ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, iki günlük resmi bir ziyaret için İstanbul’a geliyor. Gündemde IŞİD’le mücadelede atılacak önlemler var. Türkiye ise PYD konusunu vurgulamayı planlıyor. Bu, son bir ay içinde ABD’den yapılan ikinci üst düzey ziyaret. 5 Ocak’ta da Genelkurmay Başkanı Dunford Ankara’daydı.

Cuma günü sivil toplum örgütlerinden temsilcileriyle buluşacak olan Biden, cumartesi günü de Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelecek.

Ziyaretin hemen öncesinde ABD Başkanı Obama Erdoğan’ı arayarak iki hafta önce İstanbul, Sultanahmet’te ve Diyarbakır’da meydana gelen saldırıları kınadı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Obama, Biden’ın ziyareti sırasında IŞİD ve PKK dâhil terörün her türlüsüyle mücadelenin gündeme geleceğini ifade etti.

ABD’nin gündemi ‘sınır güvenliği’

Dunford’un ay başında yaptığı ziyarette Türk askerî yetkilileri ve üst düzey diplomatlarla görüşmelerinde de ana gündem maddesi IŞİD’le mücadelede atılacak yeni adımlar, sınır güvenliği ve PYD’ydi.

Ziyaretin ardından Dunford “Eğitilip donatılmasına yardımcı olmamızı istedikleri, belirledikleri bazı gruplar var. Buna bakacağız. Daha fazla detay veremem. Ancak Suriye’de sınır boyunca yapılan operasyonlarda yardımcı olacağını düşündükleri bazı grupların olduğunu söylediler” açıklaması yaptı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, ziyarette Türkiye sınırının güvenliğinin nasıl artırılacağının masaya yatırıldığını söyledi. Obama’nın IŞİD’le mücadele özel temsilcisi Brett McGurk de “Ne yapılması gerektiğine dair Türklerin bizimle işbirliği içinde olmaya istekli ve hazır olduklarını görüyoruz. Basında da yer aldığı gibi, kaynaklarını oraya taşıdılar. O şeritte sınırın Türkiye tarafından Suriye’ye geçmek artık daha zor. Tüm bunlar çok olumlu” açıklamasında bulundu.

Bundan birkaç hafta önce Savunma Bakanı Ashton Carter da “Türkiye’den daha fazlasını bekliyoruz. Coğrafyanın gerektirdiği en önemli katkı, kendi sınırlarının kontrolü” demişti.

Türkiye sınırda elektrikli çit çekmek ve duvar inşa etmek gibi güvenlik önlemlerinin yanı sıra, bölgede konuşlanan asker sayısını da artırıyor. Batılı ülkeler, Avrupa’yı tehdit eden savaşçıların bu 98 kilometrelik sınırı kullandığını söylüyor. Ankara ise Avrupa ülkelerini savaşçıları bıraktıkları ve Türkiye’ye gelmelerine izin verdikleri yönünde eleştiriyor. Son olarak Türk emniyet yetkilileri, Kasım ayındaki Paris saldırısını yapanlardan birini Ocak 2015’te gözaltına aldığını ancak Belçika’ya gönderilen şüphelinin serbest bırakıldığını duyurdu.

ABD’den sınır güvenliği için yeni teknoloji önerileri

Reuters’a konuşan Amerikalı üst düzey yetkilier, Biden’ın ziyaretinde de ana gündem maddesinin sınır güvenliğini geliştirmek olduğunu söyledi. Reuters’a göre Biden ilk kez Türkiye’ye sınır güvenliği için yeni bir teknoloji önerisinde bulunacak.

Sınırdan savaşçı geçişi ve cephane kaçakçılığının önlenmesi için Şubat ayında da İç Güvenlik Bakanı Johnson’ın beraberinde bir ekiple Türkiye’ye gelerek Türk hükümetine özel saınır kontrol teknolojileri önereceği de haberde yer alıyor.

Yetkilinin verdiği bilgiye göre havadan izleme balonları ve anti-tünel teknolojisi, ABD’nin sunmayı düşündüğü teknolojiler arasında. Aynı zamanda gelişmiş patlayıcılarda kullanılan materyalleri tespit etme yöntemleri de Türk yetkililere anlatılacak. Yetkililer, Ankara’nın da işbirliğine açık olduğunu görmekten memnuniyet duyduklarını ve sınırda kontrollerin artması için birlikte çalışmanın gerekli olduğunu söyledi. Bu kez Türkiye’ye sadece sınır güvenliğinin artırılması uyarısı yapmak yerine “Çok daha belirgin bir listeyle geliyoruz” dedi.

Genelkurmay Başkanı’na ‘PYD’ mesajı

Dunford’un ziyareti, PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin silahlı birlikleri YPG’nin, Türkiye sınırının 70 km güneyinde Fırat nehri üzerindeki Tişrin Barajı’nın kontrolünü ele geçirdiği haberlerinin hemen ardından yapılmıştı. Erdoğan iddialarla ilgili olarak "YPG’nin Fırat’ın batısına geçtiğine dair bir bilgi almadım. Böyle bir şey varsa gereği yapılır. Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt bandı oluşumuna ‘evet’ dememiz mümkün değil" açıklaması yapmıştı. ABD’nin hava bombardımanıyla ve cephane yardımıyla desteklediği PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesi, Ankara’nın kırmızıçizgilerinden.

Ziyaretin ardından Dunford Amerikalı gazetecilere “Bazı güzel şeyler oluyor” diyerek Tişrin Barajı’nın PYD öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nce alınmasını hatırlattı ve “Tişrin Barajı güvende ve arazideki önemli bir bölüm YPG ile birlikte çalışan Sünni Arap Koalisyonu sayesinde açığa çıkarıldı” dedi.

Bazı gazetecilere açıklamada bulunan üst düzey Türk yetkililer ise Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Dunford’a PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesinin kabul edemeyeceğini söylediği bilgisini verdi. Akar aynı zamanda Dunford’u PYD’nin Arap ve Türkmenleri kontrolü altına tuttuğu bölgelerden göç etmeye zorlayarak demografik yapıyı değiştirme çabalarının Türkiye’yi rahatsız ettiğini hatırlattı.

Akar son olarak, Türkiye sınırının karşısında, yaklaşık 98 kilometrelik alanda IŞİD’in olduğunu ve hava bombardımanıyla bölgenin IŞİD’den temizlenerek yerine ılımlı muhaliflerin yerleştirilmesi projesinin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.

Güvenli bölgede hâlâ anlaşma yok

En son Kasım 2014’te Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Joe Biden, üç günlük ziyaret sırasında Başbakan Davutoğlu ile planlanan görüşmesinin ardından ertesi gün bir kez daha bir araya gelmişti. Erdoğan ile görüşmesi de dört saat sürmüştü. Gündemde Ankara’nın istediği güvenli bölge vardı. Ancak ziyaretin ardından güvenli bölge konusunda bir ilerleme sağlanamamıştı.

Biden o dönem görüşmelerinde Türkiye’nin IŞİD’le mücadele için İncirlik Üssü’nü koalisyon uçaklarına açmasını istemiş ancak Ankara, güvenli bölge talebini ve Esed rejiminin ortadan kaldırılmasını içeren ‘kapsamlı çözüm’ konusunda bir adım atıldığını görmeden üssün açılmasına sıcak bakmamıştı. Washington, Esed rejiminin meşruiyetini kaybettiğini ve geçiş süreci sonrası iktidarda kalmaması gerektiğini söylüyor. Ancak güvenli bölgeye sıcak bakmıyor.

Biden’ın ziyaretinin ardından tutumları değişmemiş olsa da yaklaşık sekiz ay sonra, Temmuz 2015’te İncirlik Üssü ABD ve koalisyon uçaklarının kullanımına açıldı.

İncirlik açıldığında Ankara’dan yapılan açıklamalara göre Suriye’nin kuzeyindeki Azez-Mare-Cerablus hattı IŞİD’den temizlenecek, bölge ılımlı muhalefetin kontrolüne bırakılacaktı. Türkiye’nin bu alana geçişine kesinlikle karşı çıktığı PYD de bölgeye giremeyecekti. Dönemin Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bu plan için ‘doğal olarak güvenli bölge olacak’ demişti. Ancak ABD, İncirlik’i kullanarak operasyonlara yoğunluk verse de Türkiye’nin bu bölgeyle ilgili beklentisini bugüne kadar boşa çıkardı.

Son olarak Kasım ayında G20 zirvesi için Antalya’ya gelen Başkan Obama da, zirve sonrası yaptığı basın toplantısında güvenli bölgenin ‘amaca zarar vereceğini’ söyledi:

“Güvenli veya uçuşa yasak bölge, amaca zarar verir. Gerçek bir güvenli bölge, sahada askerler bulundurmamızı gerektirecek. Bu güvenli bölgeye kim girecek, kim çıkacak, terör saldırıları için mıknatıs görevi mi görecek, çok fazla sayıda soru ortaya çıkıyor.”

Onun yerine iki taraftan da sınırın 98 kilometrelik bölümünde kalan IŞİD’i temizlemek için yapılacak operasyonlara ilişkin çelişkili açıklamalar geldi.

Operasyon konusunda soru işaretleri

12 Kasım’da ABD’nin Suriye politikasıyla ilgili bir konuşma yapan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry “Bir planımız” var diyerek, Suriye-Türkiye sınırında IŞİD’in elinde olan bölgeyi temizleyeceklerini söyledi. Ardından ‘ortak bir operasyon mu var?’ sorusu sorulmaya başladı.

Birkaç gün sonra CNN televizyonuna röportaj veren Kerry, bu kez de IŞİD’in Türkiye sınırında kontrol ettiği alanın çok daraldığını söyledi ve “Kalan 98 kilometrelik kısmı da kapatmak için Türklerle birlikte operasyona giriyoruz” dedi. Operasyonla ilgili detay vermeyen Kerry, sadece “Bu operasyonları mümkün kılmak için özel birlikler sahaya gidiyor. İncirlik’i daha aktif şekilde kullanıyoruz. Baskı daha da büyüyor” dedi ve tüm bu operasyonların zaman alacağını söyledi.

Kerry’nin CNN’deki açıklamalarını değerlendiren dönemin Türk Dışişleri Bakanı Feridun Sinirloğlu, IŞİD’in sınırdaki varlığının kaldırılması için ilave tedbirler alınabileceğini, bununla ilgili bazı planları olduğunu ve ABD ile bu çerçevede yakın bir işbirliği içinde olduklarını söylemekle yetindi:

"Aslında o bölgelerde biz uzun zamandan beri ABD ile hava operasyonları yürütüyoruz. Sınırımızdaki DAEŞ'in hala kontrol ettiği bölgedeki DAEŞ varlığının sona erdirilmesi konusunda da bazı planlamalarımız var. Bu planlar tamamlandığında operasyonlarımız daha yoğun boyut kazanarak sürdürülecek. Bunu önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Farklı ve yeni bir şey söz konusu değil ama tekrar altını çizeyim, devam eden bazı planlamalarımız var. Bu planlamalar ortak harekat planlamalarıdır. Bunlar tamamlandığı zaman ne gibi tedbirler alınacağını, ne gibi operasyonlar yürütüleceğini birlikte göreceğiz."

ABD de Türkiye de, Suriye’ye yönelik bir kara operasyonuna sıcak bakmıyor.

Kaynak: Al Jazeera, defense.gov, Reuters, CNN International