Görüş

Türkiye Ligi Avrupa'nın neresinde?

'5+1 kuralı uygulanmaya başlandığından beri Avrupa'daki konumu daha da yukarılara çıkan' Türkiye Basketbol Ligi Avrupa'nın neresinde? Hep kıyaslandığı İspanyollar ile arada fark kaldı mı? Spor yazarı Murat Murathanoğlu Al Jazeera için yazdı.

Konular: Spor, Euroleague
Fenerbahçe bu sezon Euroleague'in en büyük favorisi olarak gösteriliyor. [Getty Images]

Avrupa Kupalarında Top 16 takımlarına bakarak yerel liglerin güçleri anlaşılır derler. Turkish Airlines Euroleague’de Top 16 ilk yarısı tamamlandı ve 3 takımımız Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş Top 16 mücadelesini sürdürüyor. Eurocup’ta Top 16 yeni belli oldu ve 3 takımımız Galatasaray Odeabank, Pınar Karşıyaka ve Banvit buraya kadar gelmeyi başardı. FIBA Eurocup’ta ise Top 16 takımları belli oldu ve 2 takımımız Royal Halı Gaziantep ve Türk Telekom bu hedefe ulaşmayı başardı.

10 takımla başladığımız Avrupa macerasına veda eden takımlarımızın sayısı 2; Beşiktaş Sompo Japan ve Trabzon Medical Park. Bunun ne anlama geldiğini biraz daha iyi anlamak için diğer ülkelerin takımlarına bakalım.

Turkish Airlines Euroleague Top 16’da bizden daha fazla takımı olan tek ülke İspanya. Geçen sezonun şampiyonu Real Madrid, Barcelona, Laboral Kutxa ve Unicaja Malaga. Bizimle birlikte 3 takımı Top 16’ya kalmayı başarmış diğer bir ülke ise Rusya (CSKA Moskova, Khimki ve Lokomotiv Kuban). Yunanistan (Olympiakos ve Panathinaikos) 2 takımla devam ederken, Litvanya (Zalgiris Kaunas), Almanya (Brose Basket), Sırbistan (Kızılyıldız) ve Hırvatistan (Cedevita Zagreb) Top 16’da tek takımla temsil ediliyor.

Eurocup’ta ise bizimle birlikte Almanya (Alba Berlin, Bayern Münih ve Oldenburg) ve Rusya (Unics Kazan, Zenit St. Petersburg ve Nizhny Novgorod) 3 takımla TOP 16’da yer alırken, Italya (Olimpia Milano ve Energia Trento), Fransa (Strasbourg ve Limoges)ve İspanya (Gran Canaria ve Zaragoza) 2 takımla yola devam ediyor. Polonya’nın ise tek takımı Zielona Gora, Karşıyaka, Münih, Milano, Strasbourg ve Limoges gibi Euroleague’den elenen bir takım. 

Ligin değerini aşağıya çekmektense, Türk oyuncularımız kendi değerlerini yukarı çekmek zorunda. Bunu başardıklarında Spor Toto Basketbol Liginin değeri daha da artacak, Avrupa Kupalarında takımlarımızın performansı da!

by Murat Murathanoğlu


Eurocup’ta ilk 32’ye kalan ancak Top 16 öncesi elenen 3 İtalyan (Sassari, Emilia ve Venice), 2 İspanyol (Bilbao, Valencia), 2 Alman (ULM ve Riesen), 2 Yunan (Aris ve PAOK), 2 İsrailli (Maccabi Tel Aviv ve Hapoel Jerusalem), 1 Rus (Avtodor), 1 Lituanyalı (Neptunas), 1 Polnyalı (Olaj) ve 1 de Sloven (Union Olympia) takım var.

Burada dikkat çeken etken Spor Toto Basketbol Ligi sıralamasında ilk 6 takım, Avrupa’nın en önemli 2 kupasında fire vermeden Top 16 mücadelesinde yer alacak. Bu gerçekle övünebilecek başka bir lig yok. Yerel Lig sayılmaması gereken ancak Rus takımlarının at koşturduğu VTB Ligi bu başarıya en yakın lig.

Avrupa’nın 3. Kupası olan FIBA Eurocup Top 16’da 2 Türk, 2 Fransız ve 2 Belçika takımlarının yanı sıra birisi Ukrayna, diğeri de Rusya olmak üzere VTB Liginden de 2 temsilci bulunuyor. Üç ayrı kupada takımlarımızın yollarına devam etmek konusunda % 80 oranında bir başarı yakalamış olmak Spor Toto Basketbol Liginde sadece zirveye oynayan takımların değil, aynı zamanda daha aşağıdaki takımların da güçlü olduğunu gösteriyor.

Her zaman Avrupa’nın en iyi ligi konusunda en büyük rakibimiz olarak gösterilen İspanya Ligi'nden Avrupa Kupalarına katılan takımlara baktığımızda Avrupa Kupalarına 9 takımla başladıklarını ve Top 16'da 7 takımları bulunduklarını (% 77.8 başarı oranı) görünce bu tartışmanın niçin yapıldığı daha iyi anlaşılıyor.

Spor Toto Basketbol Liginde 5+1 kuralı uygulanmaya başlandığından beri Avrupa’da oynamaya hak kazanan takımlarımızın konumu yukarı çıktı (Bugün 3 kupanın da favorileri arasında Türk takımları yer alıyor, Fenerbahçe şu anda Avrupa’nın en iyi takımı olarak gösteriliyor). Ligimizde nefes kesen maçların sayısı arttı, özellikle de Avrupa Kupalarında deplasmandan dönen veya hedef bir maçı hafta içinde oynayan takımlar Avrupa Kupalarında yer almayan takımlar karşısında beklenenden fazla zorlandı veya yenildi.

Bu sezonun flaş ekipleri olarak dikkat çeken Muratbey Uşak, Demir İnşaat Büyükçekmece ve hatta Rönesans TED Kolejliler gibi takımlar da ayaklarını yorganlarına göre uzatmanın, doğru seçilmiş yabancılar, yaratılan pozitif ortam, yapılan doğru takım içi görev bölümü ve Türk oyuncuları da içeren yaratılan nispeten geniş diyebileceğimiz ana rotasyonlar kadar olmasa da, bu ekiplerin Avrupa Kupalarında yer almamasın etkisi olmuştur.

Spor Toto Basketbol Liginin en önemli artılarından birisi bu sezon seyretmeye değmeyecek maç sayısının az olması. Oynanan basketbolun ve heyecan verici yabancı oyuncuların sayısının fazla olması maçları cazip hale getiriyor. Ancak tabii ki eleştiriler var. 

Hep ligimiz İspanyol Ligiyle mukayese ediliyor. İspanyolların bizden daha iyi yaptığı, oyuncu menajerlerinin takımların kurulması üzerinde etkilerini daha iyi kontrol ediyorlar. Bunun dışında orada durum çok mu farklı? 

by Murat Murathanoğlu


İstatistik liderlerine baktığımızda Sinan Güler, Cedi Osman, Kartal Özmızrak ve Milli takımda oynadığından devşirme Bobby Dixon dışında isme rastlamak mümkün değil. Sayı ve ribaunt sıralamalarında Türk oyuncu yok. 5+1 kuralıyla bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Süre ve sorumluluk almak isteyen Türk oyuncular, para kazanmak için oyunlarını mutlaka bireysel çalışmalarla geliştirme mecburiyetinde kalacaktır. Avrupa Kupası maçlarında bile Kerem Gönlüm, Melih Mahmutoğlu, Cedi Osman, Birkan Batuk, Furkan Korkmaz, Kenan Sipahi, Sinan Güler, Mehmet Yağmur, Semih Erden, Ender Arslan, Göksenin Köksal gibi farklı jenerasyonlardan, farklı pozisyonları oynayan Türk oyuncuların önemlerini birçok maçta gördük. Önemli olan hem oyuncu sayımızı, hem performanslarını hem de istikrarlarını arttırmak.

Hep ligimiz İspanyol Ligiyle mukayese ediliyor. İspanyolların bizden daha iyi yaptığı, oyuncu menajerlerinin takımların kurulması üzerinde etkilerini daha iyi kontrol ediyorlar. Bunun dışında orada durum çok mu farklı?

İstatistikler de 1978 doğumlu Albert Oliver, 1979 doğumlu Alex Mumbru, 1980 doğumlu Ricardo Uriz ve Javier Salgado, 1981 doğumlu Sergi Vidal, 1982 doğumlu Rafa Martinez ve Pedro Llompart gibi isimler yer alıyor. Bu oyuncuların tümü 33 yaş üstünde. Sergio Rodriguez, Sergio Llull ve Pau Ribas gibi 30 yaşına yaklaşmış oyuncular zaten yıllardır var. Yeni isimler olarak Alex Abrines, Guillem Vives, Jaime Fernandez, ve Juancho Hernangomez gösterilebilir. Ama o ligde de genç oyuncular fışkırmıyor. Bu da neyi işaret ediyor? Ürünün yani ligin değer kazanması, sponsor çekmesi, seyredilmesi için ne gerekiyorsa takımlar buna yöneliyor. Anadolu Efes, Banvit ve Türk Telekom gibi müesseseler dışında sponsoru olmayan Fenerbahçe ve İBB var. Ancak bu konumda olmak bir yerde de onların tercihi. Fenerbahçe’nin hele Turkish Airlines Euroleague de son 2 yılki performansına bakılırsa sponsor bulması pek uzun sürmez. Ligin değerini aşağıya çekmektense, Türk oyuncularımız kendi değerlerini yukarı çekmek zorunda. Bunu başardıklarında Spor Toto Basketbol Liginin değeri daha da artacak, Avrupa Kupalarında takımlarımızın performansı da!

Basketbol spikeri Murat Murathanoğlu, 1958 İstanbul doğumlu. ABD'de 17 yıl yaşadıktan sonra Türkiye'ye döndü. Spikerliğe 1988'de TRT'de başladı. Birçok televizyon kanalında çalıştı. Şu an Lig TV'de görev yapıyor.

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;