Görüş

Seçimlerin ardından Sırbistan siyaseti

Sırbistan seçimlerinde çok büyük bir sürpriz yok. Ustaca hamlelerle siyasette bugün adeta “tek umut” imajını oturtan Başbakan Vuçiç’in partisi tek başına iktidarda. Ama bu kez Sırbistan parlamentosu daha renkli. AB karşıtları, Rusya yanlıları, radikaller de mecliste.

Konular: Balkanlar, Sırbistan
Sırbistan’da 22 Nisan'da yapılan yerel ve genel seçimlerin galibi Aleksandar Vuçiç liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi (SNS) oldu. [Fotoğraf: Reuters]

Balkanların en önemli ülkelerinden biri olan Sırbistan’da 24 Nisan Pazar günü yerel ve genel seçimler aynı anda yapıldı. Bu seçimlerin kazananı beklendiği gibi Sırp siyasetini her geçen gün daha fazla domine eden Sırp İlerleme Partisi (SNS) oldu.

Yerel seçimlerde yüzde 42,73 oy oranına ulaşan mevcut Başbakan Aleksandar Vuçiç’in partisi SNS, Sırbistan Devlet Seçim Komisyonu (RIK) verilerine göre genel seçimlerde de yüzde 48,24 oy toplayarak tek başına iktidar için gerekli çoğunluğu elde etti. Parlamentoya giren diğer partiler ise önümüzdeki süreçte Sırbistan siyasetini bir hayli ilginç kılacak. Zira bu partiler Sırbistan parlamentosunda neredeyse bir uçtan diğer uca kadar geniş bir siyasi yelpazeyi temsil edecek.

Vuçiç, hem Sırpların talep ettiği gibi karizmatik lider özelliklerini taşıyor hem de ülkede 'tek umut' haline gelecek kadar siyasi gücü tekelinde toplamayı beceriyor.

by Nedim Emin

Sırbistan genel seçimlerinde yüzde 5’lik seçim barajı bulunuyor. Bu durumda barajı aşıp parlamentoya giren ulusal parti ve koalisyonların sayısı 6 oldu. Ancak azınlık partilerine baraj uygulanmıyor ve bu yüzden azınlıkta olan etnik unsurlar “azınlık partisi” olarak parlamentoya barajsız girebiliyor. Sırbistan parlamentosunda toplam 250 milletvekili koltuğu mevcut. Yerel seçimlerde ise partiler, seçimde belediye başkan adayları yerine meclis üyeleri için oy istiyor. Seçilen meclis üyeleri daha sonra belediye başkanını seçiyor.

Seçim sonuçlarında ortaya çıkan tablo

Sırbistan seçimlerinde ortaya çıkan tabloya göre seçimin galibi ezici bir çoğunlukla SNS oldu. Seçimden birinci parti olarak çıkan SNS, tek başına iktidar olmak için yeterli çoğunluğu elde ederek 131 milletvekili çıkardı. Geçen dönem Başbakan Vuçiç’in koalisyon ortağı olan Dışişleri Bakanı İvica Daçiç’in Sırbistan Sosyalist Partisi (SPS) koalisyonu ise ikinci parti olarak yüzde 10,95 oy oranıyla 29 milletvekili koltuğu elde etti.

Parlamentoya giren diğer ulusal partiler ise ilginç bir tablo oluşturdu. Zira Rusya yanlısı ve Batı karşıtı olan iki parti parlamentoya girerek önümüzdeki yıllarda Sırbistan’ın gündemine AB karşıtlığını daha fazla taşıyacak. Lahey’de yargılanıp aklananVoislav Seselj’in başkanı olduğu Sırp Radikal Parti (SRS) bu seçimlerde yüzde 8,10 alarak 22 milletvekili koltuğu elde etti. Seselj’in Sırbistan’da üçüncü parti olması ırkçılığın ve milliyetçiliğin yükselişte olduğunun göstergesi olarak okunabilir. Bir diğer Rus yanlısı parti Dveri (koalisyon partileri ile birlikte) yüzde 5,03 oranında oy alarak bazı bölgelerde seçimin tekrarlanması ile barajı geçti.

Parlamentoya giren diğer küçük partiler ise Avrupa yanlısı olarak biliniyor. Bunlardan demokratların başını çektiği koalisyon (DS, NOVA, DSHV, ZZS) genel seçimde yüzde 6,02’lük oy oranına ulaşarak 16 milletvekili çıkarttı. Bir diğer Avrupa yanlısı parti olan Saşa Raduloviç’in liderlik ettiği “Dosta Je Bilo” (Yeter Artık) hareketi de yüzde 6,03 oy toplayarak 16 vekil çıkardı. Avrupa partileri kervanına eklenen son parti ise eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in de koalisyon ortağı olduğu ve üç partinin birlikte seçime girdiği “Savetsabolje Srbiju” (Daha İyi Sırbistan Birliği) yüzde 5.02 ile 13 vekil çıkartmayı başardı.

Azınlık partilerin aldıkları oy oranına göre paylaştıkları 10 vekillik kontenjan ise şöyle bir sonuç ortaya çıkardı: Boşnaklar 4, Macarlar 4, Arnavutlar ve Slovaklar ise birer milletvekili koltuğuna sahip oldu. Boşnaklardan Rasim Ljajiç’in SNS ile koalisyon ortağı olduğu için azınlık partisi olarak seçime girmedi. Sulejman Ugljanin’in başkanı olduğu Demokratik Eylem Partisi (SDA-Sancak) ise 2 vekil çıkararak geçen seçime nazaran kan kaybetti. Eski Sancak müftüsü Muammer Zukorliç’in kurduğu Boşnak Demokratik Birliği (BDZ Sancak) ise sürpriz bir şekilde iki vekil çıkarmayı başardı. Bu sonuçlara göre Sancak’ta Boşnak siyasi partiler arasındaki bölünmüşlüğün arttığı göze çarpıyor

Vuçiç neden sürekli gücünü arttırıyor?

Sırbistan seçiminden sadece bir gün önce gazeteci, akademisyen ve düşünce kuruluşları ile yapılan görüşmelerde seçim sonuçlarının tahmine yer bırakmadığı ve neredeyse bilindiği ifade edilmişti.[1]

Zira Sırp seçmeninin tercihinin Vuçiç’te yoğunlaşması kimilerine göre “zorunlu seçmeli” bir tercih. Vuçiç, hem Sırpların talep ettiği gibi karizmatik lider özelliklerini taşıyor hem de ülkede “tek umut” haline gelecek kadar siyasi gücü tekelinde toplamayı beceriyor. Bu nedenle Vuçiç, şu aşamada Sırbistan’da alternatifi olmayan bir siyasi figür olarak gücünü konsolide etmeye devam ediyor. Kendi partisi SNS’den ziyade şahsi imajının Vuçiç’in siyasi başarısında çok daha etkili olduğu düşüncesi Sırbistan’da artık bir gerçeklik haline dönüştü.

Vuçiç şu anda eriştiği siyasi gücü inşa etmek için birkaç yıl ustaca hamleler yaptı. Zira tek başına iktidar olmak için aslında 2012’den itibaren taktiksel hamlelerle rakiplerini zayıflatmayı, işbirliği yaptığı siyasi aktörleri ise yıpratmayı ve onlardan ustaca oy kapmayı başardı.

İki Rusya yanlısı partinin meclise girmesi ile birlikte Sırbistan parlamentosu AB konusunda artık tek ses değil ve Belgrad’ın az da olsa AB rotasından şaşma ihtimali var.

by Nedim Emin

Vuçiç 2012’deki seçimlerin ardından birinci parti çıkmasına rağmen ikinci partinin lideri Ivica Daçiç’in başbakan olmasına müsaade edince herkes şaşırmıştı. Ancak 2012’de Daçiç-Vuçiç koalisyonunda kurulan hükümetin önünde Kosova ile diyalog süreci gibi Sırp toplumunun hassas olduğu bir konu vardı. Bu konuda iştahsız olmasına rağmen Sırbistan AB’nin baskılarıyla masaya oturmak zorunda kalmıştı. Bu süreçte Vuçiç, Daçiç’i öne atarak oluşacak siyasal maliyeti paylaştırdı. 2014’teki seçimlerde tek başına iktidar olabilecek çoğunluğa sahip olmasına rağmen yine Daçiç’i koalisyona dâhil eden Vuçiç, bu sefer direksiyonun başına tam olarak geçti ve ortağını bir yük olarak görmeye başladı.

2016’daki seçim sonucu Vuçiç’e 2014’tekinden daha net bir tablo sunuyor. Zira bu sefer Vuçiç’in ortağa ihtiyacı kalmazken muhalefet ise küçük küçük partilere bölünmüş durumda. Seçimden sonra AB süreci, yolsuzlukla mücadele ve kalkınma meselelerine eskisinden daha fazla önem vereceğini belirten Vuçiç’in bu seçimlerin ardından AB gündemine daha güçlü bir şekilde odaklanması bekleniyor.

Kimilerine göre seçimden sonra oluşan yeni koşullarda Vuçiç’in Avrupa yanlısı bir çizgide olması çok daha kıymetli ve AB tarafından takdir edilmesi gereken bir nitelik kazandı. Zira iki Rusya yanlısı partinin meclise girmesi ile birlikte Sırbistan parlamentosu AB konusunda artık tek ses değil ve Belgrad’ın az da olsa AB rotasından şaşma ihtimali var. Bu durum Avrupalı liderlerin Vuçiç’e yönelik sergilediği “destek” ve eleştirilen bazı politikalarını “görmezden gelme” tutumunun devam etmesi ihtimalini doğuruyor.

Seçim sonrası nasıl bir süreç yaşanacak?

Vuçiç’e muhalif olan liberal kesimin ise kampanyalarına devam edeceği ve meclisteki diğer dört Avrupa yanlısı parti ile geçen yasama döneminden daha güçlü bir muhalefet sergileyeceği ifade edilebilir. Vuçiç’in eleştiri aldığı özgürlükler konusundaki tavırlarına parlamentoda artık daha yüksek sesle muhalefet edilecek. Vuçiç, özgürlükler noktasında oluşturabilecekleri muhalefet rüzgârına şimdiden ön almak için liberalleri koalisyona dâhil edebilir. Ancak bu çok önemli değil. Zira Avrupa Birliği’nin Sırbistan’ı riske atmayacağı ve aykırı seslere bir süre daha kulağını tıkayacağını öngörmek mümkün.

Öte yandan Radikal Parti ve bir diğer radikal eğilimli “Dveri” koalisyonunun meclise girmesi olumsuz gibi görünse de uzun vadeli olarak olumlu bir gelişme. Zira böylece Sırp toplumundaki radikal akım bir şekilde siyasette olup taleplerinin marjinalliği daha fazla ortaya çıkacak. Bu durumda radikaller ya biraz merkeze yaklaşıp sisteme entegre olmaya çalışacak ya da geçen seçimlerde olduğu gibi eriyip gidecek.

Radikallerin parlamentoda yer almasıyla Sırbistan’ın AB reform sürecine muhalefetin direncinin artacak olması aslında Vuçiç’in de işine yarayacak. Zira milliyetçi kökenleri olan Vuçiç, radikallerin marjinal siyasetini bu şekilde daha görünür kılarak, kendisinin güçlü bir şekilde Sırp siyasetinin “rasyonel” aktörü olduğuna toplumu inandırabilme imkanı elde edecek. Bu ise önündeki anayasal reform süreci, AB süreci, Kosova meselesi gibi kritik konularda Vuçiç’in Sırp toplumunu ikna etmesine yardımcı olacak.




[1] CIRSD (Center for International Relations and Sustainable Development) Direktörü Zdravko Ponoş ile görüşme, Belgrad, 22 Nisan 2016; Sırbistan’da çıkan ulusal gazetelerden Danas gazetesi muhabiri Safeta Bişevac ile görüşme, 23 Nisan 2016; Forum 10 Derneği yöneticisi Teo Taraniş ile görüşme, Novi Pazar, 23 Nisan 2016; Forum 10 Derneği Başkanı Fahrudin Kladiçanin ile görüşme, Novi Pazar, 23 Nisan 2016; Urban In Direktörü Sead Biberovic ile görüşme, Novi Pazar, 23 Nisan 2016.

Nedim Emin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun oldu. Yüksek lisansını aynı bölümde tamamladı. 2012-2015 yılları arasında Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) Dış Politika Araştırmacısı olarak çalıştı. Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde doktora eğitimini sürdüren Emin, Balkan tarihi ve siyaseti üzerinde çalışmalarını yoğunlaşıyor. Balkanlar ile alakalı birçok araştırma projesinde yer alan Emin'in yayınları arasında Kosova, Arnavutluk ve Makedonya Siyasetini Anlama Kılavuzu (SETA, 2014) yer alıyor.

Twitter'dan takip edin: @NedimEmin

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Nedim Emin

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun oldu. Yüksek lisansını aynı bölümde tamamladı. 2012-2015 yılları arasında Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) Dış Politika Araştırmacısı olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;