Suriye'de iç savaş

Putin ile Halep 'mutabakatı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı akşamı telefonda görüştüğü Rus lideri Putin'le Halep için yaptıkları 'mutabakatı' anlattı. Rusya'nın bombardımanlarını durdurduğunu söyleyen Erdoğan, "Nusra'nın orayı terk etmesi noktasında ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik, onlar da bu çalışmayı yapmak suretiyle, 'El Nusra'yı Halep'ten çıkarmak ve Halep halkının bu noktadaki huzurunu sağlamak için bir çalışmanın içerisinde olalım' diye aramızda böyle bir mutabakatı görüştük" dedi.

[Fotoğraf: AA]

Beştepe'de muhtarlara seslenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Salı akşamı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Halep için yaptıkları telefon görüşmesinin detaylarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nusra Cephesi'nin Halep'i terk etmesi için Türkiye ve Rusya arasındaki 'mutabakattan' bahsetti.

"Dün (Salı) akşam Sayın Putin'le bir telefon görüşmemiz oldu. Görüşmede Halep'i konuştuk. Saat 22.00 itibarıyla orada hava bombardımanlarını durduklarını ifade ettiler. El Nusra'nın orayı terk etmesi noktasında kendilerinin ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik, onlar da bu çalışmayı yapmak suretiyle, 'El Nusra'yı Halep'ten çıkarmak ve Halep halkının bu noktadaki huzurunu sağlamak için bir çalışmanın içerisinde olalım' diye aramızda böyle bir mutabakatı görüştük.

Halep'te yanan ateşi bir an önce söndürmek bizim oradaki kardeşlerimize olan borcumuzdur. Halep nerenin sınırı? Kilis, Gaziantep. Halep'te Allah göstermesin bir göç başlarsa nereden bakarsanız bakın en az 1 milyon insan Türkiye'ye gelecektir. Bunun bedelini kusura bakmayın da biz ödemeyiz."

Cumhurbaşkanı'nın gündeminde; Türkiye'nin yeni güvenlik politikası, PKK ve Gülen örgütleriyle mücadele, 24 Ağustos'ta Suriye'de başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı ve Pazartesi günü kenti IŞİD'den kurtarmak için başlatılan Musul operasyonu da vardı. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Amaç Selçuklu ve Osmanlı geçmişimizi bize unutturmak"

"Maalesef hem batı hem de güney sınırlarımızda Misak-ı Milli hedeflerimizi koruyamadık. Dönemin şartları itibarıyla bu durumu mazur görenler, göstermeye çalışanlar olabilir. Bu yaklaşımı bir yere kadar mazur görmek mümkündür. Asıl vahimi, zorunluluklardan kaynaklanan bu durumu esas olarak kabul edip kendimizi tamamen bu kabuğun içine hapsetme anlayışıdır. Biz işte bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye'yi 1923'ten beri böyle bir kısır döngüye hapsedenlerin amacı coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı, Selçuklu ve Osmanlı geçmişimizi bize unutturmaktır."

Yeni güvenlik anlayışı

"Türkiye artık yanlış güvenlik anlayışını terk etti, bunu bitirdi. Bundan sonra sorunların kapımızı çalmasını beklemeyeceğiz, bundan sonra bıçak kemiğe dayanana kadar sabretmeyeceğiz, gırtlağımıza kadar bataklığa gömülmeye rıza göstermeyeceğiz. Artık sorunların üzerine biz gideceğiz. Terör sorunumuz mu var? Terör örgütlerinin gelip bize saldırmasını beklemeyeceğiz. Bu örgütler, nerede faaliyet gösteriyorsa, nerede yuvalanıyorsa, gidip orada tepelerine tepelerine bineceğiz."

"Suriye’de, Irak’ta tehditler mi var, sınırlarımıza dayanmasını beklemeyeceğiz. Sineklerle uğraşmak yerine bataklığı kurutmanın yolunu bulacağız."

"Biz bulup yok etmeden, nereye gideceklerse gitsinler"

"Artık ülke içinde ve dışında PKK’yı saklandığı inlerinde bulup bertaraf edeceğiz. Ülke içinde saklandıkları yerleri teppit ettik, bitiriyoruz. Bölücü örgütüne destek veren, imkân sağlayan kim varsa hepsinin de kökünü kurutacağız. Şimdiden söylüyorum, biz kendilerini bulup yok etmeden, nereye gideceklerse gitsinler, bu kadar açık söylüyorum. Aynı şekilde yurt dışında üslendiği yerlerde rahat nefes alabildikleri tek günleri olmayacak. Gittikleri ülkelerin önlerine de dosyaları koyacağız."

"Ya imhâ ya teslim olacaklar ya da defolup gidecekler"

"FETÖ ile de mücadele ediyoruz, bu ihanet çetesinin kamudaki, sivil toplum kuruluşları içindeki, iş dünyasındaki tüm elemanlarını adım adım takip ediyoruz. Bu ülkede artık kimsenin yaptığı ihanet, yanına kâr kalmayacak. Hiçbir terör örgütünü, hiçbir teröristi biz bu topraklarda barındırmayacağız. Ya imhâ olacaklar, ya teslim olacaklar ya da defolup gidecekler."

"Sorun DEAŞ değil. Suriye halkı oyunun kurbanı"

"Bu yeni güvenlik anlayışımızı Suriye ve Irak’ta da hayata geçiriyoruz. Bir yanda DEAŞ bir yanda PYD/YPG karşımızda bayrak sallayınca anladık ki kimseden bize fayda yok. Kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerekiyor. Suriye’de bizim 2 ayda elde ettiğimiz netice 4 yılda başarılamamıştı. Suriye’nin sorunu DEAŞ değil. Ortada bir taktik sorunu var. Suriye halkı oyunun kurbanı olarak seçildi. Bu oyunu Türkiye’nin başlattığı hamle bozdu."

"ABD söz verdi"

"Dâbık, Mercidabık diye bizim tarihimizde geçen orası DEAŞ’tan boşaltıldı. Birileri bize akıl veriyor, 'Dâbık’a girdiniz, iyi tebrik ederiz ama daha aşağı gitmeyin'. Ne var orada El Bâb var. Kusura bakmayın, oraya da gideceğiz. Münbiç’i de bizim kuşatma altına koalisyon güçleriyle birlikte almamız lâzım. Orası Arap ama PYD/YPG işgâl etmek istiyor. ABD’ye gidecekler dedik, söz verdiler. Rakka’da da birlikte hareket edebilir miyiz dediler, dedik ederiz."

"Bağdat yönetimi gerçek aktör değil"

"Kendi ülkesini terör örgütlerinin cirit attığı bir yer haline getiren Bağdat yönetiminin bu oyunun gerçek aktörü olmadığı gayet açıktır. Türkiye'nin Musul operasyonuna girmesini engellemeye çalışanlar, Suriye'deki oyunlarını bozmamızdan rahatsız olanlardır. İstiyorlar ki Türkiye yerinde otursun, olup bitenleri seyretsin, sonra da payına düşen bedel neyse onu ödesin. Kimsenin bu oyunda bize biçtiği role rıza göstermek zorunda değiliz. Türkiye olarak kendi planlarımızı uygulamaya başladık."

"Sen bu dostu incittiğin takdirde kaybedersin"

"Ey Irak yönetimi, bu 300 bin Iraklıya kapısını açarak, seni rahatlatan Türkiye değil mi ya? Başkaları yapmadı bunu, biz yaptık. Onun için Türkiye'ye bir laf atarken, bir söz söylerken bunu düşüneceksin ya. Böyle bir dost bulamazsın, sen bu dostu incittiğin takdirde kaybedersin. Onun için günlerdir 'Biz hem sahada olacağız, hem de masada olacağız' diyorum. Yeni yaklaşımın gereği olarak da Musul meselesini Musul'da çözmek zorundayız. Musul'u mezhepçiliğe fedâ ederek sorunun kendi sırınırlarımıza dayanmasını önleyemeyiz. Suriye’de nasıl harekete geçtiysek Musul için de aynı şekilde davranmakta kararlıyız. Ben mezhepçiliğe karşıyım. Şiâ, Sünni bunlar din değil, din bunların üstünde İslâm'dır. İslâm tektir, neyi emrediyorsa onu yaparız."

"ABD ile mutabakata varıldı"

"Bizim 911 kilometre Suriye, 350 kilometre Irak sınırımız var. Biz burada sınırdaş olacağız, biz söz söylemeyeceğiz, sınırı olmayanlar, aman yarabbi, onlar istediği gibi kesecek, biçecek, ondan sonra da elbiseyi yapacak. Yok böyle bir şey. Bu tavrımızın ne savaş çığırtkanlığıyla ne Irak'ın egemenliğini ihlâlle ne de başka herhangi bir art niyetle ilgisi yoktur. Biz kendi istiklâlimizi ve istikbâlimizi korumak için mücadeleyi nerede yürütmemiz gerekiyorsa orada olmak istiyoruz. Şu anda bunun yeri Musul'dur. Öyleyse biz Musul'da olacağız.

Hava unsurlarımızın operasyona katılması için ABD ile mutabakata varıldı."

Güvenli bölge vurgusu

"Münbiç’i de tüm terör örgütlerinden temizleyerek bir güvenli bölge projemizi hayata geçirme konusunda önemli bir mesafe kaydettik."

"Bizi PKK ve DEAŞ ile oyalayıp Musul’dan uzak tutmaya çalışıyorlar."

"Bizim geleceğimizi terör örgütleri eliyle biçimlendirebileceklerini sananlar yanılıyorlar. Terör silahının çok yakında onların ellerinde patlayacağını ve onların elini yakmaya başlayacağını biliyoruz."

"Yanlış yoldasınız, tutuşturmaya çalıştığınız ateş bizden çok sizi yakar"

"Bugüne kadar binlerce DEAŞ'lıyı sınırdışı eden, onbinlercesine ülkemize giriş yasağı koyan bir ülke olarak, bu konuda birikimimizi ve öngörülerimizi kimse yabana atmasın. Türkiye'ye karşı PYD-YPG gibi terör örgütlerinin, Bağdat yönetimi gibi mezhep fanatiklerinin, Esed yönetimi gibi kendi halkını katledenlerin yanında yer alanları bir kez daha ikaz ediyorum: Yanlış yoldasınız, tutuşturmaya çalıştığınız ateş bizden çok sizi yakar."

"Önce ordusunun mezhebi yapısını açıklasın"

"Bağdat yönetimi önce kendi ordusunun mezhebi yapısını bir dünyaya açıklasın bakalım, yüzde kaçıyla hangi mezhepten oluşuyor. Sayın Maliki’ye de söylediğimizde sesini çıkarmayanlar aynen bildiklerini okumaya devam ettiler."

"Meseleyi inceldiği yerden kopsun anlayışına getirmek istemiyoruz"

"İlişkilerimizde kalıcı tahribata yol açacak adımlar atmamak için dikkatli davranıyoruz. Aynı hassasiyeti muhataplarımızdan da bekliyoruz. Meseleyi inceldiği yerden kopsun anlayışına getirmek istemiyoruz. Ama yeni güvenlik anlayışımız gereği sorunları kapımıza dayanmadan çözmek istiyoruz. Bize destek olanları da çukur açanları da unutmayacağız."

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;