Görüş

İç savaşta insani yardım sorunu

BM, Suriye'de rejimden yana olup muhaliflerin elindeki bölgelere insani yardım ulaştırmamakla suçlanıyor. BM'nin üye ülkelerin egemenliğine saygı gösterme mecburiyeti var. Ancak burada öncelik verilmesi gereken, vatandaşlarının esenliğini umursamayan hükümetlerin egemenliğinden ziyade muhtaç durumdakilere insani yardım ulaştırmak olmalı.

Kennedy ve Michailidou'ya göre, BM'nin insani yardımlar konusunda Esed rejiminden yana bir tutum sergilediği yönündeki suçlamalar haksız. [Fotoğraf: Reuters-Arşiv]

Birleşmiş Milletler (BM) son aylarda bazı sivil toplum kuruluşları ve gazeteciler tarafından, Suriye'de Devlet Başkanı Beşşar Esed liderliğindeki rejimden yana hareket ederek ülkenin muhaliflerin kontrolündeki bölgelerine insani yardım dağıtmamakla suçlanıyor.

Söz konusu eleştiriler bir dereceye kadar haklı. BM, gerçekten de Suriye hükümeti ile yakın ilişki içinde çalışıyor ve insani yardımlar hükümetin kontrolü dışındaki alanlara düzenli olarak ulaşmıyor. Ancak durumu eleştirenler, BM'nin iç savaş yaşanan ülkelere ilişkin sorumluluklarında kurumun doğasından kaynaklanan bir çelişkiyi gözden kaçırıyor.

BM Sözleşmesi'ne göre, kurumun amaçlarından biri de "insani karakter taşıyan" felaketler sırasında ve sonrasında ulusal otoritelerin üstesinden gelemediği yardım operasyonlarını koordine etmek. BM'nin felaket yardımı faaliyetlerinin genel sorumluluğu BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne ait ve bu faaliyetler insaniyet, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık ilkelerinin kılavuzluğunda yürütülmek zorunda. İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, ulusal hükümetler, BM'nin özel kuruluşları ve işbirliği içinde bulunulan uluslararası ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) birlikte çalışıyor.

BM, Suriye hükümetinin insani yardım stratejisi üzerinde çok az etkiye sahip ve şayet rejime alenen kafa tutarsa, ülkede faaliyet gösterme iznini hepten kaybedebilir. Öte yandan, Suriye krizi kötüleştikçe, muhaliflerin kontrolündeki bölgelere insani yardım dağıtımının iyileştirilmesi yönündeki baskılar arttı ve BM de bir takım seçenekler yaratmaya çalıştı.

Fakat diğer yandan BM'nin üye ülkelerin egemenliğine saygı gösterme mecburiyeti de var. Bu da, uluslararası olarak tanınan bir rejimin kendi toprakları ve bu topraklarda yaşayan insanlar üzerindeki yetkisini kabul etmesini gerektiriyor. Hükümetin ülke toprakları üzerinde münhasır yargı yetkisinin olduğu ve gerçekten vatandaşların refahını düşündüğü ülkelerde bu bir sorun teşkil etmiyor. Ancak iç savaş gibi bu koşulların ortadan kalktığı durumlarda sorun haline geliyor.

Çifte egemenlik

Militan gruplar ülke içinde toprak ele geçirdiklerinde, sosyolog Charles Tilly'nin çifte veya çoklu egemenlik olarak adlandırdığı durum ortaya çıkar. Ele geçirilen toprakların fiili egemenleri, uluslararası olarak tanınan rejim yerine isyancılar olur. Bu da BM nezdinde sorun yaratan bir durum, zira BM hem ayrım gözetmeden insani yardımda bulunmak hem de üye ülkelerin egemenliğine saygı göstermek zorunda.

Uluslararası olarak tanınan rejimin BM'nin muhaliflerin kontrolündeki bölgelere insani yardım göndermesine izin vermediği durumlarda ise bu sorun daha da zorlu bir hal alır. Rejim, kendi açısından, bu bölgelere yardım göndermenin düşman toplulukların ayakta kalmasını sağlayacağından ve isyancılar fiili siyasi liderler olarak kabul ediliyormuş gibi bir algı yaratacağından endişe eder.

Yukarıdaki iç savaş senaryosu, Suriye'yi karakterize ediyor. Esed rejimi, Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları içerisinde büyük toprak kaybına uğramış durumda ve Suriye Ordusu'nun muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillere ayrım gözetmeden şiddet uygulamasından da anlaşıldığı üzere, rejimin bu bölgelerdeki toplulukların refahını pek düşündüğü yok.

Ancak Esed rejimi insani normlara saygı göstermiyor olsa bile, BM yine de muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde çalışmak için rejimin iznini almak zorunda. Esasen BM'nin Suriye İnsani Yardım Programı kapsamında da "[Suriye'de] vatandaşların korunması konusunda temel sorumluluğun Suriye hükümetine ait olduğu" belirtiliyor.

Sınır ötesi yardıma izin yok

Teoride, Suriye hükümeti kendi kontrolü altındaki bölgelerden muhaliflerin kontrolündeki bölgelere kadar tüm cephe hatları boyunca insani yardım taşınmasına izin veriyor. Ancak uygulamada, devam eden çatışmalar ve Suriye hükümetinin çıkardığı bürokratik engeller yüzünden bu yardımların ulaştırılması son derece zor oluyor. Dahası, hükümet sınır ötesi yardıma izin vermiyor. Muhaliflerin kontrolündeki bölgelere yardım ulaştırmak için en etkili yöntem bu olsa da, sınır ötesi yardım, hükümetin insani yardımların dağıtımı üzerindeki kontrolünü kaybetmesine ve egemenlik iddialarının daha da sarsılmasına yol açar.

BM, Suriye hükümetinin insani yardım stratejisi üzerinde çok az etkiye sahip ve şayet rejime alenen kafa tutarsa, ülkede faaliyet gösterme iznini hepten kaybedebilir. Öte yandan, Suriye krizi kötüleştikçe, muhaliflerin kontrolündeki bölgelere insani yardım dağıtımının iyileştirilmesi yönündeki baskılar arttı ve BM de bir takım seçenekler yaratmaya çalıştı.

Ortadaki gerçekleri göz önüne alınırsa, BM'nin Esed rejiminden yana bir tutum sergilediği yönündeki suçlamalar haksız. Esed rejimi, hükümetin kontrolü dışındaki bölgelerde yaşayan nüfusa nasıl müdahale ederse etsin, BM'nin uluslararası olarak tanınan rejimle işbirliği yapmaktan başka bir seçeneği yok.

Örneğin, insani yardımların kuşatma altındaki bölgelere ulaşabilmesi için geçici ateşkeslere aracılık etti; muhaliflerin elindeki bölgelerde faaliyet gösteren yerel STK'lara acil ihtiyaç duydukları malzeme ve teknik tavsiyeler BM ajansları eliyle sessizce sağlandı; BM Güvenlik Konseyi, Suriye hükümetini baypas ederek sınır ötesi insani yardım dağıtımına imkan sağlayacak kararlar çıkardı.

Suçlamalar haksız

Ortadaki gerçekler göz önüne alınırsa, BM'nin Esed rejiminden yana bir tutum sergilediği yönündeki suçlamalar haksız. Esed rejimi, hükümetin kontrolü dışındaki bölgelerde yaşayan nüfusa nasıl müdahale ederse etsin, BM'nin uluslararası olarak tanınan rejimle işbirliği yapmaktan başka bir seçeneği yok. BM, her ne kadar bu kısıtlamaları aşmaya çalışsa da, bu çabalar ister istemez yavaş, tepkisel ve geçici oluyor. Daha da kötüsü, BM'nin çabaları, ancak ülkede yaşanan insani kriz artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığı için mümkün hale geldi.

İdeal koşullarda, uluslararası insani yardım rejimi, iç savaş yaşanan ülkelerdeki siyasi gerçekleri daha doğru biçimde yansıtır ve BM de elinde toprak bulunduran tüm taraflarla birlikte çalışabilir konumda olur.

Bunu sağlamanın bir yolu, BM Sözleşmesi'ni, BM'nin muhaliflerin kontrolü altındaki bölgelerin fiili siyasi liderleri ile ilişki kurmasına izin verecek şekilde revize edilmesinden geçiyor. Bu değişiklik argümanı, özellikle hükümetin muhaliflerin elindeki bölgelerde yaşayan toplulukların esenliğini düşünmediği Suriye gibi örnekler için öne çıkıyor.

Bir diğer olasılık da, çatışma bölgelerinde insani yardım sorumluluğunun, uluslararası olarak tanınmış rejimlerin egemenliğine saygı konusunda BM ile aynı düzeyde baskı altında olmayan bir STK'ya devredilmesi. Bu tür bir değişiklik, ulus devletlerin dokunulmazlığına dayalı mevcut uluslararası siyaset sistemine aykırı olacaktır. Ancak burada asıl öncelik verilmesi gereken mesele, tüm vatandaşlarının refahına saygı duymayan hükümetlerin egemenliğinden ziyade ihtiyacı olanlara insani yardım ulaştırmak olmalı.

Jonathan Kennedy, Queen Mary University of London Küresel Sağlık Bölümü öğretim görevlisi ve Cambridge Üniversitesi Sosyoloji Bölümü araştırma görevlisi.

Domna Michailidou, OECD Finans ve Girişim İşleri Direktörlüğü çalışanı ve Cambridge Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları Merkezi öğretim görevlisi.

Bu makalenin ilk nüshası Project Syndicate tarafından yayımlanmıştır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

 

Jonathan Kennedy

Queen Mary University of London Küresel Sağlık Bölümü öğretim görevlisi ve Cambridge Üniversitesi Sosyoloji Bölümü araştırma görevlisi. Devamını oku

Domna Michailidou

OECD Finans ve Girişim İşleri Direktörlüğü çalışanı ve Cambridge Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları Merkezi öğretim görevlisi. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;