Türkiye

Yaşar Kemal'e veda

Cumartesi günü hayatını kaybeden Türk edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal için, İstanbul'da Teşvikiye Camii'nde tören düzenlendi. Zincirlikuyu'ya defnedilen yazarın mezarına doğduğu köyden getirilen toprak serpildi

Cumartesi günü çoklu organ yetmezliği teşhisiyle tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybeden Türk edebiyatının en büyük yazarlarından Yaşar Kemal için ilk durak Teşvikiye Camii oldu. 

Büyük yazar için burada binlerce kişinin katılımıyla cenaze namazı kılındı. Yaşar Kemal'in eşi akademisyen Ayşe Semiha Baban, yeğeni Sadık Gökçeli ile diğer yakınları cami avlusunda taziyeleri kabul etti.

Çukurova toprağıyla defnedildi

Törenin ardından Yaşar Kemal'in naaşı cenaze arabasıyla defnedileceği Zincirlikuyu Mezarlığı'na getirildi. 2001'de kaybettiği eşi Tilda Kemal'in yanına defnedilen yazarın mezarına, 1923'te dünyaya geldiği Osmaniye'ye bağlı Hemite köyünden getirilen toprak serpildi.

Cenaze için gelenlerin yakasına Yaşar Kemal'in fotoğrafı takıldı, dileyenler de avluda açılan anı defterine düşüncelerini yazdı.

70 yılı aşan yazın hayatına 25 roman, iki öykü, bir şiir kitabı sığdıran Yaşar Kemal, saat 15.30'da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda ailesi ve yakınlarının ev sahipliğinde anılacak.

Sanatçılar, siyasiler, hemşerileri...

Yazar için düzenlenen cenaze törenine, sanatçılar, gazeteciler, siyasiler, büyük yazarın okurları, sevenleri ve hemşerileri katıldı. Teşvikiye Camisi'nin avlusu binlerce kişiyle doldu taştı.

Sanatçılar Tarık Akan, Rutkay Aziz, Zülfü Livaneli, Mustafa Alabora, Orhan Gencebay; gazeteci yazarlar Orhan Miroğlu, Cengiz Çandar, Can Dündar, Muhsin Kızılkaya, Oral Çalışlar, Akın Birdal; spor adamı Mustafa Denizli, Fatih Terim; yazarlar Cevat Çapan, Ahmet Ümit, Eşber Yağmurdereli, Doğan Hızlan, Arif Keskiner, Nedim Gürsel; siyasilerden, 11'nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, HDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, HDP'li Ertuğrul Kürkçü, Hasip Kaplan, Sırrı Sakık, CHP'li Süleyman Çelebi, Ufuk Uras, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci cami avlusundaydı.

Yaşar Kemal'in tabutunun üzerine üzerinde "Ayşe" yazan bir çelenk yerleştirilirken törene Türk Silahlı Kuvvetleri ve İsveç Büyükelçiliği çelenk gönderdi.

'Kitaplarında bahsettiği umut gerçekti'

Yazar Orhan Pamuk, büyük ustanın ardından şu düşünceleri paylaştı: 

"Gençliğimde onun romanlarıyla büyüdüm. İstanbul’da yaptığımız uzun yürüyüşlerde arkadaşımdı. O anlatır ben dinlerdim, çok şey öğrendim. Baskılar karşısında başını dik tutardı, başımı dik tutmayı ondan öğrendim. Özel bir insandı, tüm zorluklara rağmen içindeki çocuğun ölmesine izin vermezdi. Kitaplarında bahsettiği umut, kitabi değil gerçekti.
Türkçe yaşadıkça onun romanları da yaşayacak."

'Tarihçiler yazacaktır'

Yazar ve avukat  Eşber Yağmurdereli, "Yirminci yüzyılın en önemli insanlarından biriydi. Sadece yazdıklarıyla değil, yaptıklarıyla da edebiyata olduğu kadar, demokrasiye de katkısı büyüktür, tarihçiler gelecekte bunu yazacaktır" dedi.

Edebiyatçı Cevat Çapan ise şu duygu ve düşünceleri paylaştı: 

"Neden bu kadar sevildiğini anlamak zor değil. O hem nasıl bir dünyada yaşadığımızı hem de nasıl bir dünyada yaşamamız gerektiğini eşsiz bir dille anlatan bir insandı. Onu tanımaktan çok mutlu oldum."

'Toplumun vicdanıydı'

Siyasetçi Ercan Karakaş da Yaşar Kemal hakkında şunları söyledi:

"Yol gösterici fikirlere sahip bir insandı. Türkiye’nin bugün gündeminde olan tüm sorunlara önerisi olan bir insandı. Tam demokrasi yanlısıydı. Herkesin özgür, eşit ve yasaksız yaşamasını isterdi. Sadece Türkiye’de değil dünyada da böyle olmasını isterdi. Ezilenlerden yanaydı, bu yüzden Yaşar Kemal dendiğinde herkes kulak kabartır. Çünkü toplumun vicdanıdır."

HDP'li Sırrı Süreyya Önder, "Türk destanlarını en güzel şekilde anlatmak bir Kürde nasip oldu" dedi.

'Ölümsüzlüğe gönderiyoruz'

Tarık Akan, Yaşar Kemal'in ardından "Ölümsüzlüğe gönderiyoruz, çok yakın dostumdu. Benim için de çok zor. Ülkem adına çok önemli bir insan, hiçbir şeyden korkmadan yüreğini ortaya koyarak çok büyük savaşlar vermiştir" dedi.

Rutkay Aziz de "Gerçek ölüm, insan kendisi öldüğü zaman değil, dostları öldüğü zaman başlarmış. Yaşar Kemal'in dostları bütün dünyada yaşıyor. Çok özleyeceğiz" sözleriyle duygularını dile getirdi.

'Aynı yüzyılı paylaştığımız için kıvanç duyuyorum'

Can Dündar ise, "Ondan Anadolu'yu öğrendik, dik duruşu mücadele azmini öğrendik. Herkese nasip olmaz yeryüzünde kendini bu kadar hissettirmek. Onunla aynı yüzyılı paylaştığımız için kıvanç duyuyorum" diye konuştu.

Ressam ve akademisyen Hüsamettin Koçan, "1990’larda çok zaman geçirdik; Yaşar Kemal önce yürek, sonra vicdan anlamına gelir. Onun sanatçı ölçüsü vicdanlı olmasıdır. Bir süre su bekçiliği yaptığını anlatmıştı, uzun uzun Savrun suyunu anlatırdı. Sonra büyük bir tutku ve merakla, o beklediği suyun kollarını tek tek takip etmiş oradaki bitkilerin canlıların çeşitliliğini görmüştü. Ve sonrasında da ‘dünyamız binbir çiçekli bahçedir’ demişti" sözlerini kullandı.

Kaynak: Al Jazeera

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;