Türkiye – Avrupa Birliği Üst Düzey Siyasi Diyalog Toplantısı sonrası ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, AB Bakanı Bozkır, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini ve Avrupa Komisyonu Komşuluk Politikası ve Genişlemeden Sorumlu komiseri Hahn, Suriye için Cenevre’de başlaması planlanan görüşmelerle ilgili de konuştu.

25 Ocak’ta başlaması planlanan görüşmeler, masaya oturacak muhalif grupların hangileri olacağına karar verilememesi sebebiyle ertelenmişti. Çavuşoğlu, ertelemeye PYD’nin sebep olup olmadığı sorusu üzerine “Çok istiyorlarsa rejim tarafında katılabilirler” yanıtını verdi:

“Riyad’da muhalifler toplandı, kendi koordinasyon ve müzakere heyetini belirledi. Rejim de kendi müzakere heyetini belirledi. Özellikle bazı ülkelerin muhalefeti sulandırmaya yönelik çabaları var, biz buna karşıyız, muhalifler de karşı. YPG gibi terör örgütlerinin muhalefet içinde yer almasını istemek bu süreci akamete uğratmaktır. Bunun son derece tehlikeli olduğunu söylememiz lazım.

“Riyad’daki muhalifler YPG ve rejim yanlısı sözde muhalefetin kendi içlerinde olmasını istemiyor, kimse bunu dikte edemez. Çok istiyorlarsa rejim tarafında katılabilirler, YPG için de bu geçerli. Kontrol ettiği alan bakımından YPG önemliyse o zaman DAEŞ de önemlidir. Terör örgütü ile ılımlı muhalefet arasındaki ayrımı çok iyi yapmak lazım.”

Mogherini’den Cenevre için ‘kapsayıcılık’ vurgusu

Çavuşoğlu’nun kendisine yöneltilen soruya verdiği cevabın ardından, Mogherini de söz isteyerek ‘Muhalefetin kapsayıcı olması gerektiğini, ancak bu şekilde çözüm bulunabileceğini’ vurguladı:

“Suriye görüşmeleri için Avrupa Birliği perspektifi açısından bir şeyler söylemek istiyorum. Biz Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi De Mistura’ya çok güveniyoruz. Kendisi bu görüşmeleri yakın zamanda Cenevre’de başlatmak için bir yol bulacaktır, her tarafı kapsayıcı bir yol bulacaktır. Biz AB olarak Cenevre görüşmelerine çok önem veriyoruz, görüşmelerin katılımcılar açısından kapsamlı olması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak bu şekilde Suriye’deki krize bir çözüm bulunabilir, zannediyorum bu da zaten ortak amacımız.”

‘Başika mutabakatı’ açıklaması

Başbakanlık kaynaklarının Biden ile Davutoğlu’nun görüşmesinin ardından yaptığı ‘Başika konusunda yeni inisiyatifler alma konusunda mutabakat sağlandı’ açıklamasının sorulması üzerine de Çavuşoğlu, “Buradaki güçlerimizi nasıl birleştiririz, bunu görüşüyoruz” yanıtını verdi:

“Başika’da ve Irak’ta tüm amacımız Irak’ın DAEŞ’le mücadelesinde destek vermektir. Kuzey Irak’ta Peşmerge’ye yönelik eğitim faaliyetlerinin de, Başika’da Musul Ulusal Muhafızları’nın eğitilmesinin sebebi de buydu. Irak’ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü bizim için önemli. En son Biden’ın ziyaretinde de buradaki güçlerimizi nasıl birleştiririz, bunu görüşüyoruz. Orada ABD askerlerinin de, koalisyondaki diğer ülkelerin de eğitip donattığı güçler var. Nasıl bu güçlerimizi birleştiririz ve DAEŞ’e karşı etkin mücadele yapabiliriz, görüştüğümüz bu, çalışmalarımız devam edecek.”

‘Yardım geciktikçe sığınmacıları etkiliyor’

Mogherini, AB’nin Suriyeli sığınmacılar için Türkiye’ye yapacağı 3 milyar Euro’luk yardıma İtalya’nın bloke koyduğu hatırlatılınca, ‘Hayata geçeceğini düşünüyorum’ dedi:

“Mültecilerle ilgili görüşmeler devam etmekte. İnanıyorum ki burada tahsis edilen para makul bir zaman içinde gelecektir. Aralık’ta bir karar alındı, tahsil edilmesi süreci sürüyor şu an. Komisyon ihtiyaç ve proje değerlendirmesi yapıyor. Bu para Türk hükümetine değil mülteci projelerine ayrılacak. Çalışmalar devam ediyor. Hayata geçeceğini düşünüyorum.”

Çavuşoğlu da bunun AB’nin iç meselesi olduğunu, ancak paranın gecikmesinin Türkiye’deki sığınmacıların yaşam kalitesini de etkilediğini ve projelerin geciktiğini hatırlattı.

Bozkır’dan ‘terörle mücadele’, AB’den ‘reformlar’ vurgusu

Ortak açıklama sırasında söz alan Volkan Bozkır, Türkiye’nin aynı anda birkaç terör örgütüyle mücadele ettiğini söyledi. “Aynı sırada vatandaşın yaşam hakkı olmak üzere her türlü hakkına titizlikle sahip çıkan bir ülke konumundadır. Başta PKK olmak üzere ulusal güvenliğimizi tehdit eden tüm terör örgütleriyle mücadele devam edecektir” dedi.

Mogherini ve Hahn ise Güneydoğu’daki sorunların daha kapsamlı şekilde ele alınacağı bilgisini verdi. AB’nin her türlü terörist saldırıyı kınadığını belirten Mogherini, “Geçen senelerde başlatılan barış sürecini destekliyoruz, barış ve istikrar için bence tek çözüm bu” dedi. Hahn da “Kürt barış süreciyle ilgili yapabileceğimiz katkılar varsa hazırız” yorumunda bulundu.

Mogherini, AB müzakere sürecine önem verdiklerinin bir kez daha altını çizdi. “Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri hakları ile yargı üyelerinin bağımsızlığı konusunda Türkiye’nin elinden geleni yaptığına inanıyorum” dedi.

Reformlar konusuna değinen Hahn da yargı ve güvenlik politikalarıyla ilgili 23 ve 24 numaralı fasılların açılmasında ilerlemek istediklerini söyledi. “İfade özgürlüğü, bağımsız yargı, gösteri ve toplanma hakkı gibi konular bizim için gerçekten çok temel ve gözden çıkarılamayacak alanlar” dedi.

Kaynak: Al Jazeera