Bosna Savaşı

Yugoslavya’nın dağıldığı dönemde 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’te gerçekleşti. Nüfusun yüzde 44’ünü Müslüman Boşnakların, yüzde 31’ini Ortodoks Sırpların, yüzde 17’sini Katolik Hırvatların oluşturduğu ülkede 1992 yılında yapılan referandumdan  bağımsızlık kararı çıktı. Ancak Sırplar kararı boykot etti ve kendi cumhuriyetlerini kurdu. Bosnalı Sırplar Slobodan Miloseviç’in başkanlığındaki Sırbistan hükümetini ve Yugoslav yönetimini de arkalarına alarak Bosna Hersek’e saldırdı.

Birleşmiş Milletler'e bağlı en yüksek yargı makamı olan Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), 1990'lı yıllarda yaşanan Balkan savaşları sırasında Hırvatların ve Sırpların karşılıklı soykırım yapmadığına hüküm getirdi. 

ICJ’in Slovak Başkanı Peter Tomka, Sırplar ve Hırvatlar arasında savaş sırasında karşılıklı ‘birçok suç’ işlendiğini belirtse de iki tarafın da amacının ‘soykırım’ olmadığını söyledi. Tomka, “Tüm nüfusu yok etme amacı yoktu. Bu iki ülkeye karşı da ispatlanamadı” dedi.

Vukovar ve Krajina

Zagreb, Belgrad'ı 1999'da mahkemeye taşımıştı. Sırplar, Yugoslavya'nın dağılması sürecinde, 1991-95 yılları arasında devam eden Hırvat bağımsızlık savaşı sırasında "soykırıma varan" etnik temizlik yapmakla suçlanmıştı. Hırvatistan mali tazminat talep etmişti. 

Belgrad ise buna 2010'da başka bir davayla karşılık vermiş, savaş sırasında 200,000 Sırbın öldürüldüğünü söylemişti. 

1991’de Hırvatların Yugoslavya’dan kopmasıyla başlayan savaş dört yılda 20 binden fazla can alırken, Sırp güçler savaşın başında üç ay içinde Vukovar ve çevresine saldırmıştı. Kasaba tamamen yıkılırken, 10 binlerce Hırvat evlerinden kaçmaya zorlandı. Vukovar kuşatmasından dört yıl sonra Hırvat ‘Fırtına Gücü’ Sırpların yaşadığı Krajina’yı bombaladı. 20 bin Sırp evlerinden kaçtı.

Sırbistan: Kalıplaşmış fikirleri tersine çevirecek

Duruşmayı Belgrad'daki ofisinde Başbakan Aleksandar Vuçiç ve Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik ile takip eden Nikoliç, kararın açıklamasının ardından düzenlediği basın toplantısında, kararın, özellikle Hırvatistan'ın sorumlu olduğu kısımlarıyla ilgili bölümünün "beklentilerini karşılamadığını" savundu.  Nikoliç, "Tarih, Hırvatistan topraklarında yaşayan Sırp halkının birinci ve ikinci dünya savaşlarının yanı sıra 1990'lı yıllardaki son savaşta ne kadar kayıp verdiğini göstermiştir, gösterecektir" diye konuştu.

Adalet Divanı'nın verdiği kararın Sırbistan ve Sırp halkı için büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Nikoliç, kararın, uluslararası toplumun 1991-1995 tarihlerinde eski Yugoslavya topraklarından yaşananlara dair kalıplaşmış fikirlerini tersine çevireceğini söyledi.

Hırvatistan: Beklenen karar

Hırvatistan Cumhurbaşkanı İvo Yosipoviç  "beklenilen bir karar" değerlendirmesi yapıp, bu kararla 'Hırvatistan'ın soykırım üzerinde kurulmuş bir devlet olduğu' yönündeki tezlerin de çürüdüğünü ifade etti.

Yosipoviç, mahkemeye sundukları dosyada Hırvatistan topraklarında işlenen tüm suçların kayıt altına alındığını belirterek haritalar, fotoğraflar ve 13 paramiliter Sırp birliğinin suç işlemek üzere Sırbistan'dan geldiğini gösteren belgelerin bu dosyada yer aldığını kaydetti.

Kaynak: Reuters, AA