Portre

Portre: Bese Hozat

PKK’nın da çatısı altında bulunduğu KCK’nın (Kürdistan Topluluklar Birliği) Yürütme Konseyi Eşbaşkanı. PKK içinde Abdullah Öcalan’dan sonra en yetkili organ olan altı kişilik Genel Başkanlık Konseyi üyesi.

Hozat, Abdullah Öcalan’ın en güvendiği isimlerden biri olarak biliniyor. Pek çok röportaj ve mektubunda kendisinden Hozat'lı Bese olarak söz ediyor.

Bese Hozat

  • Doğum Yeri:  Tunceli / Hozat
  • Siyasi Görevi: KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı

Kayseri’de bir Dersimli

Bese Hozat, PKK’nın ismi en çok geçen ama en az tanınan isimlerinden biri. Asıl adı Hülya Oran. Tunceli Hozat’a bağlı Taner Köyü'nde doğdu. Dokuz çocuklu Alevi-Kürt bir ailenin yedinci çocuğu.

İlkokulu Taner Köyü’nde, ortaokul ve liseyi ağabeyinin yanında Kayseri’de okudu.

Henüz çocukluk yıllarında ailesi ve çevresinden dinlediği; 1938 Dersim olaylarından çok etkilendi. Bir röportajında bu etkiyi; ‘Bizi PKK'ya yönelten Dersim'deki katliamlar oldu. Ailem soykırımdan geçirilmiş. Dedem kurşuna dizilmiş. Babamın eşi, çocukları katledilmiş. Aile çevresinden çok sayıda insan katledilmiş. Bütün bunlar anlatılıyordu. Benim ninem askerlerin elinden zor kurtuluyor. Kaçıp gizleniyor. Bu bir bilinç oluşturdu. Yani bunların yarattığı devlete yönelik bir kin, öfke vardı’ sözleriyle anlatıyor.  

Kayseri’de geçen ortaokul ve lise yıllarını da bu kini besleyen yıllar olarak tanımlıyor.

“Kayseri'de ötekileştirmeyi Alevilik ve Dersimlilik üzerinden yaşadım. Kürt ve Alevi olduğun bilindiğinde ötekileştiren, küçümseyen, aşağılayan bir yaklaşım var. Alevilik, ahlâksızlık, kâfirlik, Allah'ı, dini, Kur'an'ı olmayan bir şey olarak yansıtılıyordu” diyor.

Mahalle ve okul çevresinde yaşadığı dışlanmışlığı, radikal sol örgütlerde yer alarak gideren Hülya Oran, bu sırada okuduğu Özgür Halk gazetesinde “Ali Fırat” adıyla yazan Abdullah Öcalan’dan ciddi şekilde etkileniyor ve PKK saflarına katılmaya karar veriyor.

1994’de ‘Bese Hozat’ kod adını alıp, dağa çıkıyor. ‘Bese’yi hem Dersim İsyanı sırasında asılan Seyit Rıza’nın eşinin adı, hem de katılımından bir süre önce öldürülen kadın PKK’lının adı olduğu için seçiyor.

Kendisinden 1 yıl sonra Nuray isimli kız kardeşi de PKK’ya katılıyor.

Kandil yılları

Yaklaşık 4 yıl Tunceli kırsalında kalan Bese Hozat, çok sayıda eyleme katıldı. Kız kardeşinin 1997’de bir çatışmada öldürülmesi, hemen ardından kızının ölümüne dayanamayan babası Hasan Oran’ın hayatını kaybetmesiyle Kandil’e çekildi. Örgütün yönetim kademelerinde görev aldı. Özellikle kadın örgütlenmesinin pek çok aşamasında bulundu. Son görevi kadın kollarından sorumlu başkanlıktı.

Bese Hozat, 10 Temmuz 2013’te açıklanan, "PKK’nın, örgüt yapılanmasında değişikliğe gitme" kararının ardından Cemil Bayık’la birlikte Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eşbaşkanı olarak seçildi ve PKK’nın en üst düzeydeki kadın lideri oldu.

"Önce kadınım"

Bese Hozat’ın bir kadın olarak bu göreve seçilmesi, PKK’nın kadın hareketinden aldığı gücü pekiştirmesi olarak görülüyor. Örgütün hemen her kademesinde eş başkanlık görevi üstlenen kadınların, Öcalan’ın ardından ikinci koltuğa da oturması bu çerçevede bir mesaj olarak görülüyor. Zaten kendisi de bu göreve getirilmesindeki başlıca nedenin kadın kimliği olduğunu söylüyor.

 “Bizim içimizde çok şiddetli bir cins mücadelesi vardır. Her iki cinsin eşitliğine dayalı bir ideolojik savaş, mücadelemizin de ana eksenini belirliyor. Yani biz örgüt olarak, şuna inanıyoruz: Bir toplumun kadını özgür değilse, o toplum özgür değildir. Özgür toplum diyeceksen, o zaman o iki cins özgür olacak, o iki cins eşit olacak, birbirinin iradesini tanıyacak, birbirine saygı duyacak, birbirini doğru sevecek. Örgütte geliştirdiğimiz model de böyle bir modeldir.”

"Bağımsız Kürdistan hedefimiz yok"

Hozat’ın; PKK’nın hedefleri konusunda yaptığı açıklamalar, artık bulunduğu görev düşünüldüğünde, üzerinde önemle durulmasını gerektiriyor.

Hozat, bağımsız Kürdistan stratejisini uzun zaman önce terk ettiklerini ancak Türk halkına bu durumu anlatamadıkları düşüncesini şöyle açıklıyor: 

“Bize 'bölücü' diyenler yanılıyor. Bizim bağımsız Kürdistan stratejimiz yok. Ulus devleti 2000 yılında programımızdan çıkardık. Bu iş sadece Türkiye'ye kalsaydı, çoktan çözerdik. Amerika ve Avrupa, Kürt sorununun çözülmesini istemiyor. Çünkü bölge politikalarını Türkiye üzerinden uyguluyorlar. O yüzden de sürekli bölücülük paranoyası üretiyorlar.”

Bese Hozat demokratik özerklik hedefinin kamuoyunda doğru algılanmasının, açılım süreci açısından da önemli olduğunu şu sözlerle ifade ediyor.

Biz yıllardır kendi kendimizi yönetmek istediğimizi söylüyoruz. Bu Türkiye'yi bölmek anlamına gelmiyor. Üniter sınırlar içerisinde kendimizi yönetmenin, demokratik özerkliğin Türkiye'yi bölmekle ne alâkası var? Sınırlar içerisinde, merkezi idareyle de hukuku olan bir otonomi istiyoruz. Zaten o sınırları da kağıt üzerinde İngilizler çizdi.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;