Kıbrıs sorunu

Kıbrıs'ta doğal gaz gerginliği

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tartışmalı doğal gaz sahalarında arama çalışması yapılması için ihale açtı. Türkiye ve Kıbrıs Türk Dışişlerinden tepki geldi. Daha önce aynı gerekçeyle Kıbrıs sorununun çözümü için sürdürülen müzakereler yedi ay duraksamıştı.

İhaleye açılan altıncı saha, Afrodit sahasının batısında yer alıyor.

Rum Yönetimi, Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde olduğu iddiasıyla 6, 8 ve 10’uncu parsellerde hidrokarbon araştırması yapılması için ruhsat ihalesine çıktı.

Türk Dışişleri, 6 numaralı sahanın önemli bir bölümünün, Türkiye’nin kıta sahanlığının Birleşmiş Milletler nezdinde kayda geçirilen dış sınırlarının içinde yer aldığını duyurdu. “Ülkemiz, yabancı şirketlerin deniz yetki alanlarımızda izinsiz hidrokarbon faaliyetlerinde bulunmasına, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hiçbir şekilde izin vermeyecek, kıta sahanlığındaki hak ve menfaatlerini korumak için gerekli her türlü tedbiri alacaktır” açıklaması yaptı.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, ‘müzakereler sürerken ortaya çıkan olumlu atmosfere zarar verecek adımlardan kaçınılması gerektiğini’ duyurdu. Yapılan açıklamada, ihalenin “iç siyasi kaygılardan kaynaklandığı anlaşılan mülahazalarla tek taraflı olarak başlatılan faaliyetlerin” devamı olduğunu belirtildi.

Anastasiadis: Egemenlik haklarımızla ilgili bir konu

İhaleye çıkıldığının duyurulmasından sonra müzakereler kapsamında ilk kez bir araya gelen iki liderin gündemine de bu konu girdi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, akılcı davranılmazsa bu konuyla ilgili gerginlik olabileceğini söyledi, geçmişte aynı şeylerin yaşandığını hatırlattı. Kaygılarını Birleşmiş Milletler temsilcilerinin yanı sıra Rum lider Anastasiadis’e de ilettiğini söyledi.

Ancak Anastasiadis, Akıncı’nın sözlerine yanıt vermediğini söyledi ve gerekçe olarak da “Bu konu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarıyla ilgilidir” açıklaması yaptı.

Aynı sorun sebebiyle müzakereler ertelenmişti

11 Şubat 2014’te başlayan, BM aracılığıyla yürütülen Kıbrıs müzakerelerine, Ada açıklarındaki tek taraflı doğal gaz arama çalışmaları sebebiyle yedi ay ara verilmişti.

Kıbrıs Rum yönetimi Ada'da tek taraflı ilân ettiği Münhasır Ekonomik Bölge'ye Türkiye'nin savaş gemileri sokmasını gerekçe göstererek, 8 Ekim 2014'te müzakerelerden çekilmişti. Türk bandıralı sismolojik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa, 20 Ekim sabahı KKTC ile Türkiye’nin yaptığı anlaşma çerçevesinde Münhasır Ekonomik Bölge’ye girerek doğalgaz arama çalışmalarına başlamıştı.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide'nin temasları ve Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin arama faaliyetlerini durdurmasının ardından iki lider ilk kez 11 Mayıs’ta ara bölgede bir araya gelmişti.

Rum Yönetimi blokajı kaldırmıyor

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz da Salı günü Ada’da. Rum ve Türk tarafında liderlerle görüşecek olan Schulz’un, müzakere sürecine yönelik bir açıklama da yapması bekleniyor.

Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin yeni bir ivme kazanan AB üyeliği sürecinde de kritik konulardan biri. Göçmen krizinde Türkiye ile işbirliği için görüşmeleri sıklaştıran AB, 18 Mart’ta Türkiye ile göçmen konusunun çözümü, yeni fasılların açılması ve Türk vatandaşlarının vizesiz Schengen bölgesine girişi için mutabakata varmıştı.

Ancak Türkiye’nin açılmasını istediği beş fasıl, Güney Kıbrıs’ın blokajı sebebiyle açılamadı. Onun yerine Fransa’nın bloke ettiği bir faslın nu yıl içerisinde açılmasına karar verildi.

18 Mart’taki Türkiye-AB zirvesi öncesinde, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk Güney Kıbrıs’a resmi bir ziyarette bulunmuştu. Rum Yönetimi, bu ziyaret sırasında anlaşmadan duyduğu rahatsızlığının sinyallerini vermişti. Rum lider Anastasiadis, Tusk ile Türkiye’nin AB üyeliği üzerine yaptığı görüşme sonrasında “Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili yeni bir sürece girmesine izin vermeyeceğini” söyledi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, bu açıklamanın AB’ye çağrı yaptı. “Güney Kıbrıs’ın kaprisleri nedeniyle, göçmenlere yönelik Türkiye ile AB arasındaki anlaşmanın bozulmaması gerektiğini” söyledi.

Ocak ayında Al Jazeera’ye konuşan diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin AB üyeliğinin ‘Kıbrıs’a endeksli’ olduğunu söylemişti:

“Kıbrıs engeli kalkınca teknik seviyedeki görüşmeler devam edecek. [Fasıllar üzerindeki] Blokaj kalkınca o zaman teknik görüşmeler devam edecek. Kıbrıs'ta çözüm olmazsa bu müzakerelerde gelişme olmaz. Kıbrıs görüşmeleri iyi gidiyor. Her şey Kıbrıs'a biraz endeksli."

Türkiye’siz Doğu Akdeniz işbirliği

Yunanistan Cumhurbaşkanı da bugün resmi bir ziyaret için İsrail’e gidiyor.

Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasında Doğu Akdeniz bölgesinde güvenlik ve enerji işbirliği için yapılan zirvelerin sonuncusu 29 Ocak’taydı.

Zirvenin ardından imzalanan ‘Lefkoşa Bildirisi’nde vurgu yapılan kısım “İsrail ve Güney Kıbrıs’ın hidrokarbon yataklarını birleştirerek Yunanistan üzerinden Avrupa’ya taşıyacak bir boru hattı oluşturulması” ve “üç ülke arasında elektrik bağlantısı sağlanmasının” önemi oldu.

Üç ülke, 2013 yılında İsrail’in Leviathan ve Tamar sahalarından Güney Kıbrıs’taki tesislere doğal gaz taşımak üzere boru hattı yapılması konusunda fikir birliğine varmış ancak resmi bir anlaşma imzalanmamıştı. Konuyla ilgili ilk kez somut adım 29 Ocak’ta atıldı ve bu doğal gazın Kıbrıs’tan sonra taşınacağı rota için ‘Yunanistan’ kararlaştırılmış oldu.

Ada açıklarında bulunan ve hem Kıbrıslı Türklerin hem Rumların yaptığı keşif ve sondaj çalışmaları nedeniyle 2014'te görüşmeleri çıkmaza sokan doğalgaz rezervi, enerji devi ülkelerle karşılaştırıldığında çok büyük bir miktar değil, 147 milyar metreküp. Dünya doğalgaz piyasası için Güney Kıbrıs açıklarındaki gaz çok büyük bir miktar sayılmasa da, enerji güvenliği açısından dikkate alınması gereken bir rakam.

Kaynak: Al Jazeera, Reuters

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;