Suriye'de iç savaş

Türkiye'nin Suriye'deki toprağı

Suriye’deki iç savaşta çatışan örgütlerden Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) yıkmakla tehdit ettiği Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan, Türkiye’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası olma özelliğini taşıyor.

Suriye'deki iç savaş nedeniyle türbeye karşı artan tehdit üzerine bölgeye takviye birlik gönderildi. [AA-Arşiv]

Türk bayrağının dalgalandığı türbe, Halep’in Karakozak Köyü’nde Fırat Nehri’in kıyısında bulunuyor. Türkiye sınırına uzaklığı yaklaşık 50 kimoletre civarında. Türbede Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi'nin dedesi ve Ertuğrul Gazi'nin babası Süleyman Şah'ın naaşı bulunuyor.

13. yüzyılda Orta Asya’daki Moğol istilası üzerine mensubu olduğu Kayı Boyu ile birlikte batıya doğru göç eden Süleyman Şah, bugün Suriye sınırları içinde yer alan Caber’e giderken Fırat Nehri’nde boğuldu. Süleyman Şah, Caber Kalesi çevresindeki bir kümbete gömüldü. 

Türkiye toprağı kabul edildi

Türbe ve Caber Kalesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Fransız Suriye Mandası sınırları içinde kaldı. Ancak Kurtuluş Savaşı'nın ardından yeniden Türkiye'nin oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin Fransa’yla imzaladığı 1921 Ankara Antlaşması ve 1923'teki Lozan Antlaşması'na göre kale ve türbe Türkiye'nin toprağı sayıldı. Anlaşma gereği Türk Mezarı adı altında tanınan türbede Türkiye’ye asker bulundurma ve Türk bayrağı çekme hakkı tanındı.

1938'de türbe yanına Jandarma Karakolu inşa edildi. Türbe hâlen Türk askerleri tafından korunuyor. Son dönemde artan tehdit üzerine takviye birlik de gönderildi.

Yeni yerine taşındı

1973 yılında Suriye hükümeti Tabka Barajı'nın yapımının bitirileceğini ve türbenin Esed Baraj Gölü'nün suları altında kalacağını bildirince türbe ve karakol bulunduğu yerden yaklaşık 30 kilometre uzaktaki Karakozak köyündeki 10.096 metrekarelik yeni yerine taşındı.

2001 yılında Fırat Nehri üzerindeki yeni bir baraj projesi nedeniyle türbenin taşınması bir kez daha gündeme geldiyse de Türk hükümetinin girişimleriyle proje türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.

Halep Emiri Zengi Atabek tarafından yaptırılan kaledeki eski türbe, 1260 yılında Moğollar tarafından yıkıldıktan sonra, 1510’da Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in bölgeyi fethetmesinin ardından onarılmıştı. Türbenin bulunduğu kale de İkinci Abdülhamit döneminde restore edilmişti.

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;