Türk dış politikası

‘Kerry ve CIA, Türkiye'den özür diledi’

İsminin açıklanmasını istemeyen bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, 2014’te Türkiye’yi IŞİD’den petrol almakla suçlayan ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin ve CIA’in sundukları asılsız kanıtlardan dolayı Türkiye’den özür dilediklerini söyledi.

Diplomasi muhabirlerine bilgi veren ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin 2014'te Türkiye'yi IŞİD'den petrol almakla suçladığını, iddiaların MİT tarafından yalanlanması üzerine özür dilediğini anlattı.

Kerry kaçakçılık yolları için Türkiye’yi işaret etmişti

Eylül 2014’te yapılan bir senato oturumunda senatörler, Kerry’ye IŞİD’in gelirleriyle ilgili sorular yöneltti. Kerry, örgütün kaçak petrol satışıyla gelir elde ettiğini açıkladı. Senatörlerin “Peki petrol kaçakçılık yöntemiyle nereye satılıyor?” sorusu üzerine “Belli ki, Suriye’nin sınırı olan ülkelere. Ya Türkiye’ye ya Lübnan’a ya da güneye” yanıtını verdi.

Senatörlerin Türkiye’yi eleştirmesi üzerine Kerry, o dönem IŞİD’in elinde olan Musul Başkonsolosu ve diğer 48 Türk rehineyi hatırlatarak “Açıkçası Türkiye’nin şu anda zorlukları var. 49 rehine var. Bunu kamuoyu önünde de açıkladılar. Türkiye ile bazı görüşmelerimiz oldu ve bu görüşmelerimiz devam edecek” dedi.

Çavuşoğlu kanıt istedi

Bu oturumun üzerinden bir hafta geçtikten sonra, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler zirvesinde Çavuşoğlu Kerry ile görüştü. Bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi ve kanıt istedi.

CIA tarafından Aralık 2014’te Türk yetkililere bu iddialarla ilgili istenen belge ulaştırıldı. Belgede sadece Kilis’te bir binanın koordinatları veriliyor ve bunun petrol depolama alanı olduğu iddia ediliyordu. MİT bunun üzerine inceleme başlattı. Binanın Kilis Belediyesi’ne ait asfalt şantiyesine ait olduğu ortaya çıktı. Dışişleri yetkilisinin verdiği bilgiye göre bunun ortaya çıkması üzerine Kerry Çavuşoğlu’ndan özür diledi. CIA de yazılı olarak Türkiye’den özür diledi.

Bir yıl sonra ABD’den ‘iddiaları reddediyoruz’ açıklaması

Bu açıklamalardan yaklaşık bir yıl sonra, 24 Kasım 2015’te Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından Putin de Türkiye’ye benzer suçlamaları yöneltti. Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada ABD’nin ‘Türkiye hükümetinin IŞİD’le petrol kaçakçılığı konusunda işbirliği yaptığı iddialarını reddettiği, böyle bir suçlamayı destekleyecek hiçbir kanıt görmedikleri’ belirtildi.

Hemen ardından ABD Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da ”Türkiye hükümetinin IŞİD’le petrol kaçakçılığıyla ilgili bir anlaşması olduğu yönündeki iddiaları reddediyoruz” denildi.

Menbic'e ortak heyet

Fırat Kalkanı Harekâtı’nın güvenli bölgenin sağlanması için başlatıldığını ve Menbic'deki PYD unsurlarının tamamen Fırat'ın doğusuna geçtiğinden emin olmak için ABD ile ortak bir heyet gönderildiğini söyleyen yetkili, bu bölge güvenli hâle geldikten sonra sivil insanların yerleştirilebileceğini vurguladı. Yetkili, bu bölgede başta konut olmak üzere, yaşam alanı oluşturmak için bazı çalışmaların olduğu bilgisini de verdi.

Beşiktaş’taki saldırıyı gerçekleştirenlerden birinin Suriye'den, kullanılan patlayıcıların da yurt dışından geldiği söyleyen yetkili, bu bağlamda Türkiye'nin ABD'ye "PKK ile PYD arasında bir fark olmadığını" anlatmaya çalıştığını ifade etti.

“Rusya ve Türkiye birbirine güvenerek hareket ediyor”

Rusya ve Türkiye'nin Halep'teki gelişmelerin yaşandığı bu süreçte birbirine güvenerek hareket ettiğini belirten Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Rusya verdiği sözlerin hepsinin arkasında durdu. Ve Türkiye'nin de bir söz verdiği zaman arkasında duracağını bir kere daha görmüş oldular. Esasen bu iş birliği iki ülke arasındaki güvenin de güçlü bir şekilde tekrar tesis edilmesinde vesile oldu. Burada Rusya gerçekten anlaşmanın uygulanması için bazen rejim ve diğerlerini karşısına alma pahasına sözünde durdu" dedi.

Yetkili, Türkiye'nin Suriye konusunda çok taraflı görüşmelerden bir sonuç elde edemediğini, Rusya ve İran gibi önemli aktörlerle çözüm arayışına girdiğini söyleyerek, bu üç ülkenin de Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikir olduğunu ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Suriye'nin çıkarıyla bizim çıkarımız örtüşebilir ama bu Suriye'deki şu anda meşru da olmayan Esed'in ve yanındaki yakın çalıştığı insanların çıkarı değil, tüm Suriye halkının çıkarı." diyerek, Türkiye'nin ancak siyasi dönüşüm sonrası tüm Suriye'yi yönetecek yeni yönetimle temas kurabileceğini belirtti.

“AB’nin tekrar yakınlaşma arzusu var”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Donald Tusk'un, Türkiye ile bir zirve düzenlenmesini görüştükleri açıklamasını da değerlendiren yetkili, birliğin tekrar yakınlaşma arzusu olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin vize serbestisine yönelik olarak terörle mücadele yasasında değişiklik yapmasının şu süreçte ve şartlarda mümkün olmadığını vurgulayan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Bunu önermek demek, halk nazarında bu hükümetin görevini bırakması demek" diye konuştu.

Yetkili, Türkiye'nin son önerisini de vererek "Gelin bir somut takvim üzerinde çalışalım" diyeceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;