Türkiye

Davutoğlu: Molotofkokteyli bir içecek değil

Başbakan Davutoğlu iç güvenlik paketine ilişkin görüşmelerin Meclis'te devam ettiğini belirterek, “Molotofkokteyli, kokteyl olarak ikram edilen bir içecek değil; bu, insanları yakmak, binaları tahrip etmek için özel olarak üretilmiş bir malzeme” dedi.

Konular: Türkiye
Başbakan Ahmet Davutoğlu, JW Marriott Otel'deki Anadolu Yayın Platformu'nun toplantısında konuştu. [Fotoğraf-AA]

Başbakan Ahmet Davutoğlu, JW Marriott Otel'deki Anadolu Yayın Platformu'nun toplantısında, 6-7 Ekim'de yurt genelinde yaşanan olayları hatırlattı.

Olaylarda ortaya çıkan görüntülerin Türkiye'ye, ülkenin derin irfanına yakışmadığını belirten Davutoğlu, "Yakılan binalar, Kuran kursları, devlet daireleri, belediye otobüsleri, molotofkokteyliyle tahrip edilen arabalar, Diyarbakır'da dördüncü kattan atılan Yasin Börü ve arkadaşları, gencecik hayatını kaybeden o yiğit Diyarbakırlılar" diye konuştu.

İç güvenlik paketine ilişkin görüşmelerin Meclis'te devam ettiğini, görüşülmeleri bilinçli şekilde iki defa uzattıklarını hatırlatan Davutoğlu, kendisinin de "kimin eteğinde bir taş varsa, heybesinde bir düşünce varsa ortaya koysun" diye iki defa çağrıda bulunduğunu vurguladı.

"Kimin özgürlüklerin korunması ve iç güvenlik paketinin şu maddesi AB standartlarına, evrensel insan haklarına aykırı diye bir iddiası varsa bunu getirsin tartışalım" diyen Davutoğlu, geçen iki haftaya rağmen hiçbir teklifle gelinmediğini belirtti. Başbakan Davutoğlu şunları söyledi:

"Tek söyledikleri, 'Türkiye polis devleti oluyor'. Neden polis devleti oluyormuş gelin hep beraber bakalım. Molotofkokteyline ceza geliyormuş. Peki molotofkokteyli toplantı ve gösteri esnasında niye ihtiyaç hissedilen bir şeydir. Kalem değil bu. Bir pankart da değil. Bir fikir de ifade etmiyor, mikrofon da değil; molotofkokteylinden bahsediyoruz. Kokteyl olarak ikram edilen bir içecek de değil; bu, insanları yakmak, binaları tahrip etmek için özel olarak üretilmiş bir malzeme. Bu malzeme Avrupa'nın her ülkesinde yasaktır."

Molotofkokteylinin ABD'de de yasak olduğunu vurgulayan Başbakan Davutoğlu, söz konusu ülkelerde bununla ilgili verilen cezalara ilişkin de bilgi verdi. 

"Kimse de İngiltere'nin, Avrupa'nın, ABD'nin polis devleti haline dönüştüğünü iddia etmedi" ifadesini kullanan Davutoğlu şöyle devam etti:

"Biz ise ne diyoruz bu yasayla? Polis 24 saat tutabilsin, savcı bunu 48 saate kadar uzatabilsin. Bu, şu anda Avrupa'daki en düşük süredir, Fransa ile birlikte. Ben bunu birkaç kere tekrar ettim; Kılıçdaroğlu'dan, Bahçeli'den, Demirtaş'tan ses çıkmadı. Çünkü onların meselesi özgürlükler değil, onların meselesi demokrasi değil. Onların meselesi bir an önce seçime giderken ülkeyi kaos ortamına sokmak ve bu kaos ortamında AK Parti'nin zaaf göstermesine dayalı bir strateji uygulamak. Kobani olayları olurken kamu düzeni konusunda biz çok derin bir hassasiyetle davranırken; Bahçeli, Kılıçdaroğlu, 'ülke elden gidiyor niye sokaklara hakim değilsiniz' diye tabiri caizse yaygara yapıyorlardı. Ama şimdi bunun hukuki zeminini kurmak, oluşturmak için yaptığımız bu yeni düzenlemeye de onlar karşı çıkıyor. Ve ilginç bir şekilde, birbirleriyle hiçbir konuda uzlaşmayan, uzlaşması mümkün olmayan, Meclis'te yan yana oturmalarını hep takdir ettik ama yan yana otururken bile dönüp birbirine bakmayan MHP ile HDP bu kanuna karşı çıkma konusunda anlaşıyor. Bu da bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Ülkeyi kutuplara çekmek isteyen iki parti eğer bir hususta anlaşmışlarsa, demek ki biz aslında ülkeyi bütünleştirme yönünde adım atıyoruz demektir."

Bu tedbirin barışçıl gösteri yapmak isteyenlere karşı alınmadığını vurgulayan Davutoğlu, "Kimse bize molotofkokteylinin barışçıl gösterinin bir unsuru olduğunu iddia edemez. Kimse bize barışçıl gösteri yapmak isteyen birinin maske takarak meydana gelmesi konusunda ikna edemez. Barışçıl gösteri yapacak olan alnı, yüzü açık olarak vakur şekilde gelir. Bizi istediği kadar da eleştirebilir. Ne kadar isterse her türlü eleştiri hakkını kullanır" değerlendirmesinde bulundu.

Yüzünü kapatanların niyetinin eleştiri değil suç işlemek olduğunu savunan Davutoğlu, "İşte burada hep beraber oturuyoruz, kimse yüzünü kapatmaya ihtiyaç hissetmiyor. Ama dikkat edin MHP de, HDP de, CHP de yüzünü kapatan, daha doğrusu maskeli siyaset uyguluyorlar. Yüzlerindeki maskeyi indirdiğinizde, bu, ülkeyi kaosa götürme çabasıdır" dedi.

“Yerel medyayı seferberliğe çağırıyorum"

Mersin’in Tarsus ilçesinde öldürülen Özgecan Aslan’la ilgili yapılan yayınlara da değinen Davutoğlu, yerel medyayı kadına karşı şiddete karşı seferberliğe çağırdı. Davutoğlu şöyle konuştu:

"Şimdi sizden ricam şu; lütfen bütün yayınlarınızda şiddete karşı seferberlik ilan edin. Bunu nasıl en iyi şekilde yapacağınızı siz iyi bilirsiniz. Özellikle kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda yerel medyayı bir seferberliğe çağırıyorum. Her yerde, Van'dan İzmir'e, Batman'dan Edirne'ye, burada, bu salonda olan bütün yerel medya temsilcilerimize bir anlamda çağrıda bulunuyorum. Gelin, hükümet olarak ilan ettiğimiz bu seferberliğe sizler katılın. Bunun en güzel siyaset dilini birlikte geliştirelim."

Öfkeyi, şiddeti yerle bir edecek olanın tebessüm ve tebessümün arkasındaki zihin ve gönül olduğunu belirten Davutoğlu, "Tebessümü, selamı yaygınlaştıralım ve kim şiddet dili, kim nefret dili kullanırsa ona karşı ortak tavır sergileyeyelim" dedi.

"Çözüm süreci bir gönül seferberliğidir"

Çözüm süreci için de seferberlik beklediğini dile getiren Davutoğlu, sürecin bazılarının iddia ettiği gibi "mekanik bir müzakere süreci" olmadığını söyledi.

Çözüm sürecinin kendileri için "asırlarca bir arada yaşamış kardeşler arasındaki kardeşliği ezeli ve ebedi kılacak olan bir gönül seferberliği" anlamına geldiğini kaydeden Davutoğlu, "Biz iktidar olmadan önce Kürtçe konuştuğu için tahkir edilen, hapishaneye gittiğinde kendi ana lehçesiyle, diliyle, oğluyla konuşamayan annelerin acısı üzerinden yaşanan o trajedileri yok etmek için benimsenmiş ve mutlaka başarıya ulaşacak olan bir gönül seferberliğidir" şeklinde konuştu.

"Çözüm süreci konusundaki tutumumuzu sürdürüyoruz"

Çözüm sürecinde ne zaman önemli bir aşamaya gelinse bunun engellenmeye çalışıldığını anlatan Davutoğlu, Oslo süreciyle ilgili birçok komplolar tertip edildiğini; son olarak tam yasal düzenleme yapıp, çözüm sürecinde ivme kazanılacakken, 6-7 Ekim olaylarının başlatıldığını söyledi.

"Israrla ve kararlılıkla çözüm süreci konusundaki tutumumuzu sürdürüyoruz" diyen Davutoğlu yerel medyaya seslenerek, şu ifadeleri kullandı:  

"Sizden talebimiz, beklentimiz; hangi şehirde olursanız olun, ister Türkiye'nin doğusunda, ister batısında, ister kuzeyinde, ister güneyinde; çözüm sürecine, milli birlik projesine sahip çıkın. Bunu baltalamak isteyenlere, Türkiye'de Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımı yapmak isteyenlere karşı en yüksek, gür sada yerel ve yerli medyadan çıkmalıdır ve çıkacağına da ben inanıyorum. Sizler eğer bu davaya sahip çıkarsanız, Türkiye'yi parçalamak, sadece ben parçalamaktan kastım, kimsenin haddi değildir Türkiye'nin bölünmesi coğrafyasında onu kastetmiyorum sadece. Aynı apartmanda yaşayan bir Türk, bir Kürt, bir Alevi, bir Sünni'yi birbirine neredeyse hasmane bakan komşular haline getirmek de bu ülkeyi parçalamaktır. İstanbul'da, Ankara'da aynı apartmanda bakarsınız, Balkan muhaciri, Kafkas muhaciri, Diyarbakırlı, İzmirli bir arada yaşar. Bu bilincin yaygınlaşması için sizlere güveniyoruz.''

Kaynak: AA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;