Portre

Portre: Gültan Kışanak

Gözaltına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak eski bir gazeteci ve kendisini siyasetçiden çok bir basın emekçisi ve kadın aktivisti olarak tanımlıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak
[Fotoğraf: Faruk Yüce - Al Jazeera Türk / Arşiv]

Kürt siyasetinin son dönemdeki önemli isimlerinden Gültan Kışanak, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile iki dönem boyunca TBMM çatısı altında etkili bir profil sergiledi. 30 Mart 2014'teki yerel seçimlerde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Siyasetle küçük yaşta tanıştı

Siyaset nedeniyle mesleğini bırakmış eski bir gazeteci olan Kışanak, 1961 yılında Elazığ’da doğdu. Kürt Alevi Ocaklarından Ağuçen Ocağına mensup ailesi, köken olarak Tunceli'nin Bargin köyündendi.

Kışanak çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını Elazığ'da geçirdi. Öğrencilik hayatı, Türkiye’de en şiddetli ideolojik ve toplumsal ayrışmaların yaşandığı bir döneme denk geldi, kendisi de bu bölünmenin getirdiği siyasi çatışmaların uzağında kalmadı. Henüz lise çağlarında ülke sorunlarına kafa yormaya başlayan Kışanak, hayatının bu döneminin öğrencilikten ziyade politik aktörlükle geçtiğini söylüyor.

"Çocukluğumdan beri siyasetin içerisindeyim. Ailemizde memleket meseleleri konuşulurdu. Kürtlerin yaşadığı acılar, trajediler konuşulurdu. Ben böyle bir ortamda büyüdüm. Dersim katliamının hikâyeleriyle büyüdüm. Doğal olarak hayatınım her evresinde politik bir yaşamım oldu. Elazığ Kız Öğretmen Okulu'nu okudum. Orada da gençlik hareketi içerisinde bulundum. Hep kendi çizgimde yürüdüm, başka bir fraksiyona, başka bir çizgiye gidip gelmedim. Hep Gültan çizgisinde yürüdüm.”

Kışanak üniversite eğitimi için 1978'de Diyarbakır’a gitti. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Türkçe bölümünde okumaya başladı. Kürt kimliği üzerindeki düşünceleri bu dönemde daha da yoğunlaştı. Diyarbakır'daki öğrenciliği sırasında, yöre halkının Kürt olmaktan kaynaklanan günlük sorunlarına yakından tanıklık ettiğini anlatan Kışanak, siyasi dernek faaliyetlerine de ilk kez bu dönemde katıldı.

Diyarbakır Cezaevi'nde yattı

Gültan Kışanak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden hemen önce tutuklandı. Hakkındaki suçlama PKK üyesi olmaktı. İki yılını darbe yönetiminin baskı ve işkence merkezi haline getirdiği Diyarbakır Cezaevi’nde geçirdi. PKK’nın kurucuları arasında yer alan Kemal Pir ile aynı dönemde yattığı cezaevinde ağır işkenceler gördü.

Cezaevinden çıktıktan sonra üniversite sınavına yeniden girdi ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni kazandı. Kışanak bu dönemecin hayatını şekillendirdiğini, hem mesleki anlamda hem de aktivist olarak sonraki yıllarda yapacağı çalışmaların temelini sağladığını belirtiyor.

Gazeteciliği siyasete göre çok daha özgür bir alan olarak gören Kışanak, mesleğe Güneş gazetesinin İzmir bürosunda stajyer olarak başladı. Güneş kapandıktan sonra Kürt basınına geçti. Önce Halk Gerçeği, ardından Yeni Ülke gazetesinde çalıştı. Bir grup arkadaşıyla birlikte 1990’ların başında Toplumsal Direniş gazetesini kurdu. Ancak bunun gibi sonraki yıllarda kuruluşunda yer aldığı pek çok yayının ömrü, kapatma ve toplatma davaları nedeniyle bir yıldan uzun sürmedi. 

Özgür Gündem gazetesini çıkaran ekip içinde de yer alan Kışanak, gazetenin Adana temsilciliğini üstlendi. Adana yıllarını şöyle anlatıyor:
“Gazete orada basılıyordu, bölgeye gelen gazetelerin hepsi orada basılıyordu. Büyük bir büroydu. İdari olarak da ihtiyaç vardı. Ben deneyimli olduğum için orada görev aldım. Adana’da matbaa vardı, baskı ve dağıtım yapıyorduk. Aynı zamanda bölgenin bütün haberleri orada toplanıyordu."
Adana'dan sonra istanbul'a geldi ve gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Özgür Gündem'in 1994'te kapatılmasının ardından Özgür Ülke gazetesinde yayın koordinatörü olarak görev aldı.
Muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine kadar gazeteciliğin her aşamasında çalışan Kışanak, kısa bir dönem spor sayfası bile hazırladı. 
'Önce gazetecilik'
Bugün bile gazeteciliği özlediğini söyleyen Gültan Kışanak, 1997 yılını kendisi açısından kadın hareketinin mesleğiyle iç içe geçtiği bir dönem olarak tarif ediyor. Mesleğinde bundan sonraki süreci kadınların toplumsal ve ekonomik özgürlüklerine katkı sağlayacak sayfalar hazırlayarak geçiren Kışanak, Diyarbakır’a yine bu dönemde döndü. Diyarbakır'da kadın hakları savunucusu bir gazeteci olarak çeşitli derneklerde aktif görev aldı. Kışanak, o yıllarda yaptığı çalışmaların önemine atıfta bulunarak, kendisini bir politikacıdan çok basın emekçisi ve kadın hakları aktivisti olarak tanımlamayı daha uygun bulduğunu söylüyor.
Milletvekilliğine adımı
Gültan Kışanak, hiç aklında yokken siyasete girişini de aslında kadın hareketinin içerisinde yer almasına bağlıyor. Kadınların aktif, demokratik siyasi alanda daha çok temsil edilmesi fikrini benimseyen Kışanak, bir dönem Diyarbakır Bağlar Belediyesi’nde danışman olarak görev yaptıktan sonra 2007 genel seçimlerine Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) desteklediği bağımsız aday olarak katıldı. Diyarbakır’dan milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.
Kürt sorununun çözümü konusundaki söylemleriyle gündeme gelen Kışanak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güneydoğu Anadolu'daki operasyonlarına son vermesi, PKK ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların durması için en keskin çıkışlara imza attı.
Çözüm için o güne kadar dillendirilmemiş bir öneri olarak, İmralı Adası'nda hapiste bulunan PKK'nın lideri Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması yönündeki konuşmalarıyla dikkat çekti. 
İmralı'ya bakışı
Kışanak, PKK'yı kuran ve yaşanan savaşı 25 yıl boyunca yürüten Öcalan'ın çözüm sürecine dahil edilmesinin gerekçelerini ortaya koyduğu bir röportajında şu ifadeleri kullandı: 
"Kürt sorununu çatışma zemininden çıkarmak istiyorsak, Öcalan’la konuşulması kadar normal bir şey yoktur….Biz buradan istediğimiz kadar ‘PKK silah bıraksın’ diye çağrı yapalım, bu çağrının bir hükmü var mı? Yok. Ama Öcalan, bırak derse PKK silahı bırakır. Çünkü o, bırak diyebileceği zamanı ve zemini bilir."
2009'da DTP’nin kapatılmasının ardından kurulan Barış ve Demokrasi Partisi'nde (BDP) Selahattin Demirtaş'la birlikte eş genel başkanlık görevini üstlendi. 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde bu kez Siirt’ten milletvekili adayı oldu ve ikinci kez TBMM’ye girdi. Bu dönemde Kürtlerin anadilde eğitim hakkı, yeni anayasada Kürt kimliğine temel haklarının verilmesi gibi öncelikli gördükleri konulardaki vurgularıyla ön plana çıktı. 28 Aralık 2011’de Şırnak Uludere’de 34 köylünün öldüğü bombalama olayının ardından Meclis'te son yıllardaki en sert ve ateşli konuşmalardan birini yaptı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı
Gültan Kışanak, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde BDP tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterildi. Yüzde 55 oy aldı ve kentin ilk kadın belediye başkanı seçildi. 28 Nisan 2014'te diğer BDP'lilerle birlikte 'Türkiyelileşme projesi' olarak kurulan Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) geçen Kışanak, partinin genel uygulaması uyarınca, Diyarbakır'ı Fırat Anlı ile beraber eşbaşkan olarak yönetiyor.
Darbe komisyonuna ifade ve gözaltı
15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, 25 Ekim'de Gültan Kışanak’ı dinledi. Toplantı başından sonuna kadar komisyonun en gergin geçen toplantısı oldu. Kışanak, dört başlıkta Gülen yapılanmasının rolünün araştırılmasını istedi: Habur, KCK operasyonları, YSK vetoları ve Paris’te öldürülen PKK’lılar... 
Dumanlı ve beraberindekiler ile görüşmesi toplantıda Kışanak’a bir çok milletvekili tarafından defalarca soruldu. Bazı milletvekilleri “Dumanlı belediyeye arka kapıdan mı girdi?” dedi, bazıları ise “Görüşmeyi dışarı kim sızdırdı?” diye sordu. Kışanak, görüşmenin gizli olmadığını belirttive şunları söyledi:
"Benim Ekrem Dumanlı ile görüşmem gizli saklı değildi. Böyle bir ihtimal yoktu. 15 ya da 20 kişinin olduğu bir ortamda gizli görüşme mi olur? Benim bu görüşme dışında bu yapıdan herhangi bir kişiye selam vermişliğim yoktur. Ben her zaman mesafesini koruyan bir insanım. Dumanlı’ya aynen bunları söyledim. KCK operasyonları hakkında da konuştum. 15 dakika kaldılar. Gizli saklı bir görüşme yapmadım. Ben o süre içerisinde de kendisine, 'KCK operasyonlarını destekleyen yayınlarınızla barış sürecini sekteye uğrattınız' dedim. O da 'Hükümet bizi kandırdı' dedi. Ben de dedim ki 'Hükümeti de FETÖ kandırdı' dedim. 'Canımıza okudunuz, yeter artık düşün milletin yakasından' dedim. Sizin hiç birinizin söyleyemeyeceğiniz sözleri söyledim."
Aynı günün akşamında Kışanak ile DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı, terör soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca terör örgütü PKK'ya yönelik soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verilen Kışanak, Diyarbakır Havalimanı'nda, DBP Meclis Üyesi Fırat Anlı ise adresinde, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındı ve Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;