Görüş

Sıradan kahramanların gecesi

15 Temmuz gecesi, Türkiye’de demokrasiyi sokağa çıkarak darbeye karşı koyan sıradan vatandaşlar korudu.

Erdoğan, 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından Başbakan Yıldırım, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli ile Beştepe'de bir araya geldi. [Fotoğraf: EPA]

15 Temmuz Cuma gecesi saat 10 sularında bir terör örgütüne mensup uyuyan bir hücrenin üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik seçimlerle göreve gelmiş hükümetini devirmek amacıyla darbe girişiminde bulundu.

Darbe girişimini gerçekleştiren, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yuvalanmış, Fethullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı bir gruptu.

Savaş uçaklarıyla emniyet merkezlerine ateş açan bu hain subaylar, halkı korumakla görevli onlarca polis memurunun ölümüne neden oldu.

Terör örgütü üyelerince kaçırılan F16'lar, oturumun devam ettiği sırada Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombaladı.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve birçok yüksek rütbeli general, kendi şahsi güvenlik timleri tarafından kaçırıldı.

Ülkedeki demokratik kurumların hepsi neredeyse eş zamanlı olarak saldırıya maruz kaldı.

Mucizevi bir an

Ancak bu noktada, mucizevi ve daha önce benzeri görülmemiş bir gelişme yaşandı.

Türk halkı, demokrasinin tehlike içinde olduğunu anlayarak darbecilere karşılık verdi.

Darbe haberi sosyal medya üzerinden duyulunca insanlar sokaklara döküldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Atatürk Havalimanı'na ulaşana kadar, yüz binlerce sıradan vatandaş sokağa çıkarak tanklara, zırhlılara, saldırı tüfeklerine karşı koydu.

Her türlü direnişi bastırma emri alan darbeci askerler, helikopterlerden sivillere ateş açtı.

Siviller sokaklarda öldürülürken, darbecilerin kendi vatandaşlarının hayatını bariz bir şekilde hiçe saydığını gösteren videolar insanları daha da öfkelendirdi.

Sosyal medya sayesinde haberler hızla yayılırken, milyonlarca vatandaş, askerin kışlasına dönmesi talebiyle birkaç saat içerisinde şehir merkezlerini doldurdu.

Gülen'e ve başında bulunduğu terör örgütüne verilecek herhangi bir destek, Türkiye ile ABD arasındaki işbirliği ruhuna uymayacaktır.

Darbe girişimini takip eden beş saat içerisinde, halkı korkutmak için sokaklara gönderilen tanklar, demokratik düzene müdahale edilmesine öfkelenen Türk halkı tarafından kuşatıldı.

Böylece, masum sivillere ateş eden askerler silahlarını bıraktı ve darbe başarısız oldu.

Sıradan vatandaşlar darbeye karşı koymak için toplanarak demokrasiye sahip çıkmıştı.

TBMM çatısı altındaki tüm siyasi partiler ortak bir bildiri yayınlayarak darbe girişimini hep bir ağızdan kınadı.

Türk demokrasisi bir kez daha kendisini ispat etmiş oldu.

Darbe girişimine karşı çıkışta Türk medyasının oynadığı kilit rol de dikkat çekiciydi.

Ne yazık ki, bu şiddet dolu terör olayları sırasında 246 Türk vatandaşı hayatını kaybetti. Bunların 179'u, tankların önünde cesurca durarak demokratik haklarını geri isteyen masum sivillerdi. Olaylar sırasında 2 binin üzerinde vatandaş da yaralandı.

Darbe girişimine karışanlar, hukuk çerçevesinde soruşturulup yargılanacaktır.

Darbeyi planlayanlar

Gözaltına alınanların ifadelerinden ve muhtelif ajansların verdiği bilgilerden, bu terörist darbe girişiminin FETÖ tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Fethullah Gülen, müritlerini 30 yıl boyunca Türk ordusunun ve yargı sisteminin içine sızmaya teşvik etmiştir.

Nitekim, 1997 yılından bir gizli kamera kaydında, Gülen'in, müritlerine " 'dikkat çekmeden devletin kılcal damarlarına kadar sızın" mesajı verdiği görülmektedir.

Bu şeytani ve menfur planını gizleyen Gülen, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik seçimlerle göreve gelmiş hükümetini devirmek için okullar, STK'lar ve şirketlerden oluşan geniş bir ağ kurmuş ve devlet kurumlarına gizlice sızmıştır.

Halihazırda Türk yetkililerce çeşitli komplo suçlamalarıyla mahkeme karşısına çıkarılmak istenen Gülen, ABD'nin Pennsylvania eyaletinin güneyinde yaşamaktadır.

Gülen'i yargılanmak üzere henüz Türkiye'ye iade etmeyen ABD, Gülen’in oturma iznini yenilemeye devam etmektedir.

Türk halkı, ABD’nin Gülen'e ev sahipliği yapmakta ısrar etmesinden derin bir rahatsızlık duymaktadır. Türk Hükümeti olarak, Gülen’in adalet karşısına çıkarılmak üzere iade edilmesini talep ediyoruz.

Gülen'in Türkiye'ye iadesi, Türk halkının ABD'den en büyük beklentisidir. ABD’nin bu konuda vereceği karar, iki önemli müttefikin gelecekteki ilişkisini de etkileyebilir.

FETÖ, ABD'de işlettiği sözleşmeli okullar vasıtasıyla yıkıcı faaliyetleri için mali kaynak sağlamaya devam etmektedir.

Gülen'in faaliyetleri, NATO müttefiki olan Türkiye'nin istikrarını ve anayasal düzenini tehdit etmektedir.

Gülen'e ve başında bulunduğu terör örgütüne verilecek herhangi bir destek, Türkiye ile ABD arasındaki işbirliği ruhuna uymayacaktır.

ABD’nin, NATO bünyesindeki müttefiki olan Türkiye ile dayanışma göstererek, Gülen'in faaliyetlerini ve lideri olduğu şebekeyi yasaklayan adımları bir an önce atmasını ve Gülen’i Türkiye'ye iade etmesini bekliyoruz.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı.

Twitter'dan takip edin: @MevlutCavusoglu

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Mevlüt Çavuşoğlu

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;