Mısır'da darbe dönemi

Mısır ordusuna 'orantısız güç' raporu

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Mısır ordusunun, eski cumhurbaşkanı Mursi taraftarlarına yönelik 'kasten ve sistemli bir şekilde ölümcül orantısız güç' kullandığının tespit edildiğini duyurdu.

Konular: Ortadoğu, Mısır
Rabia Meydanı'ndaki gösterilerin dağıtılması sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. AFP

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 3 Temmuz 2013'te Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan eski cumhurbaşkanı Mursi'yi desteklemek amacıyla düzenlenen mitingde ordunun gerçekleştirdiği katliamdan yaklaşık bir yıl sonra yayımladığı rapora ilişkin Mısırlı yetkililerin eleştiri ve sorularına cevap verdi.

HRW, raporun 12 Ağustos'ta açıklanmasından bu yana Mısırlı yetkililerin örgüte karşı bir dizi suçlamada bulunduğunu ifade ederek, Temmuz 2013'ten Ağustos 2014'e kadar birçok soruşturma yapıldığını, doktorlar, yerel halk, bağımsız gazeteciler, protestocular ve 200'den fazla tanıkla görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi.

Açıklamada, saldırının hemen ardından protestonun yapıldığı yere gidildiği ve fiziki delillerin, uzun video kayıtlarının ve kamu görevlilerinin açıklamalarının incelendiği vurgulandı.

HRW raporunda ölü sayısı ile ilgili şu ifadeler yer aldı:

“Rabiatul Adeviyye Meydanı'ndan dağılan protestocuların toplu katliamıyla ilgili her olayda Mısır Sağlık Bakanlığı'nın bir parçası olan Mısır Adli Tıp Kurumu’nun bilgilerine güvendik. Ancak resmi kayıtlarla birlikte, yarı resmi Ulusal İnsan Hakları Konseyi, HRW araştırmacıları ve Mısırlı insan hakları avukatlarının kayıtlarını, çapraz bir şekilde kontrol ettik. Bunun sonucunda da HRW, Mısır Adli Tıp Kurumu’nun açıkladığı sayıyı aşan kendi kayıp rakamı belirlendi.”

HRW'nin hangi tanıklarla görüştüğüne ilişkin ise ''HRW çok geniş bir yelpazede farklı kaynaklara itimat etti. Bunların bazıları toplu katliamın yakın tanıkları olan Mursi destekçisi protestocular olduğu gibi onlarcası bağımsız gazeteciler, doktorlar, bölgede oturanlar ve diğerleri'' ifadesi kullanıldı.

Örgütün Mısır'da çalışıp çalışmadığıyla ilgili olarak ise HRW araştırmacıları ve avukatlarının Mısır'a son 25 yıldır seyahat ettikleri ve düzenli bir şekilde üst düzey yetkililerle görüştüklerini söyledi.

Örgüt şu anda Mısır'da herhangi bir kalıcı HRW yöneticisi, operasyon görevlisi veya büro elemanının bulunmadığının altını çizdi.

Mısır'a girişine izin verilmedi

HRW'nun raporu yayımlamadan önce 12 Haziran'da, İçişleri, Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile Cumhuriyet Savcısı'na, Washington'daki ve New York'taki Mısır Büyükelçiliği'ne sunduğu ve bakış açılarını istediği ifade edildi.

Örgüt, raporu üst düzey Mısırlı yetkililerle paylaştı ve tavsiyelerini almak için görüşme talep etti, ancak randevular alınmasına rağmen Mısırlı yetkililer HRW çalışanlarının Mısır'a girişine izin vermedi.

HRW'nin raporuna yönelik Mısırlı yetkililerin ''Mursi yönetimi altındaki insan hakları ihlâllerinin kayıt edilmediği'' iddiasına ilişkin ise örgüt, Mursi Hükümeti dönemindeki ihlâlleri de geniş bir şekilde kaydettiğini duyurdu.

HRW 11 Ağustos'ta Mısır'daki katliamlarla ilgili örgütün hazırladığı raporu kamuoyuna duyurmak için Kahire'ye giden HRW İcra Direktörü Kenneth Roth ve Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Direktörü Sarah Leah Whitson'ın ülkeye girişine izin verilmediğini duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı dâhil binlerce kişi hapiste

Mısır'da geçtiğimiz yıl 3 Temmuz’da dönemin Genelkurmay Başkanı Abdulfettah Sisi’nin liderliğinde yapılan darbeyle, ülkenin demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi tutuklandı ve hapse atıldı.

Darbe sonrasında sokağa dökülen göstericilere güvenlik güçlerinin çok sert müdahalesi sonucunda yüzlerce kişi hayatını kaybetti ve binlerce kişi gözaltına alındı.

Müslüman Kardeşler darbe yönetimi tarafından ‘terör örgütü’ ilan edilirken teşkilatın yöneticileri idam cezasına ve ağır hapis cezalarına mahkûm edildi.

Ülkede darbenin ardından başlayan büyük çapta insan hakları ihlâlleri nedeniyle mağdur olan kesimler arasında gazeteciler de var.

Haksız suçlamalarla ve hiçbir somut delil olmadan aylarca yargılanan Al Jazeera çalışanları Peter Greste, Muhammed Fehmi ve Baher Muhammed 7 ila 10 yıl arasında hapis cezasına mahkûm edildiler. Üç gazeteci 250 günü aşkın süredir hapiste tutuluyor.

Tartışmalı seçimle cumhurbaşkanı seçilen darbe lideri Sisi’nin altından kalkma ihtimalinin en zor olduğu konulardan biriyse, kaosun ve şiddetin de tetiklemesiyle çöküşün eşiğine gelen ekonomi.

Hükümet bütçe açığını gidermek için yeni vergiler getirdi. Sisi yönetimi elektriğe yüzde 7 ile 23 arasında değişen oranda zam yaptı. Daha sonra da sigaraya yüzde 40-120, içkiye yüzde 150-200 oranında yeni vergiler getiren bir kanun yayımlandı.

Darbe rejimi şu ana kadar Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi Körfez ülkelerinin verdiği dış destekle ayakta kalmaya çalıştı.

Kaynak: Al Jazeera ve AA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;