2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi

'Kimse dönme demez'

Başbakan Erdoğan, AK Parti’yi birlikte kurdukları Cumhurbaşkanı Gül’ün yeni parti kuracağına ilişkin iddiaları "tahrik" diye niteledi. “Siyasete geri dönme gibi bir arzusunun olması halinde buna AK Parti içinde kimse 'Niye dönüyorsun' demez” dedi.

Başbakan Erdoğan il başkanlarıyla istişare için bir araya geldi. [Fotoğraf: AA]

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ATV-A Haber ortak yayınında soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yeni parti kuracağı yönünde çıkan iddiaları 'tahrik' olarak nitelendiren Erdoğan, Gül'ün siyasete dönmek istemesi halinde AK Parti içinde kimsenin bunu reddetmeyeceğini söyledi: 

"Bunlar tabii bilenler de yapıyor aynı şeyi, bilmeyenler de yapıyor. Yani bilenler bu hareketin geleceğini maalesef hesaba iyi katmıyor, bilmeyenler de bizim zaten münasebetimizi bilmeden böyle bir şeyin içerisine giriyor. Tabii ben hep şu tehlikeden korktum, yani insan olarak hepimiz nefis taşıyoruz, yani birilerinin tahriki, birilerinin teşvikiyle, yani Allah muhafaza böyle bir yanlışın içine düşülebilir ki bu çok büyük bir tehlike olur. Bundan parti de kaybeder, ülke de kaybeder. Ben cumhurbaşkanımızla bu konuların hepsini biz A'dan Z'ye görüştük. Ama şu anda bizim için en önemli dönem şu ara dönem. Bu ara dönemin de süresi zaten 10 ay. 10 aylık süreden sonra zaten cumhurbaşkanımızın siyasete geri dönme gibi bir arzusunun olması halinde buna AK Parti içinde kimse 'Niye dönüyorsun' demez, 'dönme' demez. Böyle bir şey zaten mümkün değil. Ama ara dönem için böyle bir tahrik olayının içine birilerinin girmesini doğrusu yanlış bulurum."

“Düşmanlar tezgâh içine girebilir”

Erdoğan röportajı yapan Mehmet Barlas'ın "İkinizin cumhurbaşkanı ve başbakan olarak yarattığı sinerji ülkeyi bugüne taşıdı. Bundan sonra da bunun bozulmasını beklemek bence hayalcilik" ifadesi üzerine, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Tabii, harekete şey olanlar, yani buna 'düşman olanlar' diyeceğim artık, bu tür tezgâhların içine girebilirler. Eğer samimi olanlar varsa onlar da zaten böyle bir yanlış ne konuşurlar ne de böyle bir şeye girişirler. Şu anda bizim hedefimizde tek şey var önce şu cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak. Cumhurbaşkanlığı seçimi kazanıldıktan sonra tabii ki burada cumhurbaşkanının tasarrufu olacaktır ama şu da bilinmelidir ki bu cumhurbaşkanı yine ben merkezli hareket etmez."

AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayı olan Erdoğan, 10 Ağustos’ta yapılacak ilk tur seçimde kazanırsa parti genel başkanlığını hemen bırakmayacağını söyledi. “28 Ağustos'ta görevim başlıyor. Bu durumda parti olağanüstü genel kurul kararı alabilir. O andan itibaren anketler yapılır, istişareler yapılır, partinin başına gelecek arkadaşımız netleşir. Benim anket metodum önemlidir.” dedi.

“Bazı arkadaşlar tahrike uğruyor”

AK Parti tüzüğünde bir milletvekilinin en fazla üst üste üç dönem görev yapabilmesini düzenleyen kuralını da net ifadelerle savundu.

“Şimdi üçüncü döneme gelen arkadaşlarımızın içinde bazıları tahrike uğruyor. Var maalesef. Bu nihai kararı verecek olan partinin büyük kongresidir. Büyük kongrenin karar alması halinde bu değiştirilebilir. Yaptırdığım anketlere göre, büyük kongre delegelerinin büyük çoğunluğu üç dönem kuralının kalmasını istiyor. Çünkü üç dönem olayının topluma verdiği bir mesaj var. Toplum diyor ki, 'bunlar oturdukları yerde çakılı kalmayacaklar'.”

“İhtilaf yok” mesajı

Erdoğan, bir soru üzerine zaman zaman kamuoyuna yansıyanın aksine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile hemen hemen hiçbir konuda ihtilafa düşmediklerini söyledi. "Çünkü biz birçok konuyu da Abdullah Bey'le önceden de istişare ettik" dedi.

“Bazı yorumcular sizin Rusya Devlet Başkanı Putin modelini Türkiye'de devam ettireceğinizi öngörüyorlar" değerlendirmesi için de, "Hiç öyle bir özlemim yok. Şu andaki adımımız tamamen Anayasa 104, bunu belirlemiş. Bununla bu yol inşallah yürünecek.” diye konuştu.

Putin-Medvedev modelinden, Erdoğan'ın Çankaya’ya, Gül'ün de Başbakanlığa ve AKP Genel Başkanlığı'na geçmesi kastediliyor.

“Arzum başkanlık sistemi”

Erdoğan, Türkiye’de başkanlık sistemine geçilmesini istediğini de tekrarladı. “Bu konudaki şeyim Türkiye'yi başkanlık sistemine geçirmektir, arzum budur. Ama partimin o zamanki karar mekanizmaları böyle bir şeyi kabul ederler mi etmezler mi onu tabii ben kestiremem. Başkanlık sistemi olmazsa yarı başkanlık sistemi de bu konuda olabilir.” dedi.

“Kimse onları hatırlamıyor”

Başbakan Erdoğan, bir başka soru üzerine de, partinin kurucuları arasında bulunanların sonradan ihanet ettiklerini, parti kurduklarını ancak hiçbir yere varamadıklarını söyledi. "Çünkü dürüst, samimi hareket etmediler. Halbuki bu yola bizimle beraber devam etmiş olsalardı... Şu anda kimse onları hatırlamıyor. Onlara birileri farklı makamlar teklif ettiler. Onlar o tekliflere aldandılar ve bulundukları o güçlü makamı, yeri koruyamadılar" dedi.

Özal döneminde yaşananlar hatırlatılarak; "Cumhurbaşkanı olursanız partinin başına kim gelecek, kim başbakan olacak? Aynı şeyler olmaz mı" sorusuna da, "Böyle bir şeyi temenni etmem, böyle bir şeyin olması ihtimalini de zayıf görüyorum. Çünkü bu hareketin çekirdek kadrosunun bazı kutsalları var" diye konuştu.

Erdoğan’a göre, genel başkanı ve başbakanı ayrı bir ülke de sağlıklı olmaz.

Erdoğan seçimlerle ilgili ayrıca, Kürt nüfusun yoğunlukta yaşadığı bölgelerde oy oranının yüksek olduğunu söyleyip, “Kürt kardeşlerim beni seviyor, partimi seviyor” dedi.

HSYK’ya: Hâlâ neyi bekliyorsunuz?

Erdoğan, 17 ve 25 Aralık tarihli yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarıyla ilgili de değerlendirmeler yaptı. İsim vermeden, bu operasyonları yürütürken görevden alınan savcı Zekeriya Öz için HSYK’yı göreve çağırdı.

“Bakın şimdi o dönemin savcılarından bir tanesi maalesef yani bir ülkede bir savcı kalkıp da ülkenin başbakanına tweet’lerle tehdit sallayamaz, hakaret edemez. Ama şu anda tehdit sallıyor, hakaretler gönderiyor. Nerede HSYK? Bunlardan haberi yok mu HSYK'nın? Var. Ben senden şimdi neticeyi bekliyorum, benim sana illa da suç duyurusunda bulunmam şart değil. Yani benim bakanım oranın başı. Size suç duyurusunda bulunuyor, siz hâlâ neyi bekliyorsunuz? Tweet’ler ortada, her şey ortada, neyi bekliyorsunuz? Bunun adımını atmanız lazım."

“ABD’nin tavır almasını bekliyorum”

Erdoğan, Gülen Cemaati’nin 1999’dan beri ABD’de yaşayan lideri Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesiyle ilgili ise şunları söyledi:

“Doğrusu Amerika'nın bu noktada tavır almasını bekliyorum. Bunu Sayın Obama'ya söyledim. Kendisi de 'anladım' dedi. Yeni bundan sonraki süreçte buradaki yargının vereceği kararlar da önemli. Yani kalkar, yargıdan bu konuyla ilgili bir kırmızı bülten çıkardığımız andan itibaren tabii bu kırmızı bültenle aranmaya başlandığında herhalde şu anda bulunduğu yerde duramayacaktır."

“Gül’e ‘Obama’yı arayın’ dedim”

Erdoğan, ABD’nin Ortadoğu politikasını da eleştirdi. “Amerika’nın yaklaşımlarını anlamıyorum. Mısır'a yaklaşımını, Suriye'ye yaklaşımını, Filistin'e yaklaşımını anlamıyorum." dedi.

Başbakan Erdoğan, "Bu anlamamak ABD Başkanı Barack Obama ile aranızın açılmasına sebep oldu mu" sorusuna ise, "Ne yazık ki şu anda doğrusu Başkan Yardımcısı Joe Biden'la Irak meselesinde görüşüyoruz. Sayın cumhurbaşkanımıza söyledim. Bir de siz arayın Sayın Obama'yı, şu konuyu bizzat onunla görüşün" diye cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Obama'yı arayıp aramadığı sorusunu ise, "Aramak istedi ama ne oldu netice, görüştüler mi görüşmediler mi bilemiyorum. Eskiden doğrudan arıyordum, evet. Suriye konusunda beklenen neticeleri alamadığım için dışişleri bakanları görüşüyor. Biz de Biden'la. O beni arıyor, ben onu arıyorum. Zaman zaman onunla görüştük. Bu süreç içinde ben adalet beklerim. Adaletin olmadığı, adaleti tesis etmeye gayret etmeyenlerle ilgili böyle bir şeyi düşünemem" sözleriyle cevapladı.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;