Görüş

Mısır'da özgürlük idama mahkûm

Mahkemenin verdiği son idam cezaları, rejimin sadece sanıkların canını değil, kendilerine muhalefet eden tüm vatandaşların özgürlüğünü de ellerinden almak istediğinin bir göstergesi.

Mısır’da 2013'teki askerî darbe ile görevinden uzaklaştırılan eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, yargılandığı iki davada idam cezasına çarptırıldı. [Fotoğraf: EPA]

Son dönemde Mısır'da olanlar 1940'lardan kalma absürt zombi filmlerini andırıyor: Ölüler mezarlarından kalkıp insanları terörize ediyor. Mısır yargısı, insanı dehşete düşüren bir karar alarak, Muhammed Mursi'yi 2011'de Hamas'ın yardımıyla hapisten kaçma planı yapmak ve ayrıca kısa ömürlü cumhurbaşkanlığı döneminde yabancı ajanlarla birlikte Mısır ulusu aleyhine komplo kurmakla suçladı.

Ancak Gazze'deki Filistinli bir yetkiliye göre, Mursi'nin birlikte komplo kurmakla suçlandığı kişilerden üçü, devrik cumhurbaşkanının ölüm cezasına çarptırılmasına neden olan suçların işlendiği tarihten yıllar önce ölmüştü.

Ordunun iktidarın tek sahibi hâline geldiği Temmuz 2013 darbesinden bu yana binlerce Mısırlıyı etkileyen sayısız siyasi davadan da anlaşılacağı üzere, ülkede şu anda farklı bir 'adalet' anlayışı iş başında.

by Abdullah El Aryan

Öyle görünüyor ki verdikleri kararlarla her gün yeni bir rezalete imza atan Mısırlı mahkeme heyeti, "mumya teorisi" etkisi altında.

Deliller konusunda asgari standartlara dahi uymayan, yargılama sürecinin temel şartlarını yerine getirmeyen bir başka dava kapsamında 100'den fazla insan toplu hâlde idama mahkûm edilerek dünyayı bir kez daha hayrete düşürdü.

Siyasileşen davalar

Ordunun iktidarın tek sahibi hâline geldiği Temmuz 2013 darbesinden bu yana binlerce Mısırlıyı etkileyen sayısız siyasi davadan da anlaşılacağı üzere, ülkede şu anda farklı bir "adalet" anlayışı iş başında.

Bu anlayış, Ocak 2011'de patlak vererek Hüsnü Mübarek'i koltuğundan eden ve takip eden iki yıllık süreçte daha geniş temsil gücüne sahip bir hükümet şekline geçilmesi için girişimde bulunan kitlesel protestolara karıştığı düşünülen tüm güçlerden intikam almayı amaçlıyor.

Otoriter rejimi yeniden diriltip iyice sağlamlaştırarak Mısır'ı bu şekilde yönetmek isteyen Abdulfettah Sisi liderliğindeki askerî hükümet, ülkede bir halk devrimi olduğu ve bunun hâlâ devam ettiği yönündeki tüm hayalleri yok etmeyi uygun gördü. Söz konusu süreç her ne kadar rastlantısal gibi görünse de, aslında hedef seçimleri ve bu hedeflerin nasıl acımasızca peşine düşüldüğüne bakılırsa son derece hesaplı hareket edildiği ortada.

Toplum içinde halkı etkileme veya seferber etme kapasitesine sahip her türlü güç, rejimin "terörle mücadele" söylemine dâhil edilmiş durumda. Rejim muhaliflerinin bu şekilde etkisiz hâle getirilmesi için geniş kapsamlı komplo teorileri ve uydurma bağlantılar yaratılması gerekiyor.

Devlet, darbenin hemen ardından, hiç vakit kaybetmeden askerin yönetimi ele geçirmesine karşı olarak görülen tüm bağımsız medya kuruluşlarını kapattı. Sonraki aylarda Al Jazeera de eleştirel yayınları nedeniyle hedef alınırken, Mısırlı yetkililer, Müslüman Kardeşler (İhvan) liderlerini hedef alan bir komplo kapsamında Al Jazeera çalışanı gazetecileri tutuklayarak aleyhte suçlamalarda bulundu.

Mahkeme sürecinde ortaya konan tek şey sanıklar arasındaki düzmece ilişkiler oldu; ancak hâlâ devam eden dava, medyanın Mısır'daki baskının boyutu hakkında haber yapma ya da devrim isteyenlerin sesini duyurmasına aracılık etme kabiliyetine ciddi şekilde ket vurmayı başardı.

Potansiyel sorun kaynakları

Benzer şekilde, Mursi davalarına da aktivistler, din âlimleri ve akademisyenler -diğer bir deyişle çiçeği muhtemel bir diktatörlük açısından potansiyel sorun teşkil eden tüm kesimler- dâhil edildi.

Sondos Asem, Cumartesi günkü mahkeme oturumunda ölüm cezasına çarptırılan tek kadın sanıktı ve aynı zamanda en genç olanlardan biriydi. Müslüman Kardeşler tarafından kurulan Hürriyet ve Adalet Partisi'nin sözcülüğünü ve web sitesi editörlüğünü yapan Asem'in çalışmaları, Mısır'daki devrim sürecinin ve bu sürecin, anlamlı ve tutkulu bir gençlik hareketi vasıtasıyla ifade ettiği umudun simgesi oldu. Şu anda ülkedeki hapishaneleri dolduran 41 bin siyasi mahkûm, rejimin tehdit ve şiddetle zayıflatıp susturmaya çalıştığı genç aktivistleri temsil ediyor.

İdama mahkûm edilen sanıklar listesindeki isimlerden biri de, Sünni Müslüman âleminin belki de en önemli din otoritelerinden biri sayılan Yusuf Karadavi idi. Uzun yıllar boyunca sürgünde yaşadığı hâlde, Karadavi, Mısır'da dinî konular üzerinde ciddi şekilde etkili olmaya devam etti. Mübarek'in koltuğundan indirilmesinden birkaç gün sonra Tahrir Meydanı'nda Cuma namazını takiben coşkulu bir hutbe veren Karadavi, Mursi'nin devrilmesiyle birlikte göreve gelen Sisi'yi en sert eleştirenlerden biri oldu.

Rejimin, İhvan ve destekçilerinin dini siyasi amaçlarına alet ettikleri yönündeki tüm suçlamalarına karşılık, Sisi'nin de iktidara gelişini haklı göstermek için sık sık dinî imgelere başvurduğunu belirtmekte fayda var. İktidar gücünü, İslam dininin belirli bir yorumunu öne çıkarmak için kullanan Sisi, ülkedeki din müessesesini, devlete daha doğrudan bağlı hâle getirmenin peşinde. Mursi'ye verilen idam cezasının infaz edilip edilmeyeceğine dair kararın Mısır'ın en büyük dinî otoritesi olan Müftü'ye bağlı olması, belki de bu durumu yansıtan bir örnek.

Ülkedeki sivil toplumu hedef alan geniş çaplı baskı sürecinde rejim, özellikle sivil örgütlenmenin ve halk seferberliğinin önemli bir sahası olan üniversiteleri hedef aldı.

by Abdullah El Aryan

Ülkedeki sivil toplumu hedef alan geniş çaplı baskı sürecinde rejim, özellikle sivil örgütlenmenin ve halk seferberliğinin önemli bir sahası olan akademiyi hedef aldı. Mursi'nin devrilmesinin ardından, darbe karşıtı protestoların ana merkezlerinden biri Mısır'daki üniversiteler oldu. Rejim ise buna tepkisini yıllar sonra ilk kez üniversitelerde muhafızlar görevlendirerek ve akademisyen ve öğrencilerin siyasi görüş ve faaliyetlerinden dolayı ihraç edilebilmesine imkân tanıyan acımasız yasalar çıkararak ortaya koydu.

Akademik özgürlüğe saldırı

Akademik özgürlüklere yönelik saldırıları en iyi simgeleyen örneklerden biri de, rejimin, Kahire'de Amerikan Üniversitesi ile Georgetown Üniversitesi'nde siyaset bilimi dersi veren, başarılı akademisyen Emad Şahin hakkında dava açması idi.

Şu anda yurt dışında yaşadığı hâlde, Şahin de casusluk davasında hüküm giyerek idam cezasına çarptırıldı. Tanıyanların ya da çalışmalarını bilenlerin gözünde Şahin, ilkelerine ve bu ilkelerin gelişmesi için gereken entelektüel derinliğe sarsılmaz biçimde sadık bir isim.

Şahin, hakkında çıkan mahkeme kararı sonrasında yayınladığı açıklamasında şöyle dedi: "İki yıldan uzun süredir ordu ve güvenlik kurumları, 25 Ocak Devrimi ile bağlantılı herkese karşı bir karşı devrim yürüterek, Mısır halkının özgür ve demokratik bir toplum kurma arzusu ile mücadele ediyor. Halka hizmet etmesi gereken kurumlar, insanlar üzerine baskı kuruyor. Bağımsız bir akademisyen ve bilim adamı olarak, demokratik değerleri, insan haklarını ve ulusal uzlaşmayı destekleyip savunmaya devam edeceğim. Bunlar, şu anda Mısır'ın barış dolu bir gelecek için tam da ihtiyacı olan değerler."

Mahkemenin verdiği son idam cezaları, rejimin sadece sanıkların canını değil, kendilerine muhalefet eden tüm vatandaşların özgürlüğünü de ellerinden almak istediğinin bir göstergesi.

Yrd. Doç. Dr. Abdullah El Aryan, Georgetown Üniversitesi'nin Katar'daki Dışişleri Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. "Answering the Call: Popular Islamic Activism in Sadat's Egypt" isimli bir kitabı bulunmaktadır.

Twitter'dan takip edin: @anhistorian

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Abdullah El Aryan

Yrd. Doç. Dr. Abdullah El Aryan, Georgetown Üniversitesi'nin Katar'daki Dışişleri Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. "Answering the Call: Popular Islamic Activism in Sadat's Egypt" isimli bir kitabı bulunmaktadır. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;