Cumartesi Anneleri, İHD İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu öncülüğünde 31 Mayıs’a kadar sürecek, “Cezasızlığa son, adalet istiyoruz” kampanyası başlattı. Kampanyayla amaçlanan, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler ve gözaltında kaybolduğu iddia edilenlerle ilgili dosyaların zamanaşımından kapatılmaması ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı süresinin kaldırılması. 

Cumartesi Anneleri kampanyaya dair İstanbul Taksim’deki Cezayir Toplantı Salonu'nda açıklama yaptı. Kampanyanın ortak metnini, Cumartesi Anneleri’nden Sebla Arcan okudu:

“Kampanyamız ile cezasızlık geleneğini ve sonuçlarını görünür kılmaya, kamuoyunu bilgilendirmeye, yönetenleri evrensel hukukun sınırlarına çekilmeye katkıda bulunmak istiyoruz. Bu vesileyle topluma ve yönetenlere sesleniyoruz. Cezasızlığı önlemek için güvenlik güçlerinin işlediği suçlarda, faillere karşı koruma sağlayan tüm düzenlemeler ve uygulamaları yasaklanmalıdır. Sunduğumuz yasa tasarısı teklifinin gereği acilen yapılması, zamanaşımı kuralları ve af yasalarının insanlık suçlarında uygulanmaması evrensel kuralının yasallaştırılmasını istiyoruz.”  

‘Türkiye acilen taraf olmalı’

Cumartesi Anneleri’nin istediği bir diğer konu ise, Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler (BM) Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ne, Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair BM ve Avrupa Sözleşmeleri’ne ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü’ne taraf olması. 

‘Mezarımız bile yok

Toplantıda dosyaları zamanaşımına uğrayan ya da zamanaşımı olasılığı bulunan kayıp yakınları da birer konuşma yaptı. Zamanaşımı süresi 26 Mart’ta dolacak olan Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak, "Adalet ve vicdan istiyorum" dedi.

‘Evladımın kemiğini istiyorum’

Toplantıda, geçen hafta dosyası zamanaşımından takipsizlikle sonuçlanan 12 Eylül askeri darbe sonrası gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Hayrettin Eren'in annesi 84 yaşındaki Elmas Eren debir konuşma yaptı. Elmas Eren, "Biz her gün ağlamaktan gözümüzün pınarı bitti. Şimdi de zaman aşımı geldi. Zamanaşımını tanımıyoruz. Ben evladımın kemiğini istiyorum, mezarını istiyorum" dedi.

Kaynak: Al Jazeera