İran Nükleer Programı

Riyad'dan 'nükleer yarış' uyarısı

Suudi Arabistan Eski İstihbarat Başkanı Turki bin Faysal, İran'la yapılacak bir nükleer anlaşma sonrası diğer tüm bölge ülkelerinin de aynı şeyi isteyeceğini ve nükleer bir yarış olacağını söyledi.

Konular: Suudi Arabistan, İran, Ortadoğu
Prens Faysal, "Her zaman dediğim gibi (nükleer) anlaşma sonucu ne çıkarsa çıksın aynısından biz de isteyeceğiz" dedi. [Fotoğraf: Reuters]

Suudi Arabistan'da ülkeyi yöneten Suud ailesinin önemli üyelerinden Prens Turki bin Faysal, İran'ın nükleer programının devam etmesinin diğer bölge ülkelerinin de aynı şekilde davranmalarına sebep olabileceğini söyledi.

Aynı zamanda Suudi Arabistan'ın eski İstihbarat Başkanı olan Prens Faysal, "Her zaman dediğim gibi (nükleer) anlaşma sonucu ne çıkarsa çıksın aynısından biz de isteyeceğiz" diye konuştu.

Kronoloji: İran-Suudi Arabistan ilişkileri

1979 - Riyad, Şah Rıza Pehlevi yönetiminin devrilmesi ve Ayetullah Humeyni’nin öncülüğünde İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesini, hareketin yayılabileceği endişesiyle izledi.
1980-88 – Bu dönemde gerçekleşen İran-Irak savaşında Riyad yönetimi Saddam Hüseyin rejimine açık destek verdi.
1987 - Aralarında 275 İranlı hacının bulunduğu 402 kişi Suudi güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmalarda ölmesi üzerine iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi.
1997 – Veliaht Prens Abdullah Aralık ayında İslam zirvesi için İran’a gitti, İslam Devrimi’nden bu yana böyle bir ziyaret gerçekleştiren en yüksek seviyedeki Suudi yetkili oldu.
1999 – Kral Fehd Bin Abdülaziz, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin seçim zaferini kutladı ve Hatemi’yi reform yanlısı politikalarından dolayı övdü.
2003 – ABD’nin Irak’ı işgali ve Irak’taki Şii grupların yeniden güçlenmesi bu ülkedeki çıkarları nedeniyle Suudi Arabistan ve İran’ı yeniden karşı karşıya getirdi.
2011 – Ortadoğu ülkelerinde özellikle Şii-Sünni geriliminin yükseldiği Bahreyn’deki gelişmeler iki ülke arasındaki rekabetin alevlenmesine sebep oldu. Suriye’de Esed rejimi ve muhalifler arasında yaşanan iç savaş da taraflar arasındaki gerilimi artırdı.

Faysal, "Bundan dolayı eğer İran uranyum düzeyini herhangi bir seviyede zenginleştirme gücüne sahipse aynı şeyi talep eden tek ülke Suudi Arabistan olmayacak. Bütün dünya herhangi bir engelleme olmaksızın aynı yolda ilerlemek için açık bir kapı haline gelecek. Benim P5+1 ülkelerine yönelik itirazım bu" ifadelerini kullandı. Faysal şöyle devam etti: 

"İran hâlihazırda Arap dünyasının birçok sahnesinde yıkıcı bir aktör. Bunu Yemen'de, Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de ve Bahreyn'de görüyoruz. Bundan dolayı İran'ın kitle imha silahı üreteceğine dair oluşan korkuyu sona erdirmek İran'la yaşadığımız sorunların biteceği anlamına gelmiyor."

İran'ın Irak'taki askeri varlığına da dikkat çeken Turki bin Faysal, "Öyle görünüyor ki İran, Irak'taki işgalini genişletmeye devam ediyor ve bu kabul edilemez" dedi.

ABD garanti vermişti

5 Mart'ta Suudi Arabistan’a giden ABD Dışişleri Bakanı Kerry, nükleer görüşmelerin devam ettiği İran ile geniş bir siyasi ve güvenliğe dayalı işbirliği düşünmediklerini söylemişti.

Suudi mevkidaşı Suud Faysal ile basın toplantısı düzenleyen John Kerry, “İran ile büyük bir pazarlık peşinde değiliz, olası bir nükleer anlaşma Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerine yanıt verecektir” ifadelerini kullandı.

Suud Faysal da, Kerry’nin kendisine, Washington’un nükleer anlaşma arayışındayken, İran’ın bölgedeki tavrını gözardı etmeyeceği konusunda garanti verdiğini belirtti.

İran'ın "Arap ülkelerinin işlerine" müdahaleden vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Faysal, "İran'ın Yemen, Suriye, Irak'a müdahalesi konusunda endişeliyiz" dedi.

Ülkesinin "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellenmesi ve denetim altına alınması konusundaki 5+1 ülkelerinin çalışmalarını desteklediğini" dile getiren El-Faysal, "İran, komşularıyla arasındaki düşmanlık yayılmadan önce halkından akl-ı selim sahiplerine kulak vermeli ve Arap ülkelerinin işlerine müdahaleden vazgeçmeli" diye konuştu.

Riyad'ın İran endişesi

Suudi Arabistan, bölgedeki en büyük rakibi olan İran’ın nükleer silah elde etme ihtimalinden kaygılarını saklamıyor.

Tahran'ın Suriye ve Yemen'deki etkisinden de rahatsız olan Riyad, olası bir anlaşmanın İran'ı daha da rahatlatmasından ve bölgedeki etkisini daha da artırmasından endişe ediyor.

İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer görüşmelerin son günü 31 Mart. Bu tarihe kadar taraflar arasında bir siyasal anlaşma çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ABD Kongresi'nde Obama yönetimine nükleer müzakerelerle ilgili ağır eleştirilerine rağmen Washington müzakerelere devam kararı aldı. Bugün Kerry ve İranli mevkidaşı Zarif''in katılacağı nükleer müzakereler İsviçre'de devam edecek.

Kaynak: Al Jazeera ve Reuters

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;