bir durum değil. Ama operasyonel bir yapı olarak kendi dışında gelişen bu koalisyon önermelerine teslim olmak zorunda kalıyor.

Bu nedenle sinyal Kandil’den ve Öcalan’dan bekleniyordu. Kandil’in “AK Parti ile koalisyon yapmamak da ne oluyor, ilkelerle herkesle koalisyon yapmalısınız” dedikten sonra, eş başkanlardan Figen Yüksekdağ da aynı şeyi dillendirdi. Demirtaş da hiç ihtiyaç olmadığı halde AK Parti’nin CHP ile kuracağı koalisyona destek vereceklerini açıklayarak sessizliğe boğuldu.

Bundan çıkan sonuç şu ki HDP, AK Parti ile de koalisyona hazır. Ama AK Parti kendisine karşı operasyonel bir güç olarak kullanıldığı için, buna şimdilik kapılarını kapatmış durumda.

HDP için geriye kalan, Kandil ve Öcalan’ın istemesi halinde, AK Parti azınlık hükümetini desteklemek olabilir.

O aşamadan sonra, AK Parti karşısında çok ilkesel davrananların ne yapacakları daha fazla merak konusu olacaktır.

Kürt yazar ve siyasetçi. Ankara Hukuk Fakültesi mezunu. DDKO, Rizgarî-Ala Rizgarî, HAK-PAR, Diyarbakır Kürt Derneği’nin kurucusu. Uzun yıllar hapiste yattı ve sürgünde kaldı. “12 Eylül Askeri Faşist Diktatörlüğü”, “12 Eylül 1982 Anayasası”, “Irak’taki Kürt Otonomisi”, “Sevgili Ağabeyimiz Edip Karahan” isimli eserlerin yazarı. Birçok Kürt gazete ve dergisinde yazarlık ve yöneticilik yaptı. Gazete ve dergilerde yayınlanmış yüzlerce makalesi var.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

İbrahim Güçlü

Kürt yazar ve siyasetçi. Ankara Hukuk Fakültesi mezunu. DDKO, Rizgarî-Ala Rizgarî, HAK-PAR, Diyarbakır Kürt Derneği’nin kurucusu. Uzun yıllar hapiste yattı ve sürgünde kaldı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;