Portre

Portre: Boyko Borisov

Çok yönlü siyasetçi, AB üyesi olmasına rağmen fakirlik, yolsuzluk, mafya cinayetleri ve ırkçılık gibi sorunlarla boğuşan Bulgaristan'ın kırılgan siyaset sahnesinin önemli aktörleri arasında.

Boyko Borisov
Boyko Borisov’un imajı, belki de siyasette bu kadar hızlı yükselmesindeki en önemli etkendi. [AA]

Portre: Boyko Borisov

  • 13 haziran 1959 yılında Sofya’nın Bankya kasabasında doğdu.
  • 2009'da Bulgaristan Başbakan'ı oldu.
  • 2013'te ekonomik kriz protestolarından sonra istifa etti.

Siyasi kariyerine belediye başkanı olarak başlayan, sonrasında kurduğu parti ile kısa sürede iktidara gelen Boyko Borisov, beş yıllık başbakanlıktan sonra muhalefete geçmiş olsa da Bulgaristan siyasetinde kalıcı olacağının sinyallerini veriyor. Polis, itfaiyeci, karateci, emniyet müdürü ve yakın koruma kimliklerini de taşıyan Borisov, sıradışı bir politikacı profili çiziyor.

Boyko Metodiev Borisov, 13 Haziran 1959'da başkent Sofya’ya bağlı Bankya Kasabası'nda doğdu. Babası polis, annesi ise ilkokul öğretmeni olan Borisov, ilköğrenimini tamamladıktan sonra babasının da etkisiyle olduğu Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Akademisi’ne girdi. İçiçleri Bakanlığı, Soğuk Savaş döneminde, Bulgaristan’daki en önemli kamu kurumu konumundaydı. (Sistemi içten korumaya çalışan polis ve milis teşkilatının bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı, bugün de en kritik devlet organı olarak görülüyor.)

İtfaiyecilikten yakın korumacılığa

1977 yılında Polis Akademisi’nin 'Devlet Güvenliği' bölümünde okumak için başvurdu. Ancak akademi onu 'Yangınlara Karşı Güvenlik' yani itfaiye bölümüne kabul etti. Borisov'a göre bunun nedeni, dedesinin antikomünist görüşlere sahip olmasıydı.

1990'da tüm Doğu Bloku ülkeleriyle beraber Bulgaristan’da sosyalist sistem sarsılmaya başladı. Sovyetler Birliği ve onun uydusu konumundaki Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerini Avrupa'nın geri kalanından ayıran demirperde'nin kalktığı bu döneme Bulgaristan’da 'depolitizasyon' süreci adı verildi. Borisov, özel girişime imkan tanıyan depolitizasyon döneminde hızla harekete geçerek 1991'de IPON-1 adını verdiği bir yakın koruma ve güvenlik şirketi kurdu.

Borisov'un yakın koruma (bodyguard) olarak hizmet verdiği müşterileri arasında, Bulgaristan’ın sosyalist dönemdeki son Devlet Başkanı Todor Jivkov ile Bulgaristan’ın eski Kralı Simeon Sakskoburgotski (II. Simeon) da vardı. (Sakskoburgotski, 2001-2005 döneminde başbakanlık koltuğunda oturacaktı.) Korumalık döneminde giydiği siyah deri ceket ve enerjik tavırları yüzünden Bulgaristan medyası ona 'Batman' lakabını taktı.

Borisov, 90’lar boyunca birkaç yakın koruma ve güvenlik şirketi daha kurdu. Bu dönemde, daha sonra 'mafyavari örgütlerin ve organize suç şebekelerinin lideri' olmakla itham edilip yargılanacak bazı kişilerle tanıştı.

Emniyet Müdürlüğü yılları

2001 yılında, Emniyet Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Bu makamdaki 4 yıllık görev süresince, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ile her türlü sahte mal üretimi ve kredi kartı sahtekarlığı gibi Bulgaristan’da yaygın görülen suçlara yoğunlaştı. Bu görevi sırasında Borisov, dönemin Türkiye Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Hanefi Avcı ve MİT Müsteşarı Şenkal Atasgun ile birlikte ortak operasyonlara imza attı. Murat Demirel’in Bulgaristan’da yakalanması da Borisov'un Emniyet Müdürlüğü döneminde gerçekleşti.

Siyasete girişi ve hızlı yükselişi

Emniyet Genel Müdürlüğü görevinden 2005'te ayrılıp Sofya Belediye Başkanlığı seçiminde aday oldu. Halkın büyük ilgisini gören ve önemli bir oyla seçilerek Sofya Belediye Başkanı olan Borisov, önceki görevinde kendisine çok yakın olan Tsvetan Tsvetanov'u yardımcılığı görevine getirdi. O günden beri Tsvetanov, Borisov'un 'emanetçisi' olarak algılanıyor.

2006 yılında Borisov, emanetçisi Tsvetanov'a, daha sonra siyasi partiye dönüşecek olan bir sivil toplum örgütü kurdurdu. Tam açılımı ‘Bulgaristan’ın Avrupa Gelişimi İçin Vatandaşlar’ olarak çevrilebilecek hareket kısaca 'GERB' (rozet) adını kullandı.

GERB partileştikten sonra 5 Temmuz 2009'daki genel seçime katıldı ve oyların yüzde 40'ını alarak 240 sandalyeli Bulgaristan parlamentosunda 116 üyelik elde ederek iktidara geldi. Koalisyon hükümeti kurarak ülkeyi yönetmeye başlayan Borisov, Ocak 2010'daki parti kongresinde resmen GERB'in liderliğine seçildi. 

Seçim kampanyası sırasında ülkeyi fakirlik, yolsuzluk ve mafya cinayetlerinden kurtaracağı sözünü veren Borisov, işe hızlı başladı. Avrupa Birliği’nden (AB) gelen fonların artmasını sağlayan Borisov hükümeti, ülkenin karayolu ağını yenilemek için de harekete geçti. Sıkı para politikası, denk bütçe ve dış borcu azaltma politikaları, Bulgaristan’ı bir anda AB ülkeleri arasında üst sıralara taşıdı. Ama bu durum, 8 milyonu bile bulmayan nüfusuyla Bulgaristan’ın AB’nin en fakir ülkesi olma durumunu değiştirmedi. Emniyet Müdürlüğü sırasında örgütlü suçlarla mücadele konusunda elde ettiği şöhretini korumak isteyen Borisov, mafya gruplarına karşı özel birlikler kurarak operasyonlar başlattı.

Gösteriler ve istifa süreci

Borisov’un imajı, belki de siyasette bu kadar hızlı yükselmesindeki en önemli etkendi. İri gövdeli, sportmen yapılı bir insan olan Bulgar siyasetçi, 1978 yılından beri karate yapıyor ve 7. dan kara kuşak sahibi. Uzun süre Bulgaristan Karate Federasyonu Başkanlığı da yapan Borisov, Bulgar amatör liginde mücadele eden bir futbol takımının da lisanslı futbolcusu. Kısa kesim saç traşı, net ve kararlı konuşması ile çabuk karar alıp hemen harekete geçen ve sonuç alacak şekilde davranan bir yönetici profili çizdi. Tüm bu nitelikleri ona büyük bir popülarite getirdiyse de arkasındaki halk desteğini korumayı başaramadı.

Uyguladığı ekonomi politikaları, özellikle AB’deki ekonomik krizle birleşince Bulgaristan halkı 12 Şubat 2013'te sokaklara çıkmaya başladı. Bulgaristan'ın yakın tarihinde, 1989’da Türklerin adlarının değiştirilmesi üzerine gerçekleşen gösterilerden sonraki en büyük protestolara, ülke çapında 33 şehirde 10 binlerce kişi katıldı. Elektrik fiyatlarını protesto eden 5 kişinin farklı zamanlarda kendini yakmasıyla başlayan gösteriler üzerine Borisov önce Maliye Bakanı'nın istifasını istedi ama bu da protestoları durduramadı.

Hükümeti zor durumda bırakan gösterileri durdurmak için son çare olarak polis müdahalesini devreye soktu. 25 kişinin yaralanması ve parlamento binası önüne kadar gelen göstericilerin kararlı tutumu üzerine Boyko Borisov 'polisin insanları dövdüğü bir hükümetin lideri olamayacağını' söyleyerek 20 Şubat 2013'te istifa etti.

12 Mayıs 2013'te düzenlenen erken genel seçimde Borisov'un partisi GERB, ciddi bir düşüş yaşadıysa da yüzde 31'lik oy oranıyla yine birinci oldu. Fakat hükümeti kurma görevi, Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev tarafından Bağımsız Milletvekili Plamen Oreşarski'ye verildi. 

2014 seçimlerinin galibi

Politik ve ekonomik istikrarsızlıktan yakasını bir türlü kurtaramayan Bulgaristan, 5 Ekim 2014'te bir kez daha erken genel seçimlere gitti. Borisov liderliğindeki GERB, oyların yüzdce 33'ünü alarak seçimlerden birinci parti olarak çıktı.  

Bir kez evlenen Boyko Borisov’un bu evlilikten Veneta isimli bir kızı var. Ortodoks Hristiyan olan Borisov, rakipleri tarafından sık sık yabancı düşmanı olmakla suçlanıyor.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;